Anahtar kelimeler: Eczanesinin Mesul Reçete Reçetelerin Uyarı Kayseri Katı Müdürü Usulsüz Kesinlik
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ███████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; müvekkilinin ... eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından başlatılan inceleme sonucunda müvekkili aleyhinde reçetelerin sahte ve usulsüz olması nedeniyle 53.216,77 TL reçete bedeli, 7.779,06 TL işlemiş faiz ve reçete bedelinin 10 katı olan 532.167,70 TL ceza uygulanarak ayrıca uyarı cezası verildiğini, soruşturmanın usulsüz olduğunu, reçete sahiplerinin tamamına yakınının gerek muayene olduklarını gerekse de ilacı alıp kullandıklarını beyan ettiklerini, soruşturmaya konu dönemde müvekkilinin askerde olduğunu, reçetelerde usulsüzlük bulunmadığını ileri sürerek, davalı Kurum tarafından 16.04.2014 tarihli işlemiyle yaratılan muarazanın önlenmesine ve davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili; işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda ispat yükü davacı tarafta olup, davacının Ağır Ceza Mahkemesi dosyası, tanık beyanları, bilirkişi delillerine dayandığı halde anılan delillere göre davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının eyleminin sahtecilik ve dolandırıcılık suçu niteliğinde olduğunun Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile tespit edilip ceza verildiği ve sahtecilik suçundan verilen cezanın kesinleştiği, konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere göre İlk Derece Mahkemesince somut olaya yönelik kanıtların takdirinde ve hukuki ilişkinin nitelendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; müvekkili hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, hüküm olarak değerlendirilmesinin CMK'ya ve HMK'ya aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişilerin konusunda uzman olmadığını, raporun davalı Kurum tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, reçeteleri müvekkilinin tanzim etmediğini, 2013 yılı Protokolünün (5.3.2) maddesi uyarınca hastalar ilacı kullandıklarını beyan ettiklerinden madde uyarınca ceza hükmü uygulanamayacağını, görevi ilaç temin etmek olan müvekkilinin (5.3.10) maddesinden sorumlu tutulamayacağını, bu maddenin 2016 yılı Protokolü ile kaldırıldığını, müvekkilinin reçetelerde eli ürünü yazı imza bulunmadığını, olaylardan haberi olmadığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Gerekçe ve Değerlendirme
    Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen işlem nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesi ve borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 gün ve ███████-639 E. - ███████ K. sayılı ilamında da özetle vurgulandığı üzere, "...maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231), kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir." şeklindeki uygulama gereğince ceza mahkemesinin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının hukuk hakimini bağlamayacağı kabul edilse de, ceza yargılamasında dinlenen bir kısım tanık beyanları ve söz konusu Ceza Mahkemesi karar içeriği dikkate alındığında; davacının ya da çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahili ile sahte reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin ispat edilemediği, protokolde reçete bedeli üzerinden cezai işlem uygulanacağının ve (6.17) maddesine göre bir reçetede birden fazla usulsüz işlem tespit edilmesi halinde cezai şartlardan en yüksek olanının esas alınacağının kararlaştırılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!