Anahtar kelimeler: Global Düzgün İşçiliği Lojistik Ettirmiş Nihayetinde Çelik Sektöründe Kaynak Hasarlı

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin demir çelik sektöründe kaynak işçiliği yapmakta olan ve ağırlıkla ihracat üzerine çalışan bir şirket olduğunu, ...'nin dava dışı .... şirketi ile yaptığı sözleşme doğrultusunda bir malzeme üretimi yapılmış ve bu ürünlerin nakliyesi için davalı ... Global Lojistik A.Ş. ile anlaşılmış olduğunu, anlaşma doğrultusunda yüklemenin taraflarınca ve düzgün şekilde yapılmış olmasına rağmen ürünlerin asıl işverene ciddi derecede hasarlı şekilde ve geç teslim edilmiş olduğunu, nihayetinde işveren şirketin taraflarına hasarlı ve geç kalan ürünler sebebi ile 16.350,34 € ceza tahakkuk ettirmiş olduğunu, taraflarınca hasarın öğrenilmesi ile birlikte davalı borçluya Ankara .... Noterliği'nin 02.09.2019 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ayıp ihbarında bulunulmuş olduğunu, davalı tarafın ise Büyükçekmece .... Noterliği'nin 11.09.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kusurunu kabul etmemiş, ancak sigorta şirketi nezdinde .... sayılı dosya üzerinden hasar işlemlerini başlattığını beyan etmiş olduğunu, bu süre zarfında ticari iyi niyet çerçevesinde harici görüşmelerin devam etmiş ancak sonuç alınamaması üzerine Ankara .... Noterliği'nin 08.10.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödeme talep edilmiş, ancak sonuç alınamamış olduğunu, bunun üzerine Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış, ancak borçlu tarafından takibe itiraz edilerek durdurulmuş olduğunu, süreç içerisinde davalı borçlunun ısrarcı şekilde zararlarının sigortadan karşılanacağını belirtmesi ancak sigorta şirketinden bu konu ile ilgili hiçbir taleplerine yanıt verilmemesi üzerine de ilgili sigorta şirketine Ankara .... Noterliği'nin 22.11.2019 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmiş, cevap verilmemesi üzerine 03.02.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmiş olduğunu, ancak doğa sigorta şirketinden bu ihtarnamelerinden hiçbirine cevap verilmemiş olduğunu, müvekkili şirketin davalının kusurlu eylemi sebebi ile zarara uğramış, bu zararın giderilmesi için ikame edilen icra dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, davalının özensiz iş görmesi sebebi ile 2 kalemde zarara sebebiyet vermiş olduğunu, bunlardan birincisinin 10 günlük gecikme, diğerinin ise taşıma esnasında ürünlerde oluşan hasar olduğunu, 3. kişi şirket tarafından tamirat işlemleri yapılmış ceza ile birlikte taraflarına fatura edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından yüklemenin tam ve doğru şekilde yapılmış olduğunu, ancak ürünlerin ağır çelikten imal edilmiş olmasına rağmen tır içerisinde hasar görmüş olduğunu, bu nitelikteki ürünlerin bu kadar ciddi hasarlar almasının tamamen davalı tarafın özensiz ifasından kaynaklanmakta olduğunu beyanla itirazın iptalini, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın Türkiye’den Almanya’ya yapılan uluslararası bir taşıma olduğunu, Uluslararası taşımalarda yurt içi taşımalardan farklı olarak bazı uluslararası düzenlemeler ve kurallar global ticarette yeknesaklık oluşturması amacıyla uygulama alanı bulmakta olduğunu, INCOTERMS Teslim Şekilleri olarak anılan bu düzenlemeler ICC-International Chamber of Commerce (Uluslarası Ticaret Odası) tarafından düzenlenen, eşyanın taşınması ile teslimi aşamalarında sorumluluklar ve maliyetlerin taraflar arasında dağılımını belirleyen kurallar olduğunu, huzurdaki davaya konu taşımada davacı tarafından Almanya’da mukim alıcı ..... adlı şirket muhatap kılınmak suretiyle tanzim edilen 09.08.2019 tarihli .... numaralı “Process Carbon Çelik Boruları ve bağlantı malzemeleri” açıklamalı faturada teslim şekli olarak açıkça FCA teslim şekli belirlenmiş olduğunu, FCA teslim şeklinde satıcının malları gümrük işlemlerini tamamlayarak, belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda teslim işlemlerini tamamlamış olduğunu, bu andan itibaren malla ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya geçtiğini, navlun ücretinin de diğer tüm giderler gibi alıcı tarafından ödendiğini, hasarın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, taşıma konusu emtiayı taşıyıcıya teslim ettiği andan emtianın maliki dava dışı alıcı .... adlı firma olmuş olduğunu, bu durumda davacının tek bir koşulda dava hakkı bulunur o da mal bedelini dava dışı alıcıdan tahsil edememiş olması olduğunu, ancak davacının bu durumu kanıtlayacak hiç bir bilgi veya belgeyi dosyaya sunamadığı gibi dava dilekçesinde de bu duruma ilişkin herhangi bir beyanı da bulunmadığını, bu sebeple davacının işbu taşımada zarar gören taraf olmadığı için müvekkili şirkete karşı talep ve dava hakkı da bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dava dışı alıcının kendilerinden ceza tutarı talep ettiğini belirtmiş olduğunu, ancak davacının bu ifadesini desteklemek üzere dosyaya sunduğu delilin noter onaylı Türkçe tercümesi dosyada bulunmamakla birlikte ilgili delilin(davacı dava dilekçesinde ek-3 olarak adlandırmış) davacı tarafından “kesinti faturası” olarak adlandırılmış olduğunu, ancak ilgili delilin orijinal metninde İngilizce olarak büyük harflerle “Credit Note” yani “alacak dekontu” ifadesi yer aldığını, dosyada davacının ilgili alacak dekontunu ödediğine dair hiç bir delil bulunmadığını, eğer davacı dava dışı alıcısına meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin bir ceza ödemesi yapmadıysa malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmemiş olacak ve davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı da bulunmayacak olduğunu, açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesini talep ettiklerini, araç içine yükleme ve istifin davacı tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, davacı her ne kadar yüklemenin düzgün bir şekilde yapılmış olduğunu iddia etse de dosyaya sunmuş oldukları ekspertiz raporunun “Fotoğrafların Değerlendirmesi” başlığı altında boruların sağlam bir temel üzerine yerleştirilmediği, forklift çatallarının doğrudan boruya gelecek şekilde istiflenmesi sebebiyle boruların hasar gördüğünün belirtilmiş olduğunu, aynı şekilde ekspertiz raporunun “Yükün Emniyete Alınması” başlığı altındaki “Değerlendirmeler” bölümünde de istifin doğru yapılmadığı “En uzun boru birimi bir istif sırası üzerinden bir bağlama kayışıyla üstten bağlanarak emniyete alınmıştır, fakat kayışlar kaygan borular üzerinden geçirildiği için kolaylıkla kaymaktadır. Bitişik borular yükleme alanında emniyete alınmamıştır.” şeklinde ifade edilmiş olduğunu, söz konusu taşımanın uluslararası bir kara taşıması olduğu göz önünde bulundurulduğunda ilgili taşımayı düzenleyen kurallar bütünü de CMR Konvansiyonu hükümlerinde olacağını, hatalı istiflemeden dolayı meydana gelen herhangi bir hasardan davacının sorumlu olacağını, emtia 21.08.2019 tarihinde varış noktasına geldiğinde alıcı tarafından teslim alınmış olup hasar ve ziyaya ilişkin CMR Belgesine herhangi bir not düşülmemiş olduğunu, davacı tarafından ambalajlama usulüne uygun olarak yapılmadığı için davacının iddia ettiği hasarın oluşmuş olduğunu, davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere emtia müvekkili şirkete konteyner içerisinde teslim edilmiş olup, müvekkili şirketin istif ve yüklemeye nezaret etme gibi bir imkanı da söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin .... numaralı CMR Özel Hamule Senedi’nin üzerine “aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajdan meydana gelebilecek hasarlardan ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti. sorumlu değildir.” şeklinde şerh düşmüş olduğunu, ayrıca ilgili CMR senedinin üzerinde emtianın taşınmasını gerçekleştiren aracın plakası da bulunmakta olup davacının emtiaları taşıyan araçların plakalarının paylaşılmadığı, taşımayı gerçekleştiren aracın kaza yaptığı vesair yönündeki iddialarının da tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının talep ettiği alacağın muayyen ve likit olmadığını, davacının dava dilekçesinde emtianın alıcısına geç teslim edildiğini belirtmişse de bunu ispatlayacak herhangi bir delili dosyaya sunmamış olduğunu, davacı tarafından talep edilen faizin de CMR Konvansiyonu hükümlerine aykırı olduğunu beyanla; davanın öncelikle husumetten reddini, bu talepleri kabul görmez ise davanın esastan reddini, davanın reddi halinde takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, taşıma hizmeti nedeniyle emtianın hasara uğramasından ve geç tesliminden kaynaklı olarak uğranılan zararın tanzimi istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizin █████/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas .... Karar sayılı ilamı ile;Somut olayda hasarın sebebi, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları ile ambalajlama yetersizliği, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taşıyıcı CMR'nin 17/4 maddesi gereği istifleme ve ambalajlama hatasından sorumlu tutulamaz ise de, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmediği, bu hususta taşıma senedine çekince de koymadığı anlaşılmakla, nezaret görevinden kaynaklanan müterafık kusuru oranında hasardan sorumludur. Her ne kadar davalı, taşıma senedinde yer alan, yükleme ve boşaltmada meydana gelebilecek hasardan kendisinin sorumlu olmadığına dair kayda dayanmakta ise de bahsi geçen kayıt taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin █████/2018 tarih, █████████ E. █████████ K.) Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.CMR'nin 23. maddesinde, "...(1).Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) .... Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. (3) Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. (4) Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez..." şeklindeki tazminat miktarının hesaplanmasına ilişkin düzenleme nazara alınarak davacının talep edebileceği zarar hesabının yapılması gerekmektedir. Dosyadaki bilirkişi raporlarında zararın miktarına ilişkin bir inceleme yapılmamıştır.Diğer taraftan nispi harca tabi olan eldeki davanın, maktu harç yatırılmasına rağmen eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla hüküm tesisi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya eksik harcın tamamlatılması, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp, aktif husumetin bulunması halinde zarar miktarı da tespit edilerek, müterafik kusura göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.-Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda dava değerinin belirlenmesi istenmiş, eksik harçlar ikmal ettirilmiştir. -Mahkememiz dosyası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı doğrultusunda ek rapor düzenlenmek üzere daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen ek raporda; davacının BAM kaldırma kararından sonra sunduğu belgelerden dava dışı Almanya’da yerleşik ... firmasına dava konusu hasardan dolayı oluşan 16.350,34 Euro zararı cari hesabından mahsup ederek ödediği anlaşılmakla husumet yönünden huzurdaki davayı açabileceğinin değerlendirildiği; taşıma süresinin yaklaşık dört katı sürede taşımanın tamamlanması ve hasar görüntüsü nedeniyle yükün aktarma edilmesi ve/veya taşımanın parsiyel olarak yapılmasına ilişkin yukarıdaki çekince bir tarafa bırakılacak olursa, emtianın gönderen tarafından yüklendiği şekilde alıcısına teslim edildiği durumda CMR m.8 kapsamında araç üzerinde yükü ve ambalajı denetlediği anda eksper raporu ve fotoğraflarla tespit edilen yükleme, sabitleme ve ambalaj hatalarının büyük bir kısmını şoförün tespit edebileceği, daha önce bir taşıma daha yapıldığından ve aynı şekilde hasarlı olmasından dolayı ikinci yüklemedeki gözetim yükümlülüğünün daha özenli yapılması gerektiği hususun basiretli bir tacir davranışına uygun düşeceğinin açık olmasından dolayı Sayın Mahkemenin gönderen davacının asli yönden davalı taşıyıcının ise tali yönden kusurlu kabul edebileceği, davalı ... Lojistik şirketinin kusur oranının %20-40 arasında Sayın Mahkeme tarafından belirlenebileceği, aşağıdaki hesaplamaların % 30 kusurlu varsayımı üzerinden örnekleme nevinde yapılmasının yerinde olabileceğinin değerlendirildiği; gerçek zararın 16.350,34 Euro olmasına ve davalının ... Lojistik şirketinin tali yönden %30 kusurlu kabul edilmesi varsayımında dava konusu zarardan sorumluluğunun yukarıdaki şekilde olarak hesaplandığı; sayın mahkemece belirlenecek kusur oranına göre hesaplama ve müterafik kusura dayanan sorumlu tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenebileceği, belirlenecek miktarın sınırlı sorumluluk limitlerinde kaldığının değerlendirildiği, davacı lehin kurulan tazminat miktarı üzerinden CMR m.27 gereğince yıllık %5 oranında faiz işletilmesinin yerinde olduğunun değerlendirildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ve alınan ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dışı 3. Kişiye hasardan dolayı ödeme yaptığının sabit olduğu, bu nedenle husumet yönünden bir eksikliği bulunmadığı, bilirkişi ek raporunda da yer verildiği şekliyle dava konusu taşımada, a araç üzerinde yükü ve ambalajı denetlediği anda eksper raporu ve fotoğraflarla tespit edilen yükleme, sabitleme ve ambalaj hatalarının büyük bir kısmını şoförün tespit edebileceği, daha önce bir taşıma daha yapıldığından ve aynı şekilde hasarlı olmasından dolayı ikinci yüklemedeki gözetim yükümlülüğünün daha özenli yapılması gerektiği, bu haliyle davacının asli yönden davalı taşıyıcının ise tali yönden kusurlu kabul edilmesinin yerinde ve olay ile hasarın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.-Bu haliyle yukarıda yer verilen tespitler karşısında davalının tali kusurunun %40 olarak belirlenmesinin oluş şekline uygun olduğu, olayın oluş şekline, meydana gelen hasara göre takdiren belirlenen bu oran nedeniyle davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 6.540,13 Euro olduğu, iş bu bedele CMR m.27 gereğince yıllık %5 oranında faiz işletilmesinin yerinde kanaatine varıldığından itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -"Likit alacak" kavramına gelince;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.-Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı)-Somut olayda alacak miktarının tespitinin bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, yine kusur oranlarının tespitinde alınan raporların ve Mahkemenin takdirinin etki ettiği sabittir. Bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 6.540,13 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faiz üzerinden devamına,2-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatın taleplerinin reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.125,86-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan 2.009,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.116,46- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 2.009,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 7.400,00 TL bilirkişi ücreti, 212,10-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 7.666,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%40,00) göre hesap edilen 3.066,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Ankara Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%40,00) göre hesap edilen 528,01-TL'sinin davalıdan, 791,99-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır