Anahtar kelimeler: Cismani Zmms Mağduriyetinin Yapmayarak Karıştığı Ölüm Poliçesi Anadolu Kazası Yaralandığını

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, █████/2016 tarihinde davalının sigortalısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralandığını, müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında davalının teminatında olan tazminatın ödenmesi için davalıya, Sigortacılık Kanunu Madde 97 gereği başvuruda bulunmuş olduğunu ancak davalının haksız ve hukuka aykırı gerekçeler ile ödeme yapmayarak müvekkilini mağdur ettiğini, davacı müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için █████/2017 tarihinde ----------- başvurusunun kabulü ile müvekkiline 64.147 TL ödenmesine karar verildiğini, davalının işbu karara itiraz etmesi üzerine İtiraz hakem heyetince tazminat hesabı yönünden itirazı kabul edip 43.032,76 TL olarak karar verilmiş olduğunu, davalı ile dosya Yargıtay'da iken sulh olunmuş ve akabinde davadan feragat edilmiş olduğunu, akabinde de davalı tarafından davacı müvekkiline sulh olunan 43.000 TL ve fer'ilerinin █████/2021 tarihinde ödenmiş olduğunu, ------- Esas nolu dosyası takipsiz bırakılmış ise de; davalının, müvekkiline temerrüde düştüğü tarih olan █████/2017 tarihinden ödeme yaptığı █████/2021 tarihine kadar geçen sürede yıllık % 9 yasal faiz ile ödemiş olduğunu, enflasyon oranı dikkate alındığında müvekkiline ödenmiş olan paranın/tazminatın enflasyon karşısısında değer kaybetmesi nedeni ile yasal faiz ile karşılanamayacak şekilde mağdur edildiğini, Borçlar Kanunu 105 maddesine göre, davacı müvekkilinin temerrüd faizi ile karşılanamayan zararından davalının sorumlu olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda davalının temerrüde düştüğü tarih olan █████/2017 tarihi ile █████/2021 ödeme tarihi olan işbu sürelerde dikkate alındığında; █████/2017 tarihi ile █████/2021 tarihi arasında % 121,43 Enflasyon artışı, █████/2017 tarihinde 1 dolar 3.5580 TL; █████/2021 tarihinde ise 1 dolar 14.4820 TL arasında % 307 TL kur artışı, █████/2017 tarihinde 1 Euro 4.0380 TL; █████/2021 tarihinde ise 1 Euro 16.3260 TL arasında % 276 TL kur artışı, 2020 Yılında brüt asgari ücret 2.943 TL olduğu 2023 yılı Ağustos ayında da 13.214 TL olduğu görüldüğünde % 304 artış olduğu diğer yatırım araçlarından olan █████/2017 tarihinde 1 THY hissesinin 8,23 TL olduğu; █████/2021 tarihinde ise 23,48 TL olup % 185 arttığının tespit edildiğini, beyan ederek davanın kabulü ile paranın değer kaybının yasal faiz ile karşılanmayan aşkın (munzam) zarar alacağı miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğunda arttırılmak üzere; şimdilik 100 TL aşkın (munzam) zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;---------- görülen başvuruda birçok itirazlarının kabul edilerek başvurunun kısmen kabulüne karar verildiğini, İtiraz Hakem Heyeti sürecinde gerek Yargıtay gerek ---------- gerekse adli yargıdaki tüm kolları tarafından geçici iş göremezlik ve tedavi gideri gibi uyuşmazlık konularında --------- sorumlu olduğuna yönelik karar verilirken ----------- tarafından ilgili tazminat yönünden müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesi nedeniyle temyiz kanun yoluna gidildiğini, dosya temyiz incelemesindeyken 17.7.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile genel şartlara atıf yapılan maddelerin iptal edilmesiyle sağlık giderleri teminatı kapsamındaki tazminatların da sigorta şirketleri aleyhine hükmedilmeye başlanmasıyla tüm bedel davacıya ödenerek anlaşmaya varıldığını, tüm dosya yönünden sulh olunarak davacı tarafından ilgili dosyaya feragat beyanı sunulduğunu, feragat beyanın "...hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklarımız yönünden, fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmadığını, olmacayağını, ----------Ş.'ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini...kabul ve beyan ederiz. fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile işbu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma, temyiz hakkımızdan, feragat ettiğimizi kabul, beyan ve imza ederiz..." şeklinde olduğunu, sulh anlaşması 2021 yılında yapılmış olup 2023 yılında munzam zarar talepli işbu davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, munzam zararın ilk şartı olan kusur şartının gerçekleşmemiş olduğunu, davacının iddia ettiği zarar ve miktarın kanıtlanmadığını, davacı tarafça temerrüt ile zarar arasında kurulan illiyet bağı açıklanmamış olup karşılıklı sulh olunması sonrasında işbu dava aracılığıyla munzam zararın, hukuka aykırı bir şekilde zenginleşme aracı olarak kullanılmak istendiğini, faiz talebi bakımından davacı vekilinin talebinin hukuka aykırı olmakla birlikte kabul etmemekle birlikte iddia edildiği gibi bir munzam zararın varlığının ispatı ve tespiti halinde faizin STK kararı öncesi, müvekkili şirkete ilk başvuru yapıldığı tarih olmaması gerekmekle birlikte ancak dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, munzam zarar talebine ilişkindir. Davacı, █████/2016 tarihli trafik kazasında yaralanmasından doğan sakatlık tazminatlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle belirsiz alacak olarak 100-TL munzam zararın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde davacı faizle karşılanmadığı ileri sürülen zararına ilişkin somut bir vakıa ve somut bir vakıaya ilişkin delil bildirilmemiştir. Davacı vekili munzam zarar talebini enflasyon döviz artışı gibi olumsuz ekonomik verilere dayandırmış, alacak hesabının da bu verilen üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir.Dosya kapsamında davaya konu trafik kazasına ilişkin taraflar arasında düzenlenmiş 'Makbuz-İbraname' başlıklı belge sunulu olup, her iki tarafında kabulündedir. İbranamenin Munzam Zararı Sona Erdirip Erdirmeyeceği Değerlendirildiğinde; --------sayılı Kararında; "Ayrıca sigortacının ibrası ister taraflar arasında akdedilmiş bir sulh sözleşmesi ile ister bağımsız bir ibra sözleşmesi ile kararlaştırılmış olsun, sözleşmede aksine hüküm yoksa sigorta tazminat borcu ile birlikte gecikme faizi ve munzam zarar gibi borçlar da ibra ile sona erer. Sigorta tazminat borcuna ilişkin sulh-ibra sözleşmesi yapılırken iradesi sakatlanan (hata, hile, ikrah) sigorta ettiren, sigortalı bu sözleşmeyi iptal hakkına sahiptir.Ancak sigortalı hata,hile, ikrah ile iradesinin sakatlandığını ispat etmek zorundadır. Aksi halde sigortalı “tazminat makbuzu-ibraname” “mutabakatname-ibraname”, “ibraname” başlıklı belge ile tespit edilen sulh ve ibra sözleşmesi ile bağlıdır." şeklindeki kararı ile aksine düzenleme bulunmadıkça ibranamenin munzam zarar borcunu da sona erdireceğine hükmedilmiştir. Dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının salt olumsuz ekonomik verilere dayanarak munzam zarar talebinde bulunduğu, somut olarak zarara uğradığına dair vakıa ve delil ibraz etmediği, Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarına göre, munzam zararın somut olarak ispatının gerektiği, olumsuz ekonomik verilere üzerinden varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı gibi davacı adına vekilinin imzaladığı ibraname ile davalının munzam zarar borcu da sona erdiğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin DAVACININ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,4-Davalı vekili lehine AAÜT tarifesine göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak karar verildi. █████/2025