Anahtar kelimeler: Ütarafların Konusumarka Fonetik Tpmk Birikimarabam Birikimevim Görsel Anlam İltibasa Fikrî

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu "..." ve "..." ibareli markaların TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli ... nolu "birikimarabam" ve ... nolu "birikimevim" ibareli markaların, müvekkili markası ile görsel, fonetik ve anlam olarak benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet verdiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalı markalarının, müvekkili markalarına karşı haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, dava konusu markaların internet ortamında ticari etki yataratacak biçimde kullanılmasının önlenmesine, davalı markalarının hükümsüzlüğüne, birikimevim ve birikimarabam ibaresinin kullanıldığı ürünlere el konulmasına ve imha edilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin otomotiv ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili markaları ile davacı markalarının benzer olmadıklarını, davacı tarafın Türk Patent nezdindeki bülten itirazları reddedildiğini, davacı tarafın marka tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddi gerektiğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını ve kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararı ile;"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, tecavüz yönünden davalı kullanımlarının davacıya ait ... ve ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, bunun durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı adına kayıtlı ... ve ... alan adlarının kayıtlarının terkinine, ... ve ... ibaresinin kullanıldığı ürünlere, broşür, katalog, reklam ve tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konulmasına, masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesi halinde imhasına -Hükümsüzlük yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli birikimevim ibareli markanın 35.36.37 sınıflar bakımından, ... numara ile tescilli birikimarabam ibareli markanın ise 35.36.37 sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin diğer sınıflar bakımından talebin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında içerik yönünden benzerlik bulunmasına rağmen dava konusu markaların 39 ve 42 no’lu hizmet sınıfları bakımından hükümsüz kılınmadığını, oysa “birikimarabam” markasının 39. sınıf açısından reddedilmesi gerektiğini, markaların ortak korunduğu 35, 36 ve 37. sınıflar bakımından benzer kabul edilmesine rağmen aynı şekilde ortak olan 39. sınıfın hariç tutulmasının çelişkili bir karar oluşturduğunu, müvekkilinin “...” markasını... ve ... numaralı tescillerle 35, 36, 37 ve 39. sınıflarda koruma altına aldırdığını, dava konusu “birikimarabam” markasının ise ... tescil numarasıyla aynı sınıflarda tescil edildiğini, bu yönüyle hükümsüzlük kararının eksik olduğunu, ayrıca müvekkilinin markaları 42. sınıfta doğrudan tescilli olmasa da 42. sınıftaki hizmetlerle ilişkisel benzerlik bulunduğunu, bu sebeple iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu ve bu durumun göz ardı edilmesinin doğru olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında tanınmış marka iddialarını reddetmesinin hem kararın kendi iç tutarlığına hem de dosyadaki bilirkişi raporlarına aykırılık teşkil ettiğini, 23.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda markalarının tanınmış olduğuna ilişkin açık kanaat bildirildiğini, mahkemenin ise tanınmışlık iddialarını sadece müvekkillerinin 2016 yılında faaliyete geçmiş olması gerekçesiyle reddettiğini, ancak bir markanın tanınmış sayılabilmesi için kesin bir zaman dilimi öngörülemeyeceğini,SMK m. 6/5’te de böyle bir süre şartı bulunmadığını, mahkemenin gerçek hak sahipliğine dair tespit yapmış olmasına rağmen bu üstünlüğe rağmen markaların neden tüm sınıflarda hükümsüz kılınmadığını açıklamadığını, kötü niyet iddialarının da hatalı değerlendirildiğini, davalının yalnızca benzer markayı tescil ettirmesinin kötü niyetin kanıtı olarak görülmemesinin eksik bir yaklaşım olduğunu, dosyada kötü niyeti gösteren çok sayıda somut delil bulunduğunu, davalının müvekkil markalarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin bu delilleri tartışmaksızın karar verdiğini, bu nedenle kötü niyetin yeterince ortaya konduğu halde kararın yetersiz gerekçeyle kurulduğunu, ayrıca cevaba cevap dilekçelerinde haksız rekabete dair taleplerini açıkça genişletmelerine rağmen mahkemece bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dava konusu markaların kötü niyet gerekçesiyle tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle;... A.Ş.'nin ...'nin kontrolünde tasfiye olduğunu, davaya konu ... markasının da ortadan kalktığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, kıyaslanan markalar arasında hiçbir benzerlik olmadığını, davacı tarafın Türkpatent nezdindeki bülten itirazlarının reddedildiğini, davacı tarafın marka tecavüzünün tespit, meni ve refi taleplerinin reddi gerektiğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını,tüm bu nedenlerle davanın konusuz kalması ve tüm bu sebepler nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, "..." ve "..." ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli "..." ve "..." markalarının bu markalarla görsel, fonetik ve anlam yönünden benzerlik taşıdığını, iltibasa yol açtığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek, davalı markalarının, müvekkili markalarına karşı ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, bu markaların hükümsüzlüğü ile kullanımının durdurulmasını talep etmiştir.Davalı vekili ise markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış marka vasfı taşımadığını, kötü niyet iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Marka Kayıtları; -...nolu “...” markasının başvuru tarihinin 07.03.2016 olduğu ve 35. sınıfta; ... nolu “...” markasının başvuru tarihinin 07.03.2016 olduğu ve 35. sınıfta;... nolu “...” markasının başvuru tarihinin 14.04.2016 olduğu ve 36-37. sınıflarda;... nolu”...” markasının başvuru tarihinin 29.08.2016 olduğu ve 35-37-39. sınıflarda; ... nolu”...” markasının başvuru tarihinin 01.11.2017 olduğu ve 36. Sınıfta;... “...” markasının başvuru tarihinin 01.11.2017 olduğu ve 36-37. sınıflarda; ... nolu “...” markasının başvuru tarihinin 13.03.2018 olduğu ve 36. sınıfta; ... nolu “...” markasının başvuru tarihinin 13.03.2018 olduğu ve 36. sınıfta; davacı adına kayıtlı olduğu,-... ve ... sayılı "... arabanız olsun, birikimleriniz ile arabanız olsun" ve "... eviniz olsun, birikimleriniz ile eviniz olsun" ibareli, markaların 35, 36, 37, 39 ve 42. Sınıflarda davalı şirket adına kayıtlı olduğu ancak güncel olarak dava dışı ...ismli 3. Kişi adına tescilli oldukları görülmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde " ... A.Ş., ...'nin kontrolünde 21 Nisan 2022 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan gazete ile tasfiye olduğu , davaya konu "Birikimevim" markasının da ortadan kalktığı, davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüş ise de, davanın dosyaya celbedilen marka kayıtlarında marka sahibi olan davalı ... otomotiv şirketine yöneltilmiş olduğu, davalı vekilinin sözünü ettiği... A.Ş.'nin davada taraf sıfatının bulunmadığı, marka sicilden terkin edilmedikçe davanın konusuz kalmayacağı görülüyorsa da, güncel marka sicilinde davalının marka sahibi olmadığı,SMK 25/3 maddesi uyarınca hükümsüzlük davasının marka sahibine yöneltilmesi gerektiği, markanın yargılama sırasında devredilmiş olduğu durumda HMK 125 maddesi gereğince markayı devralan kişinin davaya dahil edilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlanarak yargılamanın sonuçlandırılması gerektiği açıktır. Diğer yandan davalı vekilinin beyanına açıklık getirilmediğinden davalı şirketin unvan değişikliğine gidip gitmediği, tüzel kişiliğinin devam edip etmediği belirsiz bırakılmıştır.Bu nedenlerle , taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilen sebeplerle öncelikle güncel marka kayıtları ve ticaret sicil kayıtları celbedilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bu aşamada esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 4 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ E. ███████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!