Anahtar kelimeler: Satımdan Sistem Model Tercih Alıp Araçta Birisinin Aracı Fark Anadolu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ████████ E. - 2023/5 K.DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı ... model araç satın aldığını, bu aracı tercih etme sebeplerinden birisinin ... sistemi olduğunu, davacı aracı alıp ilk kullandığı sırada .. sistemi olmadığını fark ettiğini, satın alınan araçta bir alt sistem olan ... olduğunu fark ettiğini bu sistemin araç şeritten çıktığında sadece uyarı verdiğini, ancak aracı şerite sokmadığını, aracı servise götürdüğünü, ... sisteminin araçta mevcut olmadığının tespit edildiğini, davalılara bu durum hakkında ihtarname çekildiğini ancak davalıların ihtara uymadığını, satın alınan aracın ayıplı olduğunu iddia ederek, ayıbın ortadan kaldırılmasını ,aksi halde ücretsiz olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; Dava konusu araçta ... sisteminin bulunduğunu ancak bu sistemin güvenlik sistemi araçlar ve markalar arasında değişiklik gösterdiğini, ... araçta bu özelliğin sadece sesli uyarı şeklinde olduğunun davacıya bildirildiğini, araçta fiili bir ayıp bulunmadığını, araç değişim ve iade talepleri hususunda karar verme yetkisinin ... Motorda olduğunu, bu nedenle taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. AŞ vekili, savunmasında özetle; Süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, Türk Borçlar kanununda ayıptan dolayı sadece satıcının sorumlu tutulduğunu, müvekkil şirketin ise davaya konu araçların ithalatçısı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında gerçekleştirilmiş herhangi bir araç alım satım sözleşmesi yada bu nitelikte herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu aracın donanımında şeritten çıkılması halinde sesli ikaz uyarı veren takip sistemi, bulunmakta oluduğunu, bu hususun gerek tanıtım broşürlerinde ve gerekse internet sitesinde yazılı olarak belirtilmekte olduğunu, ayıpsız misli ite değiştirme talebinin hakkaniyet, usul ve yasaya aykırı olduğunu, broşürdeki bazı özelliklerin standart modelde bulamayabileceğini ve distribütör firmanın önceden belirtmeden model teknik özellik ekipman ve aksesuar değişikliği yapma hakkı saklıdır ibaresinin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar ve 09.05.2017 tarihli kararı ile; asliye ticaret mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu aracın yapılan teknik incelemesinde araçta şerit koruma destek sisteminin (...) olmadığı, yalnızca şerit değiştirme uyarısı sistemi (...) sisteminin bulunduğu, aracın satın alınmasından iki gün sonra bayiye bildirimde bulunulduğu, araçta bu sistemin olmadığı bayi tarafından anlaşılması üzerine ...'a bildirimde bulunmuş, ... Motorun da bu araçta ... sisteminin bulunmadığını bildiğini ve ... ve ... sistemleri arasında fark olmadığını, aracın kusurlu olmadığını beyan ettiği, esasen taraflar arasında söz konusu araçta ... sisteminin bulunduğu ancak ... sisteminin bulunmadığı yönünde uyuşma olduğu, davacının sunmuş olduğu aracın markasına ait internet sitesi sayfasında ve yine bu markanın araca ait tanıtım broşüründe söz konusu araçta ... sisteminin bulunduğunun açıkça gösterildiği, ancak bilirkişi tarafından internette yapılan 2016 yılı ... aracının, araç üreticisinin yayımlamış olduğu orijinal kullanım kılavuzu kitapçığında; ... sistemine ilişkin açıklamaların yer aldığı ancak ... sistemine dair bir açıklamanın yer almadığı, yalnızca 2016 ... sisteminin bulunduğuna dair açıklama olduğu, dava konusu aracın ... ... olduğu, teknik raporda da belirtildiği gibi bu sistemlerin ilave donanımlar olduğu ve aracın kullanımını etkileyecek veya araçtan yararlanmayı, umulan faydanın sağlanmasını engelleyecek nitelikte sistemler olmadığı, teknik açıdan araçta açık veya gizli bir ayıp bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalı ithalatçı firma ile davalı satıcının, araca ilişkin yapılan tanıtımlarda davacıyı yanıltarak kusurlu olduklarının açık olduğu anlaşılmıştır. Davacı, seçimlik haklarından araçtaki ayıbın giderilmesini, olmadığı takdirde ücretsiz olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yargılama sırasında alınan, bilimsel verilere ve maddi gerçeğe uygun, denetime elverişli bilirkişi raporunda; teknik açıdan araçta açık veya gizli bir ayıp bulunmadığı ve yine teknik olarak ... sisteminin araca sonradan eklenmesinin mümkün olamayacağı ve artık 2016 ... model aracın üretimde olmadığı, bu durumda ... 2016 model tüm araçlarda ... sistemi olmadığından bu aracın misli ile değişim talebini karşılayacak 2016 model ... araç bulunamayacağının belirtildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf sunmuş olduğu Yargıtay içtihatlarına göre bu talebin İİK m.24/4 gereği mümkün olduğunu ileri sürmüş ise de bu maddenin uygulanmasının dava konusuna ve sonuç olarak hakkaniyete aykırı bir durum yaratacağının açık olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 227.maddesinde belirtilen alıcının seçimlik haklarından eldeki davada araçtaki ayıbın ortadan kaldırılması istenerek esasen satılanın onarılmasını, olmadığı takdirde ücretsiz olarak değiştirilmesi yönünde tercihte bulunulmuş olduğu, madde metninde satılanın onarılmasının aşırı bir masraf gerektirmemesi koşulunun bulunduğu ancak söz konusu sistem bedeli hesaplandığında aşırı bir masraf gerektirmese de bunun sonradan araca ilave edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, araçta açık veya gizli teknik anlamda bir ayıp bulunmadığından onarılacak bir husus olmadığı, satılanın misli ile değiştirilmesi talebi yönünden ise madde metninde "imkan varsa" koşulunun bulunduğu ancak yukarıda da açıklandığı gibi artık 2016 ... model aracın üretimde olmadığı, ... 2016 model tüm araçlarda ... sistemi olmadığından bu aracın misli ile değişim talebini karşılayacak 2016 model ... araç bulunamayacağı ve artık davacının seçimlik haklarını kullanmış olması, yargılama sırasında bu yönde bir ıslah yapılmadığı göz önüne alınarak davacının başkaca da bir talebinin olmadığı anlaşıldığından ... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ifade ettikleri üzere davalı tarafça araçta ... (şerit takip sistemi) bulunduğu belirtilmişse de ... sisteminin araçta mevcut olmadığını, aracın ayıplı olması sebebiyle satın alınan araçtaki ayıbın ortadan kaldırılması, kaldırılmıyor ise ücretsiz olarak değiştirilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, dava değerinin 202.392,50 TL olduğunu, eksik harcın tamamlanmış olduğunu, dört adet bilirkişi raporunun 3.de ve özellikle borçlar hukukçusunun yer aldığı raporda dava konusu aracın ayıplı olduğu, ... sistemi bulunan yeni bir benzeri ile değiştirilmesini talep etmeye hak kazanıldığının belirtildiğini, davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu ayıplı aracın ayıplı olup olmadığı bilgisinin istenmemesine rağmen kendisine görev atfedilip dava konusu aracın ayıplı olduğu ve yeni bir benzeri ile değiştirilmeye hak kazanıldığı kanaati mevcut iken İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi raporunda hukukçu bilirkişi raporunun kanaati görmezden gelinerek aksi kanaat oluşturulduğunu, ilgili raporda dava konusu 2016 model araçta aynı model ve seride olan 2016 model araçlarda var olan herhangi bir sistem eksikliğinden bahsedilemeyeceği, davacı aracı da dahil olmak üzere 2016 model bütün ... dizel araçlarda zaten ... sisteminin olmadığı bu sistemin ... araçlarda 2019 model araçlardan sonra görüldüğünü bu nedenle ... sisteminin olmadığı bu sistemin 2019 araçlardan sonra görüldüğünü, davacıya satılan aracın teknik açıdan aynı model ve tipteki diğer araçlarda üretimden kaynaklanan herhangi bir maddi donanım eksikliği olmadığını, söz konusu sistemlerin sürücünün sevk ve iradesi ile kullanılacak şekilde tasarlanmış araçlarda ilave donanımlar olduğunu bunların aracın kullanımını etkileyecek veya araçtan yararlanmayı umulan faydanın sağlanmasını engelleyecek kısaca olmazsa olmaz sistemlerde olmadığı, ekonomik olarak da aynı model yılı ve aynı marka araçlardan teknik özellikler ve donanımlar açısından farklı olmadığı kanaatinin bildirildiğini, karar gerekçesinin çelişkili ve isabetsiz tespitler içerdiğini, çelişki ve hatalı ret kararı verildiğini, davanın kabulünün gerektiğini, huzurdaki davada seçimlik haklarının açık olup ayıplı aracın misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesi olduğunu iddia ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne ve aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım konusu araçtaki ayıbın gierilmesi, mümkün olmaması durumunda ise TBK'nın 227. maddesi uyarınca ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı şirket tarafından davalılardan ... Otomotiv San AŞ'den bir adet ... marka aracın satın alınmış olduğu, davalılardan ... AŞ'nin ithalatçı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalılardan ...... Ltd AŞ'den 2016 model ... yeni ... marka otomobili 202.392,50 TL bedel ile 18.11.2016 tarihli fatura ile satın aldığı, söz konusu aracın ... plakalı olduğu, aracın davacı şirkete 19.11.2016 tarihinde teslim edildiği, davacı şirket tarafından davalı satıcı şirkete 05.12.2016 tarihinde gönderilen ihtarname ile araçta bulunduğu teyit edilen özelliklerden ... sisteminin olmamasından dolayı aracın ayıplı çıktığı, müvekkilinin aracı almadan önce bir alt sınıf modeli olan fiyatı daha ucuz olması nedeniyle yeni ... Model aracı almayı düşündüğünü, test sürüşlerini yaptığını, sistemin çalışır durumda olduğunu bizzat gördüğünü, söz konusu aracı almak için başvurulduğunda yeni ... ... marka ve model aracında bir yandan tanıtıldığını, söz konusu araçta tüm özelliklerin ve daha fazla özelliğinin bulunduğunun belirtildiğini, müvekkilinin satın almaya karar verdiği yeni ... marka ve modelli aracın ... özelliğinin mevcut olduğu ve diğer özelliklerin satış temsilcisi tarafından teyit edildiğini, tanıtım broşüründen ve internet adresinden ... şerit takip sisteminin araçta mevcut olduğunun teyit edildiğini, aracı teslim alıp kullandığı ilk kilometlerde kontrol ettiğinde sistemin olmadığını, onun yerine bir alt sistem olan ... sisteminin (şeritten çıkış uyarı sistemi) ışığının uyarı verdiğini fark ettiğini bunun üzerine hemen firma ile irtibata geçilerek ... sisteminin olmadığını bildirdiğini, temsilci tarafından sistemin olduğu ancak 70 km hız limitinden sonra çalıştığı ve teknik ayarlar yapılması gerektiği için çalışmıyor olabileceğini ve kontrol edilerek çalışmasının sağlanabileceğinin söylendiğini, 21.11.2016 tarihinde yetkili servisten ayarların yapılmasının talep edildiğini, servis tarafından ... sisteminin araçta mevcut olmadığı, kendilerinin bu durumu yeni öğrendiklerini bildirdiklerini, davalı şirketin Türkiye Ürün Geliştirme Müdürlüğü aranarak sorulduğunda cevaben ... sisteminin olmadığını bildiklerini ancak ... sistemi ile LDWS sistemi arasında çok fark olmadığı ve kusurun olmadığının belirtildiğini, aracın ayıplı mal olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade ederek, ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini veya giderilememesi halinde ayıpsız olan misli değiştirilmesini talep ettiği, talebin yerine getirilmemesi üzerine davacı tarafça iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporları alınmıştır. 27.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan araştırmada 2018 yılı dahil bütün ...'larda ... sisteminin olmadığı, sadece 2019 yılı yeni üretiminde programa alındığının öğrenildiği, bu nedenle ...'larda 2019 modeli hariç hiçbir zeman ... sistemi olmadığı, distribütörün ve satıcının, araçın dava konusu bu özelliğinin araçta olmadığını bilmesi gerektiği, böyle olmasına rağmen aracın ülkemizdeki 2016 yılına ait Türkçe teknik broşüründe ve yine 2016 yılına ait internet sitesinde ... sisteminin var olduğunun vurgulanması ile tüketicinin yanıltıldığı ve aracı ayıplı hale getirdiği kanaatine varıldığı, bu ayıbın açık bir ayıp olduğu, çünkü tüketicinin hemen kontrolü ile ortaya çıkacak bir ayıp türü olduğu, söz konusu ayıbın malın değerini düşürücü ve tüketicinin kullanım olağanını azaltan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları ortadan kaldıran bir eksiklik olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu sistemin araca sonradan yerleştirilmesinin teknolojik olarak mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davalı ... Tİc. AŞ vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişinin konunun uzmanı olmadığını, raporun sonuç kısmının çelişkili olduğunu, dava konusu araçta ayıbın açık ayıp bulunduğunun tespitine rağmen ihbarların usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, aracın taahhüt edilen nitelikte olmadığı kabul edilse dahi araçtaki ... sistemi yerine ... sisteminin bulunmasının araca değer kaybına yol açıp açmadığı, değer kaybının meydana gelmesi halinde bu bedelin tespitine yer verilmesi gerekir iken yer verilmediğini, dava konusu 2016 yılına ait model için yayımlanan 2016 yılı için Türkçe hazırlanmış kullanıcı el kitabında araçta ... olduğunu gösterir giriş sayfasının aşağısında ise 2016 yılında yayımlanan kullanıcı el kitabının araçta ... sistemi olan giriş sayfasının olduğunu bu iki karşılaştırmada 2016 model ... araçta ... sistemi olduğu, 2016 ... tipinde ise ... sistemi olduğu, araç üreticisinin yayınlamış olduğu Türkçe Kullanım Kılavuzundan açıkça görüldüğünü, tüketicinin yanıltılmadığını, davacının iddia ettiği ayıbın iki iş günü içerisinde ihbarda bulunmadığını belirterek, davanın reddine aksi halde yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ Şirketi rapora itiraz dilekçesinde; davacının göndermiş olduğu ihtara cevaben 23.12.2016 tarihli ihtarnamede belirtildiği üzere yapılan görüşmelerde araç kataloglarında, altında kullanılan görsellerin mevcut araçlarda farklılık gösterebileceği ve distribitör firmanın önceden belirtmeden model, teknik özellik vb değişiklik yapma hakkının saklı olduğunun yer aldığını, davalı şirket web sayfasında da buna benzer ifadeler bulunduğunu, davacıya satışı gerçekleştirilen araçta hukuki ya da fiili bir ayıp olmadığını, reklam, broşür ve sair tanıtımların diğer davalının sorumluluğunda olduğunu belirterek, davanın reddine, aksi halde yeniden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. 11.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu uyuşmazlık, “taraflar arasında akdedilen tacirler arası satım sözleşmesine istinaden 1 nolu davalı tarafında davacıya satılmış olan (2 nolu davalı tarafından Türkiye'ye ithal edilmiş olan) motorlu aracın ayıplı olup olmadığı, araç ayıplı ise davacının ayıplı olmayan yeni bir benzeri ile değiştirilmesini davalılardan talep etmeye hak kazanıp kazanmadığı (TBK.md.227/f.1/bent 4)” noktasında olduğu, dava dosyası içeriği ile taraf beyanlarına göre; 2 nolu davalı/... Motor dava konusu aracın ithalatçısı, 1 nolu davalı/... Otomotiv ise satıcısı durumunda olduğu, dava konusu aracın davacı tarafından 19.11.2016 tarihinde teslim alındığı, önceki teknik bilirkişi raporundaki tespitler ile işbu raporun teknik kısmındaki tespitlere göre; söz konusu araca ait 2016 yılı Türkçe Teknik Broşüründe ve yine 2016 yılı internet sitesinde, araçta ... sisteminin var olduğunun bildirildiği, işbu: ... sisteminin araçtaki sürücü ve yolcuların güvenliği bakımından önem taşıyan bir sistem olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacının beyanlarından, araçta bu sistemin bulunmasına ;özel bir önem verdiğinin de anlaşıldığı, bu durumlar nedeniyle kanaatlerince, satın alınmiş olan araçta bu sistemin bulunmaması aracın TBK.md.219 anlamında ayıplı olması sonucunu doğuracağı, bu sistem yolcuların ve sürücünün güvenliği bakımından önem taşıyan bir sistem olduğundan ve davacının da araçta bu sistemin bulunmasına özel bir önem verdiği anlaşıldığından; kanaatlerince davacı, bu ayıp nedeniyle aracın, “bu sistem bulunan yeni bir benzeri” ile değiştirilmesini talebe hak kazandığı, (TBK.md.227/f.1/bent 4). araca ait 2016 yılı Türkçe Teknik Broşüründe, “araçta ... sisteminin var olduğu” bildirildikten ve alıcılar nezdinde yönde güven ve inanç oluşturulduktan sonra; broşürün altında “davalının araçtaki teknik özellikleri ve donanımları değiştirme hakkına sahip olduğunun” bildirildiği gerekçesiyle davalının ... sisteminin araçta bulunmamasından dolayı sorumlu olmayacağının ileri sürülmesinin MK.md.2 anlamında hakkına kötüye kullanılması teşkil edeceği ve kanun tarafından korunmayacağı, davacıya aracı satın alırken 2 yıl garanti verilmiş olduğundan, kanaatlerince davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunma yükümlüğü olmaması gerektiği, kaldı ki davacının, aracı satın aldıktan kısa bir süre sonra (8 gün içinde) araçta bu sistemin var olup olmadığını kontrol ettiği, sonra da 8 gün içinde bu hususu yetkili servise bildirdiği anlaşıldığından, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunun (TTK.md.23/c) kabul edilmesi gerektiği, aracın tanıtımında var olduğu bildirilen bir sistemin (üstelik de güvenlik açısından önem taşıyan bir sistemin) araçta bulunmadığı haliyle aracın davacıya satılmış olmasından dolayı davalıların ağır kusurlu olduğu, bu nedenle de davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamayacakları,(TBK.md.225). bütün bu nedenlerle davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu ya da bulunma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmesi gerektiği ve buna göre sonuca varılması gerektiği, 2 nolu davalı/... Otomotiv'in “husumet itirazının” değerlendirilmesine gelince: 2 nolu davalı, söz konusu aracın ithalatçısı durumunda olduğu, satıcısı durumunda olmadığı fakat kendisinin de açıkça beyan ettiği gibi, araç için 2 yıl garanti verdiği, bu nedenle, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, garanti veren durumundaki 2 nolu davalının da, işbu garanti taahhüdü nedeniyle davacıya karşı ayıptan dolayı sorumluluğu bulunduğu, şöyle ki: 1 nolu davalı satıcının kanun (TBK.md.227) gereği ayıptan dolayı davacıya karşı hukuki sorumluluğu bulunmakta olduğu, 2 nolu davalı ithalatçının da garanti taahhüdü nedeniyle davacıya karşı ayıptan dolayı davacıya karşı hukuki sorumluluğu bulunduğu, bu nedenle 2 nolu davalı/... Otomotiv'in de bu davada taraf sıfatının bulunduğu davacının davalılardan, dava konusu aracın ... sistemi bulunan bir yeni bir benzeri ile değiştirilmesini talep etmeye hak kazandığı; davacının bu talebinden davalıların müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. 15.04.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; ... Tic. Dad. Şti. Firmanın dosyava sunduğu ve ... A.Şye ait ... broşürünün donanım tablosunda “... (Şerit Takip Sisltemi”. İnternetten. ... iie “2016 saylasından 21.11.2016 tarihinde alınan “ ... Donanım” sayfasında, “... ... &.... açıklama” sayfasında dava konusu ... Yeni ... marka aracın ... sistemine sahip olduğunu gösterdiği, hem broşürde ve hem internette dava konusu ... Yeni ... marka aracın ... sistemine sahip olduğununun belirtildiği, ayrıca, dosyadaki broşürde ... sistemi güvenlik ve emniyet başlığı altında verildiği, bütün bu tespitler yeniden birlikte değerlendirildiğinde. davalı ... Otom. Paz. San. Tic. AŞ tarafından davacı ... Dan. Tah. Fic. Ltd. Şii. firmasına █████/2016 tarihinde satılan 2016 model, ... YENİ ... marka otomobilin kataloğunda, internet sayfalarında otomobilin. ... sisteminin var olduğu vurgulanmasma rağmen, otomobil teslim alındıktan sonra il sürüşte ve ilk klometrede DKAS sisteminin olmadığı anlaşılarak davalı firmaya başvurulduğunun anlaşıldığı, bütün bu nedenlerle, davacının yanıltıldığı ve otomobili ayıplı hale, açık ayıplı hale getirdiği sonucuna varıldığı, dava konusu ... ... sisteminin dava konusu ... Yeni ... marka araca sonradan montajının yapılmasının teknolojik olarak mümkün olmadığının anlaşıldığı, ... ... sisteminin güncel değeri tespit edilemediği, davalı ... Tic. A.Ş. firmasından resmen sorulmasının uygun olacağının belirtildiği, ara karar doğrultusunda yeniden yapılan inceleme sonucunda yukarıda açıklanan gerekçelerle: davacının davalıdan dava konusu aracın, ... sistemi bulunan bir yeni benzeri ile değiştirilmesini talep etmeye hak kazandığı, davacının bu talebindn davalıların müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. 06.12.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacıya satılan dava konusu 2016 model ... 2.0 L dizel araçta, aynı model ve seride olan diğer 2016 model ... 2.0 L dizel araçlarda var olan herhangi bir sistemin eksikliğinden bahsedilemeyeceği, davacının aracı da dahil 2016 model bütün Sorento2.0 L dizel araçlarda zaten ... sisteminin olmadığı, bu sistemin ... araçlarda 2019 model araçlardan sonra görüldüğü, bu nedenle davacıya satılan aracın teknik açıdan aynı model ve tipteki diğer araçlardan üretiminden kaynaklanan herhangi bir maddi donanım eksikliği olmadığı, bir araçta (LDWS) veya (...) gibi sistemlerin bir sürücünün sevk ve idaresiyle kullanılacak şekilde tasarlanmış araçlarda ilave donanımlar olduğu, bunlar aracın kullanımını etkileyecek veya araçtan yararlanmayı, umulan faydanın sağlanmasını engelleyecek, kısaca olmazsa olmaz sistemler de olmadığı, aracın maddi donanım eksikliğinin olmaması ve diğer araçlardan farkı olmaması sebebiyle ekonomik olarak da aynı model yılı ve aynı marka/tip araçlardan teknik özellikler ve donanımlar açısından farkı olmadığı, dolayısıyla teknik açıdan aracın açık veya gizli ayıbından bahsedilmesinin de mümkün olmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı, davalı ithalatçı firmanın ve Satıcı ... Otomotiv firmasının broşürdeki yanlış/ hatalı bildirimde bulunması nedeniyle kusurlu olduğu, bu kusurun hukuki açıdan tasnifi ve değerlendirmesinin mahkemenin yetkisinde olduğu, ... 2016 model tüm araçlarda ... sistemi olmadığından bu aracın misli ile değişim talebini karşılayacak 2016 model ... araç bulunamayacağı, ... sisteminin tasarımında olmayan bir otomobile sonradan takılmasının mümkün olmadığının tespit edildiği; yeni nesil araçlarda standart donanım üzerine ... istendiğinde alıcıların ödemesi gereken bedeller araştırılarak davacının satın aldığı araca ait broşürdeki yanlış/ hatalı bildirim sebebiyle eğer araç tasarımı müsait olsaydı takılabilecek ... sistemi bedelinin, davacının aracı satın aldığı 18.11.2016 tarihindeki kur üzerinden 13.579,00 TL (4000 $) mertebesinde olacağı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa satılananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabileceği, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı durumlarda, durumun bunu haklı göstermesi hâlinde hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın ise alıcının ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği belirtilmiştir. Sözleşmeden dönmenin sonuçları ise aynı Kanun'un 229. maddesinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı, araçta ... sisteminin mevcut olmadığını bu nedenle satılan aracın ayıplı olduğunu belirterek öncelikle ayıbın ortadan kaldırılmasını, kaldırılamaması hâlinde ise ücretsiz olarak ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporlarından, dava konusu araca ait broşürde ve internet sitesinde aracın ... sistemine sahip olduğunun belirtildiği tartışmasızdır. Ne var ki dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarından dava konusu ... Sorenta 2016 model tüm araçlarda ... sisteminin olmadığı, ... sistemi tasarımında olmayan bir otomobile sonradan takılmasının da mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça önce ayıbın giderilmesi, olmadığı takdirde ise değişim talep edilmiştir. Teknik heyet raporunda açıklandığı üzere, broşürde belirtilen ancak üretim yılı itibariyle zaten araçta bulunmayan ... sisteminin sonradan takılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının ayıp olduğu iddia edildiği eksikliğin giderilmesi söz konusu değildir. Ayrıca bu özelliği içeren misli araında da mevcut olmadığı belirtilmiştir.Diğer taraftan, söz konusu araçta sistem eksikliği olmadığı da tespit edilmiştir. Ancak aracın 2016 yılına ait Türkçe teknik broşüründe ve internet sayfasında ... sisteminin var olduğunun vurgulandığı sabittir. Aracın üretim yılı nedeniyle söz konusu sistemin zaten olmaması ve bu nedenle onarım veya misli değişimde mümkün olmamaktadır. Kaldı ki davacı şirket, satın aldığı aracın hangi teknik özelliklerinin mevcut olduğunu basit bir araştırma ile öğrenebilecek durumdadır. Bu nedenle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, 6-Karar kesinleştikten sonra, dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyizi kabil olarak karar verildi. 19.06.2025