Anahtar kelimeler: Özal Karadanalının Yatağa Yıprandığını Yürüyememe Yalvaç Turgut Seyretmekte Bulvarı Kavşağında

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'nün █████/2017 tarihinde Isparta Yalvaç Turgut Özal Bulvarı Pazar Yeri Kavşağında motosiklet sürücüsü İsmail Karadanalı'nın arkasında yolcu olarak seyretmekte iken, davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazası sonucu kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığını, birçok operasyon geçirdiğini, uzun süre yatağa bağlı kaldığını, iş ve gücünden geri kaldığını, yürüyememe ve sakat kalma ihtimali ile son derece yıprandığını, psikolojisinin bozulduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını, kazanı oluşumunda motosiklet sürücüsü İsmail ile araç sürücüsü Tahsin'in kusurlu olduğunun tespit edildiğini, uğranılan zararların tazmini için davalı sigorta şirketine davadan önce başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası açıldığını ancak zararlarını karşılamayacak derecede cüzi bir ödeme yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile İsmail Karadanalı'dan kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile 100,00 TL'lik maddi tazminat talebinin 20,00 TL'sinin işgücü kaybına, 50,00 TL'sinin çalışma gücü kaybına (maluliyet, efor kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması), 10,00 TL'sinin tedavi giderine, 10,00 TL'sinin yol giderine, 10,00 TL'sinin bakıcı ve refakatçi giderine ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde 20,00 TL iş görmezlik, 50,00 TL çalışma gücü kaybı olarak toplam 70,00 TL olarak talep ettikleri maddi tazminat alacaklarını 334.036,40 TL, 10,00 TL tedavi gideri, 10,00 TL yol gideri olarak toplam 20,00 TL olarak talep ettikleri tedavi/ulaşım gideri alacaklarını 5.525,00 TL, 10,00 TL olarak talep ettikleri bakıcı ve refakatçi giderleri alacaklarını 7.606,34 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 13.03.2017 - 2018 tarihleri arasında 153160296 no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından davadan önce yapılan başvuru üzerine █████/2019 tarihinde 20.812,80 TL ödeme yapıldığını, başkaca sorumluluklarının kalmadığını, kazanın oluşumunda tescilsiz. ve ehliyetsiz motosiklet sürücüsü İsmail Karadanalı'nın asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı yanında kask, koruyucu kıyafet vb güvenlik önlemlerini almadan yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, bu sebeple tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, olay tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, kazanın davacının diğer davalıya ait tescilsiz motosiklet üzerinde üç kişi seyir halinde iken geçiş hakkı kendilerine olmamasına rağmen tali yoldan kontrolsüz bir şekilde ana yola çıkmaları sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin sağ tarafa doğru kaçtığını ancak park halinde birden çok kamyon bulunduğu için kazadan kurtulamadığını, kazadan sonra müvekkilinin davacı ile motosiklette bulunanlarla ilgilendiğini, ceza dosyasında düzenlenen raporların eksik ve yanlış olduğunu, bu raporları kabul etmediklerini, maluliyet durumunun tespiti için yetkin bir hastaneden yada Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, maddi zararlardan öncelikle sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde kusur ile orantılı olarak hakkaniyete uygun olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İsmail Karadanalı cevap dilekçesinde, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olmasının kötü niyetli olduğunu, hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, davacı ve davalıların yerleşim yerlerinin kazanın meydana geldiği Isparta ili Yalvaç ilçesi olduğunu, sigorta şirketinin genel merkezinin de İstanbul Beyoğlu'nda bulunduğunu, bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı ile kazadan önce tanışıklıklarının olduğunu, kuzeni ile birlikte eve gitmek üzereyken davacının kendisini de eve bırakmasını rica ettiğini, ısrarı üzerine kabul etmek durumunda kaldığını, olayda hatır taşıması bulunduğunu, iyi niyetli davranarak evine bırakmayı kabul etmeseydi böyle bir kazanın yaşanmayacağını, kazada asıl kendisinin maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, davacıda meydana gelen yaralanmanın iddia edildiği gibi kendisinde uzun süreli ve kalıcı hasarlar bırakacak nitelikte bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper dosyası, davacıya ait tedavi belgeleri, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş görmezlik, bakıcı gideri, tedavi ve yol giderleri ile manevi zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının arkasında yolcu olarak bulunduğu davalı İsmail Karadanalı yönetimindeki tescilsiz motosikleti ile çarpışması sonucu trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı araç için █████/2017 ilâ █████/2018 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlendiği, poliçenin araç başına 33.000,00 TL, kişi başı ölüm ve sakatlık için kişi başına 330.000,00 TL teminat sağladığı, █████/2017 olay tarihinde ... plakalı aracın davalı İsmail Karadanalı yönetimindeki motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı vekilinin davacının uğradığı sürekli iş görmezlik, bakıcı gideri, tedavi ve yol giderleri ile manevi zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir.
Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında ve sigorta limiti ile sorumludur.
TBK'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde bedensel zararlar "(1) Tedavi giderleri, (2) Kazanç kaybı, (3) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiş, bedensel zarara uğrayan kimsenin tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bu zararlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2020 tarihli raporunda, davacı ...’nün iyileşme süresinin █████/2017 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre boyunca “%100 (yüzde yüz) oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması gerektiği, iyileşme sürecinde günlük işlevselliğine kavuşması 2 (iki) ay sürebileceğinden bu süre boyunca bakıcı ihtiyacının olduğu, kişinin Özür Oranının %12 (on iki) olarak saptandığı, bu oranın sürekli olduğu, ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun █████/2021 tarihli raporunda, davacı ...’nün █████/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle █████/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre %2, Balthazard yöntemi ile toplandığında %8,86, Tablo 3.2’ye göre kişinin tüm vücut engellilik oranının % 5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 15 (onbeş) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu İkici Üst Kurulu'nun █████/2022 tarihli raporunda, avacı ...’nün 02.09.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle;
A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre,
I.Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre %2,
Balthazard yöntemi ile toplandığında %8,86, Tablo 3.2’ye göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 5 (yüzdebeş) olduğu,
B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 15 (onbeş) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
█████/2022 tarihli bilirkişi kusur raporunda;
1-Tescilsiz motosiklet İsmail Karadanalı'nın 2918 sayılı karayolları trafik kanununun asli kusurlardan 84/e. diğer kusurlardan 57/b-4 md ve 47/lc md kurallarını ihlalen %75 asli kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,
2-... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'nın 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1a-md kuralını ihlalen %25 tali kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,
3-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede,
Müterafik kusur, zarara uğrayanın zararın doğumunda veya artmasında etkisinin bulunduğu hallerde söz konusu olmaktadır. Bir başka anlatımla müterafik kusur, zarar görenin kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımı demektir. Bu durumda doğan zarar nedeniyle sorumlu olan tazminat yükümlüsü, zarara katkısı bulunan zarar gören ile birlikte kusurlu olacaktır.
Dosya muhtevasında yer alan kaza tespit raporuna göre davacı ... kaza esnasında kask kullanımına ilişkin durumun belirsiz olarak işaretlendiği ancak sürücünün kask kullanmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığından bu konudaki değerlendirme sayın mahkemeniz takdirlerine sunulduğu,
4-Kazanın meydana gelmesinde başkaca etkenin bulunmadığı belirtilmiştir.
█████/2023 tarihli bilirkişi kurulu kusur raporunda;
1-Kayıt tescilsiz motosikletin davalı sürücüsü İsmail Karadanalı'nın olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
2-... plakalı otomobilin davalı sürücüsü ...'nın olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
3-Davacı yolcu ...'nün olayda kusursuz olduğu, ancak motosiklete sürücü dışında bir yolcu binmesi gerekirken iki yolcu binmesinin davacı yolcunun yaralanması ile illiyetinin bulunduğu bildirilmiştir.
█████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
1-█████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %5 oranında malul olan ve kusursuz olduğu kabul edilen davacı ... için, sigorta ödeme tarihi ile hesap tarihi verilerine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yapılmış, sigorta ödemesiyle zararının ödeme tarihinde karşılanmadığı tespit edilmiş hesap tarihi itibariyle;
-Mahkemece hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluşmadığının kabulü durumunda 243.687,07 TL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 8.125,00 TL tedavi gideri ile 11.185,80 TL bakıcı gideri,
-Mahkemece hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluştuğunun kabulü durumunda ise 203.031,37 TL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 6.906,25 TL tedavi gideri ile 9.507,93 TL bakıcı gideri belirlenmiştir.
2-Davalılardan İsmail Karadanalı kazaya karışan tescilsiz motosikletin sürücüsü, ... ise kazaya karışan ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işletenidir. ... plakalı araç davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde azami 330.000,00 TL, sağlık gideri olarak da azami 330.000,00 TL teminat sağlamaktadır.
3-Tazminat haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata davalılar İsmail Karadanalı ile ... bakımından kaza tarihi itibariyle,
Davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, █████/2019 tarihinde de bir kısım ödeme yapılmıştır. Ancak başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir bir belge bulunmamaktadır. Mahkemece tebliğ tarihi belirlenip Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata bu tarih itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
█████/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda,
1-█████/2023 tarihli hesap raporu dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlanmış olup, herhangi bir eksiklik yada yanlışlık bulunmamaktadır.
2-Mahkemenin ara kararı doğrultusunda, raporun hazırlanmasından sonra alınan 17.04.2023 tarihli kusur raporu, dosyaya kazandırılan belgeler ile güncel asgari ücretler dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılmış, 02.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 6 5 oranında malul olan ve müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilen davacı ... için, sigorta ödeme tarihi ile hesap tarihi verilerine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yapılmış, sigorta ödemesiyle zararının ödeme tarihinde karşılanmadığı tespit edilmiş hesap tarihi itibariyle;
-Mahkemece hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluşmadığının kabulü durumunda 229.423,64 TL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 6.500,00 TL tedavi (ulaşım) gideri ile 8.948,64 TL bakıcı gideri,
-Mahkemece hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluştuğunun kabulü durumunda işe 195.010,09 'FL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 5.525,00 TL tedavi (ulaşım) gideri ile 7.606,34 TL bakıcı gideri belirlenmiştir.
3-Davalılardan İsmail Karadanalı kazaya karışan tescilsiz motosikletin sürücüsü, ... ise kazaya karışan ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işletenidir. ... plakalı araç davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde azami 330.000,00 TL, sağlık gideri olarak da azami 330.000,00 TL teminat sağlamaktadır.
4-Tazminat haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata davalılar İsmail Karadanalı ile ... bakımından kaza tarihi itibariyle,
Davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, █████/2019 tarihinde de bir kısım ödeme yapılmıştır. Ancak başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir bir belge bulunmamaktadır. Mahkemece tebliğ tarihi belirlenip Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata bu tarih itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
█████/2024 tarihli aktüer bilirkişi ikinci ek raporunda,
1-Mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı doğrultusunda, taraf itirazları, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile güncel asgari ücret verileri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme yapılmış, █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %5 oranında malul olan ve müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilen davacı ...'nün zararının sigorta ödemesiyle ödeme tarihinde karşılanmadığı tespit edilmiş, hesap tarihi itibariyle;
-Mahkemece 'hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluşmadığının kabulü durumunda 392.984,01 TL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 6.500,00 TL tedavi (ulaşım) gideri ile 8.948,64 TL bakıcı gideri,
-Mahkemece hatır taşımasının varlığının ve şartlarının oluştuğunun kabulü durumunda ise 334.036,40 TL bakiye işgücü kaybı yönünden maddi tazminat, 5.525,00 TL iceri (ulaşım) gideri ile 7.606,34 TL bakıcı gideri belirlenmiştir.
2-Davalılardan İsmail Karadanalı kazaya karışan tescilsiz motosikletin sürücüsü, ... ise kazaya karışan ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işletenidir. ... plakalı araç davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde azami 330.000,00 TL, sağlık gideri olarak da) azami 330.000,00 TL teminat sağlamaktadır.
3-Tazminat haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata davalılar İsmail Karadğmalı ile ... bakımından kaza tarihi itibariyle,
Davalılardan Ağa Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan örice başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, █████/2019 tarihinde de bir kısım ödeme yapılmıştır. Ancak başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir bir belge bulunmamaktadır. Mahkemece tebliğ tarihi belirlenip Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata bu tarih itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, █████/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı aracın, davacının arkasında yolcu olarak bulunduğu davalı İsmail Karadanalı yönetimindeki tescilsiz motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen Adli Tıp Kurumu İkici Üst Kurulu'nun █████/2022 tarihli raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 5 olacak, iyileşme (iş göremezlik) süresi olay tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabilecek derecede yaralandığı, dosya kapsamına göre davacının kaza esnasında kask kullandığına ilişkin delil bulunmadığından mahkememizce kask kullanmadığının kabul edildiği ve bu nedenle zararın doğumunda veya artmasında etkisi bulunduğundan müterafık kusurunun bulunduğu, ayrıca akrabalık bağı veya gerektirici bir nedeni olmadığı halde davalı İsmail Karadanalı'nın motosikletine binmesinin hatır taşıması niteliğinde olduğu, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiği, bu ilkelere göre hazırlanan, mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen █████/2024 tarihli aktüer bilirkişi ikinci ek raporuna göre davacının 334.036,40 TL bakiye işgücü kaybı zararı, 5.525,00 TL tedavi ve yol gideri zararı ve 7.606,34 TL bakıcı gideri zararının olduğu anlaşıldığından bu miktarlar üzerinden hüküm kurulması gerekmiştir.
Müteselsil sorumluluk yönünden yapılan değerlendirmede;
Usul hukukunda yer alan taleple bağlılık ilkesi (6100 sayılı HMK md. 24) de dikkate alındığında müteselsil sorumluluğa hükmedebilmek için zarar gören davacının dava dilekçesinde açıkça zararın müteselsilen ödenmesi talebinde bulunmasının gerekip gerekmediği davada tartışılması gereken bir konudur.
Mülga Borçlar Kanunu'nun 141 inci maddesi gereğince teselsül ister kanundan ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan alacaklı, bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme resen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü hâkim istek ile bağlı olup istek dışı karar veremez.
Ana kural bu olmakla ve davacının dava dilekçesinde müteselsilen sözcüğünü kullanmak suretiyle tahsil isteği bulunmamakla beraber; dava dilekçesindeki sözlerden ve ileri sürülen olaylardan ve bunların yorumundan, davacının dolaylı bir biçimde müteselsilen bir ödetme isteği bulunduğu anlaşıldığı takdirde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanmasında yasal bir sakınca yoktur. Kuşku yoktur ki, yapılacak yorumlarda temel hüküm BK'nın 18 inci maddesidir. Bu genel yorum kuralı, dava sırasındaki bir beyanın ya da dava ve cevap dilekçeleri ile tarafların yine dava sırasındaki yazılı bildirimlerinin yorumunda da uygulanır. Çünkü, gerek dava dilekçeleri, gerekse tarafların dava sırasındaki sözlü ve yazılı diğer bildirimleri, kural olarak, birer hukuksal işlemdir ve her hukuk işlemi gibi BK'nın 18 inci ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2 nci maddeleri gereğince bildirimde bulunanın kullandığı sözlere bakılmayarak afaki iyiniyet kurallarınca kullanılan sözlerden veya yazılardan ne gibi bir anlam çıkarılması gerektiği belli edilerek yorumlanmalı ve bu yorum sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Bir başka anlatımla, müteselsil kavramı dilekçede aynen kullanılmak zorunda olmadığından, davacı açıkça müteselsil sorumluluk esasına göre tahsil talep etmediğini ve pay oranına göre zararın giderilmesini istediğini belirtmedikçe (dava dilekçesinden müteselsil talep isteği anlaşılıyorsa) talebin teselsüle dayandığı kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2024 tarih ve 2023/(17)4-1059 esas, ███████ karar sayılı, ██████████ tarih ve ███████-271 esas, █████████ karar sayılı, █████/1983 tarih ve 1981/9-533 esas, ████████ karar sayılı içtihatları).
Maddi tazminat talebi yönünden davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde müteselsil sorumluluğa dayanmamakla beraber, her bir davalıya düşen sorumluluk oranına göre talebini ayrı ayrı belirtmiş değildir. Diğer taraftan davacı vekili █████/2019 tarihli cevaba cevap (beyan) dilekçesinde ve █████/2024 tarihli karar oturumunda müteselsil sorumluluğa dayandığını bildirdiğinden davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Islah dilekçesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Yargıtay HGK'nın ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez". Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması" ya da "alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum" şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., ████████ K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve ███████-1166 E., ████████ K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile ancak bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın ████████ E. - ████████ K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği, dolayısı ile davacının verdiği ilk dilekçenin talep artırım dilekçesi, dava değerine yönelik ikinci dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği kabul edilmiştir (Ayrıca bkz. ... BAM 26. HD.'nin █████/2024 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı, ... BAM 35. HD.'nin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararları).
Dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak olmakla beraber, davacı vekili dava ve ıslah dilekçelerinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirtmediğinden ve █████/2024 tarihli dilekçesi ile davayı açıkça ıslah ettiğinden davada ıslah hükümleri uygulanmıştır.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
TBK'nun 56/1. maddesinin "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." ve aynı Kanun'un 58/1. maddesinin "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümleri uyarınca hem bedensel bütünlüğü zedelenen hem de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir.
TBK'nun 56/2. maddesinin "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü uyarınca bedensel zarar görenin veya ölenin yakınları da manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel bütünlüğünün zedelendiği ve manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir.
Manevi tazminat miktarının takdirinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının kazada tüm vücut engellilik oranının % 5 olacak, iyileşme (iş göremezlik) süresi 15 aya kadar uzayabilecek derecede yaralanması, ancak yukarıda açıklandığı gibi olayda müterafık kusurunun bulunması ve davalı İsmail Karadanalı'nın motosikletine binmesinin hatır taşıması niteliğinde olması, davalılar ... ve İsmail Karadanalı'nın kusur durumları dikkate alınarak 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının davacının manevi huzurunu doyurmaya yetecek ancak zenginleşmesine de yol açmayacak miktarda olduğu kabul edilerek bu değer üzerinden aşağıdaki şekilde manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, (davalı sigorta şirketi sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla);
334.036,40 TL iş görmezlik ve çalışma gücü kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 70 TL'sinin █████/2018 temerrüt tarihinden, 333.966,40 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden, davalılar ... ve İsmail Karadanalı yönünden 70 TL'sinin █████/2017 kaza tarihinden, 333.966,40 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.525,00 TL tedavi ve yol giderleri tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 20 TL'sinin █████/2018 temerrüt tarihinden, 5.505,00 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden, davalılar ... ve İsmail Karadanalı yönünden 20 TL'sinin █████/2017 kaza tarihinden, 5.505,00 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.606,34 TL bakıcı gideri tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 10 TL'sinin █████/2018 temerrüt tarihinden, 7.596,34 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden, davalılar ... ve İsmail Karadanalı yönünden 10 TL'sinin █████/2017 kaza tarihinden, 7.596,34 TL'sinin █████/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın █████/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve İsmail Karadanalı'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden kabul edilen yoplam 347.167,74 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 23.715,03 TL karar ve ilam harcından 85,73 TL peşin harç, 1.185,41 TL ıslah harcı toplamı olan 1.271,14 TL harcın düşümü ile eksik kalan 22.443,89 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 85,73 TL peşin harç, 1.185,41 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.315,54 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 347.167,74 TL üzerinden takdir edilen 54.075,16 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.024,65 TL karar ve ilam harcının, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılar ... ve İsmail Karadanalı'dan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden takdir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılar ... ve İsmail Karadanalı'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
9-Davacının karşıladığı 1.451,85 TL tebligat gideri, 9.250,00 TL bilirkişi ücreti, 4.070,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 14.771,85 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 14.374,94 TL'sinin, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının oranlanmasından sonra 13.988,69 TL'sinin maddi tazminat davası yönünden HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen, 386,25 TL'sinin manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve İsmail Karadanalı'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden yapılan geri kalan 396,91 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı İsmail Karadanalı'nın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!