Anahtar kelimeler: Konusumarka Terlik Temellerinin Özetledavacı Ayakkabı Tanıtım Atıldığıtürkiyede Sınai Pazarlama Fikri

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ:█████/2022NUMARASI:███████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin temellerinin 1994 yılında atıldığı,Türkiye'de İstanbul İl sınırları içinde 24.000 m2 alan üzerine kurulu 18.000 m2 kapalı alan içerisinde terlik ve ayakkabı üretimi yapan ... A.Ş. ile birlikte, üretimi yapılan ürünlerin tanıtım, pazarlama ve satışını gerçekleştiren ... Şti. den oluşan iki ayrı şirketin yapılanmasından oluştuğu, ... markasının Türkiye'de sektörünün lideri haline gelmiş bir marka olduğu, iç pazarda yaklaşık 1.800 noktada satış yaptığı, dünya pazarında ise yaklaşık 25 ülkeye satış yaptığı, Davacı şirketin tanınmış ... esas unsurlu markaların maliki olduğu, ...,.., ..., ..., ... havalı yürüyüş, ..., ... , ..., ..., ..., ... "...",..., ..., ... ,... şekil, ... şekil, ...,... şekil, ...,..., ... şekil, ... şekil, ...,... şekil, ..., ..., ..., ..., ...,... gibi çok sayıda ... esas unsurlu tescilli markası ile seri marka oluşturulduğu, harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile markasına ayırt edicilik niteliği kazandırdığı, sektöründe ve sektör dışında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğu, Davalı tarafın davacı markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “...” esas unsurlu ... İNŞAAT ibareli markayı adına tescil ettirdiği, söz konusu tescilin tespit edilmesinden sonra davalı kendi iradeleri ile markanın sicilden terkini aksi halde kötü niyet nedeniyle markanın hükümsü; sicilden terkini talepli dava açılacağı hususunun Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 01.02.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile keşide edildiği, davalı yanın 26.09.2017 tarih ve... nolu “... İNŞAAT” ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğu, ... markası davacı tarafından ilk defa 31.01.1996 yılında tescil ettirildiği, 21.01.2011 yılımda ... markasının tanınmış marka olduğunun tespit edildiği, davalının başka marka oluşturabilme imkanı varken davacı markasının aynısını adına tescil ettirmesi, tüketiciler nezdinde muhtemel bir karışıklığa neden olma çabasının ve kötü niyetin açık bir göstergesi olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davacı ... markasının tanınmış marka olduğu, tanınmış markaya yanaşma ve başka sınıflarda kullanma eylemlerinin markanın ana işlevi yani ayırt edicilik karakterinin bozulmasına yol açtığı, davacının terlik ve ayakkabı emtiasında kullanarak zaman yatırım ve emekle inşa ettiği imajı başka mallarda da kullanmak isteyebileceğini, davalının davacıya ait tanınmış ve seri marka niteliğine haiz ... markalarını bildiği, kendisine ihtar gönderilmiş olmasına rağmen, iltibas yaratmak ve haksız yarar kazanmak amacıyla ... markasını kullandığı, davalı tarafın kötü niyetinin sabit olduğu ve markasının iltibas yaratır mahiyette olduğunu ileri sürerek davalı adına 26.09.2017 tarih ve ... sayı ile tescilli ... İNŞAAT ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının 02.05.2007 tarihinde ... vergi numarası ile ana faaliyet olarak inşaat işleri yapmak üzere “... ... İnşaat Taahhüt ve Dekorasyon” şirketini kurduğunu, 02.05.2007 tarihinden bu yana şirket bünyesinde inşaat sektöründe faaliyet göstermeye devam ettiğini, 26.09.2017 tarihinde “... İNŞAAT” markasının tescili için başvuruda bulunduğu ve herhangi bir ihtilaf olmaksızın, itirazsız olarak 31.01.2017 tarihinde başvurusunun kabul edildiği, böylece 10 yıl süreyle kullanılmak üzere “... İnşaat” markasının davalının tescilli markası olarak koruma altına alındığı, Davalının sektörde faaliyete başlama tarihinden itibaren “...” markasını kullandığı, inşaat sektöründe üstlendiği ve bitirdiği büyük projelerle “...” ismini inşaat sektöründe güvenilir ve kaliteli bir marka olarak tanınır hale getirdiği, yaklaşık 20 yıldır aynı markayla inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği ve bu sektörde iş portföyü oluşturduğu, Davacının terlik ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği, davalının ise davacının çalıştığı sektörle hiç bir ilgisi bulunmayan inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, davalının mülkiyet hakkını kısıtlamayı gerektirecek kanunda düzenlenmiş sebeplerden hiçbiri gerçekleşmemişken, davacının haksız, kötü niyetli bu talebinin kabulü açıkça yasaya aykırılık olacağı,Gerek kanunda gerekse de Yargıtay kararlarında açıkça; tanınmış markanın farklı mal ya da hizmetlerde kullanılması sonucu haksız bir yararın sağlanabileceği veya markanın itibarına zarar verici veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerde markanın başka bir firma tarafından tescil edilemeyeceğinin açıkça düzenlendiği, oysaki davalının tamamen farklı bir sektörde, davacının tanınmış markası ile iltibas oluşturmayacak bir alanda faaliyet gösterdiği, “... Sanayi ve Ticaret A.Ş.” markasını kullanarak bugüne kadar hiçbir şekilde kazanç elde etmemiş olduğu gibi, markaya zarar verici hiçbir faaliyette de bulunmadığı, zaten buna imkan da bulunmadığı,Davalı markasının davacı markası ile hiçbir benzerlik göstermediği, tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir durum söz konusu olmadığı,Davalının davacı ile aynı alanda faaliyet göstermediği, birbirinden tamamen farklı, alakasız sektörlerde faaliyet gösteriyor olmaları sebebiyle, davalının davacıdan haksız bir yarar sağlayamayacağı, davacının markasının itibarına zarar vermeyeceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek durumlara neden olmayacağını beyan ederek, davalının tescilli markasının sicilden terkini ile bugüne kadar inşaat sektöründe oluşturduğu iş portföyünün haksız olarak zarar görmemesi için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile;"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalı adına tescilli ... numaralı ... İNŞAAT ibareli markanın 37. Sınıfta tescilli "temizlik hizmetleri, dezenfeksiyon hizmetleri, haşere ilaçlama hizmetleri, temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri, giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri, ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri" bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, " karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; 37. sınıfın hükümsüzlüğüne karar verilmeyen kısımları açısından inceleme yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu markaların esas unsurlarının birebir aynı olduğu yönündeki hususu kabul ettiklerini, ... markasının ayak giysileri emtiası için yaygın kullanımı, yoğun reklam ve promosyona bağlı olarak tüketiciler tarafından tanınan ve tercih edilen bir marka haline gelmiş olduğunun TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca kabul edildiğini, tanınmış marka olarak tespitine karar verildiğini, müvekkilinin tanınmışlık şerhi bulunmasının yanı sıra yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi reklam çalışmaları mevcut olup müvekkili sektörle alakalı fuarlara katıldığını, müvekkili markasının alelade bir marka değil tanınmış bir marka olduğunu, dolayısıyla markasının farklı sınıf mal ve hizmetler yönünden de koruma elde edebilecek bir ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğuna kanaat getirilmesi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlık bakımından inceleme ve değerlendirmenin SMK m.6/5 kapsamında yapılması sonucunda davalı markanın 37. sınıfta kayıtlı diğer mal/hizmetler yönünden de hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin "..." ibaresini içeren çok sayıda markayı ilk defa 1996 yılında olmak üzere kendi adına tescil ettirdiğini, yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri neticesinde tüm Türkiye'de tanınır hale getirdiğini ve 2011 yılında da markanın TPMK tarafından tanınmış marka olarak tespit ve sicile tescil edildiğini, markanın müvekkili tarafından meydana getirilen orijinal bir sözcükten oluşmasının marka gücü ve ayırt ediciliğini artırdığını, davalı şirketin ... marka tescil başvurusunu müvekkilinin tanınmış marka olarak kabul edildiği tarihe oldukça yakın bir tarihte yaptığını, bilinçli olarak bunu yaptıktan sonra, temizlik hizmetleri, dezenfeksiyon hizmetleri, haşare ilaçlama hizmetleri, temizlik araçları ve makinelerin kiralanması hizmetleri ve giysilerin temizliği bakımı ve tamiri hizmetleri, ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetlerine ait sınıflarda markasını tescil ettirmesinin de davalının kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, bu hususta gerekçeli kararda yapılan kötü niyete ilişkin yapılan değerlendirmelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, süreç içinde ciddi emek ve yatırımla oluşturulan olumlu algının bozulabilmesinin büyük bir risk olduğunu, hukuki mütalaa sunmuş olmalarına karşın ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir şekilde değerlendirilmediğini ve gerekçeli kararda tartışılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, markanın tümü açısından sulandırma koşulları oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı iddialarını kanıtlar bir delil bulunmadığından ve davalının haklı nedenle kullanım savunması ispat edilemediğinden markanın sicilden terkini gerektiğini, marka korumasının kapsamını genişleten halin tanınmışlık olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ile SMK madde 6/5'e dayalı olarak hükümsüzlük talebinde bulunmadığını, dilekçeler teaitisi aşamasında ileri sürmediği bir hükümsüzlük sebebinin istinafa konu edilmesinin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu, mahkemece davanın kabul edilen kısmının davacı tarafından ileri sürülmediğini ve talep edilmediğini,SMK m.6/5'e dayanılmamışken mahkemenin bu maddeye dayanarak kararını açıklamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin 2007 yılından itibaren sektörde faal ve ... İnşaat markasını kullandığını, davacı ile tamamen farklı sektörde olan müvekkillerine karşı ileri sürülmüş talebin kötü niyetli ve haksız olduğunu, uygulamada tanınmış bir markanın başka sektörde tescilinin her somut olayda ayrıca değerlendirilip zarar verme ve haksız kazancın incelendiğini,Yargıtay kararlarına göre de markanın tüketici tercihlerini etkilemesi için ayırt ediciliğe zarar verilmesi, haksız yararlanmaya yol açması veya marka itibarına zarar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketinin davacı şirkete yönelik hiçbir haksız yarar elde etmediğinin açık olduğunu, davacının bu davayı arz ve ikame etmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, şirketlerin tüketici kitlesinin farklı olduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ...ile gelecek kuşak yetkilisi olan ...'un isimlerinin ilk iki harflerinin birleşimi ile ...'nın oluştuğunu, müvekkilinin inşaat sektöründe, davacının ise terlik ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin uzun yıllardır inşaat sektöründe ... ibaresini kullandığını, kötü niyet iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını,Yargıtay içtihatları gereğince tanınmış markanın farklı sınıflarda korunabilmesi için somut olayda haksız yarar sağlama, itibar zedeleme veya ayırt edici karakterin zarar görmesi gibi koşulların oluşmadığını, bu şartların somut olayda mevcut olmadığını, bu nedenlerle davacının istinaf taleplerinin reddedilmesini, kendi istinaf başvurusunun kabul edilmesini, ilk derece mahkemesinin SMK 6/5’e dayanarak verdiği kısmi hükümsüzlük kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davalıya ait ... sayı ile tescilli ... İNŞAAT ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkiline ... markasının, 2011 yılında tanınmış marka olduğu da tespit edildiğini, davalıya ait taraf, “... İNŞAAT” ibareli markanın tanınmış ... markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 6769 sayılı SMK.nın 6/1, 6/5 ve 6/9. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük talep etmiştir.Davacı adına "...+ Şekil" ibaresinin █████/1996 tarih ve ... tescil numarası ile 25. sınıfta, "...+ Şekil" ibaresinin █████/2010 tarih ve ...tescil numarası ile 18, 25. Sınıflarında tescil edilmiş olduğu "..." ibaresinin 21.01.2011 tarih ve ... tescil numarası ile “ayak giysileri (terlikler)” için tanınmış marka olarak tescilli olduğu , ... ibareli çok sayıda marka tescili bulunduğu görülmüştür Davaya konu ... numaralı ... İNŞAAT ibareli markanın 37. Sınıfta tescilli olduğu görülmektedir.█████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun █████/2011 tarihli kararı ile ... markasının “ayak giysileri (terlikler) alanındaki tanınmışlığı dikkate alınarak TANINMIŞ MARKA olarak ( ... no ile) tespit ve tescil edildiği, Davacının ... no ile tescilli ... -... ... no ile tescilli ...+ŞEKİL,... no ile tescilli ŞEKİL+..., ... no ile tescilli ŞEKİL+..., ... no ile tescilli ... ve ... no ile tescilli ...+ŞEKİL, markaları ile davalının ... no ile tescilli ŞEKİL+... İNŞAAT markasının esas unsurlarının ... İbaresi olduğu, markaların kompoziyson olarak farklı olduğu, ancak ... ibaresinin görsel ve fonetik etkisini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı markaları benzer olduğu. Davacı markasının 18 ve 25. Sınıfta yer alan emtialar için, davalı markasının ise 37. Sınıfta yer alan hizmetler için tescil edilmiş olduğu, ile davalı markasının görsel açıdan benzemediği, fonetik açıdan benzer olduğu, ancak birbiri ile farklı ve ilgisi olmayan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere tescil edilmiş olduğu, bu nedenle hitap ettikleri tüketici kitlesinin orta düzeyde olduğu, orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı,Davacının markası Tanınmış marka olması nedeniyle yapılan incelemede, davalının davacının markasının ayırt edici gücünden ve itibarından haksız olarak yararlanma amacıyla hareket ettiğinin somut olayda ispat edilemediğini, bu nedenle de davalı markası açısından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" belirtilmiştir.█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; " ... sayılı davalı ... markasının 37. Sınıfta yer alan “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve - makinelerinin - kiralanması hizmetleri”nde tescilinin, davacı tanınmış ... markasının “ itibarına zarar verebileceği”, ... sayılı davalı ... markasının 37. Sınıfta yer alan “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri” ve “Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri”nde tescilinin, davacı markasının tanınmışlığından “haksız bir yarar sağlamasına” ve davacı tanınmış ... markasının “ayırt edici karakterine zarar vermesine” neden olabileceği, Davalı adına ... sayı ile 37. Sınıfta tescilli “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri;haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri” ,“Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri iyakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri” açısından markanın sulandırılmasına dayalı hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, 37. Sınıfta yer alan diğer hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" belirtilmiştir. Mahkemece taraf markalarının benzer olduğu ancak tescil kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin tamamen farklı olduğu gerekçesi ile SMK 6/1 maddesine dayalı hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre tarafların markalarının esas unsurlarının aynı olduğu, işaretler arasında yüksek benzerlik bulunduğuTPMK tarafından 2011 yılında davacının “...” markasının “ayak giysileri (terlik)” emtiası için tanınmış marka olduğuna karar verildiği, davacının diğer markalarının da 18. ve 25. sınıflarda tescilli oldukları, davalının ... İNŞAAT ibareli markasının 37. Sınıfta : “İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri.Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu).Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri.Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri.Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.”nde tescilli olduğu, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının 25. Sınıfta yer alan “Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.” emtialarında ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... sayı ile tescilli ve “Ayak Giysileri” kapsamında yer alan “Terlikler” emtiasında tanınmış ... sayılı markaları ile davalının 37. Sınıfın 8. alt sınıfında yer alan “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri” ve 13. alt sınıfta yer alan “Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri”nde tescilli ... sayılı markasının birbirlerini tamamlayan, birbirleri ile bağlantılı, davacı markasının tanınmışlığından doğan imaj transferinin mümkün olduğu mal ve hizmetler içerdiği , belirtilen mal ve hizmetler dışında, davacı markalarının tescilli olduğu mallar ile davalı markasının 37. Sınıfta tescilli olduğu hizmetler arasında, davacı markasının tanınmışlığından doğan imajının transferinin mümkün olmasını sağlayacak bir yakınlık bulunmadığı, söz konusu mal ve hizmetlerin farklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda taraf markaları arasında davalının 37. Sınıfın 8. alt sınıfında ve 13. alt sınıfta yer alan yukarıda belirtilen hizmetler yönünden bağlantı bulunması nedeniyle sınıfsal benzerlik söz konusu olduğu, dolayısıyla hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme, karıştırılma ihtimali bulunduğu,benzerlik tespit edilen alt sınıflar yönünden SMK 6/1 maddesi uyarınca davalı markasının kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; " ... sayılı davalı ... markasının 37. Sınıfta yer alan “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve - makinelerinin - kiralanması hizmetleri”nde tescilinin, davacı tanınmış ... markasının “ itibarına zarar verebileceği”, ... sayılı davalı ... markasının 37. Sınıfta yer alan “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri” ve “Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri”nde tescilinin, davacı markasının tanınmışlığından “haksız bir yarar sağlamasına” ve davacı tanınmış ... markasının “ayırt edici karakterine zarar vermesine neden olabileceği" görüşünün belirtildiği, mahkemece bu rapora itibarla kısmi hükümsüzlük kararı verildiği görülmektedir.Davalı vekili, davacının tanınmış marka iddiasına dayanmadığını, SMK 6/5 maddesi gereği hükümsüzlük talebi olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının dava konusu markanın tanınmış ... markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu yönündeki iddiasının SMK 6/5 maddesindeki hükümsüzlük nedenine temas ettiği, ileri sürülen iddialar kapsamında hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, dava dilekçesinde kanun maddesinin açıkça yazılmış olmamasının sonucu değiştirmeyeceği dikkate alınarak davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.SMK’nın 6/5 maddesine göre, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın,Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü içermektedir.Düzenlemede anlaşılacağı üzere marka tescillerinin kapsadıkları ürün ve hizmetler ile aynı veya benzer ürün ve hizmetlerle sınırlı bir korumanın istisnası olarak “tanınmış markalara” tanınan ayrıcalık için , belirtilen şartların varlığı halinde tanınmış markaların farklı ürün ve hizmetler için de korunacağı ifade edilmiş olup , düzenlemede belirtilen şartalar , “tanınmışlık, tanınmış markanın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescili için başvuruda bulunulmuş bir marka olması, karışıklığa sebebiyet verebilecek benzerlik , sonraki markanın, tanınmış markanın tescili kapsamında yer alan mal veya hizmetlerden farklı ürünler ve hizmetler üzerinde kullanılması durumunda önceki markanın sahip olduğu yüksek tanınmışlık düzeyi sebebiyle, haksız bir yararın sağlanması ihtimali veya tanınmış markanın itibarının zarar görme ihtimali veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurma ihtimali" bulunmalıdır.Davalının ... inşaat markasının 37 .sınıfta tescil edildiği, davacı markasının terlik emtiasında tanınmış marka olduğu, diğer markalarının 18 ve 25. Sınıfta tescilli olduğu gözetildiğinde davalı markasının tescil kapsamındaki “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri” ve “Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri”nde tescilinin, ilintili sınıflar olması nedeniyle davacı markasının tanınmışlığından doğan imaj transferinin mümkün olması nedeniyle davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamasına ve davacının tanınmış ... markasının ayırt edici karakterine zarar vermesine neden olabileceği, ayrıca davalı markasının tescil edildiği “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve - makinelerinin - kiralanması hizmetleri " , her ne kadar davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarından farklı olsa da; davacının ... markasının ayak giysileri (terlikler) bakımından tanınmış marka olduğu ve ayak giysilerinin doğrudan sağlıkla bağlantılı bir ürün grubu oluşturduğu dikkate alındığında, davalının markayı bu tür temizlik ve haşere ilaçlama gibi sağlığa risk teşkil edebilecek hizmetlerde kullanması, tüketici nezdinde sağlıkla ilgili olumsuz çağrışımlar doğurma ihtimali taşımaktadır. Bu olumsuz algı, tanınmış markanın itibarı ve olumlu imajı üzerinde zarar verici etki oluşturabileceğinden, söz konusu hizmetler bakımından SMK’nun 6/5. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının bulunduğu anlaşılmıştır.Diğer yandan ,davalının İnşaat sektöründe faaliyet gösterdiği,davalının █████/2011 tarihinde tescil edilen ticari ünvanının ... Dekorasyon olduğu, daha sonra davalı ...'un yetkilisi olduğu dava dışı ... Şirketinin ise █████/2016 tarihinde tesicli edildiği ve bu ünvan ile ticari faaliyetine devam ettiği buna göre davalının 2011 yılından beri ...., ... İnşaat ibaresini ticari ünvan olarak kullandığı, ticaret unvanının tescil tarihi itibariyle davacının markasının tanınmış marka olduğuna dair delil bulunmadığı , tarafların ticari faaliyetlerinin farklı sektörlerde yürütüldüğü, markalar arasında benzerlik mevcut olsa da, davalının yukarıda belirtilen alt emtialar dışında davacının tanınmış markasından haksız yararlanmasının söz konusu olmadığı, tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zayıflatılmasına ve itibar kaybına sebebiyet verilmediği , kötüniyetli tescil iddiasının somut delillerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı davalıya ait ... sayı ile tescilli ... İNŞAAT ibareli markanın kısmi hükümsüzlüğüne dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun SMK 6/1 maddesi yönünden mahkeme gerekçesinin düzeltilmiş olması nedeniyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulü ile davalı markasının kısmi hükümsüzlüğüne dair hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarih, ███████ E., ███████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı adına tescilli ... numaralı ... İNŞAAT ibareli markanın 37. Sınıfta tescilli "temizlik hizmetleri, dezenfeksiyon hizmetleri, haşere ilaçlama hizmetleri, temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri, giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri, ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri" bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL harç, 259,35 TL tebligat ve müzekkere, 5.400,00 TL bilirkişi masrafları olmak üzere toplam 5.713,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1/2 'si olan 2.856,875 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davacı vekiline kabul edilen kısmi hükümsüzlük davası yönünden: davanın kabul edilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine,4/ç-Davalı vekiline reddedilen kısmi hükümsüzlük davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi reddedildiğinden, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/a-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 148,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 369,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/a-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025