Anahtar kelimeler: Cooling Exchanger Eurkdv Kuryeye Heat Core Davaalacak Özetidavacı Parçayı Parçanın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:Alacak
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 07.01.2020 tarihinde ...'e gönderilmek üzere değeri 2.850,00-EUR+KDV olan ürün kodu ... olan heat exchanger cooling core isimli yedek parçayı ambalajlanmış bir şekilde davalı şirketin bünyesinde çalışan kuryeye teslim edildiğini, dava konusu yedek parçanın davalı şirketin ... adresinden alındığını ve ... firmasının ... adresine 09.01.2020 tarihinde alıcısına ulaştığını ancak yanlış parça olduğu anlaşıldığından iade edilmek üzere aynı kurye tarafından teslim alındığını, alıcı ... tarafından iade edilen ... kodlu kargo ile davacı şirkete teslim edilen yedek parçanın hasarlı ve çalışmaz durumda olduğunu, kargonun davalı şirkete verilmeden önceki fotoğrafları ile iade edilen kargonun fotoğraflarından da görüleceği üzere, malzemenin ahşap kutusunun kırıldığını ve malzemenin ezildiğinin tespit edildiğini, iade edilen kargo açıldığında malzemenin hasarlı olduğunun görüldüğünü ve taraflarca tutanak tutulduğunu, davalı şirket tarafından davacı şirkete 06.05.2020 tarihli bildirimle herhangi bir ödeme yapmayacaklarının iletildiğini, davalı şirketin sorumluluk belgesi adı altında taraflarına gönderdiği evrakta "..... Kargo Bakırköy Bölge Müdürlüğü'ne ithafen ....göndermiş olduğum kargonun sorumluluğu tarafıma aittir. Ürün hasarlı geldiği için yanlış geldiği için değişime gönderelim...." yazdığını ve ... imzası bulunduğunu, davalı şirketin bu belge nedeniyle ödeme yapmaması üzerine müvekkili şirketin, ...'in yetkilisi olan ...'e telefonla ulaştığını, ...'in ise böyle bir belge imzalamadığını ve haberi olmadığını beyan ettiğini, sorumluluk belgesi incelendiğinde, ... diye bir kişinin olmadığı alıcının ... firması olduğu ve bu belgenin davalı şirket veya kuryelerince tazmin sorumluluğundan kaçmak için sahte olarak düzenlenmiş olabileceğinin yüksek olduğunu, bu belge ile ilgili davalı şirket yetkilileri ve çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin bu olaydan sonra 06.05.2020 tarihinde ürün değeri tanesi 2.140,09-EURx 2=4.280,18-EUR+KDV ürün kodu ... olan 2 adet ... isimli yedek parçanın, ...'a gönderilmek üzere ambalajlanmış şekilde davalı firma bünyesinde çalışan kuryeye teslim edildiğini, ancak, gönderinin halen alıcısına ulaşmadığını, müvekkili şirketin taşıma sırasında meydana gelen hasar ve kargoların zayi olmasından dolayı toplam 8.413,61-EUR zarara uğradığını, bütün bu nedenlerle, davanın kabulü ile 8.413,61-EUR karşılığı 76.311,44-TL'nin 18.06.2020 ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava dilekçesindeki ileri süri iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sektöründe öncü bir firma olduğunu ve mezkur taşımada kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, mezkur taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin üstlendiği taşıma işini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, eşyanın niteliği ve değerinin, taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, gönderenin, gönderilen eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorunda olduğunu, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, ağır kusurun ispatlanması gerektiğini, ayrıca talep edilen tazmin talebinin fahiş olduğunu ve taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibinin benimsendiğini, uyuşmazlık konusunun teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içerdiğini, bu nedenle kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişice incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Dava, davacı şirket tarafından davalı kargo şirketine taşınmak üzere teslim edilen emtianın, hasarlandığı ve kargo şirketinde kaybolduğundan bahisle, ürün bedellerinin davalı taraftan tazmin istemine ilişkin bulunmaktadır.Somut olayda hukuki ihtilafın, davalı kargo şirketinde kaybolan veya hasar gören emtia nedeniyle davacının, davalı yandan tazmin talebinin yerinde olup olmadığı ve varsa miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır Mahkememizce dava konusu Konya ... Noterliği'nin █████/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı tazmin talep ihtarnamesi, dava konusu eşyanın hasarlı fotoğrafları, hasarlı ve kayıp ürünlere ilişkin görseller, taraflar arasındaki e-mail ve elektronik yazışmalar, kaybolduğu ve hasar gördüğü iddia olunan ürünlerin değerlerine ilişkin faturalar, sorumluluk beyan belgesi, ilgili gönderi takip barkodları ile sorgulama görselleri dosyamız arasına alınmış, davacı tanıkları dinlenmiştir.Uyuşmazlık teknik inceleme gerektirdiğinden, davacı şirket emtialarının, davalı şirket bünyesinde hasar görüp görmediği; kaybolup kaybolmadığı; hasar görmüş yahut kaybolmuş ise davacı tarafça talep edilen tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı ve var ise talep edilecek tazminat miktarının tespiti bakımından uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Kusur, hasar ve değerleme uzmanı makine yüksek mühendisi Prof. Dr. ... ve karayolu taşımacılığı ve lojistik uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek dosya kapsamına sunulan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; ilk olarak █████/2020 tarihinde verilen kargonun tam hasarlı; █████/2020 tarihinde verilen kargonun ise tamamen kayıp olduğunun anlaşıldığı, buna göre taşıyıcının sorumluluğunun her bir kg. ücretinin üç katı ile sınırlı olduğu, 09.01.2020 tarihinde verilen kargonun, 1 koli 10 kg/desi olarak görülmekte olduğu, kargonun teslim alındığı 09.01.2020 tarihindeki değerinin 8.1233-TL olduğu, özel çekme hakkı hesabının 10 x 8,33 1/kg x 8.1233 = 676,67-TL olduğu, 06.05.2020 tarihinde verilen kargonun, 20 paket 70 kg/desi olarak görülmekte olduğu, kargonun teslim alındığı 06.05.2020 tarihindeki özel çekme hakkı merkez bankası değerinin 9.72726-TL olduğu, özel çekme hakkı hesabının 70 x 8,33 1/kg x 9.7276 = 5.672,16-TL olduğu, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğun, taşıma ücreti x 3 olduğu, dosyadaki belgelerden taşıma ücretine ulaşılamadığı, taşımacının sorumlu olduğu toplam tutarın 676,67 + 5.672,16 = 6.348,83-TL + teslim edilmeyen eşyanın taşıma ücretinin 3 katı olduğu, davalı şirketin taşımadan doğan sorumluluğu yerine getirmediği, kendisine teslim edilen ürünleri adresine hasarlı ve hiç teslim etmediği, ancak bu zarardan doğan sorumluluğun 6.348,83-TL + taşıma ücretinin 3 katı olduğu tespit edilmiş, bilirkişi heyet raporuna karşı yapılan beyan ve itirazlar üzerine mahkememizin █████/2021 tarihli celsesinde aynı heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiş, ancak █████/2021 tarihli ek raporda görüş değişmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın Özel Durumlarda Gönderenin Kusursuz Sorumluluğu başlıklı 864. maddesi aynen; (1) Gönderen, kusuru olmasa da; a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden, c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan, d) 860 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan, kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. (2) Ancak, gönderenin bu durumlarda sorumlu olduğu tazminat miktarı, gönderinin net olmayan ağırlığının her kilosu için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Bu hâlde de 882 nci maddenin dördüncü fıkrası ile 885 ilâ 887 nci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. (3) Zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. (4) Gönderen tüketici ise, taşıyıcıya karşı ancak kusuru hâlinde ve birinci ile ikinci fıkra hükümlerine göre, zarar ve giderleri tazminle yükümlü tutulur. (5) Tüketici, sözleşmeyi ticari veya meslekî faaliyeti ile ilgili olmayan bir amaçla yapan bir gerçek ya da tüzel kişidir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun Taşıma Süresi başlıklı 873. maddesi aynen; "Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle Yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun devam eden Zıya Karinesi başlıklı 874. maddesi aynen; "(1) Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. (2) Hak sahibi, eşyanın zıyaı dolayısıyla tazminat alırsa, bunun ödenmesi sırasında, eşyanın daha sonra bulunması hâlinde, derhâl kendisine haber verilmesini isteyebilir. (3) Hak sahibi, eşyanın bulunduğu haberini aldıktan itibaren otuz gün içinde, gerektiğinde giderler indirilmek suretiyle, tazminatı geri ödeyerek eşyanın kendisine teslimini isteyebilir. Taşıma ücretini ödeme yükümlülüğü ile tazminat hakkı saklıdır. (4) Eşya, tazminatın ödenmesinden sonra bulunmuşsa, hak sahibi bundan haberdar edilmesini istemediği veya bulunma haberinden sonra eşyanın teslimine ilişkin istem hakkını ileri sürmediği durumlarda, taşıyıcı, eşya üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun devam eden Taşıyıcının Sorumluluğu başlıklı 875. maddesi aynen; -"(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun devam eden Tazminatta Esas Alınacak Değer başlıklı 880. maddesi aynen; "(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun Zarar Saptama Giderleri başlıklı 881. maddesi aynen; "Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun devam eden Sorumluluk Sınırları başlıklı 882. maddesi aynen; ""(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. 11169(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu ;a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki,Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir." şeklinde düzenlenmiştir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun devam eden Diğer Giderlerin Tazmini başlıklı 883. maddesi aynen; "Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun Sorumluluğu Sınırlama Hakkının Kaybı başlıklı 886. maddesi aynen; "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkememizde tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; Davanın, davacı şirket tarafından davalı kargo şirketine taşınmak üzere teslim edilen emtianın, hasarlandığı ve kargo şirketinde kaybolduğundan bahisle, ürün bedellerinin davalı taraftan tazmin istemine ilişkin olduğu, dosyada mevcut ahşap ambalajı hasarlı ve üzerinde davalı ... A. Ş.'nin yazılı logoları bulunan ambalaj ve ürünün hasar fotoğrafları ve kargo gönderi formları incelendiğinde, 07.01.2020 tarihinde ...'e gönderilmek üzere değeri 2.850,00-EUR *KDV olan ürün kodu ...olan “...” isimli yedek parçayı ambalajlanmış bir şekilde davalı şirkete teslim edildiği, ... firmasının ... adresine 09.01.2020 tarihinde alıcısına ulaştığını ancak yanlış parça olduğu anlaşıldığından iade edilmek üzere aynı kurye tarafından teslim alındığını, alıcı ... tarafından iade edilen ... kodlu kargo ile davacı şirkete teslim edilen yedek parçanın hem ambalajının ve hemde yedek parçanın bu iade taşıması esnasında hasarlandığı, hasarlı yedek parçanın ısı değiştirici soğutma nüvesinin hasarlandığı ve kullanılamaz durumda olduğu, ... yedek parça bedelinin 2.850,00-EUR + %18 KDV(513,00-EUR) - hurda parça tenzili(63,00-EUR) = 3.300,00-EUR olduğu, dosyada mevcut yedek parça fotoğrafları ve tarafların yazıştığı mailler üzerinde yapılan tetkikte, davacı şirket 06.05.2020 tarihinde ürün değeri tanesi 2.140,09-EURx2 - 4.280,18-EUR+KDV ürün kodu ... olan 2 adet “....” (Taze su pompası) isimli yedek parçanın...'a gönderilmek üzere ambalajlanmış şekilde davalı ... Taşımacılık A. Ş.'nin bünyesinde çalışan kuryeye teslim edildiği, ancak, gönderilen ürünün halen alıcısına ulaşmadığı ve davacı firma yada iade edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı firmaya 06.05.2020 tarihinde teslim edilmesine rağmen bu tarihe kadar ne alıcıya ve nede davacıya iade edilmediğinden ürünün kaybolduğu, fresh water pump 2 adet yedek parça bedelinin 4.280,18-EUR+%18 KDV(770,73-EUR)=5.050,61-EUR olduğu, bu duruma göre davacının toplam zararının 3.300,00-EUR+5.050,61-EUR=8.350,61-EUR olduğu görülmüş ve bu durum bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Davacı taraf her ne kadar davalı tarafın kasten ve pervasızca davranış gösterdiği iddiasında bulunmuş ise de, 6102 sayılı TTK'nın Sorumluluğu Sınırlama Hakkının Kaybı başlıklı 886.maddesi göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirmede, kasten ve pervasızca davranış ispata muhtaçtır. Davalı taraf ise her ne kadar davacının eksik belge ve bilgiden dolayı zararın göndericiye ait olduğunu beyan etmiş ise de; hasar ve zıyanın, eksik bilgi ve belgelerdeki eksiklikten meydana gelmediği kanaati oluşmuştur.Kargoların 1 adeti hiç teslim edilmemiş, 1 adeti ise hasarlı ve kullanılamaz halde teslim edilmiştir.Bu hasar ve zıyanın 6102 sayılı TTK'nın Özel Durumlarda Gönderenin Kusursuz Sorumluluğu başlıklı 864. maddesi ile bağdaştırılmasının doğru bir tespit olmadığı kanaati oluşmuştur. Nitekim eksik bilginin olması, ürünün hiç teslim edilmemesi, iade edilmemesi veya hasarlı teslim edilmesi gerektiği sonucunu doğurmayacaktır. Zira TTK'nın Taşıyıcının Sorumluluğu 875. maddesi bu duruma ışık tutmaktadır. Somut olayda, davalı taşıyıcının TTK'nın 886. Maddesi kapsamında, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin zarara sebebiyet verdiğine dair dosya kapsamında bir delil ve ispat bulunmadığından, davalının 2 adet kargo ile taşınan eşyaların zararından davacıya karşı yukarıda açıklanan TTK hükümleri uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerine göre sorumlu olduğu, alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre sorumlu olunan miktarın 676,67 + 5.672,16 = 6.348,83-TL +taşıma ücretinin 3 katı olduğu, dosyamıza sunulan taşınan iki adet kargonun taşıma ücretlerinin 103,14 TL+16,31 TL= 119,45 TL olduğu, bu taşıma ücretleri toplamının 3 katının 358,35 TL olduğu, bu kapsamda davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarının 6.348,83-TL +taşıma ücretinin 3 katı bedel (358,35 TL)= 6.707,18 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Temerrütün, davacı tarafça çekilen ihtarnamenin davalı yana tebliğine ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmadığından dava tarihinde oluştuğu değerlendirilmiştir.Tüm bu nedenler ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır."gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 6.707,18 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya dair istemin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı olarak davanın kısmen reddine ilişkin karar vermesinin yerinde olmadığını, Davacı şirketin 07.01.2020 tarihinde ... firmasına gönderilmek üzere değeri 2.850,00 Euro + KDV olan ürün kodu ...olan “..” isimli yedek parçayı ambalajlanmış bir şekilde davalı şirketin bünyesinde çalışan kuryeye teslim ettiğini, söz konusu yedek parçanın davalı şirketin... adresinden alındığını ve ... firmasının .. adresine ... gönderi numarası ile 09.01.2020 tarihinde alıcısına ulaştğını ancak yanlış parça olduğu anlaşıldığından iade edilmek üzere aynı kurye tarafından teslim alındığını, 09.01.2020 tarihinde alıcı firma olan ... tarafından iade edilen ... kodlu kargo ile davacı şirkete teslim edilen yedek parçanın hasarlı ve çalışmaz halde olduğunu, kargonun davalı şirkete verilmeden önceki fotoğrafları ile iade edilen kargonun davacı şirketçe fotoğraflandığını, fotoğraflardan malzemenin ahşap kutusunun kırıldığının, malzemenin ezildiğinin görüldüğünü, teslim eden davalı şirketin kuryesi tarafından hasar tutanağının ... Kargo ... Şubesinde Şube Müdürü ... tarafından oluşturulduğu bilgisinin davacı şirkete verildiğini, davacı şirket tarafından meydana gelen zararın giderilmesi için davalı şirkete defalarca mail atıldığını, davalı şirketin Denizciler şube müdürü...'un talebi üzerine hasarlanan malzemenin fiyatını gösterir belgenin 03.02.2020 tarihinde iletildiğini, Davalı şirket tarafından davacı şirkete 06.05.2020 tarihli bildirim üzerine hasarlı kargonun tazmini için başlatılan sürecin olumsuz olarak bittiğinin, herhangi bir ödeme yapmayacaklarının, sorumluluk belgesi bulunduğundan zararın karşılanmayacağının iletildiğini, davalı şirketin "sorumluluk belgesi" adı altında taraflarına gönderdiği evrakta "..... Kargo Bakırköy Bölge Müdürlüğü'ne ithafen ....gönderilmiş olunan kargonun sorumluluğu tarafıma aittir. Ürün hasarlı geldiği için yanlış geldiği için değişime gönderelim." yazdığını ve ... imzasının bulunduğunu, davalı şirketin bu belge nedeniyle ödeme yapmaması üzerine davacı şirketin ...'in yetkilisi olan ...'i telefonla aradığını, ...'in böyle bir belge imzalamadığını, haberi olmadığını belirttiğini, delil listesinde sunulan "..sorumluluk belgesi..." incelendiğinde görüleceği üzere ... diye bir kişinin olmadığını, alıcının ... firması olduğunu, yetkilisinin de ... olduğunu, bu belgenin davalı şirket veya kuryelerince tazmin sorumluluğundan kaçmak için sahte olarak düzenlenmiş olduğunu, bu durumun yerel Mahkemede dinlenen Tanıklar ... ve ...'nın beyanlarıyla anlaşıldığını, Davacı şirketin, bu olaydan sonra 06.05.2020 tarihinde ürün değeri, tanesi 2.140,09 Euro*2= 4.280,18 Euro + KDV olan, ürün kodu ...olan 2 adet “fresh water pump” isimli yedek parçayı ...' a gönderilmek üzere...gönderi numarası ile ambalajlanmış bir şekilde davalı şirket bünyesinde çalışan kuryeye teslim ettiğini, gönderinin halen iş bu istinaf dilekçesi tarihinde bile yıllardır alıcısına ulaşmadığını, Davacı şirkete ait olan malzemelerin kargoda zarar gördüğü ve kaybolduğu ile ilgili herhangi bir anlaşmazlığın olmadığını, bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğini, ancak zarar gören ve kaybolan kargoların değerinin ne üzerinden tazmin edileceği hakkında mahkemenin yanlış karar verdiğini, mahkemenin dava konusu olayda davacı şirketin malzemelerinin zıyaıdan ve hasardan doğan sorumluluğunun TTK'ya göre Madde 882'de yazan sorumluluk sınırlarına göre kabul etmesinin ve davayı kısmen reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacı şirketin, davalı kargo şirketinin ürünleri hasara uğratmasından ve kaybetmesinden dolayı 8.350,61 Euro (82.000,00 TL) zarar ve ziyana uğradığının açıkça tespit edildiğini, raporun sonuç kısmında; davalının taşımadan doğan sorumluluğu yerine getirmediğinin, kendisine teslim edilen ürünleri adresine hasarlı ve hiç teslim etmediğinin, ancak bu zıyadan ve hasardan doğan sorumluluğunun TTK madde 882'de yazan sorumluluk sınırlarına göre 6.348,83+ taşıma ücretinin üç katı olduğunun yazıldığını, rapordaki sınırlı sorumluluk tespitine itiraz edilmesine, dosyaya sunulan deliller ve tanık beyanlarına rağmen mahkemenin halen TTK 882. Maddesine göre karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK'nun 886 maddesine göre dava konusu olayda davalı şirketin sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağını, yerel mahkeme ve bilirkişilerin TTK 886 ve TTK 879. maddelerini göz ardı ederek maddi gerçeğe aykırı olarak sınırlı sorumluluk kavramına girdiklerini, davalı şirketin yapmış olduğu taşıma ve çalışanlarının yapmış olduğu eylemlerin TTK 886 maddesi kapsamında kaldığını, Davalı şirket ve çalışanlarının dosya içerisine mübrez kendi kargo çalışanlarının düzenlediği ve sahte olarak "....sorumluluk belgesi..." adı altında tarafımıza gönderdiği evrakta "... Kargo Bakırköy Bölge Müdürlüğü'ne ithafen" ....göndermiş olduğum kargonun sorumluluğu tarafıma aittir. Ürün hasarlı geldiği için yanlış geldiği için değişime gönderelim...." yazdığını ve ... imzasının bulunduğunu, mahkemece, dinlenen tanık ...'in yazının kendisine ait olmadığını, belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kargo şirketine bu şekilde bir yazı vermediklerini beyan ettiğini,bu durumun davalı kargo şirketi çalışanlarının pervasızca hareket ettiklerinin ve ağır kusur işlediklerinin kanıtı olduğunu, mahkeme ve bilirkişilerin tüm dosya kapsamını incelemediklerini, sınırlı sorumluluk durumunu ortadan kaldıran maddeleri değerlendirmediklerini,Davalı şirketin sınırlı sorumluluğunu kaldıran diğer pervasızca hareketin ise mahkemeye sundukları hasarlı ürün fotoğraflarından görüleceğini, ürünler tahta sandıklara güvenli ve korunaklı bir şekilde konulmasına rağmen tahta sandıkların bile kırıldığını, hasara uğrayan ürünün kullanılmaz şekilde iade edildiğini, taşıyıcının adamlarının yaptığı pervasızca hareketler sonucu tahta sandıkların bile kırıldığı düşünüldüğünde, ürünün hiç bir özen gösterilmeden taşındığını, zararın meydana gelme ihtimali bilinciyle hareket edilmediğini ve taşıyıcının adamlarının zararın meydana gelmesinde fiil ve ihmallerinin bulunduğunu, bu nedenle davalı şirket sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, Davalı şirketin sınırlı sorumluluğunu kaldıran diğer hususun ise davalıya teslim edilen ikinci emtianın alıcıya hiç teslim edilmemesi veya gönderene hiç iade edilmeyerek ortadan kaybolması olduğunu,Davalı şirketin TTK 886. maddesinde yazan sınırlı sorumluluğu kaldıran tüm fiilleri işlediğini, gerek belge gerekse tanık anlatımlarıyla bu durumun ispat edildiğini, davalı şirket çalışanlarının yapmış oldukları fiillerden TTK 879. maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin bu nedenle kaybolan ve kullanılamaz hale gelen ürünler nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen gerçek zarar zarar tutarı olan 8.350,61 Euro'yu karşılamak zorunda olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen incelenecek nedenler doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece müvekkilinin sınırlı sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğu olduğu tespit edilerek hüküm kurulmuş olsa da kargo içeriğinin niteliği ve değeri teslim anında bildirilmediğinden doğacak zararın gönderene ait olduğunu, gönderen tarafından müvekkili şirkete teslimi anında kargoların içeriğinin beyan edilmediğini, yalnızca "1 paket 1 adet elektronik" denildiğini ve kargolara ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, kargolara ilişkin özelliğin belirtilmediğini, içeriğin dava dilekçesinde beyan edildiği gibi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın bu beyanlarının doğruluğu bir an için düşünülecek olsa dahi müvekkili taşıyanın yanıltıldığının anlaşıldığını, nitekim bu takdirde kargonun içerik beyanı müvekkili şirkete doğru bir şekilde yapılmamış sayılacağını, zira teslim anında yapılması gereken içerik beyanının adeta geçiştirildiğini, müvekkili şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesi mümkün olmayıp davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, TTK md. 864 uyarınca, gönderenin kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararların göndericiye ait olduğunu, göndericin kargonun içeriğini ve değerini taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olup yapılan eksik bildirimler dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, Kara Yolları Taşıma Kanunu md. 8 gereği gönderenin tam ve eksiksiz bildirim yükümlülüğünü ve eksik bildirimden doğacak her türlü zararın gönderene ait olduğunun da açıkça hüküm altına alındığını,Davacı tarafça TTK. 889 maddesine uygun bir bildirimin yapılmadığını, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili tarafa T.T.K.'nun 889. Maddesi uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirimin söz konusu olmadığını, T.T.K. 889/1 gereği en geç teslim anında, eğer ki hasar açıkça görülmüyor ise de teslimden itibaren en geç yedi gün içerisinde ziya ve hasarın yazılı bir şekilde taşıyıcıya bildirilmesinin şart olduğunu, aksi halde teslimin sağlıklı yapıldığının kabulünün gerekeceğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ██████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı) Davacı, her ne kadar dilekçesinde müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu iddia ederek bunun müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda daha önce de belirtildiği üzere gönderen kargo içeriğinin bildirilmediğini, TTK uyarınca doğacak zarara göndericinin katlanması gerektiğini, bu kapsamda yerel mahkeme kararının istinaf ettiğini, kurulan hükmün bozularak davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini,İleri sürerek, açıklanan nedenler ile, mahkeme kararını istinaf ettiğini, mahkemenin verdiği kararın ortadan kaldırılarak yeni bir kararla davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücretini ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; iki ayrı yurt içi kargo taşıma sözleşmesine konu eşyalardan ilkinin tam zayi olması, ikincisinin ise alıcısına teslim edilememesi nedeniyle uğranılan zararın TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyıcıdan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş, dosya bir makine mühendisi ve bir lojistik uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek kök ve taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin istinafa konu karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; tam ziyaya neden olan hasar ve kaybın davalının pervasızca hareketi sonucu meydana geldiği, davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağı yönünde; davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ise; davacı tarafından kargo içeriği hakkında davalıya herhangi bir bilgi verilmediği, bu nedenle sorumluluğun davacıya ait olduğu, davacının kargo içeriğini ispat edemediği, olayda davalının herhangi bir kusurunun olmadığı, davalıya süresinde yazılı bir hasar bildirimi yapılmadığı yönündedir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur. Mahkemece kabul edilen miktar 6.707,18-TL'dir. Davalı tarafından kabul edilen miktar istinaf konusu edildiğinden, ilk derece mahkemesi kararı davalı bakımından kesin niteliktedir. Mahkemece miktar itibariyle kesin nitelikteki karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. bu nedenle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut uyuşmazlıkta iki ayrı taşıma dava konusu edilmiş olup, █████/2020 tarihinde davacı tarafından dava dışı ... firması'na gönderilmek üzere davalıya teslim edilen "..." isimli emtianın █████/2020 tarihinde Çorlu'daki alıcısına teslim edildiği, ancak aynı tarihte ve yanlış ürün gönderildiği gerekçesi ile alıcı tarafından davacıya iade edilmek üzere, davalı şirketin emtiayı getiren kuryesine teslim edildiği, emtianın █████/2020 tarihinde davacıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu olmayıp, davacı tarafından ahşap ambalajlı emtianın ahşap ambalajının kırılmış ve içerisindeki emtianın da ezilmiş ve kullanılamaz hale gelmiş olduğunun iddia olunduğu, buna ilişkin fotoğrafların dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ikinci taşıma ise █████/2020 tarihinde davalıya alıcısına ulaştırılmak üzere teslim edilen iki adet "..." ürüne ilişkin olup, bu emtianın ise alıcısına hiç ulaşmadığı ihtilaf konusu değildir.Somut uyuşmazlıkta; ilk taşımaya konu emtia bakımından yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki e-mail yazışmaları, dosyaya mübrez hasar fotoğrafları, davalı şirket sisteminde yer alan gönderinin akıbetine ilişkin kayıtlar ve tanık olarak beyanı alınan dava dışı alıcı ... firması yetkilisi ...'in beyanı kapsamından, dava konusu ahşap kutu içerisindeki emtianın, yanlış modelde ürün gönderildiği gerekçesi ile dava dışı alıcısı tarafından davacıya iade edilmek üzere davalı kuryesine teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Dosyaya sureti ibraz edilen " ... Kargo Bakırköy Bölge Müdürlüğü'ne" başlıklı █████/2020 tarihli tutanakta "göndermiş olduğum kargonun sorumluluğu tarafıma aittir. Ürün hasarlı geldiği için yanlış geldiği için değişime gönderdim" ifadesinin yer aldığı, altında el yazısı ile ... ismi ve altında imza bulunduğu görülmüş ise de, ...'in bir gerçek kişi değil limited şirket olduğu ve yetkilisinin ... olduğu, dairemizce Ticaret Sicil Gazetesi ilanları üzerinden yapılan araştırma neticesinde tespit edilmiştir. Nitekim şirket yetkilisi ... böyle bir belgeye imza atmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını, belge altında şirket kaşesinin de bulunmadığını belirtmiştir. Öte yandan bir an için belgenin doğru olduğu kabul edilse dahi, tutanak içeriğinde emtianın hasarlı olduğu belirtilmiş olduğuna ve davalı tarafından davacıdan teslim alınan emtianın en başta hasarlı olarak teslim alındığına dair savunmada bulunulmadığına göre, bu belge emtianın İstanbul Çorlu arası taşınması sırasında ve davalı sorumluluğunda hasarlandığını ispat edecektir. Belgede yer alan "göndermiş olduğum kargonun sorumluluğu tarafına aittir" ifadesinin ise, davacıyı bağlayıcı bir sorumsuzluk kaydı olarak kabulü mümkün değildir.Tüm bu deliller ışığında davacının, dava konusu emtianın davalı taşıması sırasında hasarlandığını ispat ettiği, diğer ifade ile emtianın hasarsız olarak teslim alındığına dair karinenin aksini ispat ettiği kabul edilmek gerekir. Dosyaya mübrez fotoğraflar incelendiğinde, emtianın içerisinde bulunduğu ahşap ambalajın kendisinin kenar ve köşelerinden ayrılmış ve kırılmış vaziyette olduğu, içerisindeki emtianın ise ezilmiş ve durumda olduğu görülmüş, teknik bilirkişi tarafından emtianın kullanılamaz durumda olduğu kanaati bildirilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde emtianın içeriği hakkında bilgi verilmediğini yalnızca "bir paket, 1 adet elektronik" ifadesinin belirtildiğini kabul etmiştir. Buna göre faaliyet alanı kargo taşımacılığı olan davalının elektronik niteliği haiz emtianın ne şekilde taşınması gerektiğini bilmesi gerektiği, TTK'nun 864/1-d maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, emtianın kalın ahşap malzemeden oluşan ambalajının kenarlarından ayrılmış ve kırılmış olması, ambalajın içerisindeki emtiayı koruyucu özelliğinin ortadan kalkmış olması ve bu nedenle ambalaj içerisindeki emtianın ezilmiş olması, emtianın davalı tarafından da bilinen niteliğine uygun şekilde taşınmadığını, davalı çalışanlarının emtianın taşınması sırasındaki, niteliğe uygun düşmeyen pervasızca davranış ve ihmalleri nedeniyle zararın meydana geldiği, buna göre ihmalinin sebebiyet verdiği, buna göre bu taşıma bakımından davalının sorumluluğunun, TTK'nun 886 maddesi uyarınca sınırlı olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.İkinci taşıma bakımından ise, taşımaya konu iki adet "..." emtiasının alıcısına hiç teslim edilemediği ve nerede olduğu, neden teslim edilemediği hususunda bir açıklama da yapılmamış olduğu, teslimden itibaren 21 günlük sürenin geçmiş olması nedeniyle tamamaen zayi olduğu kabul edilmesi gereken emtia bakımından meydana gelen davacı zararına da, davalının pervasız hareketlerinin neden olduğu, davalının her iki taşıma bakımından da TTK'nun 882 maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşılmıştır. Davacı yanın buna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ne varki bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Bilirkişi raporunda davacının gerçek zararının KDV dahil, 8.350,61-Euro olarak kabul edilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde 8.413,61-Euro karşılığı 76.311,44-TL'nin █████/2020 ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiği, her ne kadar istinaf dilekçesinde davanın 8.350,61-Euro üzerinden kabulü gerektiği belirtilmiş ise de, davacının dava dilekçesi ile TBK'nun 99/3 fıkrası uyarınca seçimlik yetkisini kullanarak alacağın dava tarihindeki TL karşılığını talep ettiği ve bu yetkisini kullanmakla tükettiği,dava tarihindeki TCMB efektif alış kuruna göre 1,00-Euro'nun karşılığının 8,8341-TL olduğu, buna göre davacı zararının (8.350,61-Euro x 8,8341-TL) 73.770,12-TL olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2020 tarihli ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla temerrüdün dava ile gerçekleştiği anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352/1 maddeleri uyarınca usulden reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 73.770,12-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiz oranını aşmamak kaydıyla işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 5.039,24-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.303,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.736,03‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.303,21-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 54,40-TL başvuru harcı, 2.830,00-TL yargılama gideri toplamı olan 2.884,4‬0-TL'nin davanın kabul/ ret oranına göre 2.797,86-TL'sının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 16,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 0,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ya 1.320,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 ve 18/A-13'e göre davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 1.280,4‬0-TL'sinin davalıdan alınarak; 39,6‬0-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca dava şartı yokluğundan reddedilen tutar ile reddedilen işlemiş faiz tutarı üzerinden hesaplanan 2.541,32-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,11-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,15-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 16-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!