Anahtar kelimeler: Kesişimi Davatazminat Bugüne Sonuçsuz Kalmış Kabloların Uğratıldığını Hasara Güzergahında Fiilden

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde, ... Mh. 56. Sk ve 56-A Sk. Kesişimi ... İstanbul adresinde müvekkil şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kabloların, davalı tarafından yapılan çalışmalar sırