Anahtar kelimeler: Medyada Erecek Zamanlı Onikinci Büyükşehir Parasal Süreci Kadrosunda Paylaşımları Yenilenmemesine

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Büyükşehir Belediyesinde tam zamanlı sözleşmeli mühendis kadrosunda görev yapan davacının, sosyal medyada paylaşımları nedeniyle ... tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kişisel sosyal medya hesabından █████/2018 tarihinde "Adana karalar bağlamayacak. Üç Hilal ile aydınlanacak.." yorumu ile " ... Belediyesinin ...'li başkanı ...'ın vatandaşı darp ettiği görüntüleri yayınlandı.. ... demek kibir demek, şiddet demek.."isimli video görüntüsü paylaşımının yapıldığından bahisle, Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesinde yer verilen "...herhangi bir siyasi partiye üye olamaz ve siyasi faaliyetlere katılamaz" taahhütünü ihlal etmesi ve yine Sözleşmenin 14/b maddesinde sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği takdirde, kurum tarafından gerekçesi ile yazılı olarak bildirilmesi sonrasında sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği hususu dikkate alındığında, takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu sözleşme yenilememe işleminde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, davacı tarafından, söz konusu paylaşım ile ilgili savunmasının alınmadığı, disiplin cezasını gerektirecek nitelik taşımadığı iddia edilmiş ise de, sözleşmede taahhüt edilen yükümlülüğe aykırı davranılması halinde savunmasının alınacağı yönünde mevzuatta açık bir düzenlemenin bulunmadığı görüldüğünden bu iddiaya itibar edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sosyal medya hesabının ve paylaşımların kendisine ait olmadığı; isnat edilen paylaşımları kabul etmemekle birlikte, bu paylaşımların 2018 yılına ait olduğu, 2019 yılında da çalışmaya devam ettiği ve bu konuda herhangi bir uyarı yapılmadığı; dava konusu işlemin ölçülü olmadığı; sosyal medya hesabının dışarıya kapalı olduğu, yalnızca listesinde yer alan kişilerce paylaşımlarının görülebildiği, dolayısıyla paylaşımların davalı idare tarafından görülemeyeceği, bir arkadaşı tarafından şikayet edilmiş ise de kim tarafından şikayet edildiği, husumetle bu paylaşımlarda bir oynama yapılıp yapılmadığı konusunda bir veri olmadığı; düşünce özgürlüğü içinde kalan sosyal medya paylaşımları nedeniyle kimsenin kamu görevine son verilemeyeceği, davalı idarenin sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisi olmakla birlikte, sözleşmesi yenilecek tüm personelin sosyal medya hesaplarının objektif bir kriter belirlenerek incelemeye tabi tutulup tutulmadığının araştırılmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının sosyal medya paylaşımları ile Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesinde taahhüt ettiği yükümlülüğe aykırı davrandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerle açık olduğundan, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Büyükşehir Belediyesinde tam zamanlı sözleşmeli mühendis kadrosunda ilk olarak █████/2014 tarihinde görev yapmaya başlayan ve her yıl yenilenen sözleşmelerle çalıştırılmaya devam eden davacının, sosyal medyadaki paylaşımları incelendiğinde; devlet memurluğu vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunarak, kişisel aşağılama ve siyasi içerikli paylaşımlarda bulunulduğundan bahisle Hizmet Sözleşmenin 11. maddesi hükmüne istinaden ... tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:Anayasa'nın 25. maddesinde, herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı, 26. maddesinde de; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı hükmüne yer verildiği, devamında hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceğinin açıklandığı, 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların Kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''İfade özgürlüğü'' başlığı taşıyan 10. maddesinde, ''1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir. 2. Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' kuralına yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmü öngörülmüş; beşinci fıkrasında; üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında ise; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. █████/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve █████/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.Davacı ile imzalanan 2019 yılına ilişkin Hizmet Sözleşmesi'nin 11. maddesinin ikinci fıkrasında ise; "Toplu müracat ve şikayet, görevini aksatmak amacı ile işi yavaşlatma gibi eylem ve hareketlerde bulunamaz, greve katılamaz ve grevi destekleyemez, herhangi bir siyasi partiye üye olamaz ve siyasi faaliyetlere katılamaz..." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine sebep gösterilen paylaşımlardan ilkinin █████/2018 tarihinde saat 10.39'da "Adana karalar bağlamayacak, üç hilal ile aydınlanacak! adanaya sözlüyüz" olduğu, hemen sonra saat 10.43'te yapılan ikincisinin ise başka hesaplar tarafından paylaşılmış olan ve yine paylaşım yapan hesaplardan biri tarafından üstüne "... Belediyesinin ...'li başkanı ...'ın vatandaşı darp ettiği görüntüleri yayınlandı. ... demek kibir demek, şiddet demek...!" yazıldığı görülen bir videonun davacı tarafından alıntılandığı ve üstüne "Adana karalar bağlamayacak, üç hilal ile aydınlanacak!" şeklindeki paylaşımın olduğu ve davacıya ait olduğu ileri sürülen hesaptan yapıldığı anlaşılmaktadır. Bir sosyal medya platformu olan Facebook sitesinin, gazete, dergi, radyo televizyon gibi genel bir yayın organı olmadığı, kişinin kendisinin seçtiği arkadaşları ile aralarında sohbet ettiği, özel bir alan olduğu, dolayısıyla Facebook sitesinde yapılan paylaşımların, Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de açıkça belirtilen ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda; davalı idarece paylaşımların davacıya ait olup olmadığına yönelik bir tespitin yapılmadığı; davacıya ait olsa bile yerel seçim öncesinde yapıldığı görülmekle birlikte davacının, davalı idarede mühendis olarak istihdam edildiği, dolayısıyla hizmetin getirdiği sorumluluk derecesinin daha sıkı yorumlanmasını gerektirecek bir görev ve statüsünün olmadığı, çok kısa aralıklarla ve benzer içeriklerle yapılmış iki paylaşımın ikna etme çabası olarak nitelendirilebilecek yoğunlukta olmadığı, davacının eyleminin, siyasi faaliyet kapsamında kamu hizmetlerinin sürekliliğini, etkinliğini, verimliliğini ya da gereği gibi yerine getirilmesini doğrudan etkilediğinin de ortaya konulmadığı, dolayısıyla söz konusu bu iki paylaşımla siyasi faaliyette bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı hukuka ve usule uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.