Anahtar kelimeler: Özetidavacı Gelibolu Davaitirazın Marmaraereğlisi Çanakkale Pafta Tekirdağ Mevkii Satımdan Caddesi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:█████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu arasında bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde protokoller akdedildiğini, bu sözleşmeler ile davalıya ait Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, ... Mevkii ... pafta ... parsel adresindeki istasyonda ve Tekirdağ İli, Marmaraereğlisi İlçesi, ... Caddesi, No:... Karşısı ... pafta ... parsel adresinde kayıtlı bulunan 7.500 m2 istasyonda akaryakıt bayiliği hakkı verildiğini, müvekkili şirket tarafından istasyonun işletilmesi amacıyla ayrıca yatırım da yapıldığını, bayilik sözleşme hükümleri ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince akaryakıtı münhasıran müvekkili şirketten satın alınarak nihai tüketiciye satışı da davalı tarafça kabul edildiğini, davalı borçlunun Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nden kaynaklanan ticari ilişki kapsamında cari hesap borçlarını zamanında ve eksiksiz olarak ifa etmediğini, borçlu şirketin müvekkili şirkete ödemelerini zamanında yapmamış olması ve yaşanan gecikmeler sebebiyle oluşan vade farkından doğan 14.158,31 TL tutarında borcu bulunduğunu, borçlu şirket borcunu ödemediğinden bayi aleyhine ... sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ edilmesine karşın davalı borçlu tarafça borca işlemiş faize, ferilerine itiraz edildiğini, davalı borçlunun itirazının süresinde olması nedeniyle ... takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazının hiçbir geçerli nedene ve gerekçeye dayanmayıp, borçlu itirazında kötü niyetli olup haksız olarak takibini durdurmak ve zaman kazanmak maksadıyla itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişki dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun mesnetsiz ve haksız dosya borcuna ve tüm ferilerine, işlemiş faize yönelik tüm itirazlarının iptaline,... sayılı dosyası üzerinden itiraz olunan ve takibin durdurulduğu kısım yönünden takibin devamına, borçlu aleyhine takipteki asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında görülmekte olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dava,(kısmen) kabul ile sonuçlanmış olup ...Petrol'ün kararı istinaf etmiş olması sebebiyle dosya halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ████████ sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ... Petrol o davada davalı, müvekkilinin ise davacı olduğunu, müvekkilinin o davada, .... Petrol'ün elinde bulundurduğu banka teminat mektubunu fazla miktarda nakde çevirdiği iddiasına dayandığını, ... Petrol ise bu iddiayı reddettiğini, iddiayı red gerekçesi olarak bu davaya konu olan 30.198,13 TL meblağlı vade farkı faturasına dayandığını ancak İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dava dosyasında bu faturanında kabul edilerek hesaplama yapıldığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ████████ sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının taleplerinin hem haksız hem de açıkça kötü niyetli olduğu ortada olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine alacağın %20'sis oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında bayilik sözleşmesi düzenlendiğinin, bayilik sözleşmesi kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı tarafından düzenlenen faturalardaki borçlarının davalı tarafından vadesinde ödenmediğinin bu nedenle davacının takibe konu █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli vade farkı faturasını düzenlediğinin, bu fatura bedelinden ödenmeyen kısmın takipte talep edilen 14.158,31 TL olduğunun beyan edildiği, davaya konu ... Sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından dava dilekçesinde beyan edilen █████/2017 tarihli 30.198,12 TL fatura nedeniyle davalı aleyhine 14.158,31 TL asıl alacak, 1.168,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.326,95 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, dosyamız tarafları arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi kapsamında dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısına █████/2013 tarihli 250.000 TL bedelli teminat mektubu verildiği, bu teminat mektubunun 205.000 TL'sinin █████/2017 tarihinde, 45.0000 TL'sinin ise █████/2017 tarihinde dosyamız davacısı tarafından nakde çevrilerek tahsil edildiği, dosyamız içerisine alınan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası incelendiğinde davacısının dosyamız davalısı davalısının dosyamız davacısı olduğu, dosyamız davalısı tarafından sunulan dava dilekçesinde taraflar arasında yukarıda belirtilen sözleşme kapsamında dosyamız davalısının 173.960,60 TL cari hesap borcu bulunmasına rağmen dosyamız davacısı tarafından teminat mektubunun tamamının tahsil edildiğinin beyan edilerek teminat mektubundan bakiye kalan 76.039,01 TL'nin ödenmesi için başlatılan icra takibine dosyamız davacısı tarafından yapılan itiraz ile takibin durması nedeniyle itirazın iptali talepli davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde dava dosyamıza ve icra takibine konu dosyamız davacısı tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli faturanın da teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle tahsil edildiği belirtilerek bu fatura bedelinin de teminat mektubu bedelinden mahsup edilip hesaplama yapılarak takibin 45.840,89 TL üzerinden devamına karar verildiği, karara karşı dosyamız davacısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile kesin olmak üzere dosyamız davacısının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas █████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda davamıza konu icra takibine konu █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli faturanın █████/2013 tarihli 250.000 TL bedelli teminat senedinin nakde çevrilmesiyle icra takibinden önce tahsil edildiği anlaşıldığından ... sayılı takip dosyasında █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli fatura nedeniyle alacak talep edilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ek kararında;Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli dilekçede mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğinin, cevap dilekçelerinde kötüniyet tazminatı taleplerinin bulunduğunun ancak mahkeme tarafından bu hususta karar verilmediğinin beyan edilerek 6100 sayılı HMK'nun 305/A maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilerek hükmün tamamlatılmasının talep edildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası incelendiğinde davacısının dosyamız davalısı davalısının dosyamız davacısı olduğu, dosyamız davalısı tarafından sunulan dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında dosyamız davalısının 173.960,60 TL cari hesap borcu bulunmasına rağmen dosyamız davacısı tarafından teminat mektubunun tamamının tahsil edildiğinin beyan edilerek teminat mektubundan bakiye kalan 76.039,01 TL'nin ödenmesi için başlatılan icra takibine dosyamız davacısı tarafından yapılan itiraz ile takibin durması nedeniyle itirazın iptali talepli davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde dava dosyamıza ve icra takibine konu dosyamız davacısı tarafından düzenlenen █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli faturanın da teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle tahsil edildiği belirtilerek bu fatura bedelinin de teminat mektubu bedelinden mahsup edilip hesaplama yapılarak takibin 45.840,89 TL üzerinden devamına karar verildiği, karara karşı dosyamız davacısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile kesin olmak üzere dosyamız davacısının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında dosyamız davacısı tarafından dosyamız davasına konu fatura dışında dosyamız davacısından █████/2017 tarihli 60.000 TL bedelli cezai şarta ilişkin faturadan dolayı da alacağı bulunduğunun iddia edildiği ancak delillerini süresinde sunmaması nedeniyle bu iddia ve talebinin reddine karar verildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında alınan raporda 60.000 TL fatura alacağın kabulü halinde davacının davalıdan 14.158,31 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, dosyamız davacısı tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında karar verilmeden önce icra takibinin başlatıldığı, İİK'nun 67.maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davanın reddine karar verilmesinin yeterli olmadığı, takibi başlatanın kötüniyetli olduğunun da ispat edilmesi gerektiği davalı tarafça davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yönünde hükmün tamamlanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile "1-Davalı vekilinin hükmüm tamamlanması talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken 14.158,31 tl vade farkı borcu bulunmakta olduğunu,Davalı/borçlu bayi Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nden kaynaklanan ticari ilişki kapsamında cari hesap borçlarını zamanında ve eksiksiz olarak ifa etmediğini; borçlu şirketin Müvekkili Şirket'e, ödemelerini zamanında yapmamış olması ve yaşanan gecikmeler sebebiyle oluşan vade farkından doğan 14.158,31 TL tutarında borcu bulunmakta olduğunu; borçlu ile süregelen Bayilik Sözleşmesi'ne bağlı bayilik ilişkisi kapsamında gerçekleştirilen ürün alımları (beyaz ürün, motorin, benzin) ve istasyonlarda kurulu bulunan otomasyon cihaz ve sistemlerine ilişkin bakım ve hizmet bedellerine ilişkin olarak düzenlenen, detayları dava dilekçesi ve ekinde mübrez 7 adet e-fatura vadesinde ödenmediğini; yaşanan gecikmeler dolayısıyla da Müvekkili Şirket tarafından vade farkı işletilerek 30.198,12.TL bedelli vade farkı faturası tanzim olunduğunu ve yine işbu faturanın da borçluya gönderildiğini; yine cezai şart bedeli olan 60.000,00-TL'nin de işbu dava davalısına fatura edilmiş olup; yapılan cari hesaplama uyarınca 14.158,31-TL cari alacak oluştuğunu; kısmi cezai şart faturası da dikkate alındığında bakiye cari alacağın vade farkı faturasından kaynaklandığının izahtan vareste olduğunu,İşbu 14.158,31-TL cari alacaklarının ödenmesi için ilamsız icra takibine başlandığını; borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ edilmesine karşın, davalı-borçlu tarafça borca, işlemiş faize, fer’ilerine itiraz edildiğini; davalı-borçlunun itirazının süresinde olması nedeniyle,... takibin durdurulmasına karar verilmiş; haksız itirazın iptali için 'işbu istinaf incelemesine konu dava' ikame edildiğini,Davanın, davalı tarafından ikame edilen İstanbul 3. ATM ███████. E. sayılı dosyası gerekçe gösterilerek reddedilmesinin hatalı olduğunu,Huzurdaki dosya gerekçeli kararında; "İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas █████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda davamıza konu icra takibine konu █████/2017 tarihli 30.198,12 TL bedelli faturanın █████/2013 tarihli 250.000 TL bedelli teminat senedinin nakde çevrilmesiyle icra takibinden önce tahsil edildiği anlaşıldığından.." şeklinde belirtilerek davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E., █████████ K. Sayılı dosyasında davacı, işbu dosya davalısı olup; müvekkil şirket tarafından kesilen 18.04.2017 tarihli 30.198,12-TL bedelli vade farkı faturası ile 25.04.2017 tarih 60.000-TL bedelli kısmi cezai şart faturası dikkate alındığında müvekkil şirketin cari hesapta 14.158,31-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini ancak o dosya davalısı müvekkili şirket tarafından cezai şart hesaplaması için gereken satış taahhüdüne ilişkin protokolün süresinde sunulmadığından cezai şart hesaplaması yapılamadığını, bu nedenle cari alacaklarının ispat olunamadığını,Tam da bu nedenle, genel zamanaşımı süresi içerisinde; cari alacaklarına ilişkin işbu dava ikame edildiğini, işbu dava ekinde cezai şart hesaplamasına konu satış taahhüdünü içerir protokol de dava dilekçeleri ekinde dosyaya ibraz edildiğini; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E. Numaralı dosyada satış taahhüdüne ilişkin protokol süresinde sunulmadığından; alacaklarına ilişkin hüküm kurulmadığını, bilakis, davalı alacaklı gibi göründüğünü; Mahkeme; gerek cevaba cevap dilekçelerinde gerekse son duruşmada yapmış oldukları itirazlarına rağmen bu hususu dikkate almadığını ve belirtmiş oldukları gerekçeleri, kararında hiçbir şekilde nazara almadığını,Esasen işbu davaya konu cari alacağın; vade farkı alacağından kaynaklanmakta olup, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E. Numaralı dosyasında cezai şart hesaplaması yapılmadığından sanki bu tutar esas alacak kaleminden mahsup edilmiş gibi görünmekte olduğunu; oysa ki delillerin süresinde sunulduğu varsayımında; yapılan hesaplama neticesinde 14.158,31-TL lik cari alacak, ödenmeyen vade farkı faturasından kaynaklanmakta olduğunu,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi █████████ E. ████████ K. sayılı kararında da bahsi geçen dosyaların birbirinden farklı taleplerde olduğunun belirtilmekte olduğunu ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından işbu hususun nazara alınmamasının hukuka aykırı olduğunu,Dosyada bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,İstinaf incelemesine konu davada; Mahkemece dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak; dava konusu cari alacağın neyden kaynaklı olduğunun tespit edilmesi gerekirken; söz konusu talebin tahsil edildiği gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; işbu nedenle yeniden yargılama yapılarak, işbu dava dilekçemiz ve ekleri ile ticari defter incelemesi doğrultusunda müvekkili şirketin kısmi cezai şart ve vade farkı faturaları da dikkate alınarak hüküm kurulmasını talep etme gereğinin hâsıl olduğunu,Yerel Mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine verilmiş olan haksız ve hukuka aykırı kararla ilgili olarak, müvekkili şirket aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesi ... Sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatılarak müvekkil şirket, hiç hak etmediği halde icra tehdidi altında kaldığını; söz konusu icra işlemlerine devam edilmesi, müvekkili şirket telafisi güç zararlara uğrama ihtimalinin çok yüksek olduğunu; Mahkeme ve Yerel Mahkeme tarafından aleyhe hükmedilebilecek fazlaya ilişkin kararlar yönünden söz konusu icra işlemlerine devam edilmesi halinde ise, müvekkili şirketin telafisi güç zararlara uğrayacağını; istinaf incelemesi sonucuna kadar, temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi halinde ise temyiz incelemesi sonucuna kadar Tehir-i İcra kararı verilmesini talep ettiklerini,Yukarıda açıklanan istinaf sebepleri doğrultusunda; eksik inceleme ve hatalı yoruma dayanan yerel mahkeme kararının kaldırılarak yapılacak yargılama neticesinde davamızın kabulüne karar verilmesini talep etme gereğinin hâsıl olduğunu,İleri sürerek, izah olunan nedenlerle; tehir-i icra talebimizin kabulüne, dairemizce esastan inceleme yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dairemizce yeniden yargılama yapılması mümkün değil ise dosyanın yeniden incelenmek üzere Yerel Mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verdiğini; karar hukuka uygun olmakla birlikte kötüniyet tazminatının koşullarının oluşmasına rağmen mahkeme gerekçeli kararında tazminata ilişkin herhangi hüküm kurmamış olduğundan kararın, eksik bir biçimde kaleme alındığını,Davalı vekili sıfatıyla, 11.06.2019 tarihli cevap dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde davanın reddi ile birlikte kötüniyetli davacının, alacağın %20'si oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesi talep edildiğini; buna rağmen mahkeme gerekçeli kararında, kötüniyet tazminatı taleplerinin olduğunu "cevap" kısmında belirtmiş olmasına rağmen ne gerekçe ne de hüküm kısmında bir daha kötüniyet tazminatına değinmediğini; bu sebeple davalı vekili sıfatıyla, kararın eksik olduğundan bahisle, HMK 305/A maddesine göre hükmün tamamlanması talep edildiğini, Yerel mahkemenin 30.01.2023 tarihli ek kararında, kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için davanın reddi kararının yeterli olmadığını, takibi başlatanın kötüniyetinin ispat edilmesi gerektiği ancak iş bu dosyada ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine karar verdiğini; mahkemenin ek kararının hatalı oludğunu,Yapılan yargılama neticesinde davacının bariz kötüniyeti ispatlanmış, davacının dava konusu yapmış olduğu 14.158,31-TL'nin zaten İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile hesabının yapıldığı, bu meblağın o davaya konu hükümde dava konusu alacaktan takasa konu edilerek hüküm altına alındığı, kararın kesinleştiği açıkça görüldüğünü,Davacının, kesinleşmiş mahkeme kararı ile hüküm altına alınmış, hesaptan düşülmüş bir alacağı tekrar dava konusu yaptığını; bu, basiretli davranma yükümlülüğü altında olan tacir sıfatını haiz davacı yönünden tartışmasız kötüniyet olduğunu; tüm hukuki koşullar oluştuğundan davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasındaki 30.01.2023 tarihli ek kararın kaldırılması ve davacı aleyhine kötüniyet tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; █████/2017 tarihli 30.198,12-TL bedelli vade varkı faturasından bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin █████████ esas, ████████ karar sayılı █████/2021 tarihli ilamı ile davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu dairemizin █████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, davalı yanın kötü niyet tazminatı talepleri bakımından hükmün tamamlanması talebinin █████/2023 tarihli ek karar ile reddedildiği, asıl karara karşı davacı vekili, ek karara karşı ise davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dosyası, takip dayanağı fatura, taraflar arasındaki bayilik sözleşmeleri, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ███████ esas, █████████ karar sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas, █████████ karar sayılı dosyası kapsamından, davacısının ... Mühendislik Şirketi(iş bu dosya davalısı), davalısının... Petrol Şirketi (iş bu dosya davalısı) olduğu, davacının davalı tarafından 250.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun tamamını, yalnızca 173.960,60-TL cari hesap alacağı olmasına rağmen haksız olarak nakde çevirdiği iddiasına dayalı olarak, fazladan tahsil edilen tutarın iadesi amacıyla başlatılan takibe itirazın iptalini talep ettiği, mahkeme tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre davalıdan 76.039,01-TL alacaklı, davalını ise kendi defterlerine göre davacıdan 14.158,31-TL alacaklı göründüğü, taraflar defterleri arasındaki farkın davalının düzenlediği 60.000,00-TL tutarlı ceza faturası ile 30.198,12-TL tutarlı vade farkı faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Mhakemece yapılan yargılama sonucunda, davalının düzenlediği vade farkı faturasının haklı olduğu, ancak cezai şart alacağının haklı olmadığı, buna göre davalının davacıdan teminat mektubunun tamamını nakde çevirmek suretiyle fazladan 45.840,89-TL tahsilat yaptığı, bu tutar bakımından davacının haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı █████/2021 tarihli ilamı ile esastan ve kesin olarak reddedilmiştir.Davacının eldeki itirazın iptali davasına konu 30.198,12-TL tutarlı vade farkı faturasından bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibin tarihinin █████/2018 olduğu, davacının, davalı sıfatını haiz olduğu İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas, █████████ karar sayılı dosyasına konu teminat mektubunu ise iki seferde ve █████/2017 ve █████/2017 tarihlerinde tamamen tahsil ettiği, anılan yargılamada davacının cezai şart alacağı bulunmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilmiş olup, davacının tahsil ettiği teminat mektubu tutarı içinde, iş bu davaya konu ettiği vade farkı faturası tutarının da mevcut olduğu, dolayısıyla istinafa konu eldeki dava dayanağı takip tarihi itibariyle davacının davalıdan █████/2017 tarihli 30.198,12-TL bedelli vade varkı faturasından bakiye herhangi bir alacağı bulunmadığı, mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.Davalının ek karara yönelik istinaf sebebi değerlendirildiğinde, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas, █████████ karar sayılı dosyasının, iş bu davaya konu takip tarihinden ve eldeki itirazın iptali davasının açılmasından sonra kesinleştiği de nazara alındığında, davacının, davalıdan bakiye vade farkı alacağına dair takip başlatmakta haksız olduğu ispatlanmış olmakla birlikte, takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, mahkemece davalının kötü niyet tazminatı isteminin HMK'nun 305/A maddesi uyarınca verilen ek karar ile reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin asıl ve ek karar hüküm ve gerekçelerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının asıl karara, davalının ek karara yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının asıl karara, davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından asıl davaya yönelik istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından ek karara yönelik istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!