Anahtar kelimeler: Davaalacak Özetidavacı Soğutucusunun Kompresörün Özetledavacı Yaşamak Özet Markalı İstemeyen Arızanın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:████████ Esas - ███████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı taraf özet olarak, davalı şirketten Şubat 2013 tarihinde satın alınan ... markalı kompresörün yağ soğutucusunun █████/2013 tarihinde arızalandığını, arızanın garanti süresi içinde meydana geldiğini, davalı tarafa tamir için ihtarda bulunulmasına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, iş kaybı yaşamak istemeyen davacının tamir bedeli olan 15.264,65.-EURO tamir bedelini ödeyerek █████/2013 tarihinde arızayı giderdiğini, arızalı parça üzerinde Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespit dosyasına verilen raporda soğutucunun delik olduğu, soğutucuda kullanılan suda bir olumsuzluk bulunmadığı, bu sebeple arızanın üretim hatasından kaynaklandığı, garanti kapsamında değişim yapılması gerektiği hususlarının açıklandığını, işletmede çalışan aynı marka soğutucunun sorunsuz çalıştığını, garantili parçanın arızası ve bu arızanın geç giderilmesi sebebiyle davcı şirketin dokuz günlük üretim kaybı yaşadığını, bundan doğan zararlarının 242.711,58.-USD olması gerektiğini, ancak şimdilik 10.000 USD talep ettiklerini belirterek garanti kapsamında değişmesi gereken parça için ödedikleri 15.264,65. EURO'nun █████/2013 ödeme tarihinden başlayan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, makina arızası sebebiyle oluşan üretim kaybından doğan zararın tespitine ve şimdilik 10.000 USD'nin zarar tarihinden █████/2013 tarihinden başlayan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, her iki yabancı para alacağının tahsil tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf davanın reddini savunmuş, davanın davalı ikametgahı olan İstanbul Anadolu Adliyesinde açılması gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, yağ soğutucusundaki arızanın işçilik yahut imalat hatasından kaynaklanmadığını, arızanın davacı kusuru ile meydana geldiğini, işletmede kullanılan soğutma suyunun ph derecesinin uygun olmadığını, suyun analizini yaptıklarını,... Ltd.Ştinin █████/2013 tarihli raporuna göre soğutma suyunun korozif ve aşındırıcı olduğunu, Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ sayılı dosyasına verilen raporu kabul etmediklerini, rapora esas alınan ve su karakter değerinin 6.01 ph olduğunu gösteren analiz raporunun tek taraflı olduğunu, tespit dosyasına rapor veren bilirkişinin suyu kendisi ölçtürmeden ve numune almadan davacının aldığı rapora istinaden görüş bildiremeyeceğini, kaldı ki tespit raporunda bir üretim hatasından bahsedilmediğini, davacı tarafın makina arızası sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü kazanç kaybının soyut ve tahmini olduğunu, kaldı ki zararla olay arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, arıza ortaya çıkınca davacı tarafa gerekli desteğin sağlanmasına rağmen taleplere karşı olumsuz yanıt veren davacının arıza tespit ve tamirinde temerrüde düştüğünü, zira █████/2013 tarihli arıza bildirimden hemen sonra en hızlı biçimde parça teminine girişildiğini, uçak kargosu ile bir haftada temin edilen parça için doğan ek maliyetin davalı tarafından karşılandığını, gerekli analiz çalışmalarının başlatıldığını, parçadaki hasarın tayin ve tespiti için garanti kapsamında işlem uygulanmak üzere parçanın ... Belçika fabrikasına gönderilmesinin istendiğini, ancak davacı tarafın bu uluslararası garanti işlemine onay vermediğini, arızanın gerçek sebebi belirlenip, gerekirse onarım bedelinin garanti kapsamında ödeneceğinin taahhüt edilmesine rağmen davacının bundan kaçındığını, üniversitelerin metalurji bölümündeki uzman bir bilirkişi tarafından kesit alınması halinde arızanın kök sebebinin anlaşılabileceğini ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararında; " Dava; ticari