Anahtar kelimeler: Tpmkya Sektörlerde Satılan Tanınmış Sınıflarda Firmanın Şekil Spor Sınaî Fikri

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2020
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın tescilli markaları olan "...", ...", "...", "...", "... şekil" markalarının tanınmış marka olduğunu, tescilinin tüm sınıflarda korunması gerektiğini, Türkiye’de tüm sektörlerde tanınmış bir marka olup en çok satılan spor ürünleri markalarından biri olduğunu, davalının TPMK'ya 27.03.2019 tarihinde ... başvuru numarası ile başvuruda bulunmak sureti ile " ...+ ŞEKİL " markasını 25. sınıfta bulunduğu başvurusunun bültende yayınlandığını ve dava konusu markanın 30.09.2019 tarihinde tescil edildiğini, Davalının, ... + ŞEKİL markasının tescili, davacının 556 sayılı KHK ve 6769 Sayılı SMK ile koruma altına alınan haklarına aykırılık oluşturduğunu, davacının "..., ... şekil, ..., ..., ..., ... şekil ve devamındaki "...” ve "..." ibareli markaları TPE nezdinde tescil edildiğini, Ayakkabı sektöründe "...” harfinin davacıyla özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde harf görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen ilk markanın davacı markası olduğunu, davalının ürünlerinde ve markasında kullanmış olduğu ... harfinin, davacının kullanmış olduğu ... logosuna birebir benzemekte olduğunu, ... harfi ile ilgili yüzlerce farklı kombinasyonla tasarım yapılabilecekken davacının markasına birebir benzeyen bir ... harfini kullanılması müvekkilin tanınırlığından faydalanma kastını açıkça ortaya koyarak davacıya ait markaların tanınmışlığından faydalanma çabasını açıkça gösterdiğini, "..." markasına ilişkin Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ███████ Esas sayılı ile açılan dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda davalı markası olan ... markası ile davacının ... markalarının benzer olduğunu, marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin de bulunduğu ve ...-dream markasının ... markasına benzer olmadığını içeren YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna da yer verildiğini, bu dosyanın sonuçlandığını, davanın kabulüne karar verilmiş mahkeme davaya konu ...-dream markası ile davacının ... markasının benzer olduğunu, tüketici nezdinde karıştırma ihtimali bulunduğunu belirterek ...-dream markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, ... markası için davanın kabulüne ve ...-dream markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesinden de anlaşılacağı üzere davacı markası olan ...’e benzer olarak oluşturulan markalar müvekkil markasının bir serisi olarak algılanacak olup halk tarafından karıştırılma ihtimalinin de bulunduğunun mahkemece verilen kararla sabitlendiğini, "..." markasının yanına ek eklenerek oluşturulacak markanın davacı markalarının bir seri markası olarak algılanacağından ve davacının tanınırlığından yararlanma amaçlı sair marka olarak işlev göreceğinin bilirkişi raporundan da anlaşıldığını ve bu markanın davacının "..." markalarının bir alt serisi olarak algılanacağından bu benzer marka için de markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, davalıya ait ... sayı ile tescilli "... + ŞEKİL" markasının hükümsüz kılınmasını, sicilden terkinini, tecavüzün önlenmesi ve men'ini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunalan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 yılında "..." markasıyla ayakkabı sektöründe faaliyete başladığını, 2018 yılında ise ikinci marka olarak "...-..." markasıyla üretime devam etmekte ve 25.000 adet ayakkabı üretmekte olduğunu, markanın █████/2019 tarihinde tescil edildiğini, davacıyla aynı ticari alanda faaliyet gösterilmesinin marka ihlali ve marka benzerliği için haklı ve geçerli neden olmadığını, çünkü marka ve ayırıcı özellik harf, yazım şekli, geometrik şekil gibi nitelikleri esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tescilli markalarında ".." harfinin diğer harflerle birlikte yazıldığını yada .. harfinin tek başına kullanıldığını, davacının markasındaki ... harfinin kalın ve çerçeveli bir yazım ile çizildiğini, ... “markasının ise yazı karakterinin çok farklı olduğu gibi marka içindeki ... harfi değil belirgin olanın üst kısımdaki bumerang şekli ile alt kısımdaki kuşak şekli olduğunu, müvekkilin markası bir bütün olarak incelendiğinde belirgin olanın bumerang tarzı şekil ve ... kelimesi olduğunu, ... kelimesi ise tek başına harf olarak eklenmeyip, ince bir yazım ve kuşak ile markayı tamamladığını, buradaki ... harfinin yazım tarzı ve uzun kuşak ile belirginliği açıkça görünmekte olduğunu, bu haliyle davacının markasıyla hiçbir benzerliği olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı markaları ile davalı markası bütün olarak incelendiğinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadıkları, karıştırma ihtimali ,markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin ve genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı anlaşılmakla davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili firmaya ait markanın TPMK nezdinde tanınmış marka siciline tescil edilmiş bir marka olduğunu, 1992 tarihinden itibaren TPMK nezdinde tescil edilmiş olduğunu ve perakende sektöründe ... harfi ile tanınmış marka olduğunu, sadece yurtiçinde değil yurtdışında da bilindiğini, davalının müvekkili markanın tanınmışlığından faydalanmayı amaçladığını, Davalının markasını müvekkili firmaya ait markayla aynı mal ve hizmet sınıfında aynı logoyu kullanarak tescil ettirdiğini, SMK'nın 5. Maddesine göre davanın kabulü gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, -iki markanın, tescil oldukları sınıflardaki mal ve hizmet sağladıkları ürünlerdeki logoları görsel olarak karşılaştırıldığında davalının markasının, özel olarak biçimlendirilmiş müvekkili markasına görsel açıdan ayniyet derecesinde benzediğini, davalının kullandığı ... logosunun müvekkilinin logosuyla birebir aynı olduğunu, ayır edici olmadığını, hem ürün üzerinde hem de kağıt üzerinde iki marka karşılaştırıldığı zaman, iki markaya ait ürünlerden hangisinin davacı müvekkili markaya hangisinin davalı markaya ait olduğu ayırt edilemediğini, -Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████ E Sayılı dosyasında ...