Anahtar kelimeler: Çetenin Bonoyla Yağması Üçüncüsü Onlara Bonoları Bononun Zorla İsimlerini İmzalattığını

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2016
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine 50.000,00 TL bedelli 1 adet bonoyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu bononun müvekkilinden senet yağması şeklinde alınan 3 adet bononun üçüncüsü olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında davalı ...'nin üç kişilik bir çetenin yardımıyla müvekkiline bu bonoları zorla imzalattığını, çocuklarının isimlerini vererek ve özellikle onlara zarar vereceklerini söyleyerek şikayetçi olmamasını sağladıklarını, davalının bonoları .... Bankası ... Şubesine tahsil için verdiğini, bonoların ihbarnameleri .... Bankasından gelince müvekkilinin üçünün de vadelerinde bankanın ... şubesinde bedellerini ödeyerek teslim aldığını, müvekkilinin olayın kapandığını düşünürken bir yıl sonra İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasından █████/2015 vadeli █████/2015 tanzim tarihli 50.000,00-TL bedelli bononun tahsili talepli ödeme emri gönderildiğini, söz konusu bonodaki imzanın ve yazıların kendi yazısının taklidi olduğunu anladığını, takibe konu bononun protesto edildiği bilgisinin olmadığını, bonodaki gibi bankanın tahsil cirosunun da olmadığını, davalının █████/2015 vade tarihli bononun sahtesini düzenleyerek iki kere tahsil etmeye çalıştığını iddia ederek; öncelikle tedbiren takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle icra takibinin iptaline, davalıya %20 den az olmamak üzere haksız icra inkar tazminatı yükletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağına karşılık olarak verilen 4 adet senetten birinin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile hakkında menfi tespit davası açıldığını öğrendiğini, hakkındaki suçlamaların tamamının asılsız yalan ve ...'ın yaptığı tefecilik işini gizlemek için yapıldığını, 2013 yılı sonuna doğru nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla birkaç factoring firmasına müşteri çeklerini kırdırmak için gönderdiğini, tanıdığı olan 1453 firma yetkilisi ....'in çek kırdıracağını öğrenince kendisine bir müşterisinin tefecilik yaptığını, konuşup kendisini aratacağını söylediğini, bunun üzerine ... AVM de buluştuklarını, ...'ın inşaat işleriyle uğraştığını aynı zamanda 2 arkadaşı ile birlikte tefecilik yaptığını, bankalardan kendilerine ve başka şahıslar adına düşük faizle kredi çekip piyasaya çek kırdıklarını ayrıca bunları yasal göstermek için de inşaat işleriyle uğraştıklarını söylediğini, akabinde tekrar kendisiyle aynı yerde buluştuklarını %6 faizle kırdığı çekin parasını tarafına teslim ettiğini, sonraki dönemde çeklerin bir kısmının ödemesi esnasında birkaç günlük gecikmeler olduğunu, bilindiği üzere ticarette güvenin esas olduğunu ve beraber kontrolün güvene mani olmadığını, suç duyurusunda bulunmaması için tehditler aldığını, ...'ın tefecilik yaptığını ve kendisini gizlemek için aldığı müşteri çeklerinin tamamını başka şahıslara ciro ettirdiğini, bu şahıslarla resmiyette herhangi bir ticaretinin ve tanışıklığının oladığını, kendisine verilen teminat çekinin birisini kötü niyetle doldurulduğunu, başkasına ciro ettirilerek yazdırdıklarını ve icra yoluyla tahsil ettiklerini, diğer teminat çekin halen kendisinde bulunduğunu, akıbetinin belli olmadığını, bu nedenlerle davanın Husumet nedeniyle reddine, mümkün olmaz ise Esas yönünden reddine, kötü niyetli davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce usulünce duruşma açılmış, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenmiştir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelendiğinde; davalı- alacaklı tarafından davacı- borçlu aleyhine dava konusu senet nedeniyle 50.000,00 TL asıl alacak, 4.500,00 TL işlemiş faiz, 150,00 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 54.650,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu dosyaya konu bono mahkememizce celp edilerek incelenmiş; █████/2015 düzenleme tarihli █████/2015 vade tarihli 50.00,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Davacının ıslak imzalarını içerir belge asılları ile imza incelemesi yapılmak üzere senet aslının mahkememiz kasasına alınmasına karar verilmiş; senetteki davacıya atfen atılan imzanın ve yazıların davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda Adli Belge İnceleme uzmanı heyetten günsüz rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasında █████/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara itiraz üzerine Bakırköy .... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.iş sayılı dosyasında █████/2017 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin .... Esas █████/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;
"...Takibe konu kambiyo senedine karşı açılmış menfi tespit davasında ispat yükü davacı yanda olup, davacı dava dilekçesindeki iddialarını ispata mecburdur. Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı-borçluya düşer.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunmaktadır,Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere,bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir.(Yargıtay 19. H.D E. █████████,K. ██████████ T. 27.9.
O halde 6100 sayılı HMK.m.189 uyarınca davacı üzerine düşen ispat yükünü kural olarak kanunun belirlediği delillerle ispat etmek yükü altındadır.
Yine aynı Kanunun 6100 HMK m.200 uyarınca "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi,...itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 2.500 TL'sini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Oysaki davacı vekilinin dava konusu olan bonodan dolayı davalının doğan hakkının düşürülmesi ve itfası amacı ile yapıldığı ileri sürülen hukuki işlemin yani ödemenin bu bonodan doğan borcun sona erdirilmesine dair ve davalı tarafından düzenlenmiş ve davalı aleyhine sonuç doğuracak ve davalıyı usulen bağlayabilecek bir belge bulunmamaktadır.
Davacının delileri arasında her ne kadar yemin delili varsa da yemin delilinin 6100 sayılı HMK'nun 225 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, yemin edecek kimseyi ceza soruşturması veya kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamaz (m.226/1-c) hükmü de dikkate alınarak, yemin delili değerlendirilmemiştir.
Dosya içerisindeki delilerle ispat yükü kendisinde bulunan davacının dayandığı çeki ibraz edememesi ve yerini de bildirmemesi nedenleriyle ve niteliği itibariyle tanıkla ispatının mümkün olmaması anlaşılmakla başkaca da ispata yarar delilde sunmadığı" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen █████/2021 tarihli kararı, taraf vekilleri tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Esas █████/2022 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "...Alacaklı icra takibini başlatırken senet aslını icra müdürlüğüne ibraz etmek zorunda olduğu, takip talebinde senet aslının kasaya alındığının belirtildiği ve icra dosyasında █████/2016 tarihinde borç ödemesinin yapıldığı, bu aşamada mahkemece senet aslının icra müdürlüğünde olup olmadığının araştırılması eğer senet aslı borç ödenmesi sebebiyle borçluya iade edilmiş ise senet aslını ibraz etme yükümlülüğünün borçluda olduğu, eğer senet aslı icra müdürlüğünce alacaklıya iade edilmiş ise alacaklı tarafından senet aslının iadesi gerekmektedir.
Davacı tarafından senedin benzerinin banka yoluyla ödendiğini, takibe konu senedin ise benzer oluşturulduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece öncelikle bankadan ödenen senedin örneğinin getirtilerek takibe dayanak bono ile aynı olup olmadığının ve senedin mahkemeye ibraz yükümlülüğünün aynı zamanda ispat yükümlülüğünün kimde olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Dava ve takibe konu senet aslı (█████/2015 keşide, █████/2015 vade tarihli, 50.000,00-TL bedelli) İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından celp edilerek ... numarasına kayıtla Mahkememiz kasasına alınmıştır.
Davacının imzalarının bulunduğu belge asılları imza incelemesine esas olmak üzere celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce davacının imza örnekleri alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
█████/2024 tarihli celse ara kararı gereğince, dava ve takip konusu █████/2015 düzenleme, █████/2015 vade tarihli 50.000,00-TL bedelli bono üzerindeki davacıya atfen atılan imzanın davacının toplanan emsal imzaları ile Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususlarında inceleme yapılarak rapor düzenlenmek üzere Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2025 tarih .... sayılı raporunda; "...İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuş olduğu görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi).
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2025 tarih ... sayılı raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davanın, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasında takibe konu █████/2015 düzenleme, █████/2015 vade tarihli 50.000,00-TL bedelli senedin keşidecisi görünen davacının imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, davacıya ait imza incelemesine esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtildiği, davacıya ait imza örnekleri ile birlikte dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine tevdi edildiği, belge asılları üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli █████/2025 tarih ... sayılı raporuna göre senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın sahte olduğunu iddia ettiği senedi dosyayı sunmadığı, icra takibine konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, soruşturma dosyasındaki tanık ve şüpheli beyanlarının davacı tarafın iddialarının aksi yönünde olduğu, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
2004 sayılı İİK'nun 72/4.maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile artan 238,48 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan 41,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!