Anahtar kelimeler: İpliği Dikiş Ekstresine Süredir Satımdan İmalatı Tekstil Firması Cari Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dikiş ipliği imalatı yaptığını, davalı şirket tekstil firması olup, müvekkili şirketin davalı şirkete bir süredir dikiş ipliği sağladığını, davalı şirketin cari hesap ekstresine göre müvekkili şirkete 803.038,86 TL borçlu olduğunu, fatura bedellerinin ödenmediğini, icra takibinde bir kısım fatura bedelinin talep edildiğini ancak borca itiraz edildiğini, müvekkilinin davalıya sağladığı 25.655 adet dikiş ipliği bedeli 491.696,71 TL için 10.04.2023 tarihli ... no’lu fatura ile 4.000 adet dikiş ipliği bedeli 85.968,00 TL için 14.04.2023 tarih, ... no'lu fatura davalıya ibraz edilmiş olup, davalı tarafından itiraz edilmediğini ve muhasebe kayıtlarına işlendiğini, bu meblağın 295.300,09 TL si ile takip tarihine kadar işlemiş faizinin talep edildiğini, davalı şirket yetkilisinin dönem dönem ödeme yapacağını ancak piyasanın durgun olduğunu, kendileriyle alışverişinin halihazırda devam ettiğini ve kısım kısım ödeme yapacaklarını ve benzeri bahaneler ileri sürerek müvekkil şirketi oyalamış ve ödeme yapmamış olduğunu açıklanan nedenlerle icra dosyasına yapılan itirazın kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 oranından eksik olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmilini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirket ile yapmış olduğu sözleşmeye binaen farklı tarihlerde dikişi ipliği satın aldığını, yapılan sözleşmeye binaen her bir dikişi ipliği adedinin fiyatı 0.95 cent olarak hesap edildiğini, yapılan sözleşme gereği taraflar borçlarını ifa ettiğini, █████/2023 tarihinden sonra müvekkili şirketin davacı şirketten dikiş ipliği satın almayı durdurduğunu, davalı şirket bünyesinde bulunan 29.655 adet ipliğin ise davacı şirkete █████/2023 tarihindeki döviz kuru üzerinden satıldığını, davacı şirket ile şifaen yapılan görüşmelerde bu durum iki taraf açısından kabul edilmiş olup tarafların anlaştığını, davacı şirket ile yapılan görüşmeler sonucu ipliklerin davacı şirketin istediği adrese gönderildiğini, davacı şirkete olan borcun tamamıyla yukarıda belirtilmiş olduğu şekliyle sona erdiğini, yapılan icra takibinin dayanağı olan fatura █████/2023 tarihine ait olup davacı şirket ile davalı şirket arasında █████/2023 tarihine kadar ticari ilişkinin devam ettiğini, her ne kadar davacı şirket dava dilekçesinde █████/2023 tarihli faturanın ödenmediğini iddia etmişse de gerçeği yansıtmadığını, açıklanan nedenlerle işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile bakiye fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 295.300,09 TL asıl alacak, 95.401,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 391.201,83 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu Bakiye Fatura Alacağı " olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura konusu ürünlerin satışının yapıldığı ve fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken davalı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişkinin █████/2023 tarihine kadar devam ettiğini, fatura konusu malların davacıya iade edildiğini ve teslim alındığını ve bu nedenle fatura borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. -Mahkememizce davalı tarafa cevap dilekçesinde yer verdiği iade edilen ürünlerin miktar, cins ve sayısına ilişkin beyanda bulunmak ve iade suretiyle davacıya teslim edildiği iddia edilen ürünlerin teslimine ilişkin bilgi ve belgelerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bu hususta beyanda bulunulmaması ve istenilen belgelerin ibraz edilmemesi halinde bu hususta tekrar delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davalı tarafça kesin süre içerisinde bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği görülmüştür. -Bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ihtilafsız olup, davacı taraf sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ispat külfeti altındadır. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi akabinde düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; davacının 2023-2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ancak Davacı daha önce bilgisayar proğramlarına virüs girdiği bu nedenle 2023 Ekim, Kasım Aralık aylarında veri kaybı olduğunu inceleme esnasında beyan ettiği, . 2023 yılı 11. Ayına ait defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sistemine yüklendiği, 2023 Kasım ayı defterlerinin tamamen bozulduğu, ulaşılamadığı iddia edilmiş 2023 kasım ayı Ticari defter hareketlerinin incelenemediğini, hesap ekstresindeki Kasım 2023 yılı hesap hareketleri firma ofisinde kurulu logo bilgisayar programında gözüktüğü, ancak hesap hareketlerinin kasım 2023 dönemine ait kısımlar ticari defterlerinden teyit edilemediğini, davacı yanın inceleme esnasında “Golddata veri Kurtarma firmasınca hazırlanmış bir yazıda fidye yazılım saldırısına uğrandığını verilerin kurtarılamadığı gibi Bilişim yönünden teknik bilgiler içeren bir belge sunduğu, davacının inceleme esnasında “Golddata veri Kurtarma firmasınca hazırlanmış bir yazıda fidye yazılım saldırısına uğrandığını fidye yazılım ile şifrelendiği, veri kurtarma desteği verilemediği gibi Bilişim yönünden teknik bilgiler içeren bir belge sunduğu, tüm bu anlatılanlar nedeni ile davacının ticari defterlerinin T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin lehinde delil teşkil edip etmediği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının Ticari defter kayıtlarından 2023 10. Ay sonuna kadar ticari defter kayıtlarından teyit edilmiş olan davacının davalıdan olan alacağı 31.10.2023 itibari ile 804.315,86 TL olduğu, ticari ilişkinin 08.11.2023 tarihine kadar sürdüğü kanaati ile ticari defterlerden teyit edilemeyen Ancak muhasebe programı kayıtlarına göre olan davacının 08.11.2023 tarihi itibari ile davacının davalıdan olan alacağı 803.038,86 TL olduğu, bu tutarın incelenen davacının 2023 Aralık ayı ticari defterinde Alacak devri olarak gözükmediği, ancak Davacının İncelenen 2024 Ocak ayında devreden davacının alacak bakiyesi 803.038,86 TL davalı borçlu olarak devrettiği, davacının icra takibinde .... numaralı fatura bakiye alacağı olan 295.300,09 TL cari hesap alacağı talep ettiği, davacının bu faturanın düzenlendiği 10.04.2023 tarihinde 587.049,91 TL cari hesap alacağı olduğu, davalı 29.655 adet ipleri 18.11.2023 döviz kuru ile hesap ederek davacının istediği yede teslim ederek borcu kapattığını beyan ettiği, davacının Kasım 2023 ayı ticari defteri incelenemediğinden bu iddia yönünde herhangi bir tespit yapılamadığı, davalı tarafından iddiası kapsamında dosyaya sunulmuş herhangi bir teslim evrakı, fatura, irsaliye veya teslim tesellüm tutanağı evrakı sunulmadığı, davacı ticari defterleri açılış kaydında da davalının 803.038,86 TL borçlu olduğu, fatura tarihi olan 10.04.2023 tarihinde cari hesap alacağının 587.049,91 TL olduğu, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 803.038,86 TL cari hesap alacağı bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememiz dosyası yeniden SMMM bilirkişiye tevdi edilerek ... numaralı faturanın tarafların ba-bs formlarıyla bildirildiği bildirilmediği, yine varsa davalı tarafça düzenlene iade faturalarının davacı kayıtlarında yer alıp almadığı hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; ... numaralı faturanın; 10.04.2023 tarihli 455.274,73 TL +( %8 KDV ) 36.421,98 TL olmak üzere toplam 491.696,71 TL tutarlı fatura olduğu ve bu faturanın hem davacı hem de davalı tarafından BA-BS bildirim formları ile Bağlı bulundukları Vergi dairelerine bildirildiği, varsa Davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının davacının ticari defter kayıtlarında tespit edilemediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere talimat mahkemesi aracılığı ile usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Yukarıda yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere davalı tarafça ibraz edilmemiştir. Ancak bu kapsamda davacı tarafın ticari defterlerinin tek başına delil olarak kabul edilebilmesi ancak " kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması" halinde mümkündür.-Alınan raporlarda da belirtildiği üzere davacı tarafın ticari defterlerinin bilgisayar programlarına saldırı olması nedeniyle eksik olduğu, defterlerin 2023 kasım aylarının incelenemediği, hesap hareketlerinin kasım 2023 dönemine ait kısımlar ticari defterlerinden teyit edilemediği görülmektedir. Bu haliyle davacı tarafın ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun olmadığı, defter kayıtlarının birbirini teyit edip etmediğinin doğrulanamadığı ve yine davacı tarafça bu hususta zayi belgesi talep edildiğine ilişkin bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği görülmektedir.-Bu haliyle davacı tarafın dava konusu alacağını ticari defter ve kayıtlarıyla ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.-Bunun yanında her iki tarafın vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında, davacı tarafın takibe dayanak ... numaralı faturanın her iki tarafça ba-bs formlarıyla vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu fatura alacağının 295.300,00 TL'lik kısmını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.-Her ne kadar davalı tarafça faturaya konu ürünlerin davacı yana iade edildiği iddia edilmiş ise de Mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davacıya teslim edildiği iddia edilen ürünlerin teslimine ilişkin bilgi ve belgenin davalı tarafça ibraz edilmediği, davalı tarafça düzenlendiği belirtilen iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davacı tarafın davasını 295.300,09 TL asıl alacak miktarı üzerinden ikame ettiği görülmekle bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve vergi dairesi ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 295.300,09 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 59.060,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.171,95-TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan 4.086,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.084,97- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 4.086,98-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 433,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 7.860,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 47.248,01- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... nnumaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır