Anahtar kelimeler: Lezzetler Gkarar Mutfağından Sunmakta Dünya Restoran Ruhsatlı Turizm Başkan Yazim

T.C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :....KARAR NO :...KARAR TARİHİ : ....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ...DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -...... VEKİLİ : Av. ...DAVALI : 2 -... DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetten KaynaklananG.KARAR YAZIM TARİHİ :....İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketinin, .... isimli işletmesinde dünya mutfağından lezzetler sunmakta olup turizm ruhsatlı bir restoran işletmesi olduğunu, bu işletme bünyesinde pek çok şef ve personel çalıştığını, ....'da benzeri olmayan bir hizmet sunduğunu, .... tarihinde aşçıbaşı olarak göreve başlayan ve .... tarihinde .. kodu ile iş ile ilişiği kesilen ... ve yeni çalışmaya başlamış olduğu işletme olan ..... kötü niyetli ve kusurlu davranışları ile haksız rekabet ettiklerini, ... müvekkili şirkete ait işletmede .... tarihinde aşçıbaşı olarak çalışmaya başlamış olup işletmenin dünya mutfağından da hizmet veriyor olması sebebi ile davalı ...'a mesleğine ilişkin olarak pek çok eğitim müvekkil şirket tarafından aldırıldığını, bu eğitimler; Müvekkili tarafından, ...'a ünlü şef .......'tan işletme içerisinde birebir eğitim aldırıldığını, buna ilişkin fatura ve ...'ın herkese açık hesabından paylaşmış olduğu şef ..... ile çekilmiş fotoğrafı dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ..... tarihinde .......' eğitimi aldırıldığını buna ilişkin sertifikayı sunduklarını, eğitimlerin davalının meslek hayatına ciddi artılar ve menfaat sağlayan masraflı eğitimler olduğunu, müvekkil şirket tarafından sağlanan ve karşılanan bu eğitimlerden müvekkil şirket beklediği menfaati sağlayamadığını ve davalı ...'ın işverene ve ailesine hakaret etmesi veya onlara karşı asılsız suçlamalarda bulunması sebebi ile iş ile ilişiği kesilmek zorunda kaldığını, ..., müvekkiline ait işletmeden ayrılır ayrılmaz henüz rekabet etmeme yasağı dahi sonlanmamışken bazı görüşmeler yaparak .... ile görüşmeye başladığını, ... henüz rekabet etmeme yasağı sonlanmamışken davalı işletmenin sahipleri ile görüşerek ....'da işlerin nasıl yürütüldüğünden, menülerden ve tariflerin içeriği ile ilgili özel bilgilerden hatta ve hatta mekanın dizaynına kadar pek çok görüşmeler gerçekleştirdiğini, ..., iş sözleşmesinde bulunan ''1 (bir) yıllık rekabet etmeme'' ye ilişkin hususu bildiğinden fiili olarak davalı işletmede çalışmaya başlamadığını ancak ''adeta burayı ....''ya çevireceğini'' açıkça beyan ettiğini ve davalı işletme ile görüşmeye çalışmadan çok öncesinde başladığını, davalı işletmenin ...... olarak işletilmesinden.....'a çevrilmesi ve dünya mutfağına ilişkin reklamların başlatılmasının bunun en büyük ispatlardan biri olduğunu, ... müvekkil şirkete ait işletmeden davalıya ait işletmeye geçtikten sonra; davalı işletmenin isminin değiştirildiğini, davalı işletmenin menüsü neredeyse bire-bir şekilde .....'nun menüsünün kopyalandığını, davalı işletmenin dış dizaynı, dizaynda kullanılan renk müvekkil şirkete ait işletmenin dizaynına ve spesifik olarak kullanılan lacivertimsi renk ile aynı olduğunu, mekanın genel konsepti .... ile ilişki kurulabilecek düzeyde benzer olduğunu, davalı işletmede yemek servisinde kullanılan ekipmanlar ise bire bir müvekkil şirkete ait işletmenin aynısı olduğunu, gerek suplalar, gerek runner ve diğer servis ekipmanları birebir aynı olduğunu, bu değişimler, ...'ın müvekkile ait işletmeden ayrılmasına müteakip başladığını ve davalı işletmede fiilen çalışmaya başlaması ile devam ettiğini, ...'ın kötü niyetli bir şekilde müvekkile ait işletmeye haksız rekabet ederek zarar verme niyeti olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, TTK madde 55'de düzenlenmiş olan hususlar gözetildiğinde, Müvekkile ait iş ürünleri ve fikirlerinden yetkisiz yararlanarak davalı işletmeye katkı sağladığı ortada olduğunu, müvekkil dizayn ve servis için iç mimar...... ile çalışıp ciddi masraflar yaptığını, davalı şirketin ise taklit yolu ile tüm bu masraf ve emekleri kopyaladığını, Davalı ..., müvekkiline ait işletmede çalışırken öğrenmiş olduğu ticari nitelikteki sır ve pazarlamaya ilişkin bilgileri davalı işletme ile paylaştığını, davalı ... her yerde ....'dan kendi isteği ile ayrılıp davalı işletmenin yanına geçtiği belirttiğini, daha uygun fiyata aynı şeyleri davalı işletmede bulabilecekleri konusunda davalı işletmeye gelen müşteriler ile görüştüğünü, ''Dürüstlük Kuralları'' ile bağdaşmayacak davranışları ile haksız rekabete yol açtığını, Davalı ...'ın müvekkiline ait işletmeden ayrılmasına müteakip davalı işletme müvekkile ait işletmeyi taklit etmeye başladığını, davalı ...'ın, müvekkil şirkette öğrendiği bilgiler ışığında öneri ve beyanlarını bire bir uyguladığını hatta ve hatta .....'ya sık sık gelerek özellikle tatlıları taklit etmeye başladığını, davalı işletme sahibinin oğlu ve yanında bir kişi ile müvekkile ait işletmeye gelmiş, müvekkile ait özel tarif ile oluşturulan tiramisu'dan sipariş etmiş, fotoğraflarını çektiğini, özellikle dikkatlice incelemiş ve sonrasında görsel olarak bire bir aynısını kendilerine ait işletmede sunmaya başladığını, ekran görüntülerinden de görüleceği gibi davalı işletmeye ait Instagram sayfası müvekkil işletmenin reklam ve tanıtım için kullanmış olduğu Instagram sayfası ile neredeyse aynı olduğunu, müvekkile ait o dönemin menüsü ve davalı işletmenin kullanmış olduğu menüyü birebir kullanmış menünün sağ alt kısmına ise Chef ... yazdıklarını, bu eylemlerinin sebebi ....'da serviste olan menünün aynısı ....'dan ayrılan aşçının kendi işletmelerinde yaptığını göze sokmak ve dikkat çekmek için olduğunu, bu eylemleri bile başlı başına haksız rekabetin oluşmasına yeterli olduğunu, menüyü kopyalamanın yanında, iki işletmenin reklam ve tanıtım için kullanılan Instagram sayfalarının ekran görüntülerini sunduklarını, müvekkilinin tanıtım için kullandıkları fotoğrafları bizzat bir fotoğrafçı ile çalışıp ciddi bedeller ödediğini, yapmış oldukları fiillerin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı işletmenin sahipleri, bulundukları her yerde .....'nun baş şefinin artık kendilerinin yanında olduklarını ''çok daha ucuza aynı şeyleri yiyebilecekleri'' şeklinde reklamları her yerde yapmaya başladıklarını ve ne yazık ki müvekkili işletme hakkında da olumsuz reklam yapma amacı ile söylemlerde bulunduklarını, tüm bunların yanında bir de müvekkili işletmeyi düzenli şekilde kötülediklerini, tüm bu husular davalı işletmenin hukuka aykırı şekilde haksız rekabet ettiği tartışmasız bir gerçek olduğunu, davalıların tüm bu eylemleri bilerek ve isteyerek maddi menfaat sağlamak amacıyla yaptıkları ve davranışlarının kusurlu olduğu ortada olduğunu, bilerek ve isteyerek rakip işletmeye zarar vermeye ve kendi işletmesine menfaat sağlamak için yine müvekkile ait işletmede çalışan ...'ın tüm önerilerini yerine getiren ve dürüstlük ve ahlak kurallarından uzaklaşan davalı işletme ve müvekkile ait işletmede çalışan, müvekkil tarafından pek çok eğitim almış ve çok yardım görmüş olmasına rağmen işverenlerine ağır hakaret eden ve asılsız iftiralarda bulunan ve ne yazık ki müvekkile öfke ve kin duyan davalı ... da dürüstlük ve ahlak kurallarına aykırı hareket ettiklerini, her iki davalı da müvekkile karşı hukuka aykırı ve kusurlu şekilde haksız rekabet ettiğini, bu sebeple sayın mahkemenizce haksız rekabetin tespiti halinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, yapılan haksız rekabetler neticesinde bir zarar meydana gelmiş ancak tarafımızca bu zararın miktarının tespiti mümkün olmadığını, tüm bu sebepler ile davalılar tarafından müvekkile karşı hukuka aykırı şekilde haksız rekabetin var olduğunun tespiti, önlenmesi ve davalıların kusurunun varlığı da gözetilerek müvekkil lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zararın artmasını önlemek için davalının faaliyetinin durdurulması için kullanılmaya devam edilen menü hakkında gerekli ihtiyati tedbir kararının verilmesine, davalının yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin tespitine, davalının yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin önlenmesine, mahkemenin haksız rekabetin tespitinden sonra müvekkili lehine şimdilik toplam 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Her ne kadar davacı tarafça dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile uyuşmazlığın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı ileri sürülmüş ise de dilekçede metni yer alan Yargıtay kararının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında açılan davalara ilişkin olduğu eldeki davanın TTK'nın haksız rekabet hükümleri ile TBK'nın 444. maddesi kapsamında bulunduğu hususları birlikte göz önüne alınarak eldeki tazminat talepli davanın, davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca, 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkili şirket adına açmış oldukları davanın ''Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat'' taleplerine ilişkin olduğunu, davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarınca; haksız rekabetin tespiti ve ref’i (tecavüzün ortadan kaldırılması) davası ile birlikte açılan maddi ve manevi tazminat taleplerini içerir davanın arabuluculuk kapsamında olmadığını, Yargıtay kararın dışında da, Yargıtay ''yığılma talepleri'' içerir davaların arabuluculuk sürecine tabi olmadığına ilişkin görüşünü istikrarlı bir şekilde devam ettirdiğini, yığılma içeren taleplerden birtakım talepler arabuluculuk kapsamında değilse, arabuluculuk kapsamında olan taleplerin de zorunlu arabuluculuğa tabi olmayacağını, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile birlikte açılmış olan maddi ve manevi tazminat davaları yargılamayı gerektiğinden arabuluculuk dava şartı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulünü, yerel mahkemenin ... tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile; ilk derece mahkemesinin davanın 6102 sayılı TTK m. 5/A, HMK m. 114(2) ve HMK m.115(2) hükümleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine kararı usul ve yasaya uygun olup mevcut davada arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılmış olan işbu davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davacı tarafın müvekkili aleyhine açmış olduğu haksız rekabetin tespiti ve men'i davası ile müvekkile kötü niyetli olduğu gerekçesiyle kusur atfedilmeye çalışıldığını, müvekkilinin, davacı şirket bünyesinde ... tarihinden .... tarihleri arasında aşçıbaşı olarak çalışmış olup işini ve üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz ve layıkıyla yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından müvekkiline ünlü şef ...'tan işletme içerisinde birebir eğitim aldırıldığını ve müvekkilin sosyal medya hesabından.... ile çekilmiş fotoğrafın olduğu ve yine davacı tarafından ... tarihinde ..... eğitimi aldırılmış olduğundan bahisle söz konusu eğitimlerin müvekkilinin meslek hayatına ciddi artılar ve menfaat sağlayan pahalı eğitimler verildiği ileri sürülmekte ise de müvekkilinin ..... isimli kişi ile davacı şirketin 2-3 aylık danışmalık ilişkisi olduğunu, bu danışmanlık hizmeti müvekkiline yönelik bir hizmet veya eğitim olmayıp işletmenin geneline yönelik bir durum olduğunu, .... eğitimi de müvekkiline özel verilmiş bir eğitim olmadığını, şirket bünyesinde mutfakta çalışan tüm