Anahtar kelimeler: Turhal Haricen Müteahhit Elden Anlaştıklarını Yaparak Tlsinin Satışı Samsun Başladığını

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; tarafların haricen sözleşme yaparak bir adet dairenin satışı konusunda anlaştıklarını, 150.000,00 TL olarak anlaşılan bedelin 120.000,00 TL'sinin 02.05.2017 tarihinde davalının hesabına "1. Kat Daire Bedeli" açıklaması ile gönderildiğini, bakiye 30.000,00 TL'nin ise dava dışı müteahhit ... .'ye elden verildiğini, müvekkilinin taşınmazı kullanmaya başladığını ve çocuklarının okul kayıtları için adres aldırması gerektiğinden 05.07.2017 tarihinde müteahhit ile kira sözleşmesi yaptığını, ancak müvekkilinin taşınmazın 3. bir kişiye devredildiğini öğrendiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya harici satış sözleşmesi karşılığı ödenen 120.000,00 TL'nin ifanın imkansız hale geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 31.01.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava değerini 424.362,06 TL artırarak toplam 544.362,06 TL'nin ifanın imkansız hale geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı dava dışı müteahhit ile haricen sözlü anlaşma yaparak satın aldığını, müvekkilinin daire bedelini müteahhide ödediğini ancak tapu devrinin gerçekleşmediğini, davacının bu daireyi müvekkilinden satın almak istediğini söylediğini, müvekkilinin davacıya müteahhit ile görüşmesi gerektiğini söylediğini, müvekkilinin müteahhide taşınmaz için bedelin kendisine iade edilmesi halinde sözleşmeden vazgeçeceğini bildirdiğini, davacı ile müteahhidin sözlü anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin müteahhide ödediği 120.000,00 TL'nin davacı tarafından müvekkiline ödenmesi suretiyle kısa yol tercih edildiğini, kalan ödemeyi de davacının müteahhide yapacağının kabul edildiğini, davacının müvekkiline yaptığı ödemeyi geri isteyemeyeceğini, taraflar arasında hukuki ilişki olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın ... İnş. Tur. Gıda Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 02.08.2021 tarihinde dava dışı ... .'ye devredildiği, ... . tarafından da 15.12.2022 tarihinde davacıya devredildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından davalı hesabına "1. Kat daire bedeli" açıklamasıyla 120.000,00 TL gönderildiği, taraflar arasında harici ve yazılı olmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, bu anlaşmaya istinaden davacı tarafından davalıya 120.000,00 TL ödendiği hususunun sabit olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalıya ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edildiği anlaşılmakla, husumete yönelik itirazın da yerinde olmadığı, harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmininin gerektiği, geçersiz sözleşmeye dayalı ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme kapsamında davacıya iadesinin gerektiği, alınan bilirkişi raporunda denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 424.362,06 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmaz satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 28.07.2022 tarihinde davanın açıldığı ve 31.01.2024 tarihinde ıslahın yapıldığı nazara alındığında, davalı tarafın dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının dava dışı ... .'den dava konusu taşınmazı daha sonra satın almış olmasının eldeki uyuşmazlıkta davacının davalıdan geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi sebebiyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istemesine engel oluşturmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacının taşınmazı iade edimini hukuken imkansız kılmak için kötüniyetle taşınmazı başkasına sattığını, davada hukuki yarar olmadığını, davacının çift yönlü zenginleşme sağladığını, ıslah dilekçesinin verildiği tarih itibariyle 2 yıl geçtiğinden alacağın zamanaşımına uğradığını, zilyetlik devam ettiği sürece faize hükmedilemeyeceğini, davacının ev bedelinin bir kısmını vekaletsiz iş görme hükümlerince müvekkiline ödemekle müteahhitle mahsuplaştığını, davacının ödeme yükümlüğünü kasten yerine getirmeyerek, taşınmazın müteahhit tarafından bir başkasına satılmasına fırsat verdiğini, davacının, müteahhitten bu bedeli ve tapuyu alamayacağından müvekkiline dava açtığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacının elde ettiği menfaatinin hesaplanıp mahsuben düşülmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında haricen sözlü olarak yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz bulunmasına, tarafların sözleşme gereği birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahip olmalarına, dava ve ıslah tarihine kadar geçen sürede 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmış olmasına olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.