Anahtar kelimeler: İptalibutlanı Butlanı Eskişehir Yazildiği Başkan Katip Hisse Kurul Devir Üye

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas - ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar DAVA : Hisse Devir Sözleşmesi-Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararının İptali/ButlanıDAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali / butlanı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette hisse sahibi olduğunu, █████/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkiline ait 4.328.000 hisse adedinin müvekkilinin babası olan davalı ...'e devrettiğine dair karar alınarak müvekkilinin şirket ortaklığının usulsüz şekilde son bulduğunu, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, müvekkilinin yaklaşık bir yıl kadar önce sayısı tam olarak bilinemeyen üç yada dört boş kağıdı imzalayarak babasının isteği üzerine kendisine verdiğini, aradaki güven ilişkisine dayanarak bu işlemi yaptığını, ancak daha sonra aralarında husumet oluştuğunu, davalı ...'in kötü niyetli olduğunu, imzalanan boş kağıtları kullandığını, boş kağıtların üzerine hisse devir sözleşmesi tanzim ettiğini, her ne kadar genel kurul toplantısında müvekkilinin bulunduğu bildirilmiş ise de, müvekkilinin toplantıda olmadığını, hazirun cetveline bakıldığında müvekkilin hazır olmadığının ortaya çıkacağını, bu sebeple müvekkilinin şikayette bulunduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilinin genel kurul toplantısında bulunmadığının ortaya çıkacağını, babasının müvekkilini cezalandırmak istediğini, davalı ...'in evrakta sahtecilik yaptığını iddia ederek █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesinin, █████/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ve █████/2020 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; imzalı boş belge vermenin hukuki bir işlem olduğunu, ayrıca bu hususun tanıkla ispat edilemeyeceğini, yazılı delil ile ispat zorunluluğu olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği watsapp yazışmalarının gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen şirket hisselerinin de müvekkili Sait'e ait olduğunu, müvekkilinin hisselerini emaneten davacıya verdiğini, daha sonra geri aldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; █████/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan şirket ana sözleşmesinin 6. maddesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, ana sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ortakların hisselerini hisse sahipleri dışındaki 3. kişilere şirket genel kurulu tarafından verilecek onayı takiben devredebileceklerinin hüküm altına alındığı, bu hükme göre davacı ... ile davalı ...'in şirkette pay sahibi olmaları nedeniyle hisse devri için genel kurul onayına gerek bulunmadığı, davalı şirketin halka kapalı anonim şirket türünde aile şirketi olduğu, halka kapalı anonim şirketlerde hisse senedi bastırılması zorunluluğu olmadığı için senede bağlanmamış (çıplak) payın söz konusu olduğu, senede bağlanmamış şirket payının da hisse senetleri gibi devre konu olabileceği, TTK'da çıplak paylarının devredilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, doktrinde ve yargı uygulamasında çıplak payın devrinin 6098 sayılı TBK 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre devredebileceği, buna göre devir iradesinin yeterli olduğu, somut olayda da; davacı ile babası olan davalı ... arasında █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devreden davacının şirkette bulunan 4.328.000 adet hissesinin 4.328.000,00 TL bedelin nakden ödenmesi neticesinde devralan davalı ...'e devredildiği, hisse devir sözleşmesinin görünen şekli ve içeriği ile geçerli olarak sonuçlarını meydana getirdiği ve bu şekilde davalının dava konusu şirket paylarının mülkiyetinin kazandığının aksi kanıtlayıncaya kadar kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı taraf pay defterine kayıt yapılmadığı iddiasında bulunmuş ise de, pay defterine yapılan kayıtların kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu, ayrıca yönetim kurulunun █████/2020 tarihli ve davacı tarafından da imzalanmış olan karar defterinde şirket ortaklarından ...'ın sahibi bulunduğu hisselerden 4.328.000 adedini ...'e devrinin kabulüne, keyfiyetin şirket ortaklar pay defterine kaydedilmesine, söz konusu devre müteakip şirketin ortaklık yapısının 4.869.000 pay adedi ve 4.869.000 TL pay tutarının ortak ...'e ve 541.000 pay adedine tekabul eden 541.000 TL pay tutarının ise ...'e ait olduğunun tespitine karar verildiği, ayrıca davacının hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu, pay defterinin devir tarihinde yönetim kurulu başkanı olan davacının uhdesinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, nitekim pay devrinin şirket pay defterine işlenmemesi üzerine davacı ... tarafından iş bu dava devam ederken davalı şirkete karşı açılan dava sonucu mahkememizin ████████ esas-874 karar sayılı ilamı ile hisse devrinin davalı şirketin pay defterine işlenmesine karar verildiği, karar henüz kesinleşmemiş ise de, pay sahipliği sıfatının doğumu bakımından pay defterine yapılacak kaydın kurucu değil açıklayıcı etkiye sahip olduğu, buna göre payın geçerli bir biçimde devri ve devre ilişkin yönetim kurulu onay kararı ile birlikte ortaklık karşısında da davalının pay sahipliği sıfatını kazandığı, her ne kadar davacı hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararının boşa atılan imza kullanılarak hazırlandığını, eş söyleyişle açığa atılan imzanın kötüye ve iradesi dışında kullanıldığı ve içeriğinin kendi bilgisi haricinde sonradan eklendiği iddiasında bulunmuş ise de, imzanın metin yazılmadan önce tamamen veya kısmen boş kağıda atılmış olması halinde eş söyleyişle beyaza imzanın geçerli olduğu, bu durumda hazırlanan metnin anlaşmaya uygun olarak doldurulduğu karinesinin geçerli olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin senetle ispatının zorunlu olduğu ve belge asıllarının incelenmesinin gerekli olmadığı, her ne kadar dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davacı tarafından davalı ... hakkında sahtecilik iddiasıyla şikayetçi olunmuş ve Eskişehir C.Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapılmakta ve ayrıca daval Sait'in de whatsapp yazışmaları ile bu hususu ikrar ettiği ileri sürülmüş ise de, soruşturmanın hisse devrine engel durum oluşturmadığı, davacının açığa attığı imzanın iradesine aykırı olarak kullanıldığını yazılı olarak kanıtlaması gerektiği, bu nedenle soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasında da hukuki yarar bulunmadığı, davacının iddiasını uyuşmazlık konusu hukuki işlem olması nedeniyle tanık delili ile ispatının da mümkün olmadığı, davacı tarafça hisse devir sözleşmesi ve █████/2020 yönetim kurulu kararındaki açığa atılan imzaların iradesine aykırı şekilde düzenlendiği hususunu yazılı delil ile ispat edemediği, davacı tarafça ibraz edilen whatsapp yazışma içerikleri incelendiğinde de, davalı ... tarafından imzalı boş kağıdın davacının rızası hilafına doldurulduğu hususuna dair kabul beyanı içermediği, davacının yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiği, davacının hisse devir sözleşmesi ve █████/2020 tarihli yönetim kurulu kararının iradesine aykırı şekilde düzenlendiği hususunu ispat edemediği, dava konusu █████/2020 tarihli genel kurul tarihi itibariyle davacının şirket hissedarı olmadığından genel kurulun iptalini isteme hakkı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK uyarınca yapılması gereken sahtelik incelemesinin yapılmadığını, müvekkilinin hisse devir sözleşmesini inkâr ettiğini, zira babasıyla böyle bir sözleşme yapmadığını, HMK madde 209. uyarınca, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senedin herhangi bir işleme esas alınmayacağını, öncelikle HMK 211. maddesi uyarınca sahtelik incelemesinin yapılması gerektiği açık olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi bu taleplerinin reddedildiğini, belgelerin asıllarını getirtilmediği gibi sahtelik incelemesinde de bulunmadığını, belgelerin asılları mahkeme dosyasına kazandırılmış olması halinde gerekli inceleme yapılacak ve bu inceleme sonucunda da imza ve yazıların gerçek olmadığı ortaya çıkacağını, orijinalleri hiçbir zaman mahkemeye sunulmayan fotokopilerden anlaşıldığı üzere, muhtemelen imzalı boş kağıtlar ... ve ... Ambalaj Gıda ve Gayrimenkul İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kullanılmdığını ve boş imzanın üzerine yönetim kurulu kararı yazılarak toplantıda dahi bulunmayan müvekkili tarafından alınan kararlar onaylanmış olarak gösterilmiş olabileceği gibi, müvekkilinin haberi dahi olmadan hisse devir beyanı yazılmak suretiyle bu belgeler tanzim edilmiş de olabileceğini, hatta bu belgeler tanzim edilip fotokopileri çekildikten sonra, imha edilmiş de olabileceğini, bu belgelerin ısrarla davalı tarafından dosyaya kazandırılmaktan kaçınıldığını; ilk derece mahkemesince de ısrarlı taleplerine rağmen bu belgeleri dosyaya getirtilmediğini, bu yöntemle müvekkilinin Anayasal mülkiyet hakkı adeta gasp edildiğini, işbu dava konusunu oluşturan fiiller ile ilgili ayrıca Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ██████████ Nolu Soruşturma gerçekleştirilmiş olup, ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel evrakta sahtecilik, açığa atılan imzanın kötüye kullanması suçlarından soruşturma başlatıldığını, ancak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu incelemesinde de belge asıllarının Savcılığa sunulmasından itinayla kaçınıldığını, Savcılık dahi belge asıllarını bulamadığını itiraf ederek takipsizlik kararı verdiğini, verilen kararın başlı başına işbu davada belgelerin orijinallerinin incelenmesi ve sahtecilik incelemesinden geçirilmesi gerektiğini gösterdiğini, bu kapsamda, öncelikle bu belgelerin var olup olmadıkları, hisse devri sözleşmesi ve devamındaki yönetim kurulu kararında yer alan yazı ve müvekkilinin imzasının da gerçek olup olmadığı araştırılması gerektiğini, Mahkeme tarafından verilen kararda fotokopilerin asılları getirtilerek, müvekkilinir daha önce boşa imza attığı kağıtların kullanılıp kullanılmadığı dahi belirlenmediğini, mahkemece bir delil incelemesi dahi yapmadan hisse devir sözleşmesinin ve yönetim kurulu kararının gerçekliğine kanaat getirerek karar verdiğini, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararında, “…. Davacı ile babası olan davalı ... arasında █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devreden davacının şirkette bulunan 4.328.000 adet hissesinin 4.328.000 TL bedelin nakden ödenmesi neticesinde devralan davalı ...’e devredildiği….” şeklinde hüküm kurmuş olup, davalı ...’in işlem bedeli olarak 4.328.000 TL’yi nakden verdiğine kanaat getirdiğini, böyle bir bedel ödemesi asla olmadığını, mahkemenin bu hususu da araştırmadığını, ayrıca, söz konusu meblağın devredildiği iddia edilen hisselerin değerinin de çok altında olup, şirketin sahip olduğu gayrimenkul varlık değerinin yaklaşık 60.000.000,- TL civarında olduğu düşünüldüğünde, müvekkilinin sahip olduğu hisselerin gerçek değerinin %10’una bile karşılık gelmeyen bir miktar karşılığında satılmış olması hayatın olağan akışına açıkça aykırı olup, bununla birlikte, değerinin %10’una dahi denk gelmeyen miktarın ödendiğine dair davalının beyanı dışında hiçbir kanıt bulunmamakta olup, Mahkemeye bu yönde hiçbir belge de sunulmadığını, söz konusu 4.328.000 TL'nin dahi nakit olarak taşınması fiziksel olarak oldukça zor bir miktar olup, ödeme yapacak tarafın birçok transfer imkanı varken bu miktarda parayı taşıma riskini ve zahmetini göze alarak nakden ödemeyi tercih etmesi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, elden verdiği iddiasında ise, almadım diyen taraf karşısında bunu ispat yükü ödedim diyen tarafa düştüğünü, sözleşmenin kurulduğu kabul edilse bile ortada bir devir iradesi bulunmadığını ve TBK kapsamında yer alan irade sakatlığı hallerinin de kendiliğinden mevcut olduğu açık olduğunu, hisse devir sözleşmesi ile birlikte █████/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ve █████/2020 tarihli genel kurul kararı da mevcut olmayıp, dava dosyasındaki fotokopi de hukuken geçersi olup, ortada böyle bir işlemin hukuken olmadığını, açığa imzanın kabulünü engelleyen, iradeden farklı kullanım olduğuna ilişkin yazılı delil mevcut olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin bu delili de hiç dikkate almadığını, dosyaya sunulan whatsapp mesajlarının davacı tarafın niyetini ve dava konusu devrin geçersizliğini ve aslında yok hükmünde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, açığa imzalı kağıtların kullanıldığından hareketle fotokopi belgelere dayanarak ilk derece mahkemesinin olmayan bir hisse devir sözleşmesinin varlığına kanaat getirmesi karşısında bu durumun TBK kapsamında aşırı yararlanma teşkil edeceğinin de kuşkusuz olduğunu bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının lehlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı anonim şirketin hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararının iptali/butlanı talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı şirketin ana sözleşmesi, dava konusu edilen genel kurul toplantısına çağrı belgeleri, hazirun cetvelleri, toplantı tutanakları, hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu kararı, Ticaret sicil kayıtları, █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi, █████/2020 tarihli yönetim kurulu kararı, █████/2020 tarihli genel kurul kararı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ██████████ no'lu Soruşturma dosyası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı taraf dava dilekçesinde, aralarındaki güven ilişkisine dayanarak babası olan davalı ...'e öncesinde imzalı boş kağıtlar verdiğini ancak, davalı tarafından bu belgelerin iradesi dışında doldurularak kendisine ait şirket hissesinin davalı babasına devredildiğini, buna bağlı olarak █████/2020 tarihli yönetim kurulu tarafından hisse devrine ilişkin karar alındığını, akabinde █████/2020 tarihli genel kurul toplantısı yapıldığını ancak, kendisi toplantıda bulunmadığı halde hazır olduğunun gösterildiğini iddia ederek hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının butlanının tespitini ve iptalini talep etmiş, davalı taraf ise davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından babası olan davalı ...'e boş imzalı kağıt verilerek iradesi dışında doldurulup doldurulmadığı ve bunun sonucunda hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının butlanı/iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesinin incelenmesinde; davacının ... Ambalaj Gıda ve Gayrimenkul İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 4.328.000,00-TL bedelli 4328 adet hissenin ...'e devrinin kararlaştırıldığı, ticaret sicil kaydına göre şirketin ünvanının ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olarak değiştirildiği görülmüştür. Davalı şirketin █████/2020 tarih ve 2020/1 karar nolu yönetim kurulu kararının incelenmesinde; şirket ortaklarından ...'ın sahibi bulunduğu hisselerden 4.328.000 adetini ...'e devrinin kabulüne, keyfiyetin şirket ortaklar pay defterine kaydedilmesine, söz konusu devre müteakip şirketin ortaklık yapısının 4.869.000 pay adeti ve 4.869.000 TL pay tutarının ortak ...'e ve 541.000 pay adetine tekabul eden 541.000 TL pay tutarının ise ...'e ait olduğunun tespitine karar verildiği, yönetim kurulu başkanı ...'ın imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. █████/2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; şirketin toplam 5.410.000 TL'lik sermayesine tekabül eden 5.410.000 adet hissenin tamamının toplantıda asaleten temsil edildiği, toplantının ... tarafından açılarak gündemin görüşülmesine geçildiği, toplantı başkanlığına ...'in seçilmesine, genel kurul tutanaklarının imzalanması için toplantı başkanına yetki verilmesine, 2019 yılına ait faaliyet raporunun onaylanmasına, 2019 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının tasdikine, 2019 yılı karının dağıtılmamasına, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine, yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmadığının tespitine, yeni yönetim kurulunun bir kişiden oluşmasına, ...'in 3 yıllık süre için yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine, yönetim kurulu üyesine huzur hakkı olarak 8.500,00 TL net ödenmesine, yönetim kuruluna 6102 sayılı TTK 626 maddesi uyarınca izin verilmesine oy birliğiyle karar verildiğinin tutanağa bağlandığı, tutanağı toplantı başkanı ...'in imzaladığı, hazirun cetveline göre şirketin toplam 5.410.000 TL'lik sermayesine tekabül eden 5.410.000 adet hisse sahipleri ve şirket ortakları ... ve ...'in toplantıya katıldıkları ve buna ilişkin hazirun cetvelinde imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirkete ait ticari sicil kayıtlarının incelenmesinde; Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu şirket ortakları ..., ... ve ... iken, davacının █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ... Ambalaj Gıda Ve Gayrimenkul İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 4.328.000,00-TL bedelli 4328 adet hissenin ...'e devrinin kararlaştırıldığı, ticaret sicil kaydına göre şirketin ünvanının ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olarak değiştirildiği, şirket temsilcisinin münferiden temsile yetkili olarak ... olduğu, söz konusu hisse devrine müteakip şirketin ortaklık yapısının 4.869.000 pay adedi ve 4.869.000 TL pay tutarının ortak ...'e ve 541.000 pay adedine tekabul eden 541.000 TL pay tutarının ise ...'e ait olduğu görülmüştür. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas-874 karar sayılı kararı ile davacı ... ile dava dışı ... arasında düzenlenen █████/2020 hisse devir sözleşmesine istinaden hisse devrinin davalı şirketin pay defterine işlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Anonim şirketlere ait hisse senetleri ve devri hususu 6102 sayılı TTK 484 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Nama yazılı hisse senetleri kıymetli evrak niteliğindedir ve kural olarak hisse senetleri nama yazılıdır. Nama yazılı hisse senedi, kanunen emre yazılı bir senettir. TTK. 490 maddesi uyarınca nama yazılı hisse senetlerinin devri ana sözleşme ile engellenebilir. Böyle bir hüküm yoksa hisse devri mümkündür. Taraflar arası mülkiyet devri için temlikname, ciro ve teslim yeterlidir. Böylece devir işlemi taraflar arasında tamamlanmış olur. █████/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan şirket ana sözleşmesinin 6. maddesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, ana sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ortakların hisselerini hisse sahipleri dışındaki 3. kişilere şirket genel kurulu tarafından verilecek onayı takiben devredebileceklerinin hüküm altına alındığı, bu hükme göre davacı ... ile davalı ...'in şirkette pay sahibi olmaları nedeniyle hisse devri için genel kurul onayına gerek bulunmadığı, davalı şirketin halka kapalı anonim şirket türünde aile şirketi olduğu, halka kapalı anonim şirketlerde hisse senedi bastırılması zorunluluğu olmadığı için senete bağlanmamış (çıplak) payın söz konusu olduğu, senete bağlanmamış şirket payının da hisse senetleri gibi devre konu olabileceği, TTK'da çıplak paylarının devredilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, doktrinde ve yargı uygulamasında çıplak payın devrinin 6098 sayılı TBK 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre devredebileceği, buna göre devir iradesinin yeterli olduğu, somut olayda da; davacı ile babası olan davalı ... arasında █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devreden davacının şirkette bulunan 4.328.000 adet hissesinin 4.328.000 TL bedelin nakden ödenmesi neticesinde devralan davalı ...'e devredildiği, hisse devir sözleşmesinin görünen şekli ve içeriği ile geçerli olarak sonuçlarını meydana getirdiği ve bu şekilde davalının dava konusu şirket paylarının mülkiyetinin kazandığının aksi kanıtlayıncaya kadar kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı taraf pay defterine kayıt yapılmadığı iddiasında bulunmuş ise de, pay defterine yapılan kayıtların kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu, ayrıca yönetim kurulunun █████/2020 tarihli ve davacı tarafından da imzalanmış olan karar defterinde şirket ortaklarından ...'ın sahibi bulunduğu hisselerden 4.328.000 adedini ...'e devrinin kabulüne, keyfiyetin şirket ortaklar pay defterine kaydedilmesine, söz konusu devre müteakip şirketin ortaklık yapısının 4.869.000 pay adedi ve 4.869.000 TL pay tutarının ortak ...'e ve 541.000 pay adedine tekabul eden 541.000 TL pay tutarının ise ...'e ait olduğunun tespitine karar verildiği, ayrıca davacının hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu, pay defterinin devir tarihinde yönetim kurulu başkanı olan davacının uhdesinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, pay sahipliği sıfatının doğumu bakımından pay defterine yapılacak kaydın kurucu değil açıklayıcı etkiye sahip olduğu, buna göre payın geçerli bir biçimde devri ve devre ilişkin yönetim kurulu onay kararı ile birlikte ortaklık karşısında da davalının pay sahipliği sıfatını kazandığı anlaşılmakla, mahkemenin bu yöndeki kabulü Dairemizce de isabetli bulunmuştur. Her ne kadar davacı hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararının boşa atılan imza kullanılarak hazırlandığını, eş söyleyişle açığa atılan imzanın kötüye ve iradesi dışında kullanıldığı ve içeriğinin kendi bilgisi haricinde sonradan eklendiği iddiasında bulunmuş ise de, imzanın metin yazılmadan önce tamamen veya kısmen boş kağıda atılmış olması halinde eş söyleyişle beyaza imzanın geçerli olduğu, bu durumda hazırlanan metnin anlaşmaya uygun olarak doldurulduğu karinesinin geçerli olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin senetle ispatının zorunlu olduğu, davacının açığa attığı imzanın iradesine aykırı olarak kullanıldığını yazılı olarak kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça hisse devir sözleşmesi ve █████/2020 yönetim kurulu kararındaki açığa atılan imzaların iradesine aykırı şekilde düzenlendiği hususunu yazılı delil ile ispat edemediği, davacı tarafça ibraz edilen whatsapp yazışma içerikleri incelendiğinde de, davalı ... tarafından imzalı boş kağıdın davacının rızası hilafına doldurulduğu hususuna dair kabul beyanı içermediği, davacı yanca yemin teklif edilmediği, böylelikle davacının █████/2020 hisse devir sözleşmesi ve █████/2020 tarihli yönetim kurulu kararının iradesine aykırı şekilde düzenlendiği hususunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Davacı yanca dava dilekçesinde dava konusu █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ve █████/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile █████/2020 tarihli genel kurul kararlarının, davacı tarafından davalı ...'e daha önceden imzalı ve boş olarak verilen kağıtların usulsüz şekilde doldurularak oluşturulması nedeniyle söz konusu belgelerin geçersiz olduğunu iddia edilmiş, aşamalardaki dilekçelerinde aksi yönde bir iddiada bulunulmamış, mahkemece █████/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının boş olarak imzalanan belgelerin davacının iradesine aykırı olarak doldurulması suretiyle oluşturulup oluşturulmadığına ilişkin olduğuna dair tespite itiraz edilmemiş ve hatta davacı yanca Eskişehir C.Başsavcılığına hitaplı █████/2020 tarihli dilekçesinde de dosyamıza konu olaylar belirtilerek davalı ... hakkında "açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçundan şikayette bulunulmuş, davacı vekilince ilk defa █████/2022 tarihli dilekçede dava konusunun salt açığa atılan imzaya dayalı talepler olarak değerlendirilmemesi gerektiği, öncelikle hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararında yer alan yazı ve davacı imzasının gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiği, neticede müvekkilinin hisse devir sözleşmesindeki yazıyı da inkar ettiği belirtilerek imza incelemesi yapılması talep edilmiş, █████/2022 tarihli duruşmada ise belge asıllarının temin edilerek sonradan düzenlenip düzenlenmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın “İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi” başlıklı 141. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davacı yanca dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında ve hatta Eskişehir C.Başsavcılığına hitaplı █████/2020 tarihli şikayet dilekçesinde dava konusu hisse devir sözleşmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının davacı yanca davalı ...'e imzalı ve boş olarak verile kağıtların sonradan doldurularak oluşturulduğu iddia edilmesine rağmen dilekçeler teatisi ve ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra ilk defa █████/2022 tarihli (dava tarihinden yaklaşık 18 ay sonra) dilekçe ile söz konusu belgelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmesi iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olup, davalı tarafından iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediği de gözetildiğinde ilk derece mahkemesince hisse devir sözleşme aslının temininin zorunlu olmadığının kabulü ile söz konusu belgeler üzerinde imza incelemesi yapılmamasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davalılar vekilinin istinaf incelemesine gelince; Konusu para veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'de belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak üzere (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçmemek üzere, nispi olarak belirlenecektir. Eldeki davada █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, dava konusu hisse devir sözleşmesine konu hisse bedelinin 4.328.000,00 TL olduğu ve konusunun para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklardan olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7.maddesi gereğince davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, C)1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 73.911,42 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 73.350,42 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 274.560,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, D)1-İstinafa başvuran davalılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalılara iadesine, 2-İstinafa başvuran davalılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru gideri davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. █████/2025Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...... ... ... ... (Karşı Oy) KARŞI OY Dava konusu Anonim Şirket Hisse Devirlerinin alacağın temliği hükümleri çerçevesinde yazılı olarak yapılması gerektiği hususunda çoğunlukla farklı bir düşünce bulunmamaktadır. Davacının davasını açarken açığa atılı imzanın kötüye kullanılmasını ileri sürmesi davalının mülkiyetin geçişine ilişkin şekil şartı olan alacağın temliği hükümleri çerçevesinde yazılı olarak düzenleme zorunluluğu bulunan hissenin davalı ...'e devrine ilişkin belge aslını ibraz zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Mülkiyet hakkının sona ermesine ilişkin kanunun aradığı yazılılık şartının mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği gibi asıl belgeyi sunma zorunluluğu olan davalıyı bu ibraz yükümlülüğünden de kurtarmamaktadır. Öte yandan, yine davalının hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararının aslını ibraz zorunluluğu da bağlam kuralı çerçevesinde hisse devrinin anonim şirket yönünden hüküm ifade edebilmesinin geçerlilik koşuludur. Anılan koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği yönetim kurulu kararının aslının ibrazından sonra değerlendirilebilir. Davacının dava açtıktan sonra açığa atılı imzanın kötüye kullanılması sebebini asıl belgelerin sunularak imza incelemesine çevirmesi geçerlilik koşullarının bertaraf edilmesine gerekçe oluşturamaz. Diğer taraftan, açığa atılı imzaya ilişkin iddianın araştırılabilmesi kimi koşullarda asıl belge üzerinde yaptırılacak grafolojik incelemeyi de gerektirebilir. Açıklanan gerekçelerle sayın çoğunluğun davacı vekilinin istinaf başvurularının reddine ilişkin görüşlerine katılamıyorum.█████/2025 Başkan - ... ...