Anahtar kelimeler: Haddine Müdafi Bankacılık Olağan Görüşü İstemlerinin Edenler Edenlerin Belgede Muhalefet
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, özel belgede sahtecilik
    HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
    TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I. Katılan Vekilinin Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
    Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 31.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
    Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    II. Sanık Hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    Ancak;
    Dairemizin uygulamalarına göre;
    Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup; ayrıca, tediye fişleri kullanılarak banka parasını zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise eylem basit zimmet; Mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem yine nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
    Bu bilgiler doğrultusunda;
    1.Katılan Bankanın .../Mersin ve Gaziantep/... şubelerinde operasyon görevlisi olarak çalışan sanığın, banka müşterilerinin bilgisi dışında hesaplarında işlemler gerçekleştirdiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sunulan bilirkişi raporlarına göre; sanık tarafından gerçekleştirilen işlemlerden, banka müşterisi ..., ... ve ...'nın hesaplarından toplam 32.316,89 TL parayı zimmetine geçirdiği, eylemin basit zimmet kapsamında kaldığı tespit edilmiş, soruşturma aşamasındaki 06.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda ayrıca ... hesabından 05.11.2012 tarihli 990,00 TL para çekimine ilişkin dekont ile ... hesabından 20.12.2012 tarihinde 26.750,00 TL para çekim işlemine ilişkin dekontların üzerindeki imzaların, müşterilerin imza örneklerine benzemediği, bu suretle de eylemin basit zimmet kapsamında kaldığının belirtildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına istinaden dekontlar üzerindeki imzaların, normal denetim ve bankada mevcut kayıt ve belgelerin karşılaştırılması ve kontrolü sonucu tespit edilebilecek nitelikte olduğu belirtilerek sanığa atılı zimmet eyleminin basit zimmet kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mudilere ait (... ve ...) suça konu işlem tarihlerinden öncesine ait mukayese imzalara ilişkin bankacılık hizmet sözleşmeleri, noter imza sirkülerinin ıslak imzalı suretleri ya da tasdikli fotokopilerinin fiziki olarak dosya arasına eklenmediği, ayrıca mudilere ait imza kartonetlerinin de dava dosyasında bulunmadığının anlaşılması karşısında; mudiler ... ve ... adına gerçekleşen her bir işlem yönünden belirtilen kriterlere göre, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, sanığın gerçekleştirdiği işlemler yönünden; mudilere ait hesap kartonetlerinde bulunan imza ile sahte olduğu iddia edilen mudi imzası taşıyan para çekme dekontlarındaki imzalar karşılaştırılıp aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının Mahkemece saptanması, denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, işlemlerin çokluğu ve tereddüt halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulup, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında, varsa nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan banka zararının gözetilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, tüm işlemler müteselsilen işlenen basit zimmet kabul edilmek suretiyle eksik kovuşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2. Kovuşturma aşamasında alınan 06.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, ... şubesi müşterileri olan ..., ..., ... ve ...'e gelirleriyle ödeyemeyecekleri miktarlarda krediler çektirilmesi ve yanlış gelir bilgileri girilerek bankomat kredi miktarlarının artırılarak kredi ve bankomat hesaplarından para çekilmesi suretiyle gerçekleştirilen eylemlere ilişkin; sanığın kredi limit tesis ve kullandırımında yetki ve sorumluluğu açık ve net olarak ortaya koyulamadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı belirtilerek anılan eylemlerin, sanığın zimmet kapsamındaki usulsüz işlemlerine dahil edilmediği, adlarına kredi başvurusu yapılan mudilerin sonradan bankaya gelerek ilgili belgeler üzerindeki imza eksikliklerini gidermek suretiyle işlemlere zımnî onaylarının olduğu kabul edilse dahi, sanık tarafından kredi kullandırımı ve bankomat limiti artırımı işlemlerinde yetkili diğer banka personellerinin sicil ve şifre bilgilerinin kullanılması suretiyle usulsüz kredi kullandırımı işlemlerinin de değerlendirilmesi gerekeceği cihetle, anılan işlemler yönünden ek rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
    3. ... şubesi müşterisi olan ...'nın kredi başvurusu esnasında, sanık tarafından ileride ödeme planını dökmek üzere boş bir kağıda ve alıcının ismi ile EFT tutarının yer almadığı EFT talimat formuna imza alındığı, yapılan kredi başvurusuna istinaden ...'nın hesabına 13.08.2012 tarihinde 44.000,00 TL yatırıldığı, aynı gün müşteriye 12.000,00 TL bankomat limiti verildiği ve ilgili hesaptan Kemal Tipi adlı şahsın hesabına 54.000,00 TL EFT yapıldığı, EFT yapıldığı gün, müşterinin bankada bulunmadığı anlaşılmış olup, müşteri ...'nın banka teftiş kuruluna verdiği beyanında da, EFT talimat formundaki imzanın kendisine ait olduğunu ancak EFT talimatına istinaden imza attığından haberinin olmadığını, Kemal Tipi adlı şahsı tanımadığını, limit artırma işlemlerinin hiç birinden haberinin olmadığını ifade etmesi karşısında, sanığın eyleminin mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir EFT talimat formunun kullanılıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmesi eyleminin nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!