Anahtar kelimeler: Kredili Krediyi İhtara Kredilerden Kefil Mevduatlardan Bankalarca İmzaladığını Borcun Borçlular

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ---------ŞTİ ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ise işbu krediyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun gereği gibi ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini bunun üzerine müvekkili tarafından borçlular aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine toplam 33.150,33 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 18.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 23.08.2022 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.
Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede; yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul İcra Daireleri, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu ---------- İcra Daireleri ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir, seçimlik haklarından davalının yerleşim yerinin bulunduğu --------- İlçesinin yargı alanındaki ---------- İcra Dairesi'nde usulüne uygun takip başlattığından, davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varıldı.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----------- hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dışı asıl borçlu firma --------- Şti. ile davacı banka arasında; 04.06.2021 tarihinde 750.000 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi, (GKS) İmzalandığını, davalı ----------- taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi Kefalet Sözleşmesi alanını 750.000 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığını, hesabın kat edildiğini, ancak kefile tebliğ yapılmadığını, yapılan inceleme neticesinde; ¸ şeklinde hesaplama yapıldığını, takipte yıllık % 25,20 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi uygulanabileceğini belirtmiştir.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi açısından sözleşme şartlarının mevcut olup olmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının-------- Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 15.000,00 TL Asıl Alacak (Kredili Mevduat Hesabı), 14.827,18 TL Asıl Alacak (Kredi Kartı) (Takip talebi ile aynı), 810,00 TL İşleyen Akdi Faiz KMH (█████/2022-█████/2022) 153,00 TL İşleyen Akdi Faiz KMH (█████/2022-█████/2022), 48,15 TL %5 BSMV Toplamı, 616,53 TL İhtar Gideri, 807,34 TL İşleyen Akdi Faiz Kredi Kartı (█████/2022-█████/2022), 152,50 TL İşleyen Akdi Faiz Kredi Kartı (█████/2022-█████/2022), --------- BSMV Toplamı olmak üzere toplam 32.462,69 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,20 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükolunan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.217,53 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.789,93 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı: 855,2‬0 TL ile 7.662,00 TL yargılama giderinden davanın red %2,07 ve kabul %97,93 oranına göre hesaplanan 7.503,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.525,48‬ TL'sinin davalıdan, 74,52‬ TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!