Anahtar kelimeler: Arsasıyla İşgalcinin Tekrardan Değirmen Sorduğunda Meni Açmak Kaybettiğini Müteveffa Sayıda

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; davalının 1974 ve 1975'te iki kez müvekkilinin vekaletini aldığını, ... yolu üzerinde bulunan o tarihte az sayıda işgalcinin bulunduğu iki adet değirmen arsasıyla ilgili meni müdahale davası açmak üzere söz konusu vekaletin alındığını, beş yıl sonra müteveffa davalıya davanın durumunu sorduğunda vekaleti kaybettiğini belirtmesi üzerine tekrardan vekaletname düzenletildiğini, ancak davayı açmaması üzerine █████/1998 yılında yeniden vekaletname düzenletilerek, dava masrafı ve 300 dolar para verdiğini, davalının davayı açacağını belirttiğini, ancak kendisini oyaladığını, daha sonrada açmış olduğu davada husumeti yanlış yönelttiğini ve akabinde dava dosyasını işlemsiz bırakarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonradan kendisinin davayı asil olarak takip ettiğini, avukatı tarafından aşamalarda gereken takibat ve savunmalar yapılmadığından davanın reddine karar verildiğini, avukatın tutumundan dolayı zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davada ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediğini, vekaletnamenin kendisine █████/1998 tarihinde verildiğini, dava konusu taşınmazın müşterek maliklerinin bulunduğunu, davacının 1/3 hissesinin bulunduğunu, bu sebeple dava açmadan diğer müştereklerinde kendisine vekalet verdiğini, davayı açmak için sadece 300 dolar harç parası için aldığını, dava konusu taşınmaza müdahale eden kişilerin kimler olduğunu tespit edemediklerini, davacıya taşınmazı göstermesi için talepte bulunduğunu ancak davacının taşınmazı göstermediğini, davalılara tebligat yapılamadığından dolayı bilerek dosyayı takipsiz bıraktığını, adresler tespit edildiğinde dava dosyasını yenilecek olduğunu, ancak bu arada davacının davayı yenilediğini ve kendisini azlettiğini, azledilmiş olduğu bir dava dosyasını takip edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Davalı yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu olayda meydana gelen sonuçla davalı avukatın eylem ve davranışları arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin şartlarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilin sorumluluğunu gerektirecek nitelikte bir iddianın ispatlanamadığı belirlenerek verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş davacı vekili kararı temyiz etmiştir.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalı hakkında bir de ceza yargılaması kararı bulunduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığının sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının vekillik görevinin gerektirdiği gerekli özeni yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak davacının uğradığı zararın tazmini istemine dayalı alacak ve uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile davalı avukatın edimi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.