Anahtar kelimeler: Atandığından Etmeyeceği Yüzüne Başlatmayacağından Haberdar Edilmeyen Yaptırmamak Tefhim Edilip İfade

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanuna aykırılıkHüküm : 1- TCK’nın 258/2, 59/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK’nın 516/3, 522/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- 6136 sayılı Kanunun 15/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, TCK’nın 72. maddeleri uyarınca mahkumiyet,Dosya incelenerek gereği düşünüldü:Hüküm sanığın yokluğunda, zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilmiş olmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.04.2009 tarih ve 2009/6-16 Esas, ███████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere zorunlu müdafiin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki sonuç ifade etmeyeceği gibi temyiz süresini de başlatmayacağından, sanık hakkındaki hüküm 25.03.2009 tarihinde tebliğ edilip, 27.03.2009 tarihinde anılan hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilip temyizin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede;1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;Temel para cezasının TCK’nın 522/1 ve 59/2. maddeleri gereğince indirilmesi sırasında hesap hatası sonucu eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2- Sanığa atılı görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçları için 765 sayılı TCK'nın 258/2 ve 6136 sayılı Kanunun 15/1. maddelerinde öngörülen cezaların süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımı, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiğinden hükümlerin BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.