Anahtar kelimeler: Malına Görüşü İhlali Adana İstemlerinin Edenlerin Edilebilir Yetkilerinin Verme Konut

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaAdana Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık ... müdafiinin kamu malına zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli, suçlarından, sanık ...'in kamu malına zarar verme suçundan verilen kararlara ilişkin temyiz taleplerinin reddine dair 11.10.2021 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...’in temyiz isteminin "Suçu işlemediği, eksik kovuşturma ile hüküm verildiği, sanık ... hakkında hüküm kurulmadığına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanığın atfı cürüm üzerine cezalandırıldığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, sanık ... hakkında hüküm kurulmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I- Sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığında belirtilmesi gereken mahkeme başkanı ve üyelerinin sicil numaralarının yazılmaması mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında şikâyetçiye ve katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunduğundan,Diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.