Anahtar kelimeler: Vadede Gümrükten Satımdan Şirketçe Yapmayı Konunun Toplamda İhraç Usd Firması

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA :Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2022KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile ... faaliyet gösteren davalı ... firması arasında 06.09.2018 tarihli çerçeve satış sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket tarafından sözleşmeye istinaden, davalı tarafa 27.11.2018 tarihli ... fatura nolu, 17.430-USD bedelli ve 27.11.2018 tarihli, ... fatura nolu, 27.627-USD bedelli fatura olmak üzere toplamda 45.057-USD değerinde ürün satışı yaptığını, ilgili ürünleri ihraç ettiğini, ürünlerin davalı şirketçe gümrükten teslim alınmış olmasına ve 90 günlük vadede ödeme yapmayı sözleşme ile taahhüt etmesine rağmen, davacı şirkete ödeme yapılmadığını, alacağın tahsil edilememesi üzerine, konunun davacı şirketçe "alacak sigortası" kapsamında, ...'na iletildiğini ve hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında, alacaklarının 15.601,90-USD'lik kısmının ...'na temlik edildiğini, davacı şirketin davalı taraftan, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile faiz ve masraflar hariç 29.455,10-U1SD bakiye alacakları bulunduğunu, davalı tarafın ürünleri teslim almış olmasına rağmen, en geç 26.02.2019 tarihinde ödeme yapması gerekirken, haksız, hukuka aykırı, mesnetsiz ve kötü niyetli bir şekilde ödemeyi yapmadığını, bu nedenle, davacı şirketin alacağına vade tarihi olan 26.02.2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından 20.05.2022 tarihinde, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, Arabuluculuk Bürosunca atanan Av. Arb. ... tarafından tarafların davet edilmesi akabinde, 20.06.2022 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmelerine, kendisine davet mektubu hem İngilizce hem de Kırgızca tercüme edilerek kargo marifeti ile gönderilmesine ve ilgililere mail atılmasına rağmen, davalı tarafın katılmadığını beyan ederek; davanın kabulü ile; 29.455,10-USD'nin vade tarihi olan 26.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 18.07.2022 tarihli tensip tutanağı ile davalı şirketin adresinin, ... ... , 32 ... ... .../... olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline yurt dışı tebligat işlemleri için ilgili evrakları Kırgızca tercümesini sunmak, yurt dışı tebligat harcını yatırmak üzere süre verildiği, davacı vekilince evrakların sunulduğu ve mahkememizce evrakların Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu'na gönderildiği, mahkememizin 01.12.2022, 16.02.2023 ve 15.06.2023 tarihli celselerinde davalı tarafa çıkarılan yurtdışı tebligat evrakının dönmediğinden dönüşünün beklenilerek akıbetinin sorulmasına karar verildiği, verilen cevaplarda tebliğ talebi gereği için ... Büyükelçiliğine gönderilmiş ise de, bu yazıya henüz bir yanıt alınamadığından bahisle cevap verildiği anlaşılmıştır.... Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu'nun 08.08.2023 tarihli yazısı ile yurt dışı tebligat yazısının döndüğü fakat tercümesinin bulunmadığı, mahkememizin 19.10.2023 tarihli celsesinde davacı vekiline yurt dışı evraklarının tercüme edilmesi için süre verildiği, davacı vekilinin 06.11.2023 tarihli dilekçesi ile yurt dışı evraklarının Türkçe tercümesini ve davalı şirket yetkilisinin beyanlarına karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü. Neticeten davalı şirket yetkilisi ... yurtdışı istinabe yoluyla █████/2023 tarihinde ... İli ... İlçesi Emniyet Müdürlüğü'nde alınan beyanında; ticari faaliyette bulunmak maksadıyla 2008 yılında ... Cumhuriyeti Adalet Bakanlığında ... adlı şirketin tescilini gerçekleştirdiğini, iş yeri adresini ... Cumhuriyeti ... Bölgesi ... Köyü, ... 62 olarak belirlendiğini, faaliyet alanının Türkiye'den ve Rusya'dan gelen şekerleme ürünlerinin ticareti yapmak üzere olduğunu, buradan gelen ürünlerin pazarlarda toptan dağıtımını gerçekleştirdiklerini, 2018 yılında yukarıda adı geçen ... ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. temsilcisinin kendilerine gelerek yardım istediğini, ürünlerini burada satmalarını istediklerini, davalı şirketin, davacı tarafın ürünlerinin pahalı olduğu için burada bu ürünleri satamayacaklarını beyan ettiklerini, davacı tarafın, şimdilik para ödemelerine gerek olmadığını, bir tır ürün gönderdikten sonra bakacaklarını, malların dağıtımında ve satışında yardımcı olacak kampanyalı satış yapacak bir adam vereceklerini beyan ettiklerini, bunun üzerine kabul ederek aralarında sözleşme imzaladıklarını fakat davacı tarafın malları gönderirken vermiş olduğu sözleri tutmadığını, göndermiş oldukları malların gümrük işlerini davalı tarafın yaptığını, malları sattıktan sonra tırlara verdikleri parayı oradan alırsınız dedikleri için tırların parasını da davalı tarafın ödediğini, malları ne kadar satmaya uğraşsalar da ürünlerin fiyatlarının pahalı olmasından dolayı satamadıklarını, bu durumu sürekli davacı tarafa ilettiklerini, malların kullanma tarihleri azalamaya başladığı anlarda ... ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. adına Kırgızistan'da faaliyet yürüten ... Beye durumu bildirdiklerini, ... ..., Özbekistan'a malı gönderin dediğini, daha sonra fatura değeri 30.000 USD olan malı ...'da Kamil isimli birine gönderdiklerini, bu işlemi ... Beyin talimatıyla gerçekleştirdiklerini, kendilerine toplam 45.000 USD tutarında mal geldiğini, bunun 30.000 USD tutarlı kısmının Özbekistan'a gönderildiğini, kalan diğer malların ise kullanım süresi geçtiği için imha edildiğini, ifade ettiğim tüm hususların resmi belgeli olarak gerçekleştiğini, ... ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş.'nin mallarının satılmaması nedeniyle davalı tarafın eksiye düştüğünü, giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini ve iflasa kadar geldiğini, 11.758 USD gümrük masrafı yaptıklarını, tır için 9.000 USD ödediklerini, yaptıkları masrafları dahi karşılayamadıklarını, adıma kayıtlı ... şirketinin hâlihazırda çalışamaz ve iflas aşamasında olduğunu, aldıkları kredileri ödeyemedikleri için AYIL BANK ve ... ... isimli bankalara kardeşinin ve kendisinin evlerini verdiklerini, ... ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş tarafından ... aleyhine açılmış olan alacak davasına rıza göstermediğini, çünkü davacı tarafın mallarını kendilerinin gönderdiklerini, kendilerinin davacıya malınızı alalım demediklerini, ifade ettiği tüm hususları belgeleyebileceğini, ... kuruluşunun Türkiye'deki ... ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. adına herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiği anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE:Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; taraflar arasında imzalanan 06.09.2018 tarihli Sözleşmenin ve tercümesinin fotokopisini, 13.06.2022 tarihli IBAN Bildirim ve Taahhütnamenin fotokopisini, ... Bankası'nın 18.05.2022 tarihli yazısının fotokopisini, 27.06.2022 tarihli Gönderi Makbuzu fotokopisini, .... Noterliği'nin 16.06.2022 tarihli ... yevmiye numaralı Temliknamenin ve ..., ... yevmiye numaralı Taahhütnamelerinin fotokopilerini, 28.11.2018 tarihli Gümrük Beyannamesinin fotokopisini, arabuluculuk ilk ve son oturum tutanaklarının fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü. Davalı şirket yetkilisinin gümrük belgelerinin onaylı suretlerini sunmuş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 20.11.2023 tarihli ara kararı ile taraflar arasında akdedilen Çerçeve Satış Sözleşmesi hükümleri gereğince düzenlenen faturalar kapsamında davacının davalıdan alacağının olup olmadığı hususlarında bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 28.03.2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1-İncelenen davacı şirkete ait 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,2-Davacı ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin sözleşmeye istinaden düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak dava tarihi olan 07.07.2022 tarihi itibariyle davalı ....'den 29.455,10 USD karşılığı 305.481,20 TL fatura alacağının bulunduğu, iş bu alacağın ticari defterlerde bulunan kayıtlar ile ispat edilebildiği,3-Davalının tebliğ makamına sunulan ve borcun bulunmadığına yönelik savunması ile bağlantılı herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, 4-Taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşımaya ilişkin belge tarihinden sonra 90 gün vade olarak kararlaştırıldığı, 28.11.2019 tarihli CMR senedinden sonra 90. günün 25.02.2019 olduğu ve bunu takip eden 26.02.2019 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun 4a hükmüne uygun olarak faiz talep edilebilmesinin mümkün olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun davacı vekiline e tebligat ile gönderildiği, davalı şirketin Kırgızistan adresine gönderilmek üzere Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu'na gönderildiği anlaşıldı.Mahkememizin 26.09.2024 tarihli celsesinde, davacı vekiline bilirkişi raporunda bildirilen tercüme eksikliği bulunan evrakların Türkçe tercümesini sunmak üzere süre verildiği, sunulduktan sonra ek rapor aldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 10.10.2024 tarihli dilekçesi ile tüm evrakların Türkçe tercümesini dilekçesi ekinde sunduğunu beyan ederek dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep ettiği, bilirkişi heyetinin 08.11.2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;"Kök raporda ortaya konan görüşlerde değişiklik oluşturabilecek nitelikte bir bilgi ve belgenin söz konusu tercüme evrakları içerisinde bulunmadığı yönündeki kanaat ile KÖK RAPORDAKİ GÖRÜŞLERİN korunduğu yönündeki kanaatin" bildirildiği, ek raporun davacı vekiline 08.11.2024 tarihinde e tebligat olarak gönderildiği, mahkememizce kök rapor davalı şirkete tebliğe çıkarıldığından ve ek raporda görüş değişmediğinden yurt dışı istinabe yoluna yer olmadığına karar verildiği anlaşıldı. Davacı vekilinin 27.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu, davalı şirkete yurt dışında istinabe ile bilirkişi raporunun tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisi ...'in █████/2024 tarihli ... İli ... İlçesi Emniyet Müdürlüğü'nde alınan beyanında; ... Limited Şirketinin yasal adresinin ... İlçesi ... Sokak 62 olduğunu, 2018 yılında ... şirketinin temsilcisi ..., ... İline gelerek kendisine ait ürünlerin satışını yapmasını rica ettiğini, kendisinin ürün fiyatlarını hesaplayıp, pahalı olacağını, burada ürün satışını yapamayacaklarını bildirdiğinde, davacı tarafın, kendilerine hiçbir şekilde risk almayacaklarını, davacı tarafça görevli gönderileceğini, davalı tarafın satış acentesinin aylık maaşını ve tanıtım giderlerini davacının üstleneceğini söylediklerini, davalı tarafça hiçbir ürün ücreti talep edilmeden davacı şirketin ürünlerini gönderdiğini, ürünlerin Türkiye Cumhuriyetinden Kırgızistan'a gönderim bedeli olan 9.300 USD'nin ve ürünleri teslim almak için Gümrük işlemleri bedeli olan 15.950 USD'nin davalı tarafından ödendiğini, ... şirketinin ürün satışına istinaden hiçbir yardımda bulunmadığını, ürünlerin satılmadığını, kullanma tarihleri yaklaştığında ... şirketine ne yapacağımızı sorduklarını, ...'daki satış temsilcisi olan ... Beyin telefon numarasını vererek, ürünleri ona teslim etmelerinin söylediğini, bu şahsı ... Beyin kendisinin gönderdiğini, kendilerinin de 29.080 USD tutarındaki ürünleri tırla ...'a gönderdiklerini, ürünlerin satışı için kendisinin 5.000 USD kadar, ... şirketinin ise 15.000 USD kadar masrafı olduğunu, 2019 yılından bu yana ... Limited Şirketinin iflas ettiğini, kredilerini ödeyemedikleri için evlerinin hepsine banka tarafından el konulduğunu, bankalara 200.000 USD'yi geçen borçlarımız bulunduğunu, ... Limited Şirketi ile ... şirketi arasında sözleşme akdedildiğini fakat ... şirketinin kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ... şirketi ile uzlaşma anlaşması yaparak, davanın düşürülmesini talep ettiğini, davalı şirket iflas ettiğinden hiçbir şekilde ödeme yapma durumunun olmadığını, ... Limited Şirketinin 15.000 USD'yi geçen masrafı ödediğinden ... şirketine herhangi bir borcumun olduğunu düşünmediğini beyan ettiği anlaşıldı. Davacı vekilinin 11.12.2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafça yaptırılan tercümelere ilişkin faturalarının ve yurt dışı tebligat harçlarına ilişkin dekontların fotokopilerini sunarak, yapılan bu masrafların HMK'nun 323. Maddesi kapsamında yargılama gideri olarak dosyaya eklenmesini talep ettiği anlaşıldı. Mahkememizin 12.12.2024 tarihli celsesinde, dosyada mevcut bilirkişi raporunun özellikle teknik bölümünün hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ayrıntılı ve gerekçeli de olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın da savunma ile deliller değerlendirilmek üzere dosyanın ...'a rapor tanzimi hususunda tevdiine, karar verildiği, bilirkişi ...'ın 05.05.2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "- Taraflar arasındaki ilişkinin distribütörlük sözleşmesi niteliğinde olduğu;- Davalının bu sözleşme kapsamında davacı tarafından gönderilen ürünleri ... Cumhuriyeti'nde kendi nam ve hesabına satma yetkisine sahip olmakla, davacıdan bağımsız olduğu ve onun temsilcisi olmadığı;- Davacı tarafından gönderilen 45.057 UDL'lik ürünün davalı tarafında teslim alındığı;- Ürünlerin ... Bölgesinden satılamamış olmasının sebep olduğu zararların huzurdaki dava konusu dışında kaldığı;- Yüce Mahkemece gerek davacıya ait ticari defterlerin gerekse davalı yetkilisinin beyanlarının delil olarak değerlendirilmesi halinde, davacının davalı taraf ile arasındaki distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan bakiye 29.455,10 USD alacak hakkının olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21.05.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında münakit sözleşme uyarınca davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği noktalarında toplandığı anlaşıldı. Davacı tarafın talebinin, akdedilen sözleşmeye istinaden düzenlediği 27.11.2018 tarihli, ... fatura nolu, 17.430-USD bedelli ve 27.11.2018 tarihli, ... fatura nolu, 27.627-USD bedelli faturalardan kaynaklı bakiye alacak miktarı 29.455,10-USD'yi vade tarihi olan 26.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline yöneliktir.Davacı şirket vekilinin dava dilekçesi ekinde, sözleşmeye istinaden yapılan satışa dair gümrük evraklarını ve teslim belgelerini dava dosyasına sunduğu görülmüştür.Davacı şirketin düzenlediği toplam 45.057,00 USD tutarındaki iki adet faturayı tahsil edememesi üzerine, davacı şirketin ... A.Ş. (... ...) "alacak sigortası" kapsamında hasar dosyası açtırıldığı, hasar dosyası kapsamında, alacağın 15.601,90-USD'lik kısmının ...'na temlik edildiği, davacı şirketin 15.601,90 USD'lik tutarı davalı şirketin cari hesabından mahsup ettiği ve ticari defterlerinde kayıt altına aldığı görülmüştür.Mali müşavir bilirkişi tarafından incelenen davacı şirkete ait 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ... ... San.ve Tic. A.Ş.'nin sözleşmeye istinaden düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak dava tarihi olan 07.07.2022 tarihi itibariyle davalı ....'den 29.455,10 USD karşılığı 305.481,20 TL fatura alacağının bulunduğu, iş bu alacağın ticari defterlerde bulunan kayıtlar ile ispat edilebildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında münakit sözleşme incelendiğinde, davacı ile davalı arasında distribütörlük sözleşmesi akdedildiği, davalının Kırgızistan ile sınırlı olmak üzere davacı şirketin ürünlerini satın alma ve dağıtımı gerçekleştirme konusunda yetkilendirildiği, bir yıllık süre ile imzalanan sözleşmenin davalıya inhisar hakkı sağlamadığı, buna karşılık davalıya yönelik başka bir şekerleme ürününün dağıtımını yapmama yükümlülüğü yüklediği, sevkiyatın davacı tarafından organize edileceği, bedelin konişmento tarihinden itibaren 90 gün içinde ödeneceği, akredatifin ürünlerin yüklenmesi sırasında sağlanacağı, 2019 yılı için 500.000 USD satış hedefi konulduğu hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosyaya örneği ve çevirisi sunulu bulunan ... Noterliğinin 16.06.2022 tarihli ve .... nolu ihtarnamesi incelendiğinde, davalı tarafından davacıya iki parti halinde mal mukabilinde ödeme şartı ile 45.057,00 USD bedelli mal satımı gerçekleştirildiği, bunun 15.601,90 USD kısmının kredi sigortası kapsamında ...' a temlik edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bildirimin 16.06.2022 tarihli ... Gönderi Makbuzuna konu edildiği görülmekle birlikte bunun teslimine yönelik bir bilgiye rastlanmamıştır.Ürünlerin ... Gümrük Müdürlüğü tarafından gümrüklenerek 28.11.2018 tarihli işlemlere konu edildiği, ... nolu beyanname ekinde 33 farklı kalem ürünün bildirildiği, söz konusu 33 kalemin, iki faturada yer alan 11 + 22 = 33 kalem ile uyumlu bulunduğu, bunun ekinde CMR belgesi örneklerinin sunulduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından sunulan ve çevirisi sunulan belgelerin, davacı tarafından satılan ürünlerin dava dışı üçüncü kişiye satışına ilişkin fatura, taşıma belgeleri ve gümrük işlemlerine yönelik olduğu anlaşılmakta olup, davacının davalıdan alacağına yönelik olmak üzere etki göstermeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Yine sözleme ile Türk Hukuku'nun uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacı ve davalının tacir oldukları, kaldı ki ürünlerin Türkiye' de üretilip Türkiye gümrüğünden gönderilmesi nedeniyle baskın hukukun da Türk hukuku olduğu, uyuşmazlığın ticari defterlere geçirilmesi gereken hususlardan bulunduğu, davacının ticari defter kayıtlarına bağlı olarak davalıya ürün satışında bulunduğunun ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, hakim tarafından uygulanması gereken usul hukuku kuralları kapsamında ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin kabul edilmesi kanaatiyle de davacının davasının kabulü ile; 29.455,10 USD'nin █████/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Faiz başlangıç tarihi açısından yapılan değerlendirmede; davacının alacağa 26.02.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu talebin dayanağının sözleşmenin 4.Maddesi olduğu, burada konişmento tarihinden itibaren 90 gün içinde ödemenin yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Gümrük Beyannamesinin 28.11.2018 tarihli olup, ürünün CMR senedi ile gönderildiği, Gümrük beyannamelerinde söz konusu senede atıf yapılarak bunun tarihinin 28.11.2018 ve numarasının ... olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin hükmünün belirli vade olarak kabulü ile davacının 28.11.2019 tarihli CMR Senedini takip eden 90. Gün olan 25.02.2019 tarihinin belirli vade tarihi olduğu anlaşılmakla bunu takip eden 26.02.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun' un 4/a madde ve fıkrası uyarınca alacağa faiz uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2022/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.560,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek davalı tarafın arabuluculuk oturumuna katılmadığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davacının davasının kabulü ile; 29.455,10 USD'nin █████/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a madde ve fıkrası gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince hesap olunan 34.688,22-TL harcın, peşin yatırılan 8.671,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye 26.016,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 80.170,89-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvurma Harcı, 8.671,36-TL Peşin Harç, 11,50-TL vekalet harcı, 32.000,00-TL bilirkişi masrafı, 55,00-TL posta masrafı, 160.145,25 TL tercüme masrafları ve 467,00-TL yurt dışı tebligat harcı olmak üzere toplam 201.430,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır