Anahtar kelimeler: Hatip İmam Propagandası Yapmakta Ksayılı Müşaviri Süreci Örgütü Beşinci Yapmak

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) ... Başkanlığı / ...VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, imam hatip olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan başlatılmış olan ceza yargılaması sonucunda; ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının yapmış olduğu sosyal medya paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek beraatine karar verildiği, ayrıca disiplin soruşturmasında; davacıyla birlikte görev yapan din görevlilerinin alınan ifadelerinin, davacının bu illegal yapı ile irtibatlı olduğuna dair açık, somut, bilgi ve belgeye dayanmadığı, tamamen kanaate dayalı olduğunun görüldüğü ve örgütle irtibat ve iltisaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından, davacının kardeşlerinin de bu kapsamda ihraç edilmiş olmasının örgütle irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda; davacının, Ceza Mahkemelerinden mahkumiyeti bulunmadığı, ByLock isimli programı kullanmadığı, Bank Asya'da hesap hareketlerinin bulunmadığı, örgüte irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatılan dernek veya sendikaya üye olmadığı, örgütsel toplantılara katıldığına ilişkin herhangi tanık ifadesine yer verilmediği, FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan herhangi bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, yürüteceği kamu hizmetinin hassasiyeti dikkate alındığında davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının...tarih ve Soruşturma No: E:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının █████/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır. █████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; █████/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Öte yandan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılanlar hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak'' veya "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçlarından ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür. Bununla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" veya "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu durumda, somut olayda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No: E:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüş ise de, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olması ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Dairemiz tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.Bu bağlamda, davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına yönelik olarak davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile delil ve tespitler incelendiğinde:1- Davacının Sosyal Medya Paylaşımları: Davacının Facebook hesabından yaptığı paylaşımları şu şekildedir:16 Mart 2014 tarihinde; samanyoluhaber.com’un “akpliler Samanyolu binasına girmeye kalktı provokasyon” şeklindeki haberini paylaştığı,11 Mayıs 2014 tarihinde; samanyoluhaber.com’un “Suudlu alimden Hizmet Hareketi’ne büyük övgü video izle, video seyret” şeklindeki haberini paylaştığı,20 Temmuz 2014 tarihinde; Zaman.com.tr’nin “Bu kadar da olmaz dedirten yalan haber” haberiyle ilgili olarak “Hizmet Düşmanları Zerre İnsanlığınız Varsa 2 Dk Okuyun Bilmeden Etmeden Paylaşımlar Yapıyorsunuz Bi Bakın Bu Sessizlik Nedenmiş” şeklinde kendi yorumunu paylaştığı,20 Temmuz 2014 tarihinde; Başbakan olan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın hitap ederken bir fotoğrafı ile arka zeminde Zaman Gazetesi ve Todays Zaman Gazetesinden çeşitli manşetler içeren bir çerçeve içerisinde “İsrail aleyhinde yayın var mı ?” yalanı insaf dedirtti” şeklindeki zaman.com.tr’nin bir haberini paylaştığı,Öte yandan, anılan paylaşımların █████/2019 tarihi itibarıyla halen sosyal medya hesabında durmakta olduğunun tutanak altına alındığı görülmüştür.2- Davacının Kendi Beyanları: Davacının kendi beyanı şu şekildedir:Davacının █████/2019 tarihli ifade tutanağı; "Bana gösterdiğiniz ve halen facebook sayfamda duran paylaşımları iyi niyetle milliyetçilik duygularımın kabarık olduğu bir anda yaptım. ... FETÖ terör örgütünün asıl ve çirkin yüzü ve hedefleri anlaşılmadan önce o günkü adıyla hizmet hareketi lehine facebook sayfamda iyi niyetle bana da gösterdiğiniz ve halen bu sayfamda duran bazı paylaşımlarda bulundum. O dönemlerde iyi zannediyordum, gerçek yüzleri ortaya çıkmamıştı. İyi hizmetler yaptıklarını düşünerek bu paylaşımlarda bulundum. Ancak 15 Temmuz’da FETÖ ihanet çetesi tarafından yapılan darbe teşebbüsünden sonra asıl niyetlerini ve gerçek yüzlerini anladım. Tamamen iyi niyetli paylaşımlar. Bu yapının bir terör örgütü olduğu ve kötü hedeflerinin olduğunu bilsem asla böyle bir paylaşımda bulunmazdım. Keşke paylaşmasaydım. ... Adları ... ve ... olan iki kardeşim polis idi. İkisi de FETÖ terör örgütü ile irtibatları olduğu gerekçesiyle görevlerinden ihraç edildiler. A.E. 6 yıldan fazla ceza aldı ve halen ceza evinde. Diğeri ceza evinden tahliye edildi, yargılaması tutuksuz devam ediyor. Benim hayatımda bu terör örgütü adına hiçbir eylem, tavır ve davranışım asla olmamıştır.” ,Davacının, hakkında başlatılan disiplin soruşturmasında verdiği █████/2019 tarihli savunması; “... Sosyal medya hesabımda terör örgütü lehine paylaşımlar yaptığım şeklinde ihbarlar olmuş ... 2014-2015 yılları arasında o dönemde halk arasında çok yaygın olan, halkın tabiriyle bizim öyle zannettiğimiz fakat aldandığımız hizmet hareketi veya cemaat diye anılan grubun mağdur olduğunu zannederek anılan örgütün kendi yayın organlarıyla da bu şekilde yoğun bir propaganda yaptığı esnada insanların dini duygularını istismar ettiği o dönemde bende dini duyguları istismar edilen bir insan olarak tuzaklarına aldanıp böyle bir davranış içinde bulundum. ..."3- Davacı Hakkındaki Tanık Beyanları: Davacı hakkındaki tanık beyanları şu şekildedir:Müezzin kayyım olan ve ifadesine başvurulan H.A.'nın ifadesi; “ ... facebook sayfasından 2014-2015 yıllarında anılan yapıyı destekleyici, hükümeti ve Cumhurbaşkanımızı eleştirici mahiyette paylaşımlarda bulunmuş ve yorumlar yapmıştır. Bu paylaşımlarının fotokopilerini size takdim ediyorum. Size de gösterdiğim üzere adı geçenin facebook sayfasında halen bu yorum ve paylaşımları da durmaktadır. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünden önce kendisiyle konuştuğumuzda anılan yapıyı açıkça savunuyordu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın icraatlarını da eleştiriyordu. Hatta bana kendisi FETÖ’ye ait evlerde ev imamlığı yaptığını söylemişti. Darbe teşebbüsünden sonra bu yapıyı savunduğunu görmedim. Ancak halen söz konusu paylaşımlarının facebook sayfasında duruyor olması çok manidar. Ben döndüğüne inanmıyorum. Halen FETÖ örgütüyle irtibatının devam ettiğine inanıyorum. Polis olan iki kardeşi de anılan yapıyla irtibatı nedeniyle görevlerinden atıldı. ...’ın Fetöcü olduğunu aslında görevli arkadaşlarımız da biliyor. Ama görevlilerden kaç kişi bunu açıkça ifade eder bilemiyorum. Çünkü arkadaşlar da Savcılığa, mahkemeye gitmekten hedef olmaktan çekiniyorlar....’ın söz konusu paylaşımlarının ilgili bazı yerlere intikal ettirildiğini biliyorum. Ancak ben İl veya İlçe Müftülüğüne bu paylaşımları vermedim yazılı veya sözlü şikayette bulunmadım. Sadece ... beye bu paylaşımlardan bahsetmiştim”,İmam hatip olan ve ifadesine başvurulan E.A.'nın ifadesi; “... 2013 Eylül 2014 Kasım ayları arasında ... Camiinde birlikte görev yaptık. ... anılan yapıyla bağlantılı olan cami cemaatinden bazılarına daha yakın durduğuna şahit oldum. Mesela Fetö terör örgütü ile irtibatı nedeniyle görevden ihraç edilen Hadis hocası Prof. Dr. O.G. ve şu anda adını hatırlayamadığım bu yapıya mensup bir öğrenci ile çok yakın idi. Bu öğrenci de Afganistan’a gitti. Hatta ...’ya “niye Afganistan’a gidiyor” diye sorduğumda “Hizmet için gitmesi gerekiyor” şeklinde bir şey söyledi. ... Benim tanıdığım görevli arkadaşlarım arasında ...’ın bu yapıyla irtibatlı olduğuna dair bir kanaat vardır. Bu hususta adı geçeni bilen tanıyan, görev yaptıkları Camiler yakın olan R.N. ve H.T. adlı hocaların ifadelerine de başvurulabilir. Ben de ...’ın anılan yapıyla irtibatı olduğu kanaatindeyim. Benimle konuşmalarında FETÖ örgütünü veya elebaşını doğrudan savunmasa da PKK’nın Güneydoğu’nun bazı illerinde/ilçelerinde Çukur/hendek kazma eylemleri sırasında Devletin iyi yönetilmediğini, Devletin elimizden kayıp gideceğini söylediğini hatırlıyorum. Anılan yapıya mensup bahsettiğim kişilerle iyi ilişkiler içinde ve yakın olması, söz konusu olayda devletin iyi idare edilemediğini söylemesi beni bu kanaate sevk etmiştir.”,Müezzin kayyım olan ve ifadesine başvurulan R.N.'nin ifadesi; “... ...’ı tanıyan görevliler arasında onun anılan yapıyla ilgisinin sempatisinin olduğu yönünde yaygın bir kanaat var. Ben de bu kanaatteyim. Bu kanımın kesin somut bir delili yok ama duruşu bazı tavırları beni bu kanaate sevk etti. Mesela halen devam ettiğimiz kursta arkadaşlar arasında FETÖ aleyhine konuşmalar yaptığımızda ...’ın tepkisiz kalması ve hatta tavırlarından bu eleştirilerden rahatsız olduğunun hissedilmesi bu kanaatimi desteklemektedir. ...” ,İmam hatip olan ve ifadesine başvurulan H.T.'nin ifadesi; “... ...’ı tanıyan görevliler arasında bu yapıyla ilgisinin olduğu konuşuluyor. ...”,Veri hazırlama kontrol işletmeni olan ve ifadesine başvurulan H.İ.P.'nin ifadesi; “... ...’ı tanıyan görevliler arasında onun anılan yapıyla ilgisinin olduğu yönünde bir söylenti var. H.A. adlı görevliden de ...’ın Fetö’cü olduğunu duydum. ... Sadece ...’ın polis olan kardeşinin Fetö irtibatı nedeniyle görevden ihraç edildiğini biliyorum. Kendisi söylemişti.”Yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde; davacının FETÖ terör örgütünü destekleyici mahiyette paylaşımlarda bulunduğuna, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası halen söz konusu paylaşımlarının facebook sayfasında durduğuna, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden önce kendisiyle konuşulduğunda anılan yapıyı açıkça savunduğuna, FETÖ’ye ait evlerde ev imamlığı yaptığını söylediğine, anılan yapıyla bağlantılı olan cami cemaatinden bazılarına daha yakın durduğuna, davacıyı tanıyan görevliler arasında anılan yapıyla ilgisinin sempatisinin olduğu yönünde yaygın bir kanaat olduğuna, FETÖ aleyhine konuşmalar yapıldığında bu eleştirilerden rahatsız olduğunun tavırlarından hissedildiğine ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadeler ve kendi beyanı ile sosyal medyadan FETÖ lehine yapmış olduğu paylaşımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde delilin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.