Anahtar kelimeler: Naterliğinin Özetidavacı Davaitirazın Kefiller Vadesinde Kadıköy Kredinin Akdedilen Muacceliyet Bankacılık

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar TARİH:█████/2022DAVA:İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Banka ile ... A.Ş. arasında akdedilen 28.05.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile 9.000.000,00 TL kredinin anılan şirkete tahsis edildiğini, kredi borcu vadesinde ödenmediği için hesabın 27.02.2018 tarihinde kat edildiğini, borçlu şirketin ve müteselsil kefiller... ve ...'ya Kadıköy 26. Naterliğinin 27.02.2018 tarihli muacceliyet ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmayınca davalılar hakkında... sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, haciz yoluyla icra takibinde ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiğini ve borçluların takibe itiraz ettiklerini, alacağın usulü dairesinde kat edilerek icra takibine başlanıldığını ve davalıların itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın davalı borçlulardan takip miktarı kadar alacaklı bulunduğunu, faiz oranının sözleşme ve yasalara uygun olarak talep edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkillerinin borcu bulunmadığını, müvekkillerinin defter ve belgeleri ile banka kayıtları incelendiğinde bu hususun açıklığa kavuşacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"Dava; Hukuki niteliği itibariyle ... sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Dava dosyasının içinde bulunan... sayılı dosyası incelendiğinde; ... A.Ş., ... ve ... aleyhine ... Bankası A.Ş. vekili tarafından;283.785,61-TL Asıl Alacak,13.504,21-TL İşlemiş Temerrüt Faizi,1.595,28-TL Faizin %5 Gider Vergisi,100,20-TL İhtiyati Haciz Masrafı, 485,00-TL Haciz Vekalet Ücreti olmak üzere 299.470,30-TL,Tutarındaki toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (283.785,61-TL yıllık %21,45) temerrüt faizi, faizin %5'i oranında gider vergisi, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile tahsili talebidir. (Fazlaya ilişkin ve takipten sonra temerrüt faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklıdır) TBK.100.madde gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi, masraf ve ferilere mahsup edilecektir.” (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ D.İş sayılı ve 17.05.2018 tarihli ihtiyati haciz kararı) açıklaması ile borçluya tebliğe gönderildiği, ödeme emrinin davalı ... A.Ş.'ye 31.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'ya 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı...'ya ise bilâ tebliğ edildiği, borçlular vekili tarafından 01.06.2018 tarihli Dilekçeler ile “müvekkilin alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığından, müvekkillerin takip alacaklısı hakkında açacağı tazminat davaları ve sair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla borca, borcun sebebine, işleyecek faize, işlemiş faize, faiz oranına ve sair tüm hususlarla takibe itiraz eder ve tüm müvekkiller açısından takibin durdurulmasını talep ederiz,” açıklaması ile yapılan itlraz neticesinde duran takibin devamını sağlamak için iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalılar vekilinin davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı iddiası yerinde bulunmamaktadır. Konuya ilişkin İİK 67.maddesinde, kanun hükmünde öngörülen bir yıllık sürenin itirazın tebliğinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür. İcra dosyasında itiraz dilekçesinin davacı/takip alacaklısına tebliğ edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamakta olup dolayısıyla kanun hükmünde öngörülen hak düşürücü süre başlamayacaktır. Mahkememiz █████/2021 tarihli verilen ara kararı uyarınca, dosyanın mali müşavir ve bankacı bilirkişiye verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının olduğunu, davalı defterlerinde davacı banka kredi hesaplarının diğer banka hesapları ile birlikte torba hesap şeklinde tutulduğunu, kayıtlardan hangi bankaya ne kadar borçlanıldığı ve ne tutarda ödeme yapıldığının, bakiye borcun tespit edilemediğini, ... sayılı dasyası ile takip tarihi itibariyle, 281.565,74-TL Anapara, Asıl Alacak, 13.421,30-TL İşleyen Temerrüt Faizi, 671,07-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 295.658,11-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte; davacının takipte istediği alacağın tespitleri aşan (3.812,19 TL) kısmının sunulan belgelere ve takip talebi ile bağlı olarak, yerinde olmadığı, davacı 281.565,74-TL matrah üzerinden takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık % 21,45 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini davalıdan talep edebileceği, şekilde görüş bildirilmiştir.Mahkememiz █████/2021 tarihli duruşmasında verilen ara kararı uyarınca dosyaya rapor sunan heyete tevdii ile tarafların itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi ek raporunda; Hesaplamaların banka kayıtları ile uyumlu olduğu, tarafların itirazlarının hukuki nitelemesi, dayanılan hukuki sebep, alacak tutarı vb. esasların somutlaştırılması gerektiği, kök raporda varılan sonuçlarla bağlı kalındığı, belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı Banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, davalılar ... ve ...'nun da bu sözleşmeye 10.350.000,00-TL miktarla müteselsil kefil sıfatıyla kesil oldukları dosyaya sunulu kayıtlardan anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından kullanılan kredinin geri ödenmesini temin için davalılara kat ihtarı gönderildiği, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, davalıların takipteki borca itiraz ettikleri görülmüştür.Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 26.maddesinde, taraflar arsındaki her türlü anlaşmazlıkta bankanın defter, kayıt ve belgelerinin HMK 193.madde uyarınca geçerli ve bağlayıcı delil olacağı kararlaştırılmıştır.Bilirkişi kök ve ek raporları usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğu, kat, temerrüt ve takip tarihlerine göre faiz hesabının yapıldığı, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmelerini imzaladığı, TBK.nun 583. maddesinde kefalet ilişkisinin tüm yasal unsurlarını barındırdığı anlaşılarak rapora itibar edilmiştir. Davalılarının icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptaline, 281.565,74-TL asıl alacak, 13.421,30-TL takip öncesi işlemiş temerrüt faizi, 671,07-TL faizin % 5 gider vergisi 95,00-TL ihtiyatı haciz masrafı, 485,00-Tl ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 296.238,11-TL tutar üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %21,45-TL oranında faizi ve faizin % 5 gider vergisiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.Davalıların takibe yapmış olduğu itirazın kısmen haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında 56.313,15-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalıların ... sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptaline, takibin 281.565,74-TL asıl alacak, 13.421,30-TL takip öncesi işlemiş temerrüt faizi, 671,07-TL faizin % 5 gider vergisi, 95,00-TL ihtiyatı haciz masrafı , 485,00-Tl ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 296.238,11-TL tutar üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 21,45-TL oranında faizi ve faizin % 5 gider vergisiyle devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarın % 20 oranında 56.313,15-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 10.05.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. Sayılı ilamının reddedilen kısım yönünden istinafen incelenerek kaldırılmasını ve de dava dilekçesindeki talebin tamamına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, şöyle ki;Yerel mahkemenin gerekçeli kararında dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu sebeple denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun belirtildiğini, belirtilen raporlara karşı yapmış olunan itirazların değerlendirilmeden birbirini tekrarlar mahiyette bilirkişi raporları tanzim edildiğini ve de bu raporların yerel mahkeme dosyasının kararına dayanak alındığını, iş bu durumun hatalı ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunun açık göstergesi olduğunu,Dosyaya sunulan 04.06.2021 tarihli kök bilirkişi raporuna karşı yapılmış olunan 21.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere; "bilirkişi raporu ile davalı tarafların müvekkil bankaya karşı borçlu olduklarının tespitine bir diyeceğimiz bulunmamaktadır. Bu hususa katılmakla birlikte mevcut borcun hesaplanması konusunda müvekkil bankanın;... Sayılı dosyasında icra takip tarihi itibariyle toplam 295.658,11-TL alacaklı olduğu ve takip talebindeki 3.812,19-TL'lik kısmın yerinde olmadığı hususlarının tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını" belirttiğini, şöyle ki;Davalı şirket; müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu krediye ait ilk ödemeyi ilk taksit tarihi olan 01.11.2017 tarihinde ödeme yapmadığını, söz konusu ödemeyi müvekkili bankaya 29.12.2017 tarihinde yaptığını, yaklaşık 2 ay sonra yapılan bu ödeme bilirkişi tarafından gününde yapılmış gibi hesaplamaya esas alındığını, 01.11.2017- 29.12.2017 tarihleri arasındaki anaparaya uygulanan faizi dikkate alınmadan hatalı ve eksik hesaplamanın yapıldığını,Bununla birlikte davalı şirket tarafından 01.02.2018 tarihindeki kredi taksit ödemesinin gerçekleşmemiş olduğunu, bilirkişi raporunda ilgili dönem faizine ilişkin anaparanın 180.835,94-TL olarak esas alınmasının da yerinde olmadığını, zira; faize ilişkin anaparanın 180.835,94-TL yerine 265.755,40-TL üzerinden hesaplanması gerektiği hususunun sabit olup bilirkişinin anapara ücretini düşük göstererek eksik miktarda faiz hesaplamasının yaptığını, belirtilen sebeplerle; talep ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit arasında 3.812,19-TL gibi bir farkın ortaya çıktığını,Dosyaya sunulan bilirkişi ek raporunda da sunulan beyan ve itirazların irdelenmeden birebir aynı mahiyette raporun tanzim edildiğini ve bu raporların hükme esas alındığını, iş bu sebeple yerel mahkeme kararının reddedilen kısım yönünden istinafen incelenerek kaldırılmasını ve huzurdaki davanın tümden kabulüne karar verilmesini,İleri sürerek, açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasına sunulmak üzere tehir-i icra kararının tanzimini, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.05.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamının reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını ve dava dilekçesindeki talebin tamamına karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve yasal vekâlet ücretinin de davalılara yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyası ile açılan davada,... sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın İptaline, takibin devamına, itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının ödenmesinin talep edildiğini,Yapılan yargılama neticesinde, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ Sayılı kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalıların... sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptaline, takibin 281.565,74-TL asıl alacak, 13.421,30-TL takip öncesi işlemiş temerrüt faizi, 671,07-TL faizin % 5 gider vergisi, 95,00-TL ihtiyatı haciz masrafı , 485,00-Tl ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 296.238,11-TL tutarı üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 21,45-TL oranında faizi ve faizin % 5 gider vergisiyle devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarın % 20 oranında 56.313,15-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili davacıya verilmesine, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın reddine, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini, şöyle ki,İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği gibi, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, ancak kök rapor ve bu kök raporun tekrarı niteliğindeki ek raporun eksik ve hatalı olduğunu,04.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı, 17.06.2021 tarihli dilekçe ile sunmuş olunan beyan ve itirazlar çerçevesinde dosyanın incelenmek ve ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdii edildiğini, bilirkişi heyetinin ise ek raporunda kök rapora karşı yapmış olunan itirazların yeterli şekilde incelemediğini, ek raporunda da kök raporu tekrar ettiğini, bu rapora karşı da itiraz edilerek dosyanın itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi tarafından incelenmesi talep edilmiş ise de, mahkemece reddedilerek rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu,Davacı banka, müvekkillerin 28.05.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan borcunu ödemediğini iddia etmişse de, davacının bu iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu,müvekkillerin defter ve belgeleri ile banka kayıtları incelendiği zaman bu hususun açıklığa kavuşacağını dosya kapsamında sunulan dilekçe ve beyanlarda belirttiğini, bilirkişi heyeti kök raporunda, yapılan ilk tespitler arasında ticari defter ve belgelerin incelenmiş olduğu ve neticeden defter kayıtlarında müvekkillerin borçlu olup olmadığı hususunun tespit edilmediğinin belirtildiğini, bu hususta kök rapora karşı yapılan itiraz ile, borcun olmadığı açıkça ortada iken yapılan tespitin bir belirsizlik varmışcasına yansıtılmış olmasını kabul etmediğini açıkça belirttiğini, ancak bilirkişi heyetince itirazların temelli yapılan incelemede,"..hangi bankaya hangi tutarda borçlanıldığı ve ne kadar ödeme yapıldığı, bakiye ne kadar tutarın kaldığı tespit edilememektedir. Kök raporumuzu mali yönden değiştirecek bir husus mevcut değildir." denilmekle kök raporu tekrar edildiğini,Kök rapora karşı yapılan itirazların nazara alınmadığını, nitekim yargılama süresince en önemli ispat araçlarından olan ticari defter ve belge incelemesi neticesinde varılan sonuç borcun varlığına ya da yokluğuna işaret etmediği tekrar tespit edilmiş olmasına karşın, yeniden kök rapordaki borca ilişkin hesaplamanın tekrar edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,İncelemesi yapılan ticari defter, belge ve kayıtlarda da görüldüğü üzere, müvekkillerin davacı bankaya borcu olduğunu gösteren bir kayıt bulunmamaktadır.Bu halde, bilirkişiler tarafından varlığı davalı taraf kayıtlarında tespit edilemeyen borca ilişkin hesaplama yapılmaması gerekirken, yalnızca davacı bankanın kayıtları esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış olması haksız ve hukuka aykırıdır. bilirkişi ek raporunda da, tespit edilemeyen borç iddiasına dair hesaplama yapılmıştır. iki rapor da bu yönüyle hatalı olup, hükme esas alınmaları kabul edilebilir değildir. Nitekim ilk derece mahkemesince HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE yönünden yapmış olduğumuz itirazımıza ilişkin yapılan tespit ve değerlendirme de haksızdır. Müvekkillerimiz adına borca ve takibin ferilerine itiraz dilekçesi 01.06.2018 tarihinde ... Sayılı icra takibi dosyasına sunulmuş olup; davacı banka tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmamıştır. Davanın bu sebeple de Reddi gerekmekte iken, Kısmen Kabul Kısmen Reddi yönündeki karar haksızdır.Davacı banka tarafından başlatılan ... Sayılı icra takibi dosyasında takibin müstenit olduğu ilam olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının; ayrıca borcun sebebinin 28.05.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve Kadıköy 26. Noterliğinin 27.02.2018 tarihli ihtarnamesi olarak belirtilmesine rağmen işbu belgeler, müvekkillerimize gönderilen ödeme emirlerinin ekinde tebliğ edilmemiş olup; keza işbu belgeler takip talebine de eklenmemiştir. İİK md. 58/5:" Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir."İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince eğer alacak belgeye dayanıyor ise borçlu sayısından bir fazla öğreniğinin icra dairesine verilmesi ve takip talebine eklenmesi zorunlu tutulmuştur. Söz konusu icra dosyasında fiziken ve UYAP ortamında müstenit belgeler mevcut değildir. Takibin kabulü şartlarına uyulmaması sebebi ile müvekkillerimiz, borçlu tutuldukları 28.05.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni, kendilerine ait olduğu iddia edilen imzaları, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ D.İş sayılı ihtiyati haciz kararını ve Kadıköy 26. Noterliği'nin 27.02.2018 tarihli ihtarnamesini görememiş; söz konusu icra takibi şikayete tabi hale gelmiştir. Bu kapsamda yapmış olduğumuz itirazların İlk derece mahkemesince değerlendirmeksizin itirazın iptaline karar verilmesi haksız ve hukuka aykırıdır.Neticeten, hiçbir itirazımız değerlendirilmeksizin tanzim edilen bilirkişi raporları esas alınmak sureti ile verilen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILARAK davanın tüm davalılar yönünden tümden reddine, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA karar verilmesi talep edilmektedir.İleri sürerek, İşbu gerekçeli istinaf dilekçemizde izah edilen ve Başkanlığınız tarafından RE'SEN dikkate alınacak sebeplerle; Dosya kapsamındaki beyan ve itirazlarımız değerlendirilmeksizin, eksik ve hatalı değerlendirmeler sonucu tanzim edilen bilirkişi raporları esas alınmak sureti ile verilen usul ve yasaya aykırı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILARAK davanın tüm davalılar yönünden tümden Reddine; İstinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA; Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı banka ile davalı asıl borçlu...A.Ş. arasında akdedilen, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur. Somut davada dava değeri= 299.470,30 -TL.'dir. Mahkemece 296.238,11-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 3.232,19-TL yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince ret edilen 3.232,19-TL bedel istinaf edilmiş olup,2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından kısmen ret kararı verilen miktar yönünden karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalılar vekili, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıların davacı bankaya borçlu olmadığını, sadece davacı banka kayıtları dikkate alınarak karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ödeme emri ekinde ihtiyati haciz kararı, genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarnamesinin bulunmadığını ve takibin usulüne uygun olarak yapılmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davalının davacı banka ile diğer banka hesaplarının torba hesap şekilde tutulduğu, banka bazında borcun ve ödemelerin tespit edilemediği, bankalara 11.996.269,29 TL borcun göründüğü belirtilmiştir. Davalı kayıtlarından davacı bankaya dava konusu borca ilişkin yapılan ödemeler ve borç tutarı belirlenemediğinden ve davacıya olan borcunu ödediği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden banka kayıtları dikkate alınarak hesaplama yapılması ve bu hesaplamanın hükme esas alınması isabetli olup, aksi yöndeki davalılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, icra takibine itiraz dilekçelerinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve hak düşürücü sürenin başlamadığı dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, icra takip dosyasında takip talebi ekinde kat ihtarı, tebligatlar, ihtiyati haciz kararının bulunduğu, borcun sebebi olarak genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarının gösterildiği, bununla birlikte ödeme emri ekinde ve takip talebinde borcun dayanağı olan belgelerin yer almamasının tek başına icra takibini usulsüz hale getirmediği anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.236,03-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 5.059,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.177,03-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde davalılar yönünden Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere; davacı yönünden kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.