Anahtar kelimeler: Bodrum İstifa Üyeliğinden Noterliğinin Aşnin Yevmiye İhtarnamesi İhtarnamenin İlamda Özetle

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Ticari ŞirketİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı ... Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu üyeliğinden Bodrum ... Noterliğinin █████/2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile istifa ettiğini, bu ihtarnamenin davalı şirket tarafından dikkate alınmadığını ve müdürlük nezdinde konuya dair gerekli tescil işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, işbu nedenle müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifasının Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müdürlüğe bildirildiğini, bu doğrultuda müdürlükten davalı şirket yetkilileri arasından müvekkilinin çıkartılmasını ve bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesini talep ettiğini ancak Beyoğlu ... Noterliğinin ihtarnamesinin müdürlük tarafından dikkate alınmadığını ve bahsi geçen taleplerine dair herhangi bir işlem yapılmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin ... Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu üyeliğinden █████/2019 tarihli itibariyle istifasının tespitine ve tescil ile ilanı için İstanbul Ticaret Odasına yazı yazılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sayısında kayıtlı ... Anonim Şirketi yönetim kurulu üyeliği görevi 25.07.2019 tarihinde istifa ile sona ermiştir. Davalı temsilcilik sıfatı kalkan davalının istifasını tescil ve ilan etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden TTK madde 373 uyarınca davacının temsil yetkisinin 25.07.2019 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, temsil yetkisinin 25.07.2019 tarihi itibariyle sona erdiğinin ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından █████/2023 tarihinde iflas kararı verildiğini, dava tarihinde şirket hakkında iflas kararı mevcutken yargılaya devam edildiğini, bilindiği gibi hukuki yararın dava şartı olduğunu, müflis şirket hakkında iflas kararı verildikten sonra yönetim kurulu görevinin sona erdiğine ilişkin işbu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, mahkemece her ne kadar iflas müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de iflas müdürlüğünce "Müdürlüğümüz ... Esas sayılı iflas dosyasında henüz tasfiye şekli belirlenmemiştir." şeklinde cevap verildiğinden iflas masasının iflas idaresi mi yoksa yoksa daire tarafından mı temsil edileceği kararlaştırılmadan dava hakkında karar verildiğini, davacının müflis şirketin yetkilisi sıfatıyla İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından █████/2023 tarihinde İİK. Nizamnamesinin 39. Maddesi gereğince sorgusu yapıldığını, yöneticilikten azlini istenen davacının dava tarihi itibarıyla herhangi bir yetkisi olmadığını, ayrıca müflis şirkete ait ticari defterler incelenmediğini, davalının müflis şirkete karşı sermaye borcu veya iflas etmesine neden olacak ilişkisi olup olmadığının tespit edilmediğini, istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, iflas masasının temsil yetkilisi belirlenmeden yargılama yapıldığından davanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, yönetim kurulu üyeliği görevinden istifanın tespiti, tescil ve ilanı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde ) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. Buna ilişkin İİK'nın 194.maddesinde acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceği, bu hükmün şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmayacağı düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre iflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durum, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1). Somut olayda davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından açılan ve dosya kapsamına sunulan iflas davasında İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile davalı şirket hakkında 22.06.2023 tarihinde iflas kararı verildiği görülmektedir.Eldeki uyuşmazlıkta yöneticinin istifasının tespiti ve tescili istenmiş olup, dava, niteliği itibariyle şirketler hukukuna ilişkin bir ihtilaftan kaynaklanmaktadır. Somut olayda davalı şirketin iflas masasına giren mal ve haklara ilişkin bir talep olmadığı gibi dava tarihi itibariyle davalı şirket hakkında iflas kararı verilmiş olduğundan davalı şirket hasım gösterilmek suretiyle iflas idaresine tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Bu duruma göre yöneticinin istifasına ilişkin davanın görülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Türk Ticaret Kanunu (TTK) 373.maddesinde "(1)Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir. (2) Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere ancak sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir. (3) (Ek:28/1/2021-███████ md.) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicili kayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez" düzenlemesi mevcuttur. İlke olarak istifa, tek taraflı yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıdır ve hukuki sonuç doğurması yönetim kurulunun kabulüne bağlı değildir. İstifa iç ilişkide sonuçlarını şirkete ulaşmakla doğurur. Dış ilişki de ise TTK'nun 39. maddesi uyarınca iyiniyetli üçüncü kişiler açısından istifanın etkisi tescil ve ilan olunmasına bağlıdır. Bu nedenle istifa eden yönetim kurulu üyesinin bu işlemin tescil ve ilanında hukuki yararı vardır (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 11. Baskı syf.326, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı) Somut olayda davacı, davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti ile üçüncü kişileri bağlayacak şekilde ticaret sicil kayıtlarına işlenmesini sağlamak amacıyla eldeki davayı açmış olup, davacı, yönetim kurulu üyeliğinden istifasını Temmuz 2019 tarihinde tebliğ edilen Bodrum ... Noterliğinin 25.07.2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirmesine rağmen istifanın ticaret siciline kayıt ve tescilinin sağlanmadığı ihtilafsızdır. Buna göre mahkemece davacının istifasını tescil ve ilan etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle davanın kabulü ile davacının temsil yetkisinin 25.07.2019 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine ve temsil yetkisinin 25.07.2019 tarihi itibariyle sona erdiğinin ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025