Anahtar kelimeler: Hadımköy Kredili Devre Nakdi Firmaya Şubesi Borçlusu Kartı Taksitli Mevduat

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2020
NUMARASI: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın Hadımköy Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... San ve Tic Ltd Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden firmaya taksitli ticari kredi, tüzel kredili mevduat hesabı, şirket kredi kartı, nakdi kredi, devre faizli nakdi kredi ve çek taahhüt hesabı kredileri açılıp kullandırıldığını, davalılar ... ile ...'in ise söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, Bakırköy ...Noterliğinin █████/2014 tarihli ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameleri ve eki hesap özeti ile borçlarının ödenmesi ihtar edilmişse de borcun ödenmediğini, borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine, İstanbul 48.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı verildiğini, işbu kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile infaz edilerek borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı/borçlular tarafından yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan haksız itiraz ile icra takibinin durduğunu beyanla, davalı-borçluların itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı-borçluların nakit alacakları üzerinden %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, ortağı oldukları ... Ltd Şti'ne ... yetkilisi olduklarını söyleyen kişiler vasıtası ile 03.04.2014 tarihinde bankanın Hadımköy Şubesi Müdürü ... ve Yönetmen ... imzasını taşıyan bir uyarı ihtarı gönderdiğini, usulsüz bir şekilde elden verilen bu ihtar üzerine davalının, söz konusu bankada ortağı olduğu şirket ile kendisinin borçlu olduğunu öğrendiğini, davacı bankanın usulsüz göndermiş olduğu uyarı ihtarına karşı davalının, ortağı olduğu şirket ve kendi adına cevabi olarak Bakırköy ...Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye no ile ihtarnamesini gönderdiğini, davalının, ortağı olduğu şirket ve diğer şirket ortakları, davacı banka tarafından talep ettiği belgelerin verilmemesi üzerine davacı tarafa Bakırköy ...Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini, davalının ancak davacı yanca aleyhine yapılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile söz konusu kredi sözleşmesini görebildiğini, davalı ile ortağı olduğu şirketin diğer ortaklarının, davacı bankanın uyarı niteliğindeki yazı ihtarı sonrası, davacı banka şube yetkilisi ile görüşme yaptığını, yaptıkları görüşme neticesinde ... Tic Ltd Şti yetkilisi ...'in davacı banka ile kredi sözleşmesini imzaladığını ve kendisinin müteselsil kefil olduğunu öğrendiğini, ayrıca davalının aynı nitelikte başka krediden dolayı kendisi ile beraber ortağı olduğu şirketin, şirket ortaklarının müşterek borçlu ve kefil olduklarını da bu vasıtayla öğrendiklerini, davalının ve şirket ortaklarının böyle bir sözleşme imzalamadıkları gibi yaptıkları araştırma ile ... Tic Ltd Şti yetkilisi ...'in davalı ve dava dışı şirket ortaklarının imza ve yazılarını taklit ederek kredi aldığını tespit ettiklerini, davacı/alacaklı tarafından davalının ortağı olduğu şirket ve davalı dahil diğer ortakları aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kredi sözleşmesinden kaynaklı takip yapıldığını, icra takibinin dayanağı olan kredi sözleşmesinin yine ... San ve Tic Ltd Şti yetkilisi ...'in, davalı, şirket ortakları ve şirket yetkilisinin imza ve yazı taklitleri ile düzenlendiğini, böylelikle kredi alındığının tesbit edildiğini, davalı dahil diğer borçlular adına yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davacı/alacaklının, itirazın iptali için İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyası ile dava açmış olup derdest olduğunu, mahkemece davanın konusu aynı olup iki dava arasında hukuki irtibat olduğundan ve usul ekonomisinin de dikkate alınarak birleştirilmesine karar verilmesini, davalı ve şirket ortaklarının bunu öğrenmesi üzerine ... hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın ██████████ hazırlık numarası ile █████/2014 tarihinde şikayette bulunmuş olduklarını, şikayet konusu dosyanın derdest olduğunu, TBKnun madde 583 maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kafalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." denildiğini, davacı bankanın bu kanun hükmüne aykırı davrandığını beyanla, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyası ile işbu dosya arasındaki hukuki bağlantı olduğundan davanın konusu ve usul ekonomisi de dikkate alınarak birleştirilmesine karar verilmesini, davacı/alacaklının, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle açmış olduğu işbu davanın reddi ile davalı aleyhine yapılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptaline, davacı/alacaklı hakkında başkaca tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, iddia ettiği nakit alacak üzerinden %20den az olmamak kaydıyla icra ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın Hadımköy Şubesi ile dava dışı kredi müşterisi ... San ve Tic Ltd Şti'nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla davalılar ..., ... ve dava dışı diğer kefiller arasında █████/2012 tarih 1.250.000,00TL kredi limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı kefil ...'in eşi ...'den ve davalı kefil ...'in eşi ...'den kefalete ilişkin eş muvafakati alındığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı banka tarafından dava dışı borçlu ... Tic Ltd Şti'ne kullandırılan krediler nedeniyle oluşan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu dava dışı ... Tic Ltd Şti ile kefiller aleyhine başlatılan icra takibine itiraz noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı ... aleyhine açılan davada: Mahkememiz yargılaması sırasında davalı ... tarafından genel kredi sözleşmesindeki yazı ve imzalar yönünden kendi eli ürünü olmadığını beyan ederek itirazda bulunduğu, mahkememizce yaptırılan Adli Tıp imza incelemesi sonucu tanzim olunan rapora göre, inceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında yer alan yazılar ile imzaların ...'in mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmalar sonucunda, genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında atılı kefil imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, inceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında yer alan yazıların ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, 6098 sayılı TBK'nun 583/1 maddesi uyarınca "Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesinin yer aldığı, yaptırılan inceleme sonucunda genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasındaki kefalete dair bölümde yer alan kefalet miktarı, kefalet türüne (müteselsil kefil) ilişkin yazıların davalı ... eli mahsulü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu bağlamda işbu genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı ...'in kefil konumunda bulunmadığı ve genel kredi sözleşmesinden doğan borçlardan sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... aleyhine açılan davada; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket lehine davalılar ..., ... ve dava dışı diğer müteselsil kefillerin kefalet teminatı karşılığında değişen tarih, tür, vade ve tutarlarda nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, dava dışı asıl borçlu şirketin genel kredi sözleşmesi ile yüklendiği vade tarihinde, devre/dönem sonu geri ödeme taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmemesinden ötürü, davacı bankanın tahsilatta yaşanan güçlük sebebiyle kredi hesaplarını kat ettiği, dava dışı asıl borçlu şirket nezdinde henüz işlem görmemiş 8 adet çek yaprağı bulunduğu, 8 adet çek yaprağı karşılığının 8.960,00TL olduğu, davacı tarafından █████/2014 tarihinde keşide edilen hesap kat ihtarnamesinin davalı ...'in adresine █████/2014 tarihinde ulaştığı, ancak muhatabın adresten ayrılmış olması nedeniyle iade olduğu, ihtarnamenin davalı ...'e █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği, mahkememize yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı asıl borçlu ... Tic Ltd Şti lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen Ticari Nakdi Kredi yönünden 852.729,62 TL, ... - Şirket Kredi Kartı yönünden 151.874,53 TL, 45.628,19 TL işlemiş faiz, 2.281,41 TL BSMV, 1.417,08 TL ihtar gideri toplam 1.053.930,83 TL nakit alacağı ve gayri nakit alacaklar yönünden ise 8.960,00 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından bu alacak yönünden başlatılan icra takibinde davalı ...'in itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, nakit alacak toplamı 1.053.930,83TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takibin devamına, takibe takip tarihinden itibaren %100 oranında temerrüt faizi ile bu faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına, faizin asıl alacak üzerinden hesaplanmasına, faize faiz yürütülmemesine karar vermek gerekmiş, icra takip tarihi ile dava tarihi arasında yatırılan █████/2014 tarihinde 12.790,00 TL, █████/2014 tarihinde, 15.000,00 TL, █████/2014 tarihinde 15.000,00 TL, █████/2014 tarihinde 15.000,00 TL, █████/2014 tarihinde 20.000,00 TL ve █████/2014 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplam 82.790,00 TL'nin B.K'nu 100. Maddesi uyarınca işlemiş faiz ve vekalet ücretinden mahsubuna, dava tarihinden sonra █████/2014 tarihinde 10.000,00 TL, █████/2014 tarihinde 15.000,00 TL, █████/2015 tarihinde 500,00 TL, █████/2015 tarihinde 722,97 TL, █████/2015 tarihinde 18.435,69 TL, █████/2015 tarihinde 363.094,66 TL, █████/2015 tarihinde 4.480,00 TL, █████/2015 tarihinde 3.520,00 TL, █████/2016 tarihinde 300,00 TL, █████/2017 tarihinde 304,65 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2017 tarihinde 333,62 TL, █████/2018 tarihinde 333,62 TL, █████/2018 tarihinde 333,62 TL, █████/2018 tarihinde 425,71 TL, █████/2018 tarihinde 425,71, █████/2018 tarihinde 333,20 TL, █████/2019 tarihinde 380,34 TL olmak üzere toplam 421.926,37 TL tahsilat yapıldığından, tahsilat yapılan toplam 421.926,37 TL'nin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, gayrinakit alacak 8.960,00 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak belirlenebilir olduğundan İİK'nin 67/2 maddesi gereği hükmedilen 1.053.930,83 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 210.786,16 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Banka ile dava dışı kredi borçlusu ... Sanayi Ve Ticaret LTD.ŞTİ. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden firmaya ticari krediler açılıp kullandırılmış, davalılar ... İle ... ise söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, Kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek nakit kredi borcunun ödenmesi, Bakırköy ... Noterliğinden keşideli 18.04.2014 tarihli ve ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameleri ve eki hesap özeti ile ihtar edilmişse de borcun ödenmediğini, borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine, İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ D. İş sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı verilmiş, işbu karar İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile infaz edilerek borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip başlatıldığını , davalı/borçlular tarafından yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm fer’ ilerine itiraz edilmiş olduğundan itirazlarının iptali ve takibin devamı için huzurdaki davanın açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davalılardan ... tarafından genel kredi sözleşmesindeki yazı ve imzalar yönünden kendi eli ürünü olmadığını beyan ederek itirazda bulunulduğu, yargılama sırasında yaptırılan Adli Tıp imza incelemesi sonucu tanzim olunan rapora göre, inceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında yer alan yazılar ile imzaların ...'in mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmalar sonucunda, genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında atılı kefil imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermediği, tersimi basit imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, inceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasında yer alan yazıların ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiğinden bahisle açılan itirazın iptali davasının reddine karar verildiğini, Mahkeme kararı davalılardan ... yönünden eksik inceleme içermekte olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ..., dava konusu kredi sözleşmesindeki mevcut imzasını inkar ederek, dava dışı kredi borçlusu ... San.ve Tic.Ltd.Şti.’ ye bilgisi ve onayı dışında kredi kullandırıldığını iddia ettiğini, davalının imza itirazı sebebiyle Yerel Mahkemece, imza incelemesi yapılması için dosya önce Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne, akabinde rapora karşı beyan ve itirazlar doğrultusunda Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderildiğini, her ne kadar mahkeme, gerekçeli kararında yapılan incelemede genel kredi sözleşmesindeki davalı ...'in atılı kefil imzasının ve kefalete dair bölümde yer alan kefalet miktarı, kefalet türüne ilişkin yazıların davalı ...'in eli ürünü olmadığı tespit edildiğini ifade etmişse söz konusu tespit ve değerlendirme hatalı ve eksik inceleme neticesinde verilmiş olup Yerel Mahkeme kararı bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu, iki ayrı rapor düzenlendiğini, söz konusu iki raporda da davalı ...'in kefil imzasının şahsın eli ürünü olup olmadığı tam olarak yani başka bir ifade ile kesin kanaat bildirir şekilde tespit edilmemiş olmakla davanın esasını ilgilendirilen imza inkarı tam anlamıyla çözümlenmeden dava hakkında karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, diğer yandan alınan rapor tarihleri incelendiğinde dava dosyasının öncelikle Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, rapora karşı beyan ve itirazlar doğrultusunda yeniden inceleme yapılması için Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'ne gönderildiğini, son tarihli olan jandarma kriminal laboratuvar amirliği'nce düzenlenen raporda ise ...'in mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkeme kararının gerekçesinde dayanak olarak (hangi gerekçe ile bu raporun hükme esas aldığı anlaşılmamakla) Adli Tıp Kurumu raporunun esas alındığı açıklanmaya muhtaç olduğunu, sırf bu sebeple dahi Yerel Mahkeme kararının davalılardan ... yönünden bozulması adil yargılanma hakkı bakımından bozulmasını gerektirdiğini, dava dosyasına sunduğumuz dilekçelerimizde beyan ettiğimiz üzere adli tıp kurumunca yapılan incelemeye konu edilmiş mukayese yazı ve imzaların eski tarihli olması sebebiyle iş bu raporun hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, adli Tıp Kurumundan alınan raporun 4.2. maddesinde belirtilen mukayese evrakları incelendiğinde evrakların neredeyse tamamının çok eski tarihli olduğu görüleceğini, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi 22.11.2012 tarihli olduğunu, incelemeye esas alınan belgelerin tarihleri ise çok eski tarihli olup, arada geçen süre zarfında davalının yazı ve imzasında değişiklikler meydana gelmesi kaçınılmaz olduğunu, 28.02.2006 tarihli ... Bankası A.Ş ile davalı borçlu arasında akdedilen Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, 20.01.2001 tarihli ... Bankası A.Ş. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, 06.12.2012 tarihli Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi ile mahkemede huzurda alınan yazı örnekleri arasında bir takım farklılıklar bulunması aradan çok uzun bir zaman geçmesi sebebiyle hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Yazı ve imza örneklerinin üzerinden 5-10 YIL geçmiş olması sebebiyle incelemeye esas alınmaları sağlıklı olmayacağını, bununla birlikte raporda karşılaştırılan yazıların hangi nedenle farklı olduğu, aynı kişinin eli ürünü olmadığı açıklanmamıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da farklılığın hangi nedene dayandığının açıklanması gerektiği yer almaktadır. Sadece bu sebeple bile işbu raporun delil olarak kabulü hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca, raporun bulgular ve sonuç kımında yazı örneklerine ilişkin incelemede "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu yazıların ...'in eli ürünü olmadığı" tespit edilse de, rapora konu evraklar incelendiğinde açıkça görüleceği üzere evraklarda yer alan yazıların hiçbirinin birbirine benzemediğini, son tarihli jandarma kriminal laboratuvar amirliği'nce düzenlenen raporda ise davalının genel kredi sözleşmesinde yer alan imzası geçerli olduğu tespit edilmiş olup hiçbir şekilde kabul anlamı gelmemek kaydıyla, gks'deki yazıların bir an için davalının eli ürünü olmadığı varsayılsa dahi davalı kefalet hükümlerine göre borçtan sorumlu olduğunu, dava dosyasında mübrez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nce düzenlenen 26.07.2019 Tarihli raporunda genel Kredi Sözleşmesinde yer alan ...' ait imzanın eli ürünü olduğu isabetle tespit edilmişse de yazıların eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için müteselsil kefalete ilişkin el yazılarının davalıya ait olmadığının kabulü halinde dahi davalının imzasının geçerli olması sebebiyle adi kefaletinin geçerli olduğunu, TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra müteselsil kefalet kararlaştırılmak istenildiğinde, bunun mutlaka kefilin el yazısı ile yazılması gerektiğini aksi halde, sözleşme adi kefalet olarak kurulmuş olacağı yerleşik Yargıtay içtihatları ve dontrinde kabul edildiğini, bununla birlikte, TTK m. 7 gereği, ticarî bir iş için birden fazla kişi borç altına girmesi halinde, bu kişilerin müteselsilen sorumlu oldukları karinesi mevcuttur. Söz konusu karine ancak ticarî borca kefil olunduğunda, kefaletin türü belirtilmemiş ise uygulanmaktadır. İfade etmek gerekir ki, kefaletin türü müteselsil kefalet olarak belirtilmemişse, ticarî borca kefil olunduğunda müteselsil kefil olma iradesinin el ile yazılması kuralına istisna getirildiğinin kabulü gerekeceğini, TTK m. 7’nin ticarî işlere özgü bir düzenleme getirdiği dikkate alınarak, ticarî işlerde müteselsil kefil olma esas kabul edilip; bu hususun ayrıca kefilin el yazısı ile yazması aranmadığını, davalılardan ...'in genel kredi sözleşmesinde atılı kefil imzasının Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nce düzenlenen raporda kuvvetle elinin ürünü olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, Yerel Mahkemece iş bu rapora göre eski tarihli olan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınması Yerel Mahkeme kararının eksik ve hatalı inceleme içerdiğini gösterdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ...'in kefaletinin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "sözleşme, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayalı olarak toplam 1.059.075,39 TL nakdi alacak, 8.960,00 TL gayri nakdi alacağın tahsili istemiyle █████/2014 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ... ise kredi sözleşmesindeki imzaların kendine ait olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesince alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin █████/2018 tarihli raporda, İnceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43. sayfasında atılı kefil imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği; inceleme konusu genel kredi sözleşmesinin 43. sayfasında yer alan yazılar ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir.Daha sonra alınan Jandarma Kriminal Laboratuvarının █████/2019 tarihli raporda, █████/2012 tarihli 1.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin 2 ve 43. sayfasındaki imzaların davalı ...'in eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu; Genel kredi sözleşmesinin 43. sayfasında ve sözleşme öncesi bilgi formunda bulunan el yazılarının davalı ...'in eli ürünü olmadığı; Kefalet için eş muvafakatnamesi ve muvafakatnameler üzerindeki imzaların ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 583/1. Maddesine gör, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bunun yanı sıra TBK'nın 584/1. Maddesinde, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu düzenlenmiştir. Davacının kefalet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerininde eş rızasının bir istisnası bulunmamaktadır.Mahkemece alınan her iki raporda da █████/2012 tarihli 1.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin 43. sayfasındaki yazılarının davalı ...'in eli ürünü olmadığı; bunun yanı sıra, Jandarma Kriminal Laboratuvarının raporunda Kefalet için eş muvafakatnamesi ve muvafakatnameler üzerindeki imzaların ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Davalı ... imza ve yazıları ile kefaletteki eş rızasına ilişkin imzayı inkar etmiş olmakla birlikte, imza ve yazıların bu davalıya ve eşine ait olduğunu davacının ispat etmesi gerekir. Dosyaya sunulan deliller ve alınan raporlara göre kefalete ilişkin davalı imzasının basit tersimli olması ve yine kefalete ilişkin yazıların davalı eli ürünü olmaması, ayrıca kefalete ilişkin eş rızasındaki imzanın davalının eşi ...'e ait olmaması nedeniyle geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmamaktadır. Dava konusu genel kredi sözleşmesine davalı ...'in geçerli bir kefaleti bulunmadığından bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerde bu davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı ... █████/2022 tarihli dilekçesi ile, davacının istinaf dilekçesine karşı ilk derece mahkemesi kararının tekrar değerlendirilmesi için dilekçe sunmuş ise de, gerek istinaf, gerekse istinafa cevap süresi içerisinde sunulmayan bu dilekçenin değerlendirilmesi mümkün değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davalı ... tarafından yatırılan avanstan karşılanan 50,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!