Anahtar kelimeler: Ölüme Kendini Ettirdiğinin Erteleme Vekil Olma Taksirle Temsil Neden Lehine

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle ölüme neden olmaHüküm : 1-Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 455/2-son, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 2918 sayılı Kanunun 118/5. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 2-Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 455/2-son, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4-6, 2918 sayılı Kanunun 118/5. maddeleri uyarınca mahkumiyet, ertelemeDosya incelenerek gereği düşünüldü:1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;Katılan ...'nin kendini vekil ile temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1-Kendini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,2-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmemesi,Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün taksitlendirmeye ilişkin fıkrasının önüne "647 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca" ibaresi ile hükme "Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 900 TL vekalet ücretinin sanık ...'dan alınarak katılan ...'a verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince; Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.