Anahtar kelimeler: Davaşahıs Kirada Teknisyeni Konulu Şahıs İkamet Bilgisayar İyi İşten Menfi

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Şahıs Tarafından Açılan Menfi TespitDAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkil işçinin kirada ikamet ettiğinin, mali ve ekonomik durumunun iyi olmadığının, bu sebeple adli yardım talebinde bulunduğunu , müvekkil işçinin ... ve ... LTD. Şirketinde 2011 yılında bilgisayar teknisyeni olarak çalıştığını, sonrasında 08.08.2018 tarihinde haksız olarak işten çıkarıldığını, 30.10.2018 tarihinde .... İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile ... Şirketine karşı işçilik alacakları konulu dava açıldığını, dava sonucunda müvekkil işçinin haklı bulunduğunu, iş mahkemesi kararıyla hak kazandığı işçilik alacakları 15.03.2021 tarihinde .... İcra Dairesinin 2021/... esas numarası ile takibe koyduğunu , 2011 yılında ... şirketinde işe girmeye çalıştığında kendisine boş senede imza atması gerektiğinin söylendiğinin , adli yardım talebinin kabulü, açılan takibin durdurulmasını ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile öncelikle müvekkil işçinin daha fazla mağdur olmaması için kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine şeklinde ara karar kurulmasını , İstanbul ... Dairesi'nin 2021/... esas sayılı icra dosyasına konu 07.08.2018 tanzim tarihli 07.08.2019 vade tarihli 160.000,00TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitini ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptalini, işçi müvekkilin İstanbul ... Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı davalılara karşı borçlu olmadığını ayrı ayrı tespitini, talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkil işçi tarafından dava konusu bononun tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosya ile borçlu ... hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını, takip borçlusu davacı yan mezkur takibe kötü niyetli şeklide itiraz ederek bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, İstanbul ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz talepli dava açtığını, davacı müvekkilin davayı açmaktaki temel amacı kötüniyetli olarak imzasının kendisine ait olduğu kesinleşen ve TTK'da sayılan kambiyo senedi şartlarının tamamını taşıyan geçerli bonoyu ödemekten kaçınmak olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.CEVAP /Davalı ... ve Yazılım Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve özetle; dava konusu bonoda müvekkili şirketin alacaklı ve/veya ciranta sıfatına haiz olmadığını bono üstünde hiçbir sıfatla ünvanı dahi geçmediğini, huzurdaki davada müvekkili şirketin neden taraf gösterildiğinin anlaşılmadığını, davacının müvekkili şirket de bir süre çalıştığını, daha sonrasında iş akdinin feshedilmesi üzerine ....İş Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden işçi alacakları talepli dava açtığını, açılan dava müvekkili şirket aleyhine sonuçlandığını, müvekkili şirket de mahkemenin hükmettiği işçilik alacaklarını .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ilamlı icra dosyasına ödediğini, müvekkili şirketin davacıdan bono almadığını belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil şirket yönünden reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in davaya karşı bir cevap sunmadığı görüldü. DELİLLERDava ile ilgili olarak, icra takibine ait ödeme emri, senedin fotokopisi, dosya kapsamına bulunan diğer delil ve belgeler ile yapılan incelemeler getirtilmiştir.Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince muvafakat olmaması karşısında tanık dinlenmesinden vazgeçilmiştir. ... hukuk mahkemesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde dava konusu 160.000 tl █████/2018 tanzim tarihli █████/2019 vadeli senedin borçlusunun semih olduğu, alacaklısının ... olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu senette lehtarın ..., keşidecinin semih, cirantanın ise ... olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu edilen icra dosyasının incelenmesinde alacaklının davalı muhammed, borçlunun ise davacı ve davalı ... olduğu, takip çıkışının 203.095,89 TL olduğu, borcun sebebinin 160.000,00 tl bedelli bono olduğu belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle, davacının davalı şirkette █████/2011-█████/2018 tarihleri arasında 4a kapsamında çalıştığı, senedin lehtarı mehmet in █████/2015 tarihinden sonra şirket ortağı olarak 4b kapsamında bağkur primi ödediği, ciranta muhammed in ise birçok işyerinde işverene bağlı olarak işçi statüsünde çalıştığı, davalılar tarafından ava konusu senede karşılık mal veya karşılığı para cinsinde ödeme yaptığına dair delil belge sunmadıkları, dava konusu senedin keşideci tarafından alacaklı lehtarına ve lehtardan da cirantaya ne karşılığında ne için verildiğinde dair belgeye rastlanmadığı, senedin davalıların eline nasıl geçtiğinin tespit edilmediği belirtilmiştir. GEREKÇEDava, davacının dava konusu senetten kaynaklı olarak davalılara yönelik borçlu olmadığının tespiti istemidir.Davaya konu bono nakden kaydını içermekte olup; bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçludadır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. (İSTANBUL BAM 44. H.D. ████████E., ████████K. SAYILI İLAMI) Somut olayda; Senet üzerinde teminat senedi ibaresi yer almadığından, hamilin taraf olarak yer almadığı ve hamil açısından bağlayıcılığı bulunmayan bu iddiaya dayanılarak senedin teminat senedi olduğu iddiasının kabulüne olanak bulunmamaktadır.Davaya konu bono nakden kaydını içermekte olup; bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçludadır. Hamil olan davalı bu bonoyu davacının zararına, kötüniyetle iktisap ettiğinin (TTK 687, 778/1-a) ispatının davacı tarafta olduğu, yemin deliline dayanılmamış olduğu, alacaklının kötü niyetli olduğunun da dosya kapsamında yeterli düzeyde delil sunulmak suretiyle ispat edilemediği, bedelsizlik iddiası düzenleyen/keşideci davacı ve lehtar davalı arasındaki temel ilişkide şahsi def'i olup, davanın tarafları dışındaki iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden ve davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından menfi tespit isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL harcın ve 427,60 tl başvuru harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı ... ve ... şirketi vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 32.495,34-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı muhammet tarafından yapılan 516 tl yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Suç üstü ödeneğinden karşılanan ilk gider, bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam 6500 tl nin davacıdan alınarak hazineye gönderilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. █████/2025Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır