Anahtar kelimeler: Davaalacak Kurabilir Özlük İhalelere Usullere Alımı Büyükşehir Rücu Kurulduğunu İşçiye

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. maddesinin "Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir." hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre kurulduğunu, ...'nin iştirak şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, ... ve bazı kamu kurumlarındaki aldığı ihale işlerinin bir kısmını işbu uyuşmazlığa konu rücu davasındaki işçinin de çalıştığı hizmet alımı dahil olmak üzere, davalılara ihale ettiğini, bu ihalelere ve çalıştırılan işçiye ilişkin sözleşmeler ve özlük dosyasının dava dilekçesi ekinde (CD) ile sunulduğunu, bu kapsamda olmak üzere davalılar nezdinde çalışması bulunan işçi ...'nın cenaze hizmetleri işinde mezar kazıcısı olarak █████/2007 - █████/2013 tarihleri arasında ödenen 40.224,68 TL'nin davacı şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin işbu ödemeleri son işveren olarak yapmak zorunda kaldığını, davalıların işbu ödemelerden, işçiyi çalıştırdıkları dönemler nedeniyle, işçiye ödenen tazminat ve alacaklardan sorumlu olduklarını, işçiye yapılan bu ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sözleşmeye ve yasaya bağlı olarak, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte, davalılara rücu hakkı bulunduğunu, yasa ve Yargıtay kararları gereğince, müvekkili şirketin işbu dava ile bu haklarını ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin kayıt ve belgeleri, banka kayıtları, ödeme evrakları, sgk hizmet dökümleri gereğince, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işçinin geçmiş dönemde çalıştığı davalıların sorumlu oldukları ödemelerin ne kadar olduğunun tespiti ile tespit edilecek olan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faizi ile birlikte müvekkili şirket ödenmesine karar verilmesini, fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirket tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalılardan, sözleşme ve yasa gereği yasal sorumluluk tutarları gereğince bilirkişi raporu ile tespit edilerek, bulunacak tutarların davalılardan ayrı ayrı, ödeme tarihinden itibaren yasal ticari faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacı yana ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılara tespit edilecek sorumluluk oranların gereğince ayrı ayrı yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin işçi alacaklarından doğan tüm sorumluluk davacıya ait olduğunu, işçi alacaklarının, davacı kurum tarafından sözleşme uyarınca belirlenen birim fiyat üzerinden belirlenen ücret kadar olduğunu, her ne kadar hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan bir rücu davasının varlığından bahsedilse de; müvekkili şirket ile davacı idare arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde, işçilik alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmelerin incelenmesi gerektiğini, sözleşmede rücu dayanağı madde olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, 6552 sayılı torba yasa uyarınca sorumluluğun tek başına davacı idareye ait olduğunu, tüm bunların yanında taraflar arasında imzalanmış sözleşme ve eklerinde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair madde olsa dahi, sözleşmenin tip olarak hazırlanması ve genel işlem şartlarına tabi olması nedeniyle bu maddelerin hükümsüz olduğunu, bir an için kurum ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu düşünülse dahi, söz konusu işçilik alacaklarının tamamından müvekkili şirketin sorumlu tutulması yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla; davanın usulden reddine karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... Turizm Tekstil İnşaat ve Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014-1707 esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin ....icra ve İflas Müdürlüğü’nün 2016-56 iflas dosyası ile devam ettiğini, ayrıca hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işbu alacak davasının iflas kararından sonra █████/2023 tarihinde açıldığını, davacı yanın öncelikle, iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi, kaydedilmemesi halinde, Nöbetçi İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açması gerektiğini, davanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, yetki itirazında bulunduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, asıl işverenin davacı şirket olduğunu, işçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetimin davacı firma tarafından yapılıyor oluşu, taşeron firmalar değişssede işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluğun davacı firmanın olduğunu, müvekkili şirketin kusuru ve yetkisi olmadığı için müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini beyanla; öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketden talep edebileceği, müvekkili şirkete rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin (gerçekte... Belediyesinin) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirket farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçiler, işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla dava dışı işçinin gerçekte -kesintisiz olarak- ... (...) işçisi olduğunu, husumet itirazları olduğunu, dava dışı işçinin iş akdinin feshi hususunda da müvekkili şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı ... isimli işçinin, ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. Bünyesinde sadece 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) çalıştığını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışmasının 1 yılın altında olduğunu, bu yönüyle dahi müvekkili şirket açısından kıdem tazminatı şartlarının oluşmadığını, dava konusu talepler açısından zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketle ilişiğinin kesildiği tarihin 2012 yılı olduğunu beyanla; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının müvekkili şirket yönünden reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği ile ... müzekkere cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
SGK'ya müzekkere yazılarak dava dışı işçi ...'nin tüm işe giriş çıkış bilgileri celbedilmiştir.
Davacı şirkete müzekkere yazılarak davalılar ile aralarında bulunan ihale sözleşmelerinin ve tüm kayıtların çıkarılarak gönderilmesi istenilmiş, █████/2023 tarihinde mahkememize ulaşan dilekçe ekinde CD olarak sunulduğu görülmüştür.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... iflas sayılı dosyasında mahkememiz davacısı ... Vergi Numaralı ... ...ŞİRKETİ'nin alacak kaydının bulunup bulunmadığı, var ise alacak kaydı hakkında kabul ya da red kararı verilip verilmediği sorulmuştur.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; dava dışı işçinin taşeron nezdindeki █████/2007-█████/2013 arasındaki 6 yıl 11 ay 30 günlük çalışma için brüt 40.224,68 TL kıdem tazminatının tahakkuk edildiği, yapılan hesaplamada aynı miktara ulaşıldığı ve davalılar yönünden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen tazminatın alt işverene rücu talebidir.
İş Kanunu md. 2/6’ya göre, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Asıl ve alt işveren, işçiye karşı İş Kanunu’ndan doğan yükümlülükler bakımından müteselsilen sorumludurlar. Bu müteselsil sorumlulukta işçilere, haklarının korunması adına bir güvence teminatı sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluğu sadece işçiye karşı geçerlidir. Kendi aralarındaki hukuki ilişkide ise Türk Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmekte olup, sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.
TBK md. 167’ye göre, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi, taraflar kendi iç ilişkilerinde sorumluluğun kime ait olduğu hususunda irade serbestisi ilkesi kapsamında anlaşabilirler. Kanunun 167. maddesinin bu noktada emredici değil düzenleyici bir hüküm olarak yorumlanması gerekir.
Asıl işverenin iş yerinde çalışan işçiler, farklı alt işverenler nezdinde çalışmış olabilir. Böyle bir durumda asıl işveren tarafından ödenen tazminat, farklı alt işverenlerin dönemlerini kapsıyorsa, herbir alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumludur. Başka bir ifadeyle asıl işveren, herbir alt işvereni o alt işverenin dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutabilir.
Yüksek mahkeme kararları uyarınca İş Kanunu’nun 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Düzenlemede asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler.
Somut olayda davacı, dava dışı işçi ...’ya ödediği kıdem tazminatını alt işverenlere rücu talebinde bulunmuştur. Dava dışı işçinin SGK kaydının incelenmesinde davalı alt işverenlere kayıtlı olarak davacı uhdesinde çalıştığı, █████/2013 tarihinde iş akdinin sona erdiği ve dava dışı işçiye 40.224,68 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde; dava dışı işçinin █████/2013 tarihinde işten ayrılması ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Davalı ... vekilinin davanın iflastan sonra açıldığı gerekçesiyle yaptığı yetki itirazının incelenmesinde; davalı şirketin █████/2016 tarihinde iflas etmesine karşın dava konusu alacağın █████/2020 tarihinde muaccel olması gözetilerek, alacağın iflastan sonra doğması sebebiyle iflas alacağı olmadığından itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira Yargıtay 6. HD’nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında "Dava konusu alacak esasen dava dışı işçilerin çalıştığı dönemde ve nihayet iş sözleşmesinin sona ermesi ânında doğmuştur. Ödeme ile şirketin şahsında yeni bir alacak doğmuş değildir, doğan sadece rücu hakkıdır.
Bu durumda mahkemece, temel alacağın alacaklısı olan dava dışı işçilerin halefi sıfatıyla davacı... Dağıtım A.Ş. alacağının rücu hakkı kapsamında ve iflas alacağı olarak sıra cetveline kaydına karar verilmesi ve işçilerin iş sözleşmesine dayalı alacağı İcra ve İflâs Kanunu'nun 206’ncı maddesinin birinci sırasında gösterilen şartları taşıyor ise, davacı... Dağıtım A.Ş. alacağının da (yine halefiyet esası gereği) sıra cetvelinde birinci sıraya yazılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle davacı alacağının genel alacak olarak değerlendirilmesi..." şeklinde rücu davalarında alacağın işçinin alacağı hak ettiği tarihte doğduğu vurgulanmıştır. Yine İstanbul BAM 45. HD’nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında “İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır…” şeklinde iflas alacağı tanımlanmış ve aynı kararda “Müflisin, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.” şeklinde iflastan sonra doğan alacakların iflas alacağı olmadığı açıklanmıştır.
█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı işçiye yapılan 40.224,68 TL tahakkuktan davalı alt işverenlerin sorumluluk dönemlerine göre hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesap ve tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesinde iş hukuku mevzuatından kaynaklanan ödemelerin tamamından alt işverenlerin sorumlu olacağı kararlaştırıldığından davacının ödediği kıdem tazminatının tamamını rücu etme hakkının bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki belgelere göre ödemenin yapıldığı anlaşılsa da ödeme belgesinin sunulmaması sebebiyle ödeme tarihi tespit edilemediğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; taraflar arasındaki sözleşme ve üst işveren-alt işveren ilişkisi uyarınca dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalıların sorumlu olduğu ve davacının yaptığı ödemenin tamamını rücu edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HMK madde 305/A hükmü gereğince, hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda hükmün tamamlanması mümkün olduğundan; hükümde yer alması gereken ancak hakkında sehven karar verilmeyen davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti. hüküm kısmına eklenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
-1.436,83 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Madencilik A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine,
-8.009,51 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-2.041,74 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... İnşaat Taşımacılık Sosyal Hizmetler Gıda ve Tekstil Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’den ve Davalı ... ... ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-957,88 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... ... Limited Şirketi'nden (devralınan ... Ltd. Şti. yönünden) alınarak davacıya verilmesine,
-957,88 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... ... İhracat Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-5.268,38 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... ... Ltd. Şti.’den ve Davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-1.436,83 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... ... Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-2.873,66 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret ve İthalat İhracat Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-7.184,15 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... ... Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-4.310,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı ... Temizlik Turizm Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-5.747,32 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalı Tasfiye Halinde ... Turizm Tekstil İnşaat ve Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.747,75-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 686,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.060,81-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan vekalet ücretinin;
-1.436,83 TL'sinin Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Madencilik A.Ş.’den alınarak, davacıya verilmesine,
-8.009,51 TL'sinin Davalı ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-2.041,74 TL'sinin Davalı ... İnşaat Taşımacılık Sosyal Hizmetler Gıda ve Tekstil Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’den ve Davalı ... ... ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-957,88 TL'sinin Davalı ... ... Limited Şirketi'nden (devralınan ... Ltd. Şti. yönünden) alınarak davacıya verilmesine,
-957,88 TL'sinin Davalı ... ... İhracat Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-5.268,38 TL'sinin Davalı ... ... Ltd. Şti.’den ve Davalı ... ... ve Ticaret Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-1.436,83 TL'sinin Davalı ... ... Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-2.873,66 TL'sinin Davalı ... İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret ve İthalat İhracat Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-7.184,15 TL'sinin Davalı ... ... Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-4.310,49 TL'sinin Davalı ... Temizlik Turizm Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
-5.747,32 TL'sinin Davalı Tasfiye Halinde ... Turizm Tekstil İnşaat ve Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 10.251,44‬-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ
269,85 TL BAŞVURMA HARCI
38,40 TL VEKALET HARCI
686,94 TL PEŞİN HARÇ
4.256,25‬ TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 5.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
10.251,44‬ TL TOPLAM

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!