Anahtar kelimeler: Rakamlı İfadeye Özen Sadakat İhtiva Edecek Ücrete Çeşitli Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; müvekkili ile davalı avukat arasında çeşitli tarihlerde farklı dosyaları ihtiva edecek şekilde birden çok sözleşme imzalanıp, her bir sözleşme konusunun ayrı ayrı olarak belirlendiğini, ücrete ait genel bir ifadeye de yer verildiğini, buna rağmen özellikle yüksek rakamlı dosyalarda, davalı ile özel sözleşme yapılması ve avukatın özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı şekilde salt kendisi için vekalet ücreti çıkarmak için açılan davalarda, davalıya haksız ödemeler yapıldığını, bu kapsamda 09.02.2017 tarihli "Vekalet Sözleşmesi" başlıklı sözleşme kapsamında davalı tarafından dava dışı Maliye Bakanlığı aleyhine 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 35. maddesine göre iade istemiyle başlatılan iki ayrı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, dava dışı borçlu tarafından kamu hukukundan doğan alacak olması ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre takibin mümkün olmaması nedeniyle şikayet yoluna gidildiğini, davalı tarafça da iki takip için Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/3 Hakem esasıyla açılan dava devam ederken 25.08.2017 tarih ve 3065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 694 sayılı KHK'nın 9. maddesi ile 2004 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 13. madde ile değişiklik yapıldığını, buna göre idari yargının görev alanına giren vergi alacağı ve uyuşmazlıkları davaları gibi konularda itirazın iptali davalarında talep üzerine Mahkemelerin karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi ve yargılama gideri altında vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğine yer verildiğini, kanuni değişiklik sonrasında Maliye Bakanlığı tarafından davacıya gönderilen 22.09.2017 tarihli yazı ile avukatlık ücreti talep edilmesi ve buna hükmedilmesi mümkün olmadığından, söz konusu davadan feragat edilmesi ve icra takip dosyalarından vazgeçilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilemeyeceğinin bildirilmesi üzerine Büyükşehir Belediye Meclisi'nde 09.10.2017 tarihli kararla dosyalardan feragat edilmesine ilişkin teklif oybirliğiyle kabul edildikten sonra sunulan feragat dilekçesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın yargı yoluna başvurulmadan kesinleştiğini, kanun gereği davadan feragat edilmesinin Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi anlamında sulh/feragat olmadığı gibi davalı tarafça yapılan bir hukuki yardım da bulunmadığını, bu bağlamda davalı avukatın vekalet sözleşmesinde kararlaştırılan vekalet ücretinin tümünü talep ve kabul etmesinin mesleğin saygınlığına uygun bir davranış olmadığını, vekalet sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini yerine getirmesi kanuni bir nedenle imkansızlaştığından davalıya ödenen haksız tutarın iadesi gerektiğini, ancak davalı avukat tarafından dava sonuçlanana kadar sarfedilen emeğin karşılığının da görmezden gelinemeyeceğini, söz konusu dava dosyası nedeniyle davalıya 8.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, bundan ayrı ... Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu tarafından avukatlık hizmetinin görülmesi sırasında yapılan usulsüzlükler nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda davalı avukatın haklı olarak azledildiğini, davalının müvekkilinin hukuki yararını gözeterek hizmetini ifa etmesi gerektiği halde takip konusu tutarların iade edilecek KDV türünden olmadığı konusunda hukuken bilgi vermekle yükümlü olup hukuki dayanaktan yoksun bir dava açılmasına sebebiyet verildiğini, görevsiz mahkemede dava açıldığını, davalının tek amacının vekalet ücreti almak olduğunu, davacı ile menfaat çatışması olan kişilerin, vekaletlerini almasının da doğru olmadığını ileri sürerek; kanuni zorunluluk sonucu edimin yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesinden dolayı ve sözleşme gereği edimin yerine getirilmesi yükümlülüğü doğmamışken davalı avukatın özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucu ödenen fazlaya ilişkin asli ve feri tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000.000,00 TL'nin KDV ve stopajı da eklenmek suretiyle her bir haksız ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili; davacı ... tarafından müvekkiline tevdi edilen her dosya için ayrı avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davaya konu sözleşme gereğince de tarafların edimlerini yerine getirdiklerini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkeme kararının 20.03.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine net ücret olan 8.000.000,00 TL'nin taksitler halinde tamamının ödendiğini, makbuzlarda ihtirazı kayıt bulunmadığını, sözleşmenin (2.) maddesinde yapılacak iş sıralanmak suretiyle müvekkiline verilen talimatın hukuka uygun olduğunu ve talimatın yerine getirildiğini, davanın açılması ve devamı aşamasında özen yükümlülüğüne uygun davranıldığını, KHK çıkarılmamış olsa idi, davanın kabul ile sonuçlanacak olduğunu, vekilin dava açılırken mevcut olan dava yolunun, sonradan bir kanun çıkarılarak engellenebileceğini öngörülebilmesinin mümkün olmadığını, davadan feragat nedeniyle akdi vekalet ücretinin talep edildiğini, tüm ödemeler yapılarak müvekkilinin ibra edildiğini, sözleşmenin başarıya endeksli bir sözleşme olmayıp ücretin de fahiş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin sözleşme serbestisi ilkesine göre düzenlenerek taraflarca imzalandığı, sözleşme konusunun kanuna ve ahlaka aykırı bir unsur içermediği gibi tarafların iradesini sakatlayan herhangi bir sebebe ilişkin somut bir delilin dosyaya sunulmaması nedeniyle tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, sözleşmede kararlaştırılan dava değerinin %25'i oranındaki vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu'na aykırılık teşkil etmediği, davanın sulhe dayalı feragatle sonuçlandırılmış olması karşısında davalı vekilin vekalet ücretinin tamamına hak kazanacağı, vekilin tüm aşamalardaki avukatlık görevini özen ve sadakatle ifa etme yükümlülüğüne aykırı bir davranışı bulunmadığından vekalet ücretinin iadesi için haklı bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından dava dışı Maliye Bakanlığıyla sulh olunmak suretiyle sözleşme konusu itirazın iptali davasından feragat edildiği, sulh kapsamında davanın sona erdiği, davalı avukatın iş görme borcunun da bu kapsamda sona erdiği, sözleşme ile belirlenen vekalet görevinin yerine getirildiği, davalı avukatın, davacının talimatlarına uygun şekilde davrandığı, sözleşmede, davalı avukatın KDV alacağını icra takibi yolu ile tahsil edeceğinin, takibe itiraz edilmesi halinde itirazın iptali davası açılacağının düzenlendiği, tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşmenin taraflarını bağladığı ve geçerli olduğundan ödenen vekalet ücretinin iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; davalı avukatın vekalet görevini gereği gibi özenle yerine getirmediğini, kanuni zorunluluktan dolayı davadan feragat edildiğinden sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretinin fahiş olduğunu, vergi uyuşmazlığından kaynaklanan ve vergi mahkemesinde açılması gereken bir dava söz konusu iken davanın adli yargıda açıldığını, sözleşme davalı tarafın istediği şekilde hazırlandığından talimatın davacı tarafından verildiğinden bahsedilemeyeceğini, Sayıştay raporunda, davalıya vekalet ücreti ödenmesinin kamu zararına neden olduğunun belirtildiğini, dava vergi mahkemelerinde açılmış olsaydı hem avukata nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti ödeneceğini, hem de dava açıldıktan sonra getirilen düzenlemeden muaf olunarak KDV iadesi alacağının tahsil edileceğini, davalı avukatın hukuka aykırı talimata uyma yükümlülüğü bulunmadığını, sözleşme gereği işin tamamlanmadığını, sözleşmenin ifasının imkansız olduğunu, öngörülmezlik nedeniyle ücrete ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz olduğunu, bilirkişi incelemesi talebinin değerlendirilmediğini, emsal dosyaya ilişkin bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan uzman görüşleri arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalı tarafından dava dışı Maliye Bakanlığı aleyhine açılan Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının dikkate alınmadığını, söz konusu kararda bağlayıcı bir sulh sözleşmesinden bahsedilemeyeceğinin belirtildiğini, zira sonradan yapılan mevzuat değişikliği ile devlet kurumları arasında zorunlu anlaşma şart koşulduğundan mevzuat kapsamında dava konusu uyuşmazlığın ortadan kaldırıldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Gerekçe ve Değerlendirme
    Uyuşmazlık, davacı müvekkil tarafından, vekalet sözleşmesi gereğince davalı vekiline ödenen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
    Temyizen incelenen kararda; taraflar arasında düzenlenen 09.02.2017 tarihli "Vekalet Sözleşmesi"nin Avukatlık Kanunu'na göre geçerli olduğu, davacı Belediyenin dava dışı Maliye Bakanlığı'yla sulh olması nedeniyle davalı avukat tarafından takip edilen icra takiplerine itiraz üzerine duran icra takiplerinin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali davasından davacının 09.10.2017 tarihli yazıyla feragat edildiği, sulh kapsamında takiplerin sona erdiği, davalı avukatın sözleşme ile üstlendiği iş görme borcunu yerine getirdiği, bu kapsamda sözleşme konusu işin kesinleştiği 20.03.2018 tarihinden sonra 17.10.2018 tarihinde davalı avukata sözleşme kapsamındaki ücretin son taksitinin ödendiği, azlin ise 20.12.2019 tarihinde yapıldığı, buna göre davalı avukatın, sözleşme ile kendisine yüklenen talimatlara uygun şekilde davrandığı, tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşmenin tarafları bağladığı dikkate alındığında, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!