Anahtar kelimeler: Profiterol Davaalacak Özetidavacı Ekler İmal Siparişleri Faturaya Satım Faturanın Gönderdiği

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:███████ Esas
KARAR NO:█████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:████████ Esas - ████████ Karar
TARİHİ:█████/2022
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının siparişleri üzerine imal ettiği 888,89 kg profiterol ve 722,23 kg ekler ürünlerini teslim ettiğini, 24-11-2021 tarihli ... Fatura No'lu fatura düzenleyerek gönderdiği faturaya davalının itiraz etmediğini, faturanın ödenmemesi neticesinde davalıya başlatılan icra takibine davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafında yapılan bu itirazın iptalini isteme zorunluluğunun doğduğunu belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 44.178,96TL Asıl alacak (Temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek Reeskont Avans Faiz ile, icra giderleri, avukatlık ücreti hariçtir) üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"....Mahkememizce █████/2022 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı şirkete duruşma zaptının tebliği ile inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, █████/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, dava dosyasında yer alan takibe ve davaya konu edilen faturanın davalıya tebliğ edildiği, söz konusu faturaya davalı tarafın 8 gün içinde itiraz ettiğine ve iade ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı; davacı ...A.ş ' nin incelenen defter kayıtlarına göre, davacının ██████/2021 takip tarihi itibariyle davalıdan 43.500,24 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 43.500,24 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,███████-599 E. ve ████████ K. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin █████████ E. ve ████████ K. Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında takipteki faiz alacağına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 43.500,24 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 43.500,24 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunun sadece itiraz edilme süresi içinde itiraz edilmeyen faturayı davacı kayıtlarında tespit ettiğini, söz konusu ticaretin yapıldığına dair somut bir delilin raporda tespit edilemediğini,Bilirkişi raporunda;-Dava dosyası içerisinde, takip ve dava konusu fatura içeriğindeki ürünlerin davalı tarafa teslimine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı -Ba Bs Formları kısmında açıklanan sebepler nedeniyle takip ve dava konusu faturanın Bs ve Ba Formlarına konu edilmediği-...'nın işletme defteri tutması nedeniyle Ba formu beyan etmek zorunda bulunmaması nedenleriyle takip ve dava konusu fatura ile ilgili Bs ve Ba beyanının bulunmamasının olağan olduğu kanaatine varılmıştır" şeklinde net beyanların mevcut olduğunu, bu durumda müvekkilin ticari işletme şekli açısından durumun mal teslimi açısından ortaya bir delil koymadan aleyhe yorumlanamayacağını, müvekkilin en başından beri iddia edilen alacak ve davanın reddini talep ettiğini, davacı tarafın mal teslimine ilişkin hiçbir kaydının bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği tarafın kendisi açısından BA-BS bildirim yükümlülüğündeki limit içinde olduğunu, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece fatura da belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağı, yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğinin açık olduğunu, dava konusu işin yapılmış olduğunun davacı/alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiğini, faturanın ticari deftere kaydedilmiş olmasının bile yalnızca karine teşkil etmekte olduğunu ve her zaman aksinin ispat edilebileceğini, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıt da bulundurmasının şart olduğunu, ticari ilişkinin reddedilmesi veya açık hesapta faturaya konu malın teslim edilmediği/hizmetin ifa edilmediği iddiası varsa bu durumun aksi ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, bu sebeple sevk irsaliyesinde teslim alanın adı, soyadı, mümkünse TC kimlik numarası imzasının bulunması gerektiğini, mahkemelerin teslim edilen kişilerin ...'lı çalışanlar olup olmadığını da itiraz olması halinde incelediğini, teslim ile görevli kişilerin kime teslim ettiklerine dikkat etmeleri gerektiğini, alacaklının kendi defterlerindeki kayıtları dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın dava konusu alacağa ilişkin mal teslimi ile sonuçlanmış ve sonraında alamadığı bir alacağı olduğunu gösterdiğini, ticari ilişkisini /davasinı ispat edemediğini, itiraz edilmeyen yada bir şekilde itiraz süresinin kaçmış olması yada başkaca bir sebeple faturaya itiraz edilmemesinin tek başına ticari ilşkiyi kanıtlamayacağını, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararı kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafın, davaya konu icra takibinde █████/2021 tarihli ...nolu KDV dahil 43.500,24 (kdv hariç 40.278,00 ) TL. Miktarlı e arşiv faturasına dayandığı görülmüştür. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen davacı tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Davalı tarafın davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı, davacı tarafça takibe konu fatura içeriği malın davalı tarafa teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın fatura içeriği malın davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin irsaliye ibraz etmediği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacı tarafın mal ve hizmet satımına ilişkin BS kayıtları ile davalı tarafın mal ve hizmet alımına ilişkin BA vergi kayıtlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden istenildiği, mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın 2021 yılı dönemine ait BS kayıtlarında ... T.C. Kimlik nolu davalı ... adına düzenlenmiş dava konusu 1 adet KDV hariç 40.278,00 TL. Miktarlı faturanın BS formu ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirildiğinin görüldüğü, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA formlarının istenilmesi için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye söz konusu mükellefin işletme defteri tutması nedeniyle BA formunun bulunmadığı belirtilerek bila ikmal cevap verildiği görülmüştür.İspat yükü kendisine ait olan davacı tarafın, başka delillerle birlikte davalı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, yani delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da uyuşmazlığa 6100 sayılı Kanun'un 222/5 inci maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, anılan Kanun'un 219 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir.Bu sebeple yargılama sırasında ileri sürülen hususların ispatı için münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmaması durumunda ticari defterlerin ibrazında, diğer belgelerde olduğu gibi 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddelerindeki hükümler uygulama alanı bulurlar. Bu çerçevede anılan Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fırkasında düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda, aynı Kanunun 222 nci maddesinin beşinci maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, Medeni Usul Hukuk C II İstanbul 2017 s.1834) (HGK, 27.01.2022-███████-172 E., ███████ K.).Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça faturanın bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bu hususun ispatı için diğer delillerin yanında her iki tarafın ticari defterlerine dayanıldığı, Mahkemece █████/2022 tarihli 1 nolu celsenin ... nolu ara kararı ile; Taraflara ait tüm defter ve kayıtlar ile tüm evrakların █████/2022 günü saat 10:30'da bilirkişi incelenmesine esas teşkil etmek üzere mahkememizde hazır etmeleri hususunda ihtarat yapılmasına, taraflar bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ediyor ise; 2 haftalık kesin içerisinde taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu ticari defterler ve kayıtların (defteri kebir, yevmiye defteri ve envanter defterinin) bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişinin iletişim kaydı ile e-mail adresinin dosyaya yazılı olarak açıklanmasına, kayıtları ibraz etmedikleri takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağının ihtarına ve İhtarat amacıyla iş bu duruşma zaptının gelmeyen tarafa tebliğine, tebliğ ile birlikte ihtaratın yapılmış sayılmasına, karar verildiği davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı görülmektedir.Somut olayda, ticari defterlerin ibrazı konusunda yapılacak ihtarat bakımından ve ibraz etmeme halinde varılacak sonuç bakımından 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin geçerliliğini koruduğu anlaşıldığından, mahkemece yapılan ihtarın usulüne uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. Mahkemece █████/2022 tarihli 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararı ile; davacı ve davalı tarafa ticari defterlerini █████/2022 günü saat 10:30'da yapılacak bilirkişi incelenmesinde hazır etmeleri hususunda süre verildiği görülmektedir. Ancak yapılan ihtarın 220 nci maddesine uygun olarak yapılmadığı ve ara kararda taraflara verilen sürenin kesin süre olmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta aynı Kanun'un 220 nci maddesinin de uygulanması gerekmektedir. Bu maddenin üçüncü fıkrasında verilen sürede belge ibraz etmemenin sonucu düzenlenmiştir. O halde, mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ve duruma göre belgenin içeriği hakkında davacının beyanının kabul edilebileceği ihtarını içeren kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bu şekilde bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. (Yargıtay 11 HD. Nin 06.12.2023 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı, Yargıtay 11 HD. Nin 05.04.2023 tarih ve █████████ Esas -█████████ Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Bu durumda mahkemece, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı vekiline dava konusu fatura içeriği malın davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin irsaliye faturasını ibraz etmek üzere sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi ve davalı tarafa 6100 sayılı HMK.'nun 222/3 hükmü uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi HMK'nın 220, 94. maddeleri gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!