Anahtar kelimeler: Tanın Davamenfi Özetidavacı Öncü Tanıdıkları Koyarak Araya Sektöründe Makinelerin Satım

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:█████████ Esas - ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın davacı şirket hakkında ... sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra başlattığını, davalı tarafından takip dayanağı olarak da 15.03.2013 tarihli 71.366,40 TL bedelli fatura gösterildiğini, davalının yurt dışından getirdiği makinelerin ticaretini yaptığından davacı şirketin sektöründe tanın öncü firmalardan olması nedeniyle araya tanıdıkları da koyarak davacı şirket yetkilisine ulaştığını, davacı şirkette makine ihtiyacı olmadığını kendisine bildirmesine rağmen makineleri bir süreliğine numune olarak bırakmak istediğini, bir reklam olacağını söyleyerek ricada bulunduğunu, bu şekilde herhangi bir talep ve sipariş olmadığı halde 4 adet çin malı makineyi emrivaki yaparak davacı şirkete getirip bıraktığını, davalının bu ricası karşısında makineleri istemediğini söyleyen davacı şirket yetkilisine yoğun ısrarda bulunan davalı makinelerin kullanılmasa da bir süre durmasını para vb. ödeme istemediğini söyleyerek makinelerin işyerinde kalmasını sağladığını, davalının makineler yurtdışından geldiğinden kanuni bir sıkıntı yaşamamak için bir miktar üzerinden fatura kesilmesi tüm vergi ve sair giderlerinin kendisi tarafından karşılanacağını, belirterek davacıya takip konusu faturayı da bıraktığını, davacı şirketin aradaki ortak tanıdıkların da hatırıyla davalıya makinelerin bir süre gelinip alınması kaydıyla tamam dediğini, davalı tarafın başlatmış olduğu icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacı şirkete tebliğ olunduğunu, davalının ortakların zorladığını, reklam amaçlı olduğunu, göstermek amaçlı kağıt üstünde bir takip başlattığını, ödeme vs. istemediğini söylediğini, davacı şirketin itiraz süresini kaçırmasına neden olduğunu, itiraz süresi geçmiş olduğundan icra baskısı altında ödeme olarak davacı şirket tarafından çekleri düzenleyerek ve cirolayarak davalıya elden teslim ettiğini, çeklerin tamamı ödendiğini, davacı şirket çeklerin teslimi ve borcun sulhen bu şekilde tasfiye edildiğine dair bir protokol yapmak isteyince davalının ekte sunulan taslağı hazırladığını ancak hazırlanan protokolde kur farkının yazıldığını görünce protokol taslak halinde kaldığını, çeklerin davalıya imza karşılığı teslim edildiğini, bu şekilde yanıltılarak zoraki borçlandırılan ve icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda kalan davacı şirketin söz konusu ödemenin icra dosyasına bildirilmediğini, takibin açık olduğunu ve hatta şirket araçlarının üzerine haciz şerhi işlendiğini öğrendiğini, davalı ile görüşmek istemişse de davalıya hiçbir şekilde ulaşamadığını, arz edildiği üzere takibin ihtiyati tedbir niteliğinde durdurulmasına, takip konusu fatura alacağı ferileriyle birlikte ödendiğinden davacı şirketin borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline, kötü niyetle hareket ederek sebepsiz zenginleşme amacı güden davalının davacı şirkete verdiği zarar nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararında;" Dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan alım-satımdan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından icra takibine █████/2013 tarihli 71.366,40 TL bedelli faturanın gösterildiğini, davalının yurtdışından getirdiği makinaları geri almak üzere müvekkiline bıraktığını, müvekkili tarafından makinaların alınmasını istemesine rağmen makinaların alınmadığını takip konusu faturanın düzenlendiğini, faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, icra takibine itirazın süresinin kaçırılması nedeniyle icra takibinin kesinleştiğini, toplam 164.839,60 TL bedelli çeklerin cirolanıp davalıya teslim edildiğini, icra takibine konu borcun ferileriyle birlikte çeklerle ödendiğini, davalıya borcunun bulunmadığını, davalı tarafça kur farkı ve vekalet ücreti talep edilmesi nedeniyle icra dosyasının kapatılmadığını belirterek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir.İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; dosyanın İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. Sayılı görevsizlik ilamı ile tevzi edildiği, tarafların ve dava konusunun Mahkememiz dosyası ile aynı olduğu ve ███████ K. Sayılı ilamı ile █████/2019 tarihinde arabuluculuk dava şartı yokluğunda usulden red kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 71.366,39 TL asıl alacak, 2.097,00 TL işlemiş faiz ve 5.996,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.459,63 TL alacağın ödenmesi amacıyla █████/2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı/borçluya ödeme emrinin █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve icra takibine itirazın olmadığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verildiği ve %15 teminat ile İİK 72/3 maddesi gereği icra veznesine ödenen paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, süresi içerisinde teminat yatırılmadığından Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı anlaşılmıştır.Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından █████/2021 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "davacının 2013-2014 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı yan tarafından başlatılan icra takibine konu edilen 15.10.2013 tarihli ... no.lu 71.366,40 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya karşılık davacı yan tarafından keşide edilen; ... A.Ş. ... şubesi 07.08.2015 tarihli... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. ... şubesi 25.09.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş.... şubesi 25.10.2015 tarihli ...no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. ... şubesi 30.11.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ...A.Ş. ... şubesi 28.02.2016 tarihli ... no.lu 16.366,00 TL bedelli, ... A.Ş. .... şubesi 28.04.2016 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli, olmak üzere toplamda 71.366,00 TL tutarlı çek keşide ederek takip konusu faturaya karşılık borcunu sıfırlamış olduğu, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 15.10.2013 tarihli .... no.lu 71.366,40 TL bedelli faturanın davalının işletme defterinin 1. no.lu sayfasının gelir bölümünde kayıtlı olduğu, faturanın ödenip ödenmediğine dair yapılan incelemede davalı taraf işletme defteri tuttuğundan bu fatura bedelini ödediğine dair kayıt olmadığından defter ile ödeme tespiti yapılamadığı, davalı ... tarafından davacı adına tanzim edilen faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, söz konusu faturanın davacı ve davalı ticari defterlerinde mevcut olduğu, taraflar arasında takibe konu fatura yönünde bir ihtilaf bulunmadığı, neticeten; davacının cari hesabında yer alan 71.336,00 TL bedelli çeklerin nakten ve takasla ödenmiş olduğu görüldüğünden davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı yana borç ve alacağının bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davanın... Sayılı icra dosyasına konu fatura ve ferilerinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, bilirkişi raporunda fatura alacağı yönünden ve ... şubesine ait ..., ...,..., ..., ... ve... numaralı çekler yönünden değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla; takip konusu fatura alacağına yönelik verildiği iddia edilen diğer çekler yönünden inceleme yapılarak davacının takip alacağının ferilerinden kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı, taraflar arasında başka ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ... şubesine ait ..., ..., ...., ..., ... ve... numaralı çekler dışındaki çeklerin hangi ticari ilişkiye istinaden davalı tarafa verildiği ve söz konusu çeklerin davacı ticari defter ve kayıtlarındaki durumu da hep birlikte değerlendirilerek davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti ve davalı itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla raporu düzenleyen mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "davacı tarafından davalı yana 13 adet olmak üzere toplamda 164.839,60 TL tutarlı çekler keşide edildiği, ilgili bankalardan gelen cevabi yazılarda çek bedellerinin takasla ve doğrudan ödendiği bilgisi verildiği, ancak ...bank ...şubesi 30.09.2015 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli çekin akıbetine ilişkin dosyaya sunulu herhangi bir cevabi yazı vs. görülmediği, bu konuda Takdirin Mahkemenize ait olduğu, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takibe konu faturaya karşılık çek ile ödemeler yapılarak cari hesap bakiyesini sıfırlamış olduğu, netice itibariyle, davacı şirketle davalı arasında söz konusu geçici ve teşhir amaçlı bırkılan makineler için düzenlenen fatura dışında başkaca bir ilişkinin mevcut olmadığı, söz konusu çeklerin dava konusu icra takibine dair verilmiş olduğu anlaşılmakla davacının cari hesabında yer alan 71.336,00 TL bedelli çeklerin nakten ve takasla ödenmiş olduğu görüldüğünden davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı yana borç ve alacağının bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan dava dilekçesinde davalı tarafın ısrarla reklam amaçlı makinelerini davacı işyerine bıraktığını, akabinde fatura düzenlediğini, davalı tarafın herhangi bir ücret talep etmeyeceğini, makinaların geri alınmadığını iddia etmişse de ispat yükünün davacı tarafça olduğu, icra takibine konu edilen faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması da dikkate alındığında, makinaların geri alınmak üzere bırakıldığı, makinaların davacı tarafça kullanılmadığına yönelik iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafça.... Sayılı icra dosyasının ve ferilerinin 13 adet çekle ödendiği ve borçlu olmadığı iddiasında bulunulduğu, davacı ve davalı ticari defterleri ve çeklerin ödenip ödenmediğine yönelik müzekkere cevapları doğrultusunda yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile davacının takip konusu faturadan kaynaklı 71.366,40 TL borcunu ... A.Ş. ... şubesi 07.08.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş.... şubesi 25.09.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli,...A.Ş. ..şubesi 25.10.2015 tarihli... no.lu 10.000,00 TL bedelli,... A.Ş. ...şubesi 30.11.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... şubesi 28.02.2016 tarihli ...no.lu 16.366,00 TL bedelli, ...A.Ş. Büyükçekmece şubesi 28.04.2016 tarihli .... no.lu 15.000,00 TL bedelli, çeklerle ödediği, çeklerin ciro silsilesinin düzgün olduğu ve çeklerin davacı ... tarafından davalıya ciro edildiği ve çek bedellerinin ödendiği anlaşılmakla icra takibine konu faturadan kaynaklı 71.366,40 TL asıl alacağın ödendiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Davacı taraf icra takibinin ferileri ile birlikte yukarıda belirtilen çeklere ek olarak ...2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. .... şubesi 28.01.2016 tarihli .... no.lu 12.133,60 TL bedelli, ... şubesi 28.04.2016 tarihli .. no.lu 15.000,00 TL bedelli, ...A.Ş.... şubesi 28.08.2016 tarihli .... no.lu 21.140,00 TL bedelli, ...bank ... şubesi 30.09.2015 tarihli .... no.lu 15.000,00 TL bedelli, ...bank ... şubesi 30.10.2015 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli,... Bankası A.Ş. 31.07.2015 tarihli ... no.lu 5.200,00 TL bedelli çeklerle ödendiğini iddia etmişse de çeklerin icra takibine konu edilen faturaya ilişkin olarak ödendiği konusunda davacı ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığı, çeklerin ciro silsilesinin incelemesinde ... tarafından davalıya çeklerin ciro edildiği, çekleri ciro edenin davacı şirket olmadığı anlaşılmakla icra takibinin ferilerinin belirtilen çeklerle ödendiği hususu sabit olmamakla birlikte davacı tarafça yemin deliline dayanıldığından davacı vekiline davacı vekiline .... A.Ş Büyükçekmece Şubesi █████/2015 tarihli ... no lu 10.000,00 TL bedelli, ... A.Ş .... Şubesi █████/2016 tarihli ....no lu 12.133,60 TL bedelli, .... A.Ş ... Şubesi █████/2016 tarihli ... no lu 15.000,00 TL bedelli, ... A.Ş /... şubesi █████/2016 tarihli .... no lu 21.140,00 TL bedelli, ...bank Merter şubesi █████/2015 tarihli ... no lu 15.000,00 TL bedelli, ...bank Merter şubesi █████/2015 tarihli ....000,00 TL bedelli, ... Bankası █████/2015 tarihli ... no lu 5.200,00 TL bedelli çekler yönünden ödeme defi noktasında yemin hakkı hatırlatıldığı, yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla davacı tarafça icra takibine konu edilen asıl alacağın ödendiği Mahkememizce kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile davacının .... Sayılı icra takibine konu fatura alacağından kaynaklı 71.366,40 TL asıl alacaktan dolayı İİK 72. Maddesi uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin işlemiş faiz alacağı ve asıl alacağın ferileri yönünden devam ettiğinden icra takibinin iptali isteminin reddine, koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının .... Sayılı icra takibine konu fatura alacağından kaynaklı 71.366,40 TL asıl alacaktan dolayı İİK 72. Maddesi uyarınca davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, takibin işlemiş faiz alacağı ve asıl alacağın ferileri yönünden devam ettiğinden icra takibinin iptali isteminin reddine, 2-Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da makinelerin tesliminin satış ilişkisinden kaynaklandığının belirtildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın, davalı tarafından satışı yapılan ve satış sonucunda davacıya teslim edilen makinelerin aslında satış amacıyla değil, teşhir ve reklam amacıyla teslim edildiğini, davalının müvekkil ...'in bu teslim için herhangi bir bedel talep etmeyeceğini, teslim edilen ürünler için kesilen faturaların reklam amaçlı olduğunu ve bu faturalardan kaynaklı olarak herhangi bir ödeme yapılmasının talep edilmediğini iddia ettiğini, Davacı yanın bu iddiaların tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu makineler taraflar arasındaki geçerli bir satış ilişkisine binaen teslim edildiğini, davacı yanın yukarıdaki iddialarını hiç bir şekilde ispatlayamadığını, Nitekim sayın ilk derece mahkemesinin, █████████ Esas ████████ Karar sayılı ve 14.06.2022 tarihli (kararın yazılma tarihi 19.07.2022) gerekçeli kararının 4. sayfasının 2. paragrafında aynen şu ifadeler ile belirtilen gerekçeler doğrultusunda değerlendirmenin yapıldığını,"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan dava dilekçesinde davalı tarafın ısrarla reklam amaçlı makinelerini davacı iş yerine bıraktığını, akabinde fatura düzenlediğini, davalı tarafın herhangi bir ücret talep etmeyeceğini, makinaların geri alınmadığını iddia etmişse de ispat yükünün davacı tarafta olduğu, icra takibine konu edilen faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması da dikkate alındığında, makinaların geri alınmak üzere bırakıldığı, makinaların davacı tarafça kullanılmadığına yönelik iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı"İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında her ne kadar yukarıdaki şekilde değerlendirme yapmış ise de, hatalı olarak davanın asıl alacak tutarı bakımından kabulüne ve davacının borçlu olmadığına karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin kendi içerisinde çelişkili olan bu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin açıklanan gerekçeleri uyarınca davacının geçerli bir ticari ilişkiye dayalı olarak borcunu ödediği gerekçesine dayanarak davanın reddine karar vermeli iken, usul ve yasaya aykırı bir şekilde kendi gerekçesi ile çelişerek davanın kabulüne verildiğini,İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere davaya konu çeklerden yalnızca asıl alacak tutarında olan 6 tane çekin icra dosyasına mahsuben ödendiğini, geri kalan 7 adet çekin icra dosyasına mahsuben ödendiğine ilişkin hiç bir delilin bulunmadığının sabit olunduğu halde, gerekçeli karardaki değerlendirmeler ile çelişen huzurdaki davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Dilekçenin maddi olay kısmında açıklandığı üzere davacı yanın, icra dosyasının dayanağı olan davaya konu 71.366,40 TL bedelli faturaya mahsuben 13 adet çekin davalı müvekkil ...'e verildiğini, ancak bu ödemelerin davalı müvekkil tarafından kötü niyetli olarak icra dosyasına bildirilmediğini, çekler ile fazladan ödemenin yapıldığını ve bu sebeple davalı müvekkilin borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, davacı yanın bu iddialarının tamamen mesnetsiz, dayanaktan ve yazılı delilden yoksun olduğunu, Nitekim ilk derece mahkemesinin de █████████ Esas ████████ Karar sayılı ve 14.06.2022 tarihli gerekçeli kararının 4. Sayfasına aynen şu ifadeler ile yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda değerlendirme yapıldığını,"Davacı taraf icra takibinin ferileri ile birlikte yukarıda belirtilen çeklere ek olarak ... şubesi 26.06.2015 tarihli ... no.lu 10.000,00 TL bedelli, . ..A.Ş. ... şubesi 28.01.2016 tarihli ... no.lu 12.133,60 TL bedelli, ... şubesi 28.04.2016 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli,... A.Ş. ...şubesi 28.08.2016 tarihli ... no.lu 21.140,00 TL bedelli, ...bank ... şubesi 30.09.2015 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli,...bank ... şubesi 30.10.2015 tarihli ... no.lu 15.000,00 TL bedelli, ... Bankası A.Ş. 31.07.2015 tarihli .... no.lu 5.200,00 TL bedelli çeklerle ödendiğini iddia etmişse de çeklerin icra takibine konu edilen faturaya ilişkin olarak ödendiği konusunda davacı ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığı, çeklerin ciro silsilesinin incelemesinde ... tarafından davalıya çeklerin ciro edildiği, çekleri ciro edenin davacı şirket olmadığı anlaşılmakla...."Ancak sayın ilk derece mahkemesince, sanki yukarıdaki değerlendirmeler hiç yapmamış gibi, davanın kabulüne karar verildiğini, yukarıda detaylıca izah olunduğu üzere davacı yanın, icra dosyasına mahsuben ana para tutarında 6 adet çeke ek olarak yukarıdaki tabloda belirtilen çeklerin verildiğini, fazladan ödeme yapıldığını ve bu sebeple davacı yanın davalı müvekkile icra dosyasından kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı şeklinde değerlendirmenin yapıldığını, bu değerlendirmelerine rağmen ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki kendi değerlendirmelerinin aksine ve çelişen bir kararın verildiğini,İlk derece mahkemesinin gerekçesindeki değerlendirmeler ile çelişen bir karar verdiğine ilişkin açıklamaların aşağıdaki şekilde olduğunu, Davacı yanın, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve bu sebeple icra dosyasındaki borçtan herhangi bir şekilde sorumlu bulunmadığını iddia ettiğini, Sayın ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davacının bu iddiasını ispatlayamadığı şeklinde değerlendirme yapmasına rağmen davacının icra dosya borcunu ödemesi sebebiyle asıl alacak tutarı bakımından borçlu olmadığı şeklinde kendi gerekçeleri ile çelişen bir kararın verildiğini, Taraflar arasında geçerli bir ticari ilişkinin varlığının sabit olduğunu ve icra dosyasına yapılan ödemenin, bu ticari ilişki uyarınca gerçekleştiğini, bu durumda davanın asıl alacak tutarı bakımından kabul edilebilmesi için davacı yanın, ürünlerin teşhir ve reklam için bırakıldığı iddiasını ispatlayabilmesi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta zaten mevcut ve geçerli bir borç ödenmiş olup, ilk derece mahkemesi kararı uyarınca hiç bir sebep olmadan geçerli bir borcundan dolayı davacının borçlu olmadığına karar verildiğini,Yukarıda detaylıca izah olunduğu üzere davacı yanın, 13 adet çekin icra dosyasına mahsuben verildiğini ve icra dosyasına yapılan bu fazladan ödemeler sebebiyle davacı şirketin davalı müvekkile herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, Davacının belirttiği 13 adet çekten asıl alacak tutarında olan 6 adet çek icra dosyasına mahsuben ve tamamen geçerli bir borcun karşılığı olarak ödendiğini, bu şekilde davacının tamamen geçerli bir ticari ilişkiden ve kendi ticari defterlerinde mevcut bir faturadan kaynaklı borcunu ödediğinin kabulünün gerektiğini,Ancak iş bu dilekçede tablo halinde belirtilen 7 adet çekin ne davacı tarafından ciro edildiğini, ne de icra dosyasına mahsuben verildiğine ilişkin dosyada yazılı bir delilin mevcut olduğunu, hal böyle iken ilk derece mahkemesinin icra dosyasına asıl alacak tutarı ödendiğinden, asıl alacak tutarı bakımından davanın kısmen kabulüne karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davanın asıl alacak tutarı bakımından kısmen kabul edilebilmesi için, icra dosya borcuna mahsuben ödenen 6 adet çek tutarına ek olarak iş bu dilekçedeki tabloda belirtilen 7 adet çekin de davacı şirket tarafından davalı müvekkile ciro edildiğini ve bu çeklerin icra dosya borcuna mahsuben ödendiğinin yazılı delille ispat edilebilmesi gerektiğini,Huzurdaki davanın menfi tespit davası olduğundan, reddedilen kısım yönünden davalı müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesinin gerektiğini,İstinaf incelemesine konu dava menfi tespit davası olup davanın kısmen reddedildiğini, açıklanan nedenlerle davanın tümden reddedilmesi gerektiğini,Bununla birlikte, huzurdaki dava kısmen reddedildiğinden, reddolunan kısım yönünden takip alacaklısı olan davalı müvekkili ... lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı şirket ...tarafından yapılan ödemelerin TBK M.100 uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve icra giderlerinden mahsup edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin bu hususu gözetmeden davacının asıl alacağın tamamı bakımından alacaklı olmadığına yönelik değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı şirketin, ana para alacağı tutarındaki çekleri icra borcuna mahsuben verdiğini, TBK m.100 ve İİK sair hükümleri uyarınca, davacı yanın yaptığı kısmi ödeme, işlemiş faiz, masraf ve ferilerden mahsup edilmesini, bu husus gözetilmeden davacının asıl alacak tutarı bakımından borçlu olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,Ayrıca ilk derece mahkemesi, ... sayılı icra dosyasının dava tarihindeki güncel kapak hesabını hesaplattırmadan ve icra dosyasının güncel borcunu dikkate almadan eksik inceleme ile yazılı hüküm kurulduğunu, davacı şirketin güncel borcunun hesaplanabilmesi açısından dava tarihindeki güncel kapak hesabının hesaplattırılması gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının davanın asıl alacak tutarı bakımından kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak davanın tamamen reddi ile tüm istinaf taleplerin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; takip dayanağı fatura konusu makineler bakımından gerçek bir satış ilişkisinin bulunmadığından bahisle, davalıya borçlu olunmadığının tespiti, aksi kabul edilse dahi takip sonrası takip tutarının davalıya on üç adet çek ile ödenmesine rağmen haricen tahsil bildirimi yapılmaması ve takibin derdest olması nedeniyle dava tarihi itibariyle takip dosyasında borç bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dosyası, davacı tarafından davalıya takip tarihi sonrasında ödeme amacıyla verildiği belirtilen on üç adet çekin suretleri ile ödeme ve ibraz bilgileri dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek; davacının, takip dayanağı faturaya konu makinelerin satışı hususunda taraflar arasında gerçek bir anlaşma bulunmadığına davalının yanıltıldığına yönelik iddiasını ispat edemediği, takip tarihinden sonra davacı tarafından davalıya verildiği iddia olunan çeklerden altısının doğrudan davacı tarafından davalıya keşide edilen çekler oldukları ve fatura tutarına denk düştükleri, diğer yedi çekin ise davacı tarafından davalıya keşide edilmedikleri, davalıya üçüncü kişi tarafından ciro edildikleri, bu çeklerin de dava ve takip konusu borca istinaden verildikleri iddiasının ispatı için davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacının davalıya yemin teklif etmediği gerekçeleri ile, davacının davalıya takip dayanağı fatura tutarından oluşan asıl alacak tutarı kadar borçlu olmadığının tespitine, takip fer'iler yönünden devam ettiğinden fazla istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının taraflar arasında gerçek bir satış olmadığına dair kabulüne göre davayı tümden reddetmesi gerektiği, aksi kabulde dahi takip tarihinden sonra çek ile yapılan ödemelerin TBK 100 gereği önce faiz ve masraflara mahsubu gerekirken ve dava tarihindeki alacak durumunun tespiti gerekirken, ödemelerin asıl alacağa mahsubu ile davacının asıl alacak tutarı kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğu yönündedir.Dava konusu takip dosyası kapsamından, davalının davacı aleyhine █████/2014 tarihinde, faturaya dayalı olarak 71.366,39-TL asıl alacak, 8.093,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.459,63-TL alacağın tahsili amacıyla ve ödemelerin TBK 100 maddesine göre önce faiz ve masraflardan mahsup edilmesi talebiyle ilamsız takip başlattığı, ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği görülmüştür.Davacı tarafından takip tarihinden sonra davalı lehine keşide edilen; █████/2015 keşide tarihli ... no.lu 10.000,00-TL bedelli, █████/2015 keşide tarihli ... no.lu 10.000,00-TL bedelli, █████/2015 keşide tarihli ....no.lu 10.000,00-TL bedelli, █████/2015 tarihli ... no.lu 10.000,00-TL bedelli, █████/2016 keşide tarihli 16.366,00-TL bedelli ve █████/2016 tarihli ... no.lu 15.000,00-TL bedelli toplam 71.366,00-TL tutarındaki altı adet çekin davalı defterlerinde kayıtlı olmadıkları; ancak bu altı adet çekin takip konusu borcun ifası uğruna verildiklerinin tarafların kabulünde olduğu, mahkemece davacının davalıya tüm takip borcunun tasfiyesi amacıyla verdiğini iddia ettiği on üç adet çekten yalnızca yedisinin takip konusu borcun ifası amacıyla verildiği kabul edilmiş olduğuna ve davalının takipte yapılacak ödemelerin önce faiz ve masraflardan mahsubunu talep etmiş bulunmasına göre, mahkemece dosyanın bir hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile, ödeme olarak kabul edilen çeklerin ibraz ve ödeme tarihleri dikkate alınarak, ödemeler TBK 100 maddesine göre önce faiz ve masraflardan mahsup edilmek suretiyle, dava tarihi itibariyle borç alacak tutarını tespitine esas kapak hesabı yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının mali bilirkişi kök ve ek raporlarına bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin, takip tarihinden sonra çek ile yapılan ödemelerin doğrudan asıl alacaktan mahsup edilmesi yerinde olmamış davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebep yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!