çalışanlara verilmiş bir eğitim olduğundan müvekkilin de söz konusu eğitimden özel veya mesleki anlamda bir farklılık yaratan bir durum olmadığını, müvekkilinin .... ile hiçbir iş ilişkisi ve söz konusu şirkette çalışmasının olmadığını, müvekkilinin davalı şirkete çalışmaya başladıktan sonra isim, menü ve işletme dizaynındaki renk tonlarının aynı olduğu iddiaları ile müvekkiline ve diğer davalı şirket aleyhine bulundukları asılsız iddiaları kabul etmediklerini, diğer davalı şirket ile davacı şirketin konseptleri, dekorasyonları birbirinden bambaşka olmasının yanı sıra diğer davalı şirketin davacı ile kulvarlarının farklı olması da rekabet hukukuna aykırılık teşkil eden bir durum olmadığını, davacı şirket alkollü ve dünya mutfağına ilişkin bir konsepte sahip oluğunun defalarca üstünde durduğunu, ancak davalı .... alkolsüz ve dünya mutfağından oldukça uzak yerel pastahane işletmesi olduğunu, bu nedenle davacı şirketin menüsü kopyalayabilmesinin de imkansız olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmaması ve soyut, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, davacı taraf işletmenin lacivert renginin olduğu ve bu hususun haksız rekabet yarattığını iddia ettiğini, bir rengin başka bir işletme duvarında bulunması haksız rekabet anlamına gelmeyeceğini, ayrıca tiramisu gibi tüm pastanelerde ve lokantalarda bulunabilecek bir tatlının haksız rekabete konu olduğunu iddia etmenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından kendi yaptıkları tiramisunun tescilli bir ürün olmadığını, bu nedenlerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Sayılı ... tarihli kararının onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, meydana gelen maddi zarar ile manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesindeki iddia, davalıların eylemlerinin davacı restoran işletmesi ile haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi talebi ile birlikte maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava dilekçesindeki ve dosya kapsamındaki anlatımlardan davanın TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandığı dolayısıyla mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Dava dilekçesi ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebi ile birlikte maddi- manevi tazminat isteminde de bulunulmuştur.TTK'nın 5/A maddesine göre, bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartıdır. İşbu dava, söz konusu yasanın yürürlüğe girdiği 01.01.2019'dan sonra █████/2025 tarihinde açılmıştır.Yine 6102 sayılı TTK 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 6102 sayılı TTK 4/1-a bendi gereği tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.Somut uyuşmazlıkta, davanın niteliği itibariyle TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayandığı, bu kapsamdaki davaların 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a ve c maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olduğu, davacının talepleri arasında maddi-manevi tazminat isteminin de bulunduğu gözetildiğinde, maddi-manevi tazminat istemlerinin zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu açıktır. Buna göre bu taleplerin haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin davadan tefrik edilerek, tefrik edilen maddi-manevi tazminat talepleri yönünden davacı tarafça dava tarihinden önce arabulucuya başvurulmamış olduğu anlaşıldığından arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken dava dilekçesindeki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleri yönünden de arabuluculuk dava şartı aranarak usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğu kanaatiyle kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih,... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi... ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.