Anahtar kelimeler: Allianz Arkadan Kazadan Esnada Eylemden İhbarına Hasarlı Çarpması Kasko Duraksama

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .... no'lu Allianz Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ....'in malik ve sürücüsü olduğu .... plakalı araca; davalı ... Ticaret A.Ş.'nin malik ve ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 26.11.2023 tarihinde, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, .... üzerinde sigortalının meydana gelen başka bir kazadan sebeple zorunlu duraksama yaptığı esnada arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin 791.950,00-TL olarak tespit edildiğini ve .... no'lu hasar dosyası kapsamında hak sahibine ödendiğini, işbu tazminat bedelinin 120.000,00 TL kısmının davalı tarafın trafik sigorta poliçesinden tahsil edildiğini, kalan bakiye 671.950,00-TL tutarında asıl alacağa ödeme tarihi olan 11.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte hesaplanacak tutarından KTK, TBK ve TTK uyarınca davalının sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmü gereği ödenen tazminat tutarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, işbu ödenen tutarın, halefiyet gereği zararın meydana gelmesinde kusurlu olan davalıya kusuru oranında rücu etme imkanı bulunduğunu, kaza sonucu sigorta konusu araçta meydana gelen zarar ile ilgili; trafik kazası tespit tutanağı ve müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporu incelendiği takdirde ... plakalı araç sürücüsünün hız kuralına uymayarak ve güvenli takip mesafesini korumayarak kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılacağını, davalı .... Ticaret A.Ş.'nin, KTK uyarınca ... plakalı aracın işleteni olduğunu, davalının kusuru oranına karşılık gelen ve işbu rücuen tazminat alacağı olan 671.950,00-TL'lik hasar tazminatının ödeme tarihi olan 11.01.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından " Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan araç malikinden rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.Dava dışı sigortalı gerçek kişi olup sigortalıya ait aracın hususi otomobil davalıya ait aracın hususi otomobil olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli Mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin nazara alınması gerekmektedir. Davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere kasko sigortasına dayandığından dava konusu olayda ZMMS hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayanılması sebebi ile genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!