satılan emtiadaki ayıp nedeni ile alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı yan satılandaki gizli ayıp nedeni ile makinede ücretsiz değişmesi gereken parçanın değiştirilmesi için yapılan gideri ve iş durma zararının giderilmesini talep etmiş; davalı yan satılanda ayıp olmadığını,ortaya çıkan arızanın kullanılan su kalitesizliğinden kaynaklandığını bunun sorumluluğunun da satıcıya yüklenemeyeceğini, kendilerine ihbar da yapılmadığını savunmaktadır.Davaya konu makine üzerinde gerek delil tespitine ilişkin ve gerekse mahkemece yaptırılan bilirkişi raporlarına göre arızanın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu ve kullanılan sudan kaynaklandığının saptanamadığı, değişen parça giderinin davalının sorumluluğunda olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce bu doğrultuda verilen █████████ esas ████████ karar sayılı kısmen kabul kararı İstanbul BAM 16 HD █████/2020 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı kararı ile "davacı yanın iş yerinin davaya konu makine arızası ve bu arızanın giderimine kadar geçen süre zarfında iş durması /azalması yaşayıp yaşamadığı, varsa bu durumun tamamen ilgili makine arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, iş yerinin kapasitesi, arıza tarihlerindeki mevcut siparişleri vb. kriterler gözetilerek zarar oluşup oluşmadığı ve miktarı konusunda" inceleme yapmak üzere kaldırılmıştır. Kaldırma kararı gereğince dava konusu ... Marka ... tipi üç kademeli santrifüj kompresörde oluşan arıza nedeni ile davacı yanın iş yerinin davaya konu makine arızası ve bu arızanın giderimine kadar geçen süre zarfında iş durması ya da azalması yaşayıp yaşamadığı, varsa bu durumun tamamen ilgili makine arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, iş yerinin kapasitesi arıza tarihlerindeki mevcut siparişleri ve o dönemde sipariş iptali yaşanıp yaşanmadığı gibi kriterler gözetilerek zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı konusunda rapor aldırılarak davacı defter kayıtları da incelenmiştir. Yapılan inceleme ile davacı şirketin satışlarının müşterisinin özel birebir siparişi üzerine değil stok bulundurarak ve stoktaki ürünlerin satışının yapılması şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.Bu yüzden davacı şirketin sipariş kaybı veya sipariş iptali nedeniyle herhangi bir zarara uğradığına dair dava dosyasına herhangi bir belge ibraz etmediği ve yasal defter kayıtlarında da sipariş kaybı ve sipariş iptali dolayısıyla ödenen tazminat vb. gider kaydı olmadığı görülmekle davacının üretim kaybından doğan herhangi bir zararının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacı tarafın iş gücü kaybı iddiasına dayalı tazminat talepleri haklı ve yerinde görülmemiştir.Her ne kadar kaldırma kararı sonrası görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından“dava konusu yağ soğutucusunun (eşanjör) maliyetinin 42.905,90.-TL’sı olduğu” hakkında görüş bildirmiş iseler de, mahkememizce dava konusunun değişen parça (eşanjör) ile ilgili bölümü hakkında alacak tutarının 15.264,65.-Euro olduğuna ilişkin karar verilmiş ve bu kısım İstinaf Mahkemesi tarafından şu aşamada bozma nedeni sayılmamıştır. Bu konu ile ilgili davalı istinafının henüz değerlendirilmediği kaldırma kararında açıklanmış ise de mahkememiz kanaatinde bir değişiklik olmamıştır. Şöyle ki; davacı tarafın iş yerinde kullanılan ve davalı şirket tarafından imal ve temin edilen ... marka kompresörün yağ soğutucusunun arızalandığı ve dava öncesi süreç içinde parçanın yenisi ile değiştirildiği tartışmasızdır. Temel uyuşmazlık konusu, arızanın kaynağının ve arızada hangi tarafın kusurlu bulunduğunun belirlenmesidir. Üründe bir imalat hatası yahut gizli ayıp var ise davalı taraf sorumlu olacak, ürünün garanti kapsamında değiştirilmesi gerekecektir. Buna karşılık kullanım şartlarına riayet edilmemesinden kaynaklanan bir arıza söz konusu ise davacı tarafın herhangi bir talep hakkı olmayacaktır.Ürünün açık bir ayıbı bulunmadığı ortadadır. Yaklaşık on ay süre boyunca sorunsuz biçimde çalışmıştır. Dolayısıyla ilk muayene ile belirlenecek türden ayıp bulunmadığından ihbar süresi konusunda değerlendirme yapılmamıştır. Üstelik ürünün arızası dıştan bakılarak anlaşılacak türden bir arıza değildir. O halde yapılacak bilirkişi incelemesi ile üründe gizli ayıp bulunup bulunmadığını belirlemek gerekir. Keza aynı bilirkişi incelemesi ile arızada kullanım şartlarından kaynaklanan etkenlerin varlığı da araştırılacak, davacının kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle arıza meydana gelip gelmediği değerlendirilecektir.Davacı tarafın arızayı davalıya ihbar ettiği ve davalı tarafın üründe ayıp bulunduğunu kabul etmediği, parçayı ücretsiz biçimde yenisi ile değiştirmediği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davacı taraf bir tespit yaptırarak eşanjörü yenisi ile değiştirmiş bunun için gerekli 15.264,65 EURO ücreti karşılamıştır. Davacı tarafça Bursa Kapatılan 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ D.iş sayılı dosyasına verilen raporda soğutucu sisteminde kullanılan suda herhangi bir olumsuzluk tespit edilemediği, sistemdeki titreşimin kabul edilebilir seviyede olduğu belirtilerek soğutucudaki delinmenin üretim hatasından kaynaklandığını, aynı adreste aynı marka kompresörler bulunduğunu ve onların soğutucularında arıza doğmadığını belirten bilirkişi, ürünün kullanma süresi nazara alındığında garanti kapsamında yenisi ile değiştirilmesi gerektiği görüşünü açıklamıştır.Tespit raporunu tarafların yokluğunda alındığı nazara alınarak bu kez davalının beyan ve savunmalarını da dikkate alacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması uygun görülmüştür. Eşanjörün çalışma şartlarına doğrudan etki eden suyun asitlik seviyesi değerlendirmesi de yapılacağından heyete bir makina mühendisi bilirkişi yanında kimya metalurji konusunda uzman bir bilirkişi de katılmıştır. Bilirkişilerin uzmanlık alanları farklı olduğundan ve görüş bildirecekleri alanlar aynı olmadığından heyetin üç kişiden oluşturulmasına gerek görülmemiştir. Zira bu iki bilirkişi arasında görüş farklılığının doğması söz konusu olmayacaktır. Neticede ortak rapor düzenleseler dahi farklı alanlarda görüş bildireceklerinden usul ekonomisi de gözetilerek iki kişilik heyet oluşturulması yeterli görülmüştür.Heyetle birlikte mahallinde keşif icra edilmiş, keşif sırasında sistemde kullanılan sulardan numune alınmış, sistemin çalışma şartları gözlemlenmiştir. Keşif sırasında bilirkişiler eşanjörün kesilip iç kısımları görülmeden görüş bildiremeyeceklerini beyan etmişler bu sebeple kendilerine süre verilerek arızalı eşanjör teslim edilmiştir. Bilirkişiler █████/2017 havale tarihli raporlarında su analizinin belirli periyotlarla yapılması halinde anlamlı bir sonuç doğabileceğini, tek bir rapora göre görüş bildirilemeyeceğini, işletmedeki suyun sürekli izlenerek kimyasal katkılarla su kalitesinin ayarlandığını, bu sebeple belli ölçüler içinde iniş çıkışların normal kabul edilmesi gerektiğini, soğutma suyunun aşınmada en büyük etken olduğunu ancak üründe korozyon izleri bulunmadığını, yüzeylerde makro ve mikro düzeyde korozyon bulunmaması sebebiyle alınan su örneklerinin analizinden yarar sağlanamayacağını, kullanıcı kaynaklı başka bir sebep görülmediğini, sıvama yöntemiyle yapılan borularda uzun bir süre sonunda bağlantılarda sızıntı görülmesinin normal olduğunu, fakat bu sızıntının çok daha uzun süre sonra ortaya çıkması gerektiğini, ortaya çıkan arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığını, erken bakım gerektiren bir durum bulunduğundan satıcının sorumluluğu bulunduğunu açıklamışlardır.Eşanjörün arızalanmasına sebep olacak en önemli etkenlerden birinin soğutma sisteminde kullanılan suyun kalitesi olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak su kalitesinin sürekli biçimde kötü olduğuna dair yeterli veri bulunamamıştır. Raporda da belirtildiği üzere su kalitesinde zaman zaman olumsuz değişiklikler yaşanabilir. Ancak su kalitesi sürekli izlendiğinden duruma müdahale edilip belli bir ortalama kaliteye ulaşılması esastır. Davacı tarafın bu şartları sağlamış olduğu ürünün metal yüzeylerinde korozyon ve aşınma bulunmamasından anlaşılmaktadır. Nitekim aynı iş yerinde aynı makinalardan kullanılmaya devam edilmektedir.Suyun asitlik dengesinin her parçada aynı sürede etki göstermesi elbette beklenemez. Ancak genel olarak sistemin çok daha uzun süreler sağlıklı biçimde çalıştığı da gözden kaçırılmamalıdır.Arızalı parçanın kendisinden beklenen muhtemel kullanım ömründen çok daha kısa bir süre önce arızalandığı nazara alındığında ve aynı türden parçaların sistemde halen kullanılmaya devam edildiği gözetildiğinde üründe imalat kaynaklı bir hata bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeple satıcı taraf en azından garanti süresi içinde ürünü ücretsiz olarak yenisi ile değiştirmelidir. Davacının parçayı değiştirmek için ödemek zorunda kaldığı 15.264,65 Euro 'nun davalı tarafça karşılanması gerekir.Tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile,'' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 15.264,65 Euro alacağın (Değişen parça giderinin) █████/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacının üretim kaybından doğan zarar talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın mahkeme nezdinde 19.01.2022 tarihinde verilen karara dayanak gösterilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, söz konusu makineye yapılan keşif ve incelemeler kapsamında alınan hiçbir veri ile dava konusuna ilişkin bir karar verilmesinin mümkün olamayacağını, söz konusu makinenin davacı tarafından uzun yıllardır atıl durumda bulundurulduğunu ve makineye herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığının hiçbir şekilde bilinemediğini, davacı yanın iddialarının üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmakla birlikte söz konusu atıl bırakılan makine üzerinde inceleme yapılması halinde, gerçeğe uygun bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığını mahkeme tarafından da takdir edilebileceğini, mahkeme tarafından söz konusu makineden alınan örneklerin veya söz konusu makine üzerinde yapılan incelemelerin hükme esas alınması bu kapsamında açıkça hukuka aykırılık teşkil edecek olup söz konusu makinenin herhangi bir delil niteliğinin kalmadığını belirtmek gerektiğini,Benzer şekilde, iddia çerçevesinde keşif sırasında alınan su örneklerinin de hasar anında alınmadığı değerlendirildiğinde bir delil teşkil edemeyeceğini, alınan su örneklerinin analizinden bir yarar sağlanmayacağını Bilirkişi Raporu'nda da belirtildiğini, bu su örnekleri incelenerek ve delil olarak nitelendirilerek söz konusu makinede bir ayıp olduğuna yönelik yapılan tespitlerin tarafça kabul edilmesinin hiçbir şekilde mümkün olamayacağını, dosyada mübrez dilekçede de bahsetmiş olunduğu üzere, müvekkilce dava dışı “... Şti.'ne 11.12.2013 tarihinde yaptırılan ve arızanın meydana gelmesinden hemen sonra alınan su örnekleri incelenerek oluşturulan analiz raporuna göre korozyonun tespit edildiğini, bu kapsamda bu raporun alınan örnekler değerlendirilerek oluşturulduğunu ve bu raporun esas alınarak karar verilmesi gerekirken, arızadan çok daha sonraki bir tarihte yapılan keşifte alınan örneklerin hükmüne esas alınmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini,Mahkeme tarafından karara esas alınan ... numarası ile görülen dosya kapsamında alınan bir diğer bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili ifadeler barındırdığını, bilimsel ve somut verilerin eksik olduğunu, gerekli ekipmanlar ve teknolojik incelemeden uzak biçimde sabunlu su ve sünger ile yapılan inceleme ile 19.02.2016 tarihinde gerçekleştirilen keşfe ilişkin raporun mahkeme dosyasına keşiften yaklaşık 1 yıl sonra 03.01.2017 tarihinde ibraz edilmesi ile haberdar olunan bir rapor olduğunu, █████████E numaralı dosyaya mübrez bilirkişi raporunda; su analizlerinin art arda yapıldığında anlam taşıyacağının, bir rapora göre değil, saat başı alınan günlük analizlere göre değerlendirme yapılması gerektiğinin, soğutma suyunun kalitesinin aşınmalarda en büyük etken olduğunun, keşif sırasını alınan su örneklerinin anında elde edilemediğinden işletme koşullarınıı düzgün gittiğini gösteren ortalama değerleri içermeyeceğinin, alınan su örneklerinin analizlerinden bir yarar sağlanamayacağının belirtildiğini, aynı raporda; su kalitesinin aşınmadaki en büyük etkeni oluşturacağını, bütün bunlar temel alınarak verilen her iki gerekçeli kararda ki arızaya sebep en önemli faktörlerden birinin soğutma sisteminde kullanılar suyun kalitesi olduğunu belirttiğini fakat su kalitesinin sürekli biçimde kötü olduğunu, yeterli veri bulunamadığına karar verildiğini, işletme koşullarından ilgi örneklerin sağlanamadığı mevcut ve işletme koşullarının da nasıl olduğı yönünde bilgi sahibi olunamazken; ortaya çıkan arızanın kullanıcıdan kaynak olmadığı yönünde hüküm verildiğini,Davacı iş yerinde kullanılan suyun kalitesinin sürekli biçimde kötü olduğuna dair yeterli veri bulunamadığını, bununla birlikte soğutma sisteminde kullanılaı su arızanın mevcut olması hususunda bu denli önemli seviyedeyken, mahkeme tarafından mevcut arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığına nasıl ve ne şekilde karar verildiğini tarafça anlaşılamamış olduğunu; davacının bu iddiaları ispata muhtaç nitelikte olduğunu, nitekim, arıza sonrasında alınan örneklerin incelenmesi sonucunda korozyona rastlanılmış olduğunun da sabit olduğunu,█████████E numaralı dosya nezdinde bilirkişiler tarafından yapılan keşfin 2016 yılında yapılmış olduğunu; makinadaki arızanın ise 2013 yılının son aylarında, makinanın yaklaşık olarak 10 ay boyunca sorunsuz kullanımının ardından meydana geldiğini, benzer şekilde mahkemenin ████████E. numaralı dosyasındı yaptırılan incelemenin ise 2021 yılında gerçekleştirilmiş durumda olduğunu, arızanın meydana geldiği zamandan itibaren hangi şartlarda muhafaza edildiği bilinmeyen, atıl durumda bulunan ve kullanılmayan, herhangi bir dış müdahalenin ya da temizleme gibi bir eylemin olup olmadığı bilinemeyen bir parça, keşif ve bilirkişi raporunda yer almış almışsa da; bu parçanın delil niteliğinin de kalmadığını,Sayın Mahkeme tarafından verilen gerekçeli karar ile müvekkil şirket'in arızalı parçayı ücretsiz benzeri ile değiştirmesi gerekirken değiştirmediğini ve davacı yanın değişim için ödemiş olduğu ücreti ödemesi gerekeceğinde dair bir hüküm verilmiş olunsa da; müvekkil şirket tarafından, davacı tarafa arızanın ilk meydana geldiği zamanlarda yapılan analiz ve inceleme tekliflerinin davacı tarafından reddedildiğini ve ilgili parçanın teslim edilmemesi sebebiyle de üründe üretim hatası olup olmadığı hususunda ayrıntılı bir inceleme ile gerçekleştirilemediğini ve bu sebeple de bir raporun oluşturulamadığını, davacı tarafın üründeki şikayetten bahsetmesi üzerine tarafça aynı gün içinde müdahale gerçekleştirildiğini, arızaya soğutma suyunun aşındırıcı etkilisinin sebebiyet vermesi ihtimaline karşı davacı şirket nezdinde hemen sıvı örneğinin alındığını, dava dışı ve tarafsız 3.kişi ... Şti'ye su analizi yaptırılarak, ...değerinin 7.18 olduğu tespit edildiğini, bu değer korozif bölgede bulunmakla, korozif parçalar içerdiği de davacı şirkete bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından, davacının iddiası çerçevesinde hiçbir inceleme yapılmadan ayıp mevcut olduğunun kabulü hayatın olağan akışı ve ticari