Anahtar kelimeler: Malum Tamirde Çarparak Eylemden Kaybına Kaybını Kazanç Kazaya Zarfında Araca

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın sevk ve idaresinde bulunan aracın, müvekkilinin işletmekte olduğu ticari araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kaza sebebiyle müvekkilinin aracının tamirde kaldığını ve bu süre zarfında müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, malum olduğu üzere yerleşik nitelikteki yüksek yargı içtihatları uyarınca kaza sebebiyle uğranılan kazanç kaybını, kusurlu tarafın gidermesi gerektiğini, gerçekleşen kazanç kaybı sebebiyle müvekkili tarafından davalıya karşı, ilamsız icra takibi başlatıldığını, mezkur takibin davalı tarafın itirazı sonucu durdurulduğunu, huzurdaki davayı ikame etmeden evvel davalı taraf ile dava şartı arabuluculuk nezdinde görüşmeler sağlandığını, fakat anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle yapılacak yargılama sonucunda haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davalı ...'un esnaf sınırında olup tacir olmadığını, Çorlu Vergi Dairesi kayıtları, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası, Çorlu Esnaf Odası, Çorlu Ticaret Sicili Gazetesinden kayıtların celbini talep ettiklerini, davalı ...'ın ise şoför olarak çalışmakta olup tacir olmadığını, dolayısıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, hem müvekkillerinin ikametgahları hem de kaza yeri dikkate alındığında davanın yetkili mahkemede açılmadığını, bu sebeple yetkiye ve göreve itiraz ettiklerini beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, haksız fiilden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasına Yazılan müzekkereye cevaben ... ve ...'ın tacir kaydının bulunmadığına ilişkin cevap verilmiştir.Avcılar Vergi dairesine yazılan Müzekkere yazı cevabında davacı ...'in 2 sınıf tacir olduğu ve VUK 177 maddesindeki sınırları aşmadığı işletme hesabına göre defter tuttuğuna ilişkin cevap verilmiştir.Avcılar Vergi dairesine yazılan müzekkereye davalı ...'ın vergi kaydının bulunmadığı potansiyel mükellef kaydının bulunmadığından ilişkin cevap verilmiştir.Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye ...'un tacir kaydının bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda, taraflar adına kayıtlı bulunan araçların çarpışması sonucu, araçta meydana gelen kazanç kaybı zararının tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu taraflar bakımından yaptırılan araştırmaya göre tarafların tarafından gerçek kişi olması, vergi ve ticaret sicil kaydına göre ... ve ...'ın tacir kaydının bulunmadığına Avcılar Vergi dairesine yazılan Müzekkere yazı cevabında davacı ...'in 2 sınıf tacir olduğu ve VUK 177 maddesindeki sınırları aşmadığı işletme hesabına göre defter tuttuğuna Avcılar Vergi dairesine yazılan müzekkereye davalı ...'ın vergi kaydının bulunmadığı potansiyel mükellef kaydının bulunmadığı buna göre göre tacir olmadıkları, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı, her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK m.4/1'de belirtilen mutfak ticari dava niteliğinde olmadığı ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır