Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Yağların Restoran Yağ Satımı Sürmüş Atık İşlettiğini Bahse Başlattıklarını

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2024DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin restoran işlettiğini davalı ile aralarında atık yağların satımı konusunda anlaşıldığını, davalının aldığı atık yağ bedellerini ödemediğini bu sebeple icra takibi başlattıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini öne sürmüş itirazın iptalini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davalıya bahse konu fatura nedeniyle borçlu olmadıklarını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...eldeki dava faturaya dayalı alacak için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebidir. Davacı vekili fatura bedellerinin ödenmediğini öne sürmüş davalı ise kendilerinin bu faturadan borçlu olmadıklarını iddia etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık bir satım sözleşmesinin kurulup kurulmadığı ve kurulmuş ise edimlerin ifa edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Satım sözleşmesi hukuki işlem olmakla varlığı ancak yazılı delil ile ispat olunabilir. Sözleşmenin varlığı ve malın teslimini ispat davacıya bedelin ödendiğini ispat ise davalıya düşer. Tacir olan taraflar için ise usulüne uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan ticari kayıtlar kesin delil niteliğindedir. Bu kapsamda GİB bildirimleri ve defter kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde tarafların defterlerinin bir birini doğruladığı ve her iki defter kaydına göre de malların davalıya teslim ediliği ancak bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde davacının sözleşmenin varlığını ve malların teslimini ispatladığı anlaşılmaktadır. Davalının ise ödeme gibi bir iddiası zaten yoktur. Bu haliyle davacının takipte haklı olduğu görülmekle davanın kabulü gerekmiş; diğer yandan alacağın faturaya bağlanmakla likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmış buna ek olarak davalının kendi bildirim ve kayıtlarında dahi borçlu gözükmesine rağmen takibe geçilen alacağı inkar etmekle icra takibini ve alacağın tahsilini geciktirmekteki kötü niyeti dikkate alınarak icra inkar tazminatı oranı%35 olarak belirlenmiş ve davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, faturaların tek başına ispat vasıtası olmadığını, davacının sözleşme ilişkisini, mal teslimini ispat edemediğini, faturalardaki atık yağ miktarının, yağ birim fiyatlarının gerçeği yansıtmadığını, faturanın süresinde de düzenlemediği için yok hükmünde olduğunu, faiz oranının fahiş olduğunu, işlemiş faiz talep edilmesinin yerinde olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki ilişkinin alım satım ilişkisi olmasına, davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olmasına göre, davacı tarafın faturaya konu mal içeriğini teslim ettiği yönünde karine bulunmaktadır. Davalı taraf bunun aksini kesin deliller ile ispatlamalıdır. Davalı tarafça bu hususta kesin delil sunulmadığından ilk derece mahkemesince faturalara konu malların teslim edildiğinin ve itiraz edilmeyen fatura içeriğindeki bedellerin kesinleştiğinin kabul edilmesi yerindedir.Ancak ilk derece mahkemesince davalının kendi ticari defterlerinde dahi borçlu görünmesine rağmen borca itiraz ettiği, alacağın tahsilini geciktirdiği, kötüniyetli olduğu kabulü ile gerekçede %35 icra inkar tazminatına, hüküm fıkrasında ise % 30 icra inkar tazminatına hükmedilmesi; bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması hatalı olmuştur. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve Dairemizin uygulamasına göre; icra inkar tazminatı Borçlar Kanunu anlamında bir tazminat olmayıp, borçlunun haksız yere takibe itiraz etmesini önlemek için konulmuş bir müeyyidedir. Asgari sınırı ise takip tarihi itibari ile alacağın % 20'sidir. Yani bu orandan azına hükmedilemese de, bu oranın üzerinde icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Bunun için ise alacaklının, borçlunun itirazı üzerine uğramış olduğu zararın %20'den yüksek olduğunu iddia etmesi ve bu iddiasını ispat etmesi gereklidir. Somut olayda ise bu yönde bir delil sunulmamasına rağmen ilk derece mahkemesince hatalı gerekçe ile çelişki yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Davanın KABULÜYLE; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine yapılan itirazın iptaline,Hüküm altına alınan 30.081,15 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.054,84 TL harçtan peşin olarak yatırılan 363,51TL harcın mahsubuyla bakiye 1691,33 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, ( bu hususta daha önce harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına)b-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 363,51 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 4.263,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 3.120,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden aleyhe bozma yasağı da gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 513,80 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 280,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.449,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi....