Anahtar kelimeler: Düşmek Husule Atanacak Edimini Borcuna Firması Muaccel Fiilden Euro Ödemediğini

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Müvekkili ile davalı ...'ün (tek) sahibi ve yetkilisi olduğu (dava dışı) ... firması arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin 6.307,00 EURO alacağı husule geldiğini, müvekkilinin sözleşmesel edimini ifa ettiğini fakat ..., muaccel borcunu temerrüde de düşmek suretiyle ödemediğini, ....'nun 9360,00 euro borcunu sözleşmenin imzalanmasını müteakiben 7 gün içerisinde ödemesi gerekmekte olduğunu, ... muaccel borcunu ödemediğinden dolayı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, söz konusu firma mevcut borcuna itiraz ettiğini, Mahkemece atanacak bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile .... Firması ile davalı ...'ün malvarlığıın birbirine geçtiğini, müvekkilinin alacağından davalının sorumlu olduğu izahtan vareste olduğunu, borcun belli olduğunu itirazın ise haksız olduğunu, davayı açmadan önce başvurulan arabuluculuktan da bir sonuç alınamadığını, bu nedenle de davayı açmanın gerekli olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP/Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Dava konusu borç ... ile ... arasındaki ticari ilişkiye dayandığını, davacı mezkur borcun dava dışı ... 'ya ait olduğunu ve ...'ya karşı icra takibi başlattığını beyan ettiğini, davacı alacaklı olduğunu iddia ediyorsa işbu davayı dava dışı üçüncü kişi olan ...' ya karşı açması gerektiğini, müvekkile karşı açması hukuka ve kanuna aykırı olup pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi ne ...'nın ne de müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından hukuka aykırı şekilde ikame edilen icra takibi ve davanın haksız ve kötü niyetli olduğu aşikar olduğunu, mezkur davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan mahkeme aksi karardaysa esastan reddine karar verilmesini ve yargılama gidelerini ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERDosya kapsamına göre davalı bakımından bağlı olduğu vergi dairesinden dosyaya gelen bilgiye göre davalının 01.06.2010 tarihinde "gayrimenkul faaliyetleri için aracılık hizmeti faaliyetleri" için bilanço usulünde vergi mükellefi olduğu, davaya konu ticarettin çok öncesinde 31.12.2013 tarihinde ticaretini sonlandırdığı ve vergi mükellefiyetini kapattığı anlaşılmıştır.Davacının bilirkişi incelemesine sunduğu ... nun kestiği faturalara göre 2021 yılında; ...'nun 8 adet "... (PVDC" açıklamalı 72.736,30 EURO (ticari defterde TL karşılığı 699.976,09 -TL) fatura kestiği, 2022 Yılında, ... 3 adet "... (PVDC" açıklamalı 19.707,40 EURO (ticari defterde TL karşılığı 322.952,76 -TL) fatura kestiği, davacının ...'ya karşı ... nolu "FİYAT FARKI" açıklamalı 17.802,60 EURO (ticari defterde TL karşılığı 269.547,39 TL) fatura kestiği, iş bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.Alınan bilirkişi raporunda özetle, Davacının ticari defter kayıtlarında, davalı "..." ile ticari defter kayıtlarına rastlanmadığı, ...'nun yurt dışında Karadağ/Montegro'da olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, Dosyaya ticari defter kayıtlarını sunmadığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre ... firmasına mal satmadığı, ... firmasından "..." açıklamalı mal satın aldırının kayıtlı olduğu, 03.02.2021 tarihinde ilk mal alımı olduğu 28.03.2023 tarihinde kestiği son mal alımı ile ticari ilişkinin sonlandığı, Ticari ilişki süresince 2021 yılında; ...'nun 8 adet "..." açıklamalı 72.736.30 EURO (ticari defterde TL karşılığı 699.976,09 -TL) fatura kestiği, davacının bu faturalar karşılığında 62.348,70 EURO (ticari defterde TL karşılığı 614.564,96 TL) ödemesi olduğu, 2021 ticari defter kapanış kaydında ...'nun davacıdan 85.411.03 -TL ALACAKLI olduğunun kayıtlı olduğu, 2022 Yılında, ...'nun 3 adet "..." açıklamalı 19.707,40 EURO (ticari defterde TL karşılığı 322.952,76 -TL) fatura kestiği, davacının bu faturalar karşılığında 52.285,00 EURO (ticari defterde TL karşılığı 820.817,65 TL) ödemesi olduğu, Davacının 06.01.2022 tarihinde ...'ya ... nolu "FİYAT FARKI" açıklamalı 17.802,60 EURO (ticari defterde TL karşılığı 269.547,39 TL) fatura kestiği, neticeten Dava dosyasındaki tek ve nihai belgeler olan davacının ticari defter kayıtlarına göre, ticari ilişkinin sonlandığı 2022 ticari defter kapanış kaydında ve dava tarihinde, davacının ...'ya fazla ödemesi olduğu ve bu ödemeyi verilen sipariş avansları hesabında ... nın 682.001,15 TL borçlu olarak kayıtlı olduğu, Ticaret Hukuk Nitelikli hesap yönüyle Dava dışı ticaret şirketinin tüzel kişilik perdesi kaldırılarak Davalı ortağı sorumlu tutma uygulaması için şartların gerçekleşmiş sayılamayacağı tespit edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, davalının dava dışı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak dava dışı şirketin ödenmediği iddia edilen alacağın davalıdan tahsili talebine ilişkin olup mahkememiz görevli ve yetkilidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, █████████ Karar sayılı kararında organik bağ kavramı şu şekilde açıklanmıştır:"... Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (Baycık, G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (Seminer Bolu/Abant – 06 Nisan 2019), Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, Ankara 2019, s. 20). Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir."Somut olayda, davacının istediği husus hem bu tanıma uymamakta hem de davalının gerçek kişi olduğu dikkate alınarak şirketler arasında bir araştırma yapılması gerektiği tanımına uymamakta ve yine davalının davaya konu ticarettin çok öncesinde 31.12.2013 tarihinde ticaretini sonlandırdığı ve vergi mükellefiyetini kapattığı da dikkate alınarak dava dışı ... şirketinin ortağı olduğuna dair belge sunulmuş ise de dava dışı şirketin borcundan davalının sorumlu tutulmasına dair (mal kaçırma amacıyla hareket edilmesi gibi) somut bir belge de sunulmadığı anlaşılmakla (mutabakat metni, taraflar arasında yapılan sözleşme, davalı adına açılan bir defter kaydı vs) dava dışı ticaret şirketinin tüzel kişilik perdesi kaldırılarak Davalı ortağı sorumlu tutma uygulaması için şartların gerçekleşmediği kanaatine varılarak buna göre açılan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.225,39-TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,6-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır