Anahtar kelimeler: Akary Davaalacak Tar Bayilik Satımdan Petrol Erdiğini Akdedildiğini Kefil İmzaladığını

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Petrol Akary. İnş. Tar. San ve Tic. Ltd. Şti ile aralarında █████/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolünün akdedildiğini, daha sonra sözleşme ve protokol █████/2020 tarihinde yenilenerek bayilik ilişkinin devam ettirildiğini, bayilik sözleşmesinin █████/2021 tarihinde kendiliğinden sonra erdiğini, diğer davalı ...' ın ise █████/2020 tarihli sözleşme ve protokolü 300.000 TL tutarına kadar 3 yıl süre ile kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının sözleşme süresince bir kısım satış yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla davalının taraflar arasındaki bayilik protokollerinin 3.1.5 maddeleri ve ihtarnameleri uyarınca satış taahhüdüne aykırılık nedeni ile fazlaya ilişkin hak ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL tutarındaki kısmın davalılardan tahsiline, tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talep kabul edilmez ise dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere avans faiz oranında faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Eksik satım hususunu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin taahhütlerini yerine getirdiğini, davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, 2015 yılına ait bayilik protokolü isimli sözleşmede ...' in garantörlüğünün söz konusu olduğunu, aynı zamanda ...'e ait olan ve davacı şirket uhdesinde teminat olarak tutulan değerlerin söz konusu olduğunu, teminatların öncelikle nakde çevrilmesini ve sonrasında kalan zararın varlığı durumunda davaya devam edilmesi gerektiğini, iş bu davanın ...' e ihbar edilmesi gerektiğini, 2015 yılında imzalanmış olan bayilik protokolünde taahhüt edilen satış rakamının altında kalması hususunun taraflarınca kabul edilmediğinden bahisle müvekkil şirketin önceki ortak ve yetkili bilgilerinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek bu yetkili ve ortaklara gelecek rücu hususunun doğabileceğini gerekçesi ile davanın ihbar edilmesine, davacı şirket uhdesinde bulunan teminatların ...'e ait olması sebebiyle davanın ...' e ihbar edilmesine, Gerek esasen gerekse kefalet hususları dikkate alınarak davanın ... lehine olacak şekilde reddine, protokole aykırılık olmaması, taraflar arasında yapılan son protokolün maksadının geçmişte yaşandığı davacı tarafından iddia edilen protokol aykırılıkları nedeniyle yapılmış olması ve davacının herhangi bir zararının olmaması hususları dikkate alınarak davanın reddine, aksi kanaat halinde faiz oranı ve faiz başlangıç tarihine itirazların değerlendirilerek karar verilmesini talep etmiştir.
-█████/2024 Tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının davalı /... şirketinden, dava tarihi itibariyle, 220.958,00 TL tutarında Cezai Şart alacağı bulunduğu kanaatine varıldığını, Diğer davalı/...' ın ise Bayilik Protokolünün son sayfasının altına el yazısı ile; Bayinin ... nezdinde işbu protokolün 3.1.1 maddesinde belirtilen borçlarının 300.000 TL sine kadar 3 yıl süre ile müşterek ve müteselsil kefil olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, kefaletin geçerli olduğu kanaatine varıldığını, Takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalı ...' ın da davalı şirketin 220.958,00 TL tutarlı borcundan davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, davacı alacağının, davacının talebi gibi Bayilik Sözleşmesinin 42 nolu maddesi hükmü uyarınca " Avans Faizi oranına %20 puan eklenerek bulunacak faiz oranı" üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili gerektiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
-█████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Tarafların itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor' da değinildiğini ve ek rapor aşamasında da tarafların yeni bir bilgi ve belge sunmadıkları gözetilerek bu aşamada da aynı perspektif ile Kök Raporda ki görüşün özünün muhafaza edildiğini, ancak HMK 282 gereği Sayın Mahkemenin bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığını, Sayın mahkemenin davacı/ davalı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğunu mütalaa ettiklerini bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, Bayilik Sözleşmesi kapsamında eksik alım yapıldığı iddiasıyla cezai şart istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket ile davacı arasında beş yıl süreli 25.05.2015 tarihli Bayilik Protokolü ve 25.05.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, bayilik protokolünü dava dışı Mükerrem ...'in “garantör” sıfatıyla imzaladığı, 25.05.2015 tarihli Bayilik Protokolünün 3.1.5 nolu madde hükmünde; davalı/bayi,
“Yıllık cezaya dayalı olarak, yıllık en az 800 m3 beyaz ürün ….satmayı” taahhüt etmiştir. Protokolde “cezaya dayalı olarak” ibaresine yer verilmiş ise de; herhangi bir cezai
şart tutarı kararlaştırılmadığından, davalının eksik ürün satımı halinde cezai şart ödeme yükümlülüğü altına girmediğinin kabul edilmesi gerektiği ayrıca, Bayilik Protokollerinin uygulamada bayilik verenler tarafından hazırlandığı, davacının hazırladığı Bayilik Protokolünde cezai şartın tutarını belirtmemesi nedeniyle Protokolün akdedildiği tarihte, davacının, davalının cezai şart ödeme yükümlülüğü altına girmemesini istediğinin söylenebileceği, Protokolün ve Sözleşmenin sona ermesinden sonra taraflar arasında akdedilmiş olan 24.04.2020 tarihli Bayilik Protokolünün 3.1.6 nolu maddesinde,
eksik alımdan kaynaklanan cezai şart ödeme yükümlülüğünün detaylı olarak yazıldığı ve davalı bayinin eksik alım halinde ödemekle yükümlü olacağı cezai şart tutarının açıkça belirtilmesinin de bu hususu desteklediği, her sözleşme yılının sonunda davacı tarafından davalıya ihtarname keşide edilerek “eksik ürün satımından kaynaklanan cezai şart alacağının ödenmesi” talep edildiği halde davalının bu talebe uymaması ve buna
rağmen davacının sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı ile yeniden bir Bayilik Protokolü ve Bayilik Sözleşmesi akdetmiş olması da, 25.05.2015 tarihli protokol uyarınca davalının cezai şart ödeme yükümlülüğü altında olmadığını teyit ettiği, anılan protokol ve sözleşmenin sona ermesinden sonra, davalı ile davacı arasında, 24.05.2020 tarihli Bayilik Protokolü ve 24.05.2020 tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, Bayilik Protokolünü, diğer davalı/... “kefil” sıfatıyla imzaladığı, bu Bayilik Protokolünün 3.1.9 nolu maddesinde sözleşme süresi 5 yıl olarak Kararlaştırılmış ise de; anılan Bayilik Sözleşmesinin 43. maddesinde akdi ilişkinin
süresinde değişiklik yapıldığı ve akdi ilişkinin süresinin 31.01.2021 tarihine kadar olduğunun kararlaştırıldığı, dolayısıyla akdi ilişkinin 24.05.2020 sözleşme/protokol tarihinden itibaren yaklaşık 8
ay süreli olarak kurulduğu,
Bayilik Protokolünün 3.1.6. maddesinde, davalı beher sözleşme yılında asgari 1.500 m3 (yıllık 1.500 m) Beyaz Ürün satmayı taahhüt etmiş olup, bu taahhüdünü
ihlal ettiği tekdirde eksik sattğı beher m3 Beyaz Ürün için 300 TL tutarında cezai şart ödeme yükümlülüğü altına girdiği, davalı/bayi her yıl 1.500 m3 Beyaz Ürün satmayı taahhüt ettiği halde, sözleşmenin sona erdiği tarihte sadece 395,21 m3 ürün satmış olup, 1.105 m3 eksik ürün satışı gerçekleştirdiği, 24.05.2020 sözleşme/protokol tarihinden 24.05.2021 tarihine kadarki 1 yıllık (12 aylık) süre için davalının ödemekle yükümlü olduğu cezai şart tutarının 331.437,00 TL olarak, sözleşme 8 aylık süre için akdedildiğinden, davalının 8 aylık süreye tekabül eden cezai şart tutarının 220.958,00 TL olarak bilirkişi heyetince hesaplandığı, alınan raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu, davalı yan her ne kadar cezai şartın mahvına neden olacağını belirterek cezai şartın indirilmesini talep etmiş ise de;
davalının ibraz olunan 2022 yılı kurumlar vergi beyannamesi ekinde de yer alan bilançosuna göre özvarlığının bilirkişi heyetince 3.780.056,03TL tespit ediliği, bu özvarlık karşısında hesaplanan 220.958,00 TL cezai şartın, davalının ticari hayatının mahvına sebebiyet vermeyeceği; davalı ...’ın ise, Bayilik Protokolünün son sayfasının altına el yazısı ile; Bayinin ... nezdinde işbu Protokolün 3.1.1.maddesinde belirtilen borçlarının 300 bin TL’sine kadar 3 yıl süre ile müşterek ve müteselsil kefil olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini yazarak altını imzalamış olduğu, davalı ...’ın Protokolü imzaladığı sırada davalı/... Şirketinin “tek ortağı ve
Yetkilisi” olduğunun █████/2019 tarihli ticaret sicil gazetesinden tespit edildiği, dolayısıyla sözleşme tarihinde davalı “evli” olsa bile, TBK.md.584/f.3 uyarınca eşinin onayına gerek olmadığı bu nedenle kefaletin geçerli olduğu ve davalı/...’ın da, davalı şirketin 220.958,00 TL tutarlı bocundan davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, davanın kabulü ile, 220.958,00-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ve sözleşmenin 42. Maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizine 20 puan eklenerek tespit edilecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan (Davalı kefil ...'ın 300.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 220.958,00-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ve sözleşmenin 42. Maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizine 20 puan eklenerek tespit edilecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan (Davalı kefil ...'ın 300.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,) alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 15.093,64-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.773,78-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 11.319,86-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.200,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 35.353,28-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.854,48-TL ilk gider, 150,00-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 13.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.204,48-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!