ilişkiler çerçevesinde değerlendirildiğinde de kabul edilebilecek bir husus olmayıp davacı şirketin müvekkili şirketin inceleme yapmasının engellemeye çalıştığının açıkça görülebileceğini,Mahkeme tarafından gerekçeli kararda belirtilen “Suyun asitlik dengesinin her parçada aynı sürede etki göstermesi elbette beklenemez.” tespitine katılmakla birlikte; hemen ardında yer alan “Ancak genel olarak sistemin çok daha uzun süreler sağlıklı biçimde çalıştığı da gözden kaçırılmamalıdır.” tespitine katılmanın mümkün olmadığını,Davacı işyerinde hali hazırda çalışmakta olan makinalar bulunmaktaysa dahi; bu makinaların isimleri, özellikleri ve hangi işte kullanıldıklarına dair herhangi bir bilgi dosyada mübrez olmadığını, sadece davacı beyanı dikkate alınarak yapılan bu tespit bir karşılaştırma ya da kıyaslama yapılmasını sağlayabilecek nitelikte olmadığını, kaldı ki; taraflarınca tüm dosya nezdindeki dilekçelerinde de belirtildiği üzere, müvekkil şirketin çeşitli müşterilerinden aldığı geri dönüşlerde ve/veya yapılan arıza bildirimine ilişkin incelemelerde; bazı durumlarda arızanın 9,5 aydan dahi kısa sürede meydana gelebildiğinin tespit edildiğini, önemle belirtmek gerekir ki; belirtilen sürelerin kısalması üründe bir üretim hatasının bulunduğunu asla göstermemekle birlikte; aksine kullanıcının makinaları yanlış kullanımı ile olaylara sebebiyet verdiğini gösterdiğini, Müvekkil Şirket, davacı şirkete her alanda destek vermiş olup; bu parçanın kendilerine tespit edilmesi ile birlikte yurtdışında yapılacak olan malzeme analiz raporunda çıkacak sonucun üretim hatasından kaynaklı olması halinde arızanın garanti kapsamında kabul edileceğini ve para iadesinin yapılacağını da belirttiğini, alıcının, ürünün üzerindeki arızanın tespit edilmesi hususunda bazı yükümlülüklere katlanmak zorunda olduğunu, fakat, davacı taraf ürünü teslim etmeyerek, bu tespitin yapılmasını engellediğini, ürününün incelenmesine izin bile verilmeyen herhangi bir firmanın, ürünün garanti kapsamında kalıp kalmadığını bilmesi de mahkemece takdir edeceği üzere mümkün olmadığını,Hal böyle iken; davacının ürünü teslim etmeyişinin, arızanın meydana gelmesinin hemen akabinde ve masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanacak şekilde bir analiz raporunun yaptırılmasını engelleyişinin, geçen yıllar boyunca parçanın nasıl ve hangi koşullarda muhafaza edildiğinin, üzerinde herhangi bir oynama veya iyileştirme yapılıp yapılmadığının tespitini ve davacının davasını ispatını engellediğini,Davacı tarafın kendi kusurlu hareketleri ile, basiretli bir tacirden beklenemeyecek hareketler sergilediğini, davacı tarafın kendi kusuruyla sebebiyet verdiği arıza kaynağının ortaya çıkartılması imkanını yine kendi kusurlu hareketleri ile engellediğini, bu sebepten ötürü; dürüstlük kuralına açıkça aykırı davranan davacı lehine hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte; Sayın Mahkemenin gerekçeli kararında ihbar süresi konusunda değerlendirme yapılmadığını, huzurdaki davanın konusu arızanın kaynağı ve hangi tarafın kusurlu olduğunun belirlenmesi iken; yaklaşık olarak 10 ay boyunca sorunsuz çalışan bir makinada, birden ortaya çıkan arızanın Müvekkil Şirket'e ihbar süresi içinde bildirilip bildirilmediğinin de araştırılması ve gerekçeli kararda bu hususa yer verilmesi gerektiğini, doğrudan söz konusu ayıbın gizli ayıp olduğunun tespitinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
