Anahtar kelimeler: Üyesinin Harçlandırma Kurucu Nöbetçi Sicili Gazetesinin Sayfasında Yılının Ölen Yana

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davalı şirketin, 16.07.2010 tarihinde 5 ortak ile kurulduğunu ve ana sözleşmesinin 22.07.2010 tarihinde 7612 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... sayfasında yayınlanarak tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin davalı şirketin, kurulduğu tarihten bu yana %41 pay oranı ile kurucu ortağı olduğunu, davalı şirketin %41 pay oranı ile diğer kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...’ın 2012 yılının Ocak ayında vefat ettiğini, ölen yönetim kurulu üyesinin mirasının, mirasçıları tarafından reddi miras talebi ile açılan Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E., ... K. sayılı kararı ile reddedildiğini, ölen yönetim kurulu üyesi ...’ın borçları nedeniyle davalı şirketteki hisseleri üzerine 30.01.2012 tarihinde Kadıköy .... İcra Md.’nün .... E. sayılı dosyasından haciz konulduğunu, davalı şirketin kurucu ortaklardan olan ....’ın vefatından bu yana hiçbir ticari faaliyet gösterilmediğini, şirket ortaklarının, şirketin 2012 yılından bu yana hiçbir faaliyette bulunmamasına rağmen tüzel kişiliğinin devam etmesini uygun görmemekte olup genel kurul kararı alarak şirketin feshine karar vermek istese de, Türk Ticaret Kanununda öngörülen gerekli karar nisaplarını sağlayamadığını, bu nedenle şirketin feshi talepli dava açıldığını ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Ve .... K. Sayılı kararı ile davalı şirketin feshine, TTK 536/3 maddesine göre şirket ortaklarından ...'nün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, tasfiye memuru tarafından alacaklılara kanun gereği çağrılar yapılmış ve en nihayetinde şirketin kati bilançosunun oluşturulduğunu, Kati bilanço genel kurulun toplanamaması nedeniyle genel kurulda onaylanamadığından şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanamadığını ve şirketin Ticaret Sicilden silinmediğini, davalı şirketin halen tasfiye halinde olarak göründüğünü, neticede; davanın kabulüne, kati bilançonun onaylanmasına, tasfiye işleminin sona erdiğine ve Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret A.Ş.’nin kapanarak ticari sicilden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalı şirket ile tasfiye memuruna tebliğ edildiği ancak her iki tarafın da cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava, davalı şirketin tasfiye işleminin sona erdiğinin tespiti ile şirketin sicilden silinmesi istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler Prof. Dr. .... ile ... tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda ; Tasfiye memuru tarafından davalı şirketin genel kurulu toplantısına çağrılmadan mahkemeden kati tasfiye bilançosunun onaylanmasının talep edilemeyeceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
HMK'nın 114/1 nci maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen Kanun'un 115 nci maddesi hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar tasfiye sonu bilançosunun genel kurul yerine onaylanması amacıyla huzurdaki davayı açmış ise de;tasfiye memurunun genel kurulu toplantıya çağırarak tasfiye sonu bilançosunun onaylanması mümkün olup bu prosedüre uyulmadan ve genel kurulun toplanmasına ilişkin yeterli çoğunluğun da bulunması dikkate alındığında davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1(h) ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!