Anahtar kelimeler: Zamnda Taşımış Tipik Yüklerini Yükleri Yüklemiş İstiflenebilir Sanki Navlun Plastik

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin plastik ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu eylem ve işlemlerin TBK’nin 77,78,79 ve müteakip maddelerinde düzenlenen tipik sebepsiz zenginleşmenin teşkil ettiği gibi bu durumun aynı zamnda TBK’nin 49, 50 ve müteakip maddelerinde düzenlenen haksız fiili de teşkil ettiğini, davalı .... şirketinin müvekkilininin istiflenebilir olan yüklerini “çift sıra yüklemesine” karşın sanki bu yükleri “tek sıra yüklemiş ve taşımış gibi hesap ederek fatura düzenlediğini ve müvekkilinden bu yolla fazladan para tahsil ederek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini beyan ederek, fazla ödenen navlun bedeli alacakalrının ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB, avans faiz oranı üzerinden işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte davalıdan sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümlerine göre tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin istifleyerek taşıdığı ürünleri için istifleme yapılmadan taşıma yapılmış gibi faturalandırma yapılmadığını, davacının verilen hizmete hiçbir şekilde itiraz etmediğini, taşıma hizmeti verildiğini kabul ettiğini, ancak hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerine itiraz ettiğini, davacının takasa konu edebileceği bir alacağının bulunmadığını beyan ederek, öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari hesap ilişkisi nedeniyle açılmış olan alacak davası olup, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin niteliği, parsiyel yük taşımasında tek sıra yükleme yapılıp yapılmadığı, yapılmadı ise fiyatlamanın ne şekilde yapıldığı, tek ve çift sıra yüklemesindeki fiyat farkının ne olacağı, istiflemeye nezaret yükümlülüğünün davacı tarafta bulunup bulunmadığı, taşıma süreleri ve zamanaşımı bulunup bulunmadığı, karşı dava yönünden davalının taşıma işinde bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, takas mahsup değerlendirmesinin yapılıp yapılamayacağı, tarafların karşılıklı alacaklarının bulunup bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile karşı dava açmış; Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında; karşı davanın tefriki ile Mahkememizin ayrı esasına kaydına karar verilmesi ile Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Dosyanın üçlü bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..., Gümrük Uzmanı .. ve Taşıma Uzmanı ...'in █████/2024 tarihli kök raporunda özetle; Taraflar arasında taşımaya ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığını, taşıtan davacı tarafından, davalı taşıyana “istifsiz taşıma” yapılması konusunda talimat verildiğine ilişkin herhangi bir talimat yazı, v.b. bulunmadığını, eşyaların niteliği/niceliği gözönüne alınarak yapılan ayniyet tespitinde, bu eşyaları istifsiz taşımayı gerektirir zorlayıcı bir duruma rastlanılmadığını, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirilmekle, davalı tarafından ifa olunan taşıma ediminin ne şeklide yapıldığını gösterir somut veri bulunmadığından, bu halde taşımaya konu eşyaların “istifsiz” taşındığı hususunun davalı ... üzerinde ispat yükü olduğunu, taşıma edimi bakımından taraflar arasında herhangi bir sözleşme talimat, vb. Belge bulunmadığından, taşımanın TTK nun 862 ve devamı ilgili madde hükümleri ile CMR Konvansiyonunun 17/4-c madde hükümleri bakımından, yükün genel teamüllere göre istiflenerek yüklendiğinin ve taşınmış olduğunun kabulünün gerektiğini, aksi halde yanlış değerlendirme ile istiflememekten de davalının fazla fatura düzenleyemeyeceğini, taşımaya ilişkin aksi yönde hareketin taşıtanın talimat veya kabulünü gerektirdiğini, davalı taşıyanın, ifa ettiği taşıma işinde istiflemeden taşımayı gerektirir bir hal tespiti ya da zorunlu kılacak bir hal görülmesi halinde, taşıtan davacı ... bilgilendirmeden, davalı taşıyıcının istifsiz taşımayı tek taraflı karar ve icra etmiş olduğunun kabulü gerektiğini, davalı ... istifsiz taşımaya ilişkin düzenlemiş olduğu faturalar bakımından, yukarıda anılan ve ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar karşısında, taşımaların genel teamüllere göre istifli olarak taşındığının kabulünün gerektiğini, bu çerçevede, BAM kararı da gözetildiğinde davacının 27.228.44-Euro (183.764,74-TL) tutarı da iade talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiğini bildirmişlerdir.
Dosyanın taraf itirazları irdelenmek üzere bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..., Gümrük Uzmanı ... ve Taşıma Uzmanı ....'in █████/2025 tarihli ek raporunda özetle; Ek görevlendirme hususları gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde kök raporda varılan sonuçların aynen devam ettiğini; dosya kapsamı tüm deliller, fotoğraflar, mahkeme kararlarına göre taşınan emtianın genel şartlarda “istiflenebilir” kabul edilerek sonuç ve kanaatlere ulaşıldığını, buna karşın, yükün niteliği fotoğraflarda görüldüğü gibi istiflenebilirlik mi esas olduğu yoksa istiflenemezlik mi esas olduğu konusunda itirazlar bakımından detaylı inceleme yapılması hususunda mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olacağını, buna göre hangi durumda davacının, hangi durumda davalının istifleme şekline karar vermesi gerektiğinin belirlenebileceğini, dolaysı ile teknik emtia uzmanı-malzeme mühendisi görüşü alınabileceğini, yükün genel şartlarda “istiflenebilirliği” hususunda malzeme uzmanı bilirkişiden yükün istiflenebilir olduğu raporu alması halinde kök rapor sonuçlarının yerinde olduğu teyit edileceği; buna karşın yük zaten genel olarak istiflenemez kabul edildiğinde, davalının özel talimat almadığı sürece istiflenemez şekliyle taşıma yapmasının yerinde olacağını, bu kez kök rapor sonuçlarının değişmek durumunda kalabileceğini, bu çerçevede kök rapor ve bu aşamada kanaatimiz, yükün istiflenebilir olduğu halde istiflenemez taşınması veya istifli taşınmasına karşın istiflenemez yük faturası tanzimi dolayısı ile davacının iade talebinin yerinde olduğunu, aksi kanaat ile yük istiflenemez yük kabul edilmesi halinde ise, yük zaten genel olarak istiflenemez kabul edildiğinde, davalının özel talimat almadığı sürece istiflenemez şekliyle taşıma yapmasının yerinde olacağını bildirmişlerdir.
6100 sayılı HMK’nın "somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi" kenar başlıklı 194. maddesinde dayandıkları vakıaların, ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerekliliği taraflara yüklenmiştir. Somutlaştırma yükü ile taraflardan, dayandıkları delilleri göstermeleri beklendiği gibi hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini de açıkça göstermeleri beklenmektedir.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda (HUMK) bulunmayan bu kural 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilmiştir. Nitekim maddenin gerekçesinde de " maddenin yeni düzenleme olduğu, maddenin amacının bir yandan ispatın genel hükümleri çerçevesinde temel bir kavrama yer vermek iken, diğer yandan da uygulamada genel geçer ifadelerle somut vakıalara dayanmadan davaların açılıp yürütülmesinin önüne geçilmeye çalışıldığı vurgulanmıştır. Aynı şekilde somutlaştırma yükümlülüğünün yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için zorunlu olduğu vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ya da zaman kaybının önlenmesinin hedef alındığı, vakıaların somut olarak ileri sürülmesinin taraflar için bir yük olduğu, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen tarafın sonuçlarına katlanacağı" hususu belirtilmiştir. Yukarıda yük (külfet) konusunda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somutlaştırma bir yükümlülük değil fakat bir yüktür. Taraflar vakıa ve delil ilişkisini kurmak zorunda değildirler fakat bundan kaçınmaları dava ile elde etmeyi umdukları hukuki korumadan mahrum kalmaları sonucunu doğurur.
Somut olayda, taraflar arasında süregelen taşıma ticari ilişkisinin bulunduğu ihtilafsız olup, davacı ... █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında navlun bedeli olarak ödemiş olduğu 1420 adet fatura bedelinin, istiflemeden kaynaklı olarak fazla tahsil edildiği iddiasıyla işbu davayı açmıştır. Fazla bedelle ödendiği ileri sürülen son fatura bedelinden davanın açıldığı tarihe kadar 1 seneden fazla süre geçmiş olmasına rağmen, fatura bedelinin ihtirazi kayıtla ödendiğine ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, davacı tarafça son taşımadan 10 ay sonra █████/2018 tarihli "navlun istifleme fiyat farkı" açıklaması ile e fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Esasen davanın açılışında davaya konu edilen 1420 adet faturanın her biri için ne şekilde fiyat farkı tahsil edildiği davacı tarafça da tespit edilmemiş, her bir fatura için iddianın dayanakları açıklanmamış, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki mahkemece incelenerek fazla bedel tahsil edilip edilmediğinin tespiti ve tahsili istenmiş ise de, vakalar HMK'nun 194.maddesine uygun şekilde somutlaştırılmamıştır. Bedeli ihtirazi kayıt ya da hemen akabinde iade faturası kesilmeksizin ödenen fatura bedellerinin 1 seneden fazla süre geçtikten sonra fazla ödendiğine yönelik iddia MK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Dosyada tarafların her bir taşıma yönünden eşyanın ne şekilde (istiflenerek/istiflenmeden) taşınacağı konusunda anlaşma sağladıklarına ilişkin bir delil bulunmamakta olup, taşımaların hangi faturaya ilişkin düzenlendiği ve içeriği ispat edilemeyen fiyat farkı faturası ile, taşımaların somut olarak nasıl yapıldığına dair bir delil ve taraflarca şekli serbestçe belirlenebilecek eşya taşımaları ile ilgili genel bir karine de bulunmazken, yalnızca eşyanın istiflenerek taşınabilecek nitelikte olması hasebiyle taşımaların istiflenerek yapıldığı kabulünden hareketle hesaplama yapılan bilirkişi raporları da esas alınamayacaktır. Aynı nitelikte Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... esas sayılı davanın kabulüne ilişkin karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, .... karar sayılı ilamı ile "dosyada tarafların her bir taşıma yönünden eşyanın ne şekilde (istiflenerek/ istiflenmeden) taşınacağı konusunda anlaşma sağladıklarına ilişkin delil bulunmadığı, davacı tarafından hiçbir faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, son fatura üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra fiyat farkı faturası düzenlendiği, karine olarak davacının fatura içeriklerini kabul ettiği, bu noktada davalının taşımaları istiflemeden yaptığının kabul edilmesi, aksinin ise davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, eşyanın istiflenerek yapıldığı kabulünden hareketle hesaplama yapılan bilirkişi raporları esas alınarak hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, .... Esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf ilamının onanmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçeler nazara alınarak sübut bulmayan işbu davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 3.138,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.522,85-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından sarf edilen 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!