-... markası ile müvekkili şirket arasında görülen davada bilirkişi tarafından iki marka arasında iltibas oluştuğuna dair değerlendirme yapıldığını, ... markasının müvekkili markası ile iltibas oluşturmadığı iddiasının aynı mahkemenin bir dosyasında alınmış olan bilirkişi raporu ile açıkça çelişki barındırdığını, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdii ile yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, -müvekkilinin ... markasına ekleme yapılarak oluşturulan markaların müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, 6769 sayılı KHK'nın 5/ç maddesi gereğince davalı tarafından müvekkil firmaya ait " ..., ....., ... Şekil, ..., ..., ..." markalarının aynısı ve benzeri olan " ... " markasının aynı sınıflarda (25. ve 35. Sınıflarda) tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalının tescil ettirdiği markasında müvekkili markanın logosunda kullandığı ...'in birebir aynısını kullanarak, iki marka arasında iltibas oluşmasını amaçladığını, müvekkili firmanın markasının tanınmışlığından ve güvenilirliğinden faydalanarak haksız kazanç elde ettiğini, kararlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin █████/2024 tarihli ███████ Esas-████████ Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne, davalı adına ... sayı ile tescilli "...-..." ibareli şekil markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının ayakkabı ürünleri üzerinde ...-... markası kullanımının, davacı tescilli markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün meni ve önlenmesine," karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin12.02.2025 tarihli █████████ Esas-████████ Karar sayılı kararı ile; somut olaya konu tescilli davalı markasının, davacının tescilli markalarından farklı bir kompozisyon, anlam ve içerikte olduğu, bir bütün olarak farklı okunduğu, görsel ve anlam itibariyle de taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasının aldığı ek unsurlar ile farklı bir marka algısı yarattığı, dolayısıyla markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin oluşmayacağı, bu nedenle davalı markası açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında iltibasa dayalı olarak hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; aynı minvalde davalı marka kullanımı ile davacı markası arasında aynı Kanun'un 29 ve 7. maddelerinde marka hakkına tecavüz için aranan benzer kullanım şartının sağlanmadığı, dolayısıyla davalı eyleminin SMK uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince bu yönde karar verilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince taraf marka ve kullanımları arasında hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz hukuki sebeplerinin varlığından bahisle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle," Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili Dairemizin kararında direnilmesini, davalı vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bulunan ... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ve markaya tecavüzün önlenmesi ile men'i taleplidir. Türk Patent ve marka kurumundan celp edilen kayıtlarda; Davacıya ait ... tescil numaralı ... markasının 18,25,28 ve 35.sınıflarda █████/2010 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, ... markasının 18,25 ve 28.sınıflarda █████/1992 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, ... markasının 2,3,5,7,8, 9, 10, 14, 16, 21, 27, 28,30 32, 35.sınıflarda █████/2008 tarihinde, ... markasının 18,25 ve 35.sınıflarda █████/2008 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davacının ..., ..., ... şekil ibareli ..., ..., ... nolu markalarının bulunduğu anlaşılmıştır. ...” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında ... sayı ile tanınmış marka olarak kabul edildiği görülmektedir. Davalının ... sayı ile tescilli "...-..." ibareli şekil markasının, 25. Sınıfta █████/2019 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka kapsamındaki “25.sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” ile davacının tescilli markalarının kapsamındaki emtialar ile aynı/aynı tür olduğu anlaşılıyorsa da, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerektiği, karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Davalı vekilinin 20.07.2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ayakkabı ürün görseli üzerindeki kullanımı dikkate alınarak davalının ayakkabı ürünleri üzerinde "..." ibaresi ve şekil unsuru kullanımının 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında, davacı markaları ile yapılan karşılaştırmada benzer olmadığı, iltibas yaratmayacağı, ... ibaresi kullanılmışsa da davalının bu ibarenin yanına "..." ibaresini ve şekil unsurlarını getirerek ayırt edicilik sağladığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE,2- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL noksan alınan harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 2/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,2/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,2/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,3- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;3/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 561,00 TL noksan alınan harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b- İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 3/c- Temyiz yargılaması için davalı tarafından peşin olarak yatırılan temyiz karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,3/ç- Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 4.215,6‬0 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 220,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.435,6‬0 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 3/d- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi istinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, Dair, verilen davalı tarafın yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!