İleri sürerek, yukarıda belirtilen ve re'sen dikkate alınacak sair nedenler ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, duruşma ve tehir-i icra taleplerinin kabulüne, talepleri doğrultusunda davanın reddine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine konu makinenin yağ soğutucusunun imalat hatası nedeniyle gizli ayıplı olduğundan bahisle, ayıbın giderimi için yapılan masrafın tazmini ve makinenin kullanılamadığı süre içerisinde oluşan iş kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.Mahkemenin █████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun iş kaybına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesi ile kabul edildiği, davalının istinaf sebeplerinin ise bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, kaldırma ilamı sonrası dosyanın mahkemenin yukarıdaki esasına kaydedildiği, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda davacı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak kök ve ek rapor alındığı, akabinde tahkikat bitirilerek, davanın parça değişimi için yapılan masrafa yönelik talep yönünden kabul edildiği, iş kaybından doğan zararın tazmini isteminin reddedildiği, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri; ilk derece yargılamasında sunulan cevap ve raporlara itiraz dilekçelerinin tekrarı mahiyetinde olup, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, yağ soğutucudaki arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olduğu, kullanılan suyun PH değerinin korozyona sebep olduğu, teknik raporların hüküm vermeye elverişli olmadığı, davanın reddi gerektiği yönündedir.Dosya içeriği belgelere göre; ilk derece mahkemesi tarafından, gerek kaldırma ilamı öncesi, gerekse kaldırma ilamı sonrasında tüm delillerin eksiksiz toplandığı, servis raporlarının, makine kullanım klavuzu ve garanti belgesinin, davacının aldırdığı delil tespiti raporunun, davalı tarafından sunulan su analizi raporunun, mail yazışmalarının dosya arasına alındığı, değişen parça üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görev yapan makine mühendisi ve metalürji mühendisi öğretim görevlilerinden oluşan heyet marifetiyle mahallinde, arızalı yağ soğutucu üzerinde keşfen inceleme yaptırılarak rapor tanzim ettirildiği,dosyaya mübrez ve tarafçarca inkar edilmeyen e-mail yazışamları kapsamından 2012 yılı Şubat ayında satın alınan makinenin yağ soğutucusunda █████/2013 tarihinde meydana gelen arızanın davalı yana e-mail yolu ile █████/2013 tarihinde bildiridliğ, ayrıca teknik servise de başvurulduğu, davalının ise özel bir şirkete yaptırdığı davacı iş yerinde kullanılan suya ilişkin analiz raporunu gerekçe göstererek arızanın garanti kapsamında olmadığını dair █████/2013 tarihli maili davacı yana gönderdiği, buna göre davalının TTK'nun 23/1-c bendi atfı ile TBK'nun 223 maddesi uyarınca ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı; yine mahkemece kaldırma ilamı öncesi metalürji mühendisi ve makine mühendisi tarafından yapılan teknik incelemede davacı iş yerinde kullanılan suyun ph değerinin uyumlu olup olmadığının tek bir ölçümle ortaya konulamayacağı belirtildikten sonra, arıza parça üzerinde inceleme yapıldığı, parçadan kesitler alındığı ve bir korozyona rastlanmadığının, davacı iş yerinde aynı model başka makinelerin sorunsuz çalıştığının, delinmenin kullanılan sudan kaynaklandığının ortaya konulamadığının, başkaca bir kullanıcı hatası da bulunmadığının, arızanın garanti kapsamında olduğunun, davalının garanti kapsamında olmadığı gerekçesi reddetmesi üzerine, parça değişiminin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin, tutardan davalının sorumlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece gerekçesi açıklanmak suretiyle hükme esas alınan teknik raporda, yağ soğutucuda korozyon bulunmadığının, arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olmadığının tespit edilmiş olması karşısında davalı yanın hükme esas alınan raporda arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olmadığına dair bir tespit yapılmadığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.992,25-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından fazla olarak yatırılan 4.737,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.744,75‬ TL'nin talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!