Anahtar kelimeler: Skhariç Platformları Hasılatın Yılının Mart Fiilden Ayında Yılına Yansıtılmadığının Limited

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı ..... 'in 2022 takvim yılının tamamında .... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek yetkili müdürü olduğunu, 2024 yılının Mart ayında vergi müfettişi .....tarafından ..... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2022 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelendiğini, inceleme neticesinde 2022 yılı içinde elektronik satış platformları üzerinden yapılan satışlardan 2.175.018,38-TL tutarındaki hasılatın şirketin yasal defter ve beyanlarına yansıtılmadığının tespit edildiğini, bu tespite dayanarak vergi müfettişi tarafından ..... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin defter, kayıt ve beyanlarındaki veriler yeniden düzenlenerek 2022 yılına ilişkin olarak 401.175,16 TL tutarındaki vergi, vergi cezası ve bunlara bağlı diğer kamu alacaklarının 2024 yılında ..... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edildiğini, davacı müvekkilinin 28/8/2023 tarihinden itibaren ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve tek müdürü olduğunu, davalının 2022 yılında gerçekleştirdiği ve vergi müfettişi Volkan Öztürk tarafından tespit edilen haksız fiiller nedeniyle, müvekkilimin kâr elde edeceği 2024 yılında şirket tarafından 2022 yılına ait kamu alacaklarını ödenmek zorunda kalındığını, buna ek olarak, ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2022 yılında yalnızca elektronik satış platformları üzerinden yapılan satışlarda 2.175.018,38-TL kayıt dışı hasılat olduğu ve ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin malvarlığının usulsüz bir şekilde ortaklara ve ortak veya müdür olmayan kişilere kullandırıldığının ortaya çıktığını, müvekkilinin 2022 yılında ne ortak ne de müdür olmadığını, vergi müfettişinin gerçekleştirdiği incelemeler vesilesiyle öğrenilen işbu davaya konu zararın giderilmesi ihtiyacının ortaya çıktığını, davalının haksız fiili nedeniyle uğrattığı zararın tazminini ve tazminatın ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk işleminin tamamlanmadığını, davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, uygulanan ceza/cezalar ilgili olarak davacı tarafından hiçbir usuli ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmediğini, davacının işbu ceza daha yazılmadan yani konu vergi müfettişi tarafından inceleme dönemindeyken müvekkile mevcut durumu bildirmesi gerektiğini, buna rağmen davacı tarafından vergi incelemesi ve hatta ceza işlemi dahi müvekkile bildirilmediğini, davacı tarafından iddia edilen hususlar açısından müvekkilin sorumluluğu var ise bu durumda bir savunma hakkı ve yapılan işlemlere itiraz hakkı da bulunması gerektiğini, müvekkilin bu işlemlerden haberdar olamaması sebebiyle ceza uygulayan idareye açıklama/izahat yapma hakkı, itiraz etme hakkı ve ayrıca idari dava yoluna gitme hakkı da elinden alındığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize █████/2025 tarihinde rapor sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2022 takvim yılına ait hesap ve işlemlerindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle, ticari nitelikte haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının dava dışı ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratıp uğratmadığı, şirketin uğradığı zararlar nedeniyle tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, şirketin zararının olup olmadığı, davalının yönetici sorumluluğu bakımından söz konusu iddiaları sebebiyle kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce delil olarak; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı ve ...... bank .... Anonim Şirketi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği görülmüştür. █████/2025 tarihli duruşma zaptının 4 no lu ara kararı ile bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, █████/2025 tarihinde rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Dava şirket müdürüne karşı açılmış yönetici sorumluluğu davası olup konusu Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır.
Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır.
Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir.Böylece, TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir.
MüMüdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda çokça tartışılan doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer verilmemiştir. Ancak yeni Kanunda da şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara uğradıkları zararlar için dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kişiler, uğradıkları doğrudan zararların tazmini için kusurlu yönetim kurulu üyelerine yönelebilirler. Ayrıca şirketin uğradığı zararlardan yansıma yoluyla zarar gören yani dolaylı zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklılar da belli koşullarda sorumluluk davası açabilirler (TTK 553, 556).
Doğrudan doğruya zarar, şirket ortaklarının ve alacaklıların yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zarardır. Şirketin ortakları ve alacaklıları, ortaklık zarar görmeden de bir zarara uğrayabilirler. İşte ortaklık malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmeden ortağın ve alacaklının malvarlığında meydana gelen azalmaya anonim şirketler hukukunda doğrudan zarar denilmekte ve bu durumda pay sahibine hükmedilecek tazminatın kendisine ödenmesi talebiyle dava açma imkanı tanınmaktadır. Ortakların veya alacaklıların doğrudan doğruya zararı, yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda bu kimselerin ferdi ve hususi haklarının ihlali şeklinde ortaya çıkar. Ortakların ve alacaklıların doğrudan zararına ilişkin olarak başlıca şu örnekler verilebilir: Sermaye artırımında ortağın rüçhan hakkının kullanımının engellenmesi, ortağa payına uygun temettü ödenmemesi, ortağın genel kurul toplantısına katılmasına veya toplantıda oy kullanmasına haksız yere engel olunması, hazırlanan yanlış bilançoya istinaden ortağın hisselerini satması veya yeni hisse senedi alarak zarara uğraması, alacaklının yanlış bilgiye dayanarak şirkete kredi açması.
6102 s. TTK mülga TTK md. 309 dan farklı olarak dolaylı zarar kavramını kullanmamış, şirketin uğradığı zararın şirket ve ortaklar tarafından talep edilebileceğini belirterek dolaylı zarara üstü kapalı olarak yer vermiştir. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararından ancak şirketin zarara uğraması ve bu zararın ortakların ve alacaklıların malvarlığında bir azalmaya sebep olması halinde bahsedilebilir. Şirketin zararı ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararının “olmazsa olmaz/conditio sine qua non” şartıdır.
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler çerçevesinde:
Görüldüğü üzere TTK m. 553 hükmünde, sorumluluk davası açabilecek kimseler arasında pay
sahipleri de sayılmıştır. Davacı dava dışı şirkette ortak olduğundan Davacı’nın aktif husumet ehliyeti
bulunmaktadır.
Öte yandan TTK m. 553 hükmünde, hakkında sorumluluk davası açılabilecek kimseler
“Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları...” şeklinde sayılmıştır. Somut
uyuşmazlıkta dosya içeriğinden, Davalı .....’in 07.06.2021 tarihli genel kurul kararıyla
münferiden temsile yetkili müdür (tek müdür) olarak seçildiği (TTSG 09.06.2021, S. 10345)
görülmektedir. Şu halde somut uyuşmazlıkta Davalı’nın pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Hukuk düzeni, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu halinde de her türlü zarara tazminat
sonucu bağlamamaktadır. Aksine burada da bir tazminatın söz konusu olabilmesi için, yasada öngörülen
bazı koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu koşullar, zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır
Sorumluluk hukukunda zarar en önemli kavramlardan birisi olup, tazminat borcunun doğması
için vazgeçilmez bir unsurdur, yani zarar olmayan yerde hukuki sorumluluktan bahsedilmesi kural
olarak mümkün değildir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2012, s. 520; Necla
Akdağ Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2010, s. 49).
Davacı vekili, vergi müfettişinin gerçekleştirdiği incelemeler neticesinde 2022 Yılında
elektronik satış platformları üzerinden yapılan satışlardan 2.175.018,38-TL tutarındaki hasılatın şirket
yasal defter ve beyanlarına yansıtılmadığının yani kayıt dışı hasılat olduğunun tespit edildiğini ve şirket
mal varlığının usulsüz bir şekilde ortaklara ve üçüncü kişilere kullandırıldığının ortaya çıktığını, bu
sebeple şirketin, 2024 Yılında, 2022 yılına ait 401.175,16 TL tutarında vergi ve vergi cezası ödemek
zorunda kaldığını iddia etmiştir.
Limited şirket müdürünün kamu borçlarından sorumluluğuna başvurulabilmesi koşullarından
ilki, kanuni temsilcinin vergi ödevlerini yerine getirmemiş olmasıdır. Nitekim 213 sayılı Kanun’un 10/2
maddesinde “bu ödevleri yerine getirmemeleri” denilmek suretiyle, sorumluluğun vergi ödevlerinin
yerine getirilmemesinden kaynaklandığı hüküm altına alınmıştır. Yerine getirilmeyen vergi ödevi,
kanuni temsilcilik sıfatının kazanıldığı ve kaybedildiği tarihler arasında yerine getirilmesi gereken
ödevlerden olmalıdır (Turgut Candan, Kanuni Temsilcinin Vergi ve Diğer Kamu Alacaklarından
Vergi ödevlerinin yerine getirilmemesi durumu; zamanında yerine getirmeme, eksik yerine
getirme veya hiç yerine getirmeme şeklinde ortaya çıkabilir.
Öte yandan limited şirket müdürünün kamu borçlarından sorumluluğuna başvurulabilmesi için,
vergi ve buna bağlı alacakların limited şirket malvarlığından tahsil edilememesi gerekmektedir.
Gerçekten de limited şirkete karşı gerekli takip işlemlerinin yapılmasına rağmen kısmen veya tamamen
tahsil edilemeyen bir kamu alacağının bulunması halinde kanuni temsilciler takip edilebilecektir. Bir
başka deyişle kanuni temsilcilerin limited şirket kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluğu ikinci
derecendir.
derecedendir.
Somut olayda; davalının, kanuni temsilcisi olduğu dava dışı şirketin satışlarının bir
kısmını kayıtlarına ve beyanlarına intikal ettirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu ortaya
çıkan vergi ve cezaların, davacının ortak olduğu şirketin malvarlığından ödendiği açıktır. Dosyada yer
alan vergi inceleme raporlarından dava dışı şirketin kayıt dışı satışlarından elde edilen karın şirket mal
varlığına girmediği, nihayetinde davalının uhdesinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede bu kayıt dışı
satışlarla ilgili sonradan ortaya çıkan vergi maliyetinin ise şirket malvarlığından karşılandığı tespit
edilmiştir. Davacının, iş bu raporun önceki bölümlerinde tespit edilen 379.337,88 TL tutarında dolaylı
zarara uğradığı kanaatine varılmış olup yine vergi incelmeleri raporlarında Kayıt dışı bırakılan satışlar nedeniyle kurumlar geçici
vergileri, yıllık kurumlar vergisi ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden bir kat vergi ziyaı
cezası ile belge düzenlenmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmesinin önerildiği, Raporun 3.3. bölümünde ortaya konulduğu üzere; dava dışı şirket adına önerilen vergi ve
cezalar için şirketin tarhiyat öncesi uzlaşma talep ettiği, ortaya çıkan vergi aslı, vergi ziyaı cezası, özel
usulsüzlük cezası ve gecikme faizi toplamının 379.337,88 TL olduğu, bahse konu tutarın ödendiği ve
davacı şirket yasal defterlerilerine kayıt edildiği, Raporun 4.2. bölümünde açıklandığı üzere, davalının şirketin kanuni temsilcisi olduğu 2022
yılında kanuni ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin dolaylı zararına sebep olduğu, tespit
edilen zarar tutarının ise vergi incelemesi sonucu uzlaşılan vergi aslı, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük
cezası ve gecikme faiz toplamı olan 379.337,88 TL olduğu, davalı yöneticin de bu noktada, kanuni temsilcinin vergi borcunun şirketten tahsil edilememesinde kusurunun
bulunmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda kanuni temsilci kusurunun bulunmadığına
ilişkin olarak; vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel teşkil edecek ölçüde ağır hastalık, kaza,
tutukluluk, yangın deprem su basması ve diğer afetlerin meydana geldiğini veya iradesi dışında olmak
kaydıyla şirkete ait defter ve vesikaların elinden çıkmış olması gibi 213 sayılı Kanun’un 13. maddesi
uyarınca mücbir sebep kabul edilen hallerin ortaya çıktığını öne sürerek kusurunun bulunmadığını
ispatlayamadığı dikkate alınarak söz konusu şirket mal varlığından tahsil dilen bu bedelden sorumlu olduğu dikkate alınarak , Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi İle379.337,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı ....... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;
-379.337,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı ....... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 25.912,57-TL harçtan peşin alınan 8.709,53-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 17.203,04‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 8.709,53-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.137,13‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 2.677,67-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 922,33‬‬-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 30.360,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 22.581,76-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 60.694,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen .....'ın toplam ücreti olan 10.000,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan .....
e-imza
Üye ....
e-imza
Üye .....
e-imza
Katip .....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!