Anahtar kelimeler: Davaitirazın Satımdan Bakirköy Birleşen Komisyon İlamda Özetle Karara Yoluna İlişkisinden

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (ticari satımdan kaynaklı)
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ ESAS
████████ KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA:İtirazın İptali (Komisyon ilişkisinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete sipariş edilen malları teslim ederek 17.10.2018 tarihli faturayı düzenlediğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, cari hesap bakiyesi olan 8.844,82 TL'nin ödenmemesi üzerine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanda başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişkileri bulunduğunu, davacının, davalı şirket ile komisyon karşılığı ihracat hizmeti aldığını ve müvekkilince düzenlenen komisyon faturasının davacı şirketçe dikkate alınmaması nedeniyle uyuşmazlık çıktığını, 2015 yılından 2018 yılına kadar davacının, ihracatını davalı şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, davacının ... şirketine müvekkili aracılığıyla yaptığı ihracat nedeniyle, müvekkilinin alacaklı olduğunu, bunun dışında da bir çok şirkete komisyon karşılığı olarak müvekkili üzerinden ihracat yapıldığını, taraflar arasındaki yazışma ve ticari defterlerle durumun ortaya çıkacağını, komisyonculuk faaliyetinin herhangi bir şekil şartına tabi olmadığını ve komisyonculuk faaliyetinin uzun yıllardır devam ettiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların 2015 ila 2018 yılları arasında yurt dışı ihracat için komisyon karşılığı çalıştıkları, yapılan ihracat karşılığı müvekkilince düzenlenen komisyon faturalarının davalı şirketçe ödendiğini, ancak davalı şirketin 25.12.2018 tarihli faturayı ödemediğini, davalının müvekkil şirket aracılığıyla ihracat yaptığı ve komisyon borcu bulunduğunun ticari defterlerin incelenmesi ile anlaşılabileceğini, alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, buna rağmen davalının kötü niyetle takip başlatarak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını ileri sürerek, dava dosyalarının birleştirilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; bilirkişi incelemesinde birleşen davadaki faturaya denk gelinmediğini, dava dışı .... şirketi ile müvekkilinin direkt çalıştıklarını, ticari faaliyet için herhangi bir komisyoncuya ihtiyaç duyulmadığını ve bir komisyon anlaşması bulunmadığını savunarak, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyada taraf teşkili sağlanmış olup Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaları dosyamız arasına celp edilmiştir. Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ... tarafından █████/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil nitetiğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06.02.2019) itibariyle davacının davalıdan 8.844,82 TL alacaklı olduğu, Davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06.02.2019) itibariyle davalının davacıdan 3.148,60 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki farkın (8.844,82 TL * 3.148,60 TL) 11.993,42 TL olduğu ve bu farkın sebebinin davalının davacıya düzenlemiş olduğu 24.10.2018 tarihli ... sıra no.lu 808,22 TL bedelli ve 25.12.2018 tarihli 43487 seri no.lu 11.185,22 TL bedelli faturadan kaynaklı olduğu, Dosya incelendiğinde, davalı tarafın düzenlediği bu faturalara dayanak teşkil edecek bir sözleşme bulunamadığı, bu faturaları haklı gösterecek taraflar arasında süregelen uygulamalara ilişkin bilgi veya belgeler de dosya kapsamında bulunmadığı, bu sebeple davalı tarafın komisyon ödemesine ilişkin iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Dosyada alınan █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; dosyaya sunulan tercümeler incelendiğinde dava dışı ... firması tarafından verilen siparişlerde ve taraflar arasındaki yazışmalarda açık şekilde esince firmasının gerçekleştirdiği simsarlık faaliyetine ilişkin ifadeler ve hizmet bedeline ilişkin tutarların ifade edildiği; esince firmasının gerçekleştirdiği simsarlık faaliyeti sonucu olarak 3.269,58 TL'lik bedelin KGB çorap firmasından talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Dosyada alınan █████/2021 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından dava dışı ... adına düzenlenen █████/2018 ve █████/2018 tarihli faturalara istinaden davalı şirket tarafından █████/2018 ve █████/2018 tarihli ihtilafa konu faturaların davacı adına düzenlendiği; dosyada mübrez tercüme edilmiş evraklar içerisinde davalı şirketle dava dışı şirket arasındaki mail yazışmalarının incelenmesinde █████/2018 tarihli mail yazışmasında davacı şirkete ait mail adresinin de yer aldığının tespit edildiği, bu nedenle de dava dışı şirket tarafından numune istenilen ve akabinde sipariş edilen çorapların numune, tasarım ve tedariklerinin davalı yanca yapıldığına kanaat oluşturacak yazışmalar olduğu belirtilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dışı ...'e bir kısım malların satıldığı ve yapılan bu ihracat işlemi karşılığında ... adına █████/2018 ve █████/2018 tarihli iki adet fatura kesildiği; bu faturalara istinaden aksi yönde herhangi bir iddia da bulunmadığından faturalara konu ihracat işleminin gerçekleştirildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından ise yapılan ihracat işleminden sonra davacı adına █████/2018 ve █████/2018 tarihli ihtilafa konu 'barkod sticker' ve 'ihracat komisyon bedeli' açıklamalı faturaların kesildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında davalı tarafından, dava dışı ...ile davacı şirket arasındaki satış sözleşmesine aracılık edip etmediği konusunda ihtilaf bulunmakta olup dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafından dosyaya sunulan mail yazışma içeriklerinden dava dışı şirket tarafından numune istenilen ve akabinde sipariş edilen çorapların numune, tasarım ve tedariklerinin davalı yanca yapıldığına kanaat oluşturacak yazışmalar olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce de söz konusu raporun tekniğine uygun ve denetime elverişli olduğunun tespiti ile davalı tarafından davacıya simsarlık hizmetinin verildiği; verilen simsarlık neticesinde davacının simsarlığa konu ihracat işlemini gerçekleştirdiği, bu şekilde davalının simsarlık ücretine hak kazandığı..." gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile birleşen davada davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 3.148,60 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında 629,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında simsarlık ilişkisi bulunduğuna ilişkin hatalı bilirkişi raporunun esas alınarak karar verildiğini, birinci ek raporunun değerlendirme kısmında, taraflar arasındaki yazışmalardan, davalı şirketin simsarlık faaliyeti gerçekleştirdiği ve hizmet faturası düzenlendiğinin kabul edildiğini, oysa taraflar arasında simsarlık ilişkisi bulunmadığını, bu ilişkinin hangi yazışmadan tespit edildiğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, sunulan 61 sayfa ekten oluşan mail çevirilerinde müvekkilinin, davalı şirkete komisyon ödeyeceğine ilişkin açık ya da zımni bir ifade bulunmadığını, hangi belgeye veya teamüle istinaden davalıya komisyon ödenmesi gerektiği açıklanmadan davanın kabul edildiğini, İkince ek raporda, müvekkiline 24.10.2018 tarihli 808,21 TL bedelli, 25.12.2018 tarihli ihracat komisyon bedeli açıklamalı 11.185,22 TL bedelli uyuşmazlık konusu faturaların düzenlendiğinin belirlendiğini, taraflar arasında bu faturalar dışında bir sözleşme bulunmamasına göre komisyonculuk ilişkisinin bulunduğunu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilince kabul edilmeyen bu faturaların esas alınamayacağını, Bilirkişilerin sunulan mail yazışmalarından zorlama yoluyla komisyonculuk ilişkisi çıkardıklarını, anılan raporda davalı ... Paz. Ltd. Şti ile ... şirketi arasındaki mail yazışmalarından bahsedildiğini ve bu mail yazışmalarında sadece 18.06.2018 tarihli mailde "....com" adresinin de yer aldığının tespit edildiğini, bu yazıyla komisyon ilişkisinin zorlandığını, sunulan maillerin hiç birinde komisyonculuk anlamı bulunmadığını, yazışmalarından sadece 18.06.2018 tarihli mailde "...com" adresinin yer almasının taraflar arasındaki komisyonculuk ilişkisinin varlığının ispatı için yeterli olmayacağını, bunun dışında bir delil veya teamül de bulunmadığını, hükme esas alınan faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini ve ihtilaflı olduğunu, fatura düzenlenmesinin başlı başına borç doğurmayacağını, faturaya konu mal veya hizmetin verildiğinin de kanıtlanması gerektiğini, faturanın bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge olduğundan verilmesi ticari işletmesi bağlamında bir mal satılması, üretilmesi, bir iş görülmesi veya bir menfaat sağlanması gibi bir sözleşmenin yani muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı düzenleyenin yalnızca akdi ilişkiyi kanıtlaması yeterli olmadığını, faturada yazılı bedel üzerinden çıkan uyuşmazlıklarda yazılı belge ile ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunun sunulan delillerle kanıtlandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; birleşen dava, komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde: Davalar birleştirilmesine rağmen her bir dava bağımsızlığını korumaktadır. Bu nedenle kesinlik sınırı belirlenirken her bir dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir. HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar yeniden değerleme oranı ile ilk derece mahkemesindeki birleşen dava tarihi olan 09.07.2019 tarihi itibariyle 4.400,00 TL'ye baliğ olmuştur. İlk derece mahkemesince birleşen davanın kabulüne karar verildiği, birleşen davanın itirazın iptali davası olduğu ve dava değerinin 3.269,58 TL olduğu, birleşen davadaki kararın her iki taraf yönünden de kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak, aynı Yasa'nın 352/1.b maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen birleşen dava hakkında verilen kararın, dava tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde: Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabittir. Bu kapsamda davacının düzenlediği satım faturalarının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu dosyada bulunan bilirkişi kök raporundan anlaşılmaktadır. Ancak asıl davada davalı vekili, davacının sadece satım faturalarını dikkate aldığını, oysa davacının bir kısım ihracatları müvekkili aracılığıyla yapması nedeniyle müvekkilinin komisyon alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki yazışmalar ve komisyon faturalarından bu durumun anlaşılacağını, komisyon faturalarının dikkate alınması hâlinde davacının alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. Davacı satım faturalarından kaynaklı açık hesap alacağının tahsilini istemiş, davalı ise düzenlenen komisyon hizmet bedeli faturaları nedeniyle davacının alacaklı olmadığını savunmuştur. Davacı tarafından sunulan yazışmalar bilirkişi kurulunun ek raporlarında incelenmiştir. Bilirkişi raporunda, dava dışı ... şirketine yapılan ihracatın davalı aracılığıyla gerçekleştiği belirlenmiştir. Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında komisyon sözleşmesi ve buna ilişkin yazışma bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacının yurt dışına sattığı bir kısım ürünler için davalıyı aracı olarak kullandığı dosyaya sunulan yazışmalardan anlaşılmaktadır. Sunulan bir kısım yazışmaların açık şekilde komisyon miktarının da yazılı olduğu görülmüştür. Komisyon veya simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi şart değildir. Sunulan belgelerde davalının, davacının ihracatına aracılık ettiği anlaşıldığından taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilmelidir. TTK'nın 20. maddesine göre tacirin yapmış olduğu işlemlere karşı kararlaştırılmamış olsa bile ücret talep edilebildiği, talep edilen ücretin yapılan işe uygun olduğu, bilirkişi ek raporunun ve bilirkişi ikinci ek raporunun ikinci sayfasında davacının itirazlarının değerlendirilerek komisyon faturalarını, hangi ihracat için düzenlendiğinin ayrıntılı şekilde belirlendiği ve davalının ihracata aracılık yapması nedeniyle komisyona hak kazandığı, bunun için yazılı bir sözleşmenin varlığının şart olmadığı, komisyon faturalarının mahsubu sonrası artan kısmın birleşen davada tahsil edildiği anlaşılmakla, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; ilk derece mahkemesinin birleşen davadaki kararının HMK'nın 341/2. maddesi gereğince birleşen dava tarihi itibariyle miktar yönünden kesin olduğundan, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 346. maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A-Asıl davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusu bakımından: 1-Asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,2-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Asıl davada davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi kendi üzerinde bırakılmasına,B-Birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusu bakımından: 1-İlk derece mahkemesinin birleşen davada verdiği karar HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca karar tarihi itibariyle dava değerine göre kesin nitelikte olduğundan, birleşen davada davalı tarafından verilen hükme yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nın 341/2 ve HMK'nın 346. maddeleri gereğince reddine, 2-Birleşen dava için yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,3-Birleşen dava için yapılan kanun yolu giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.03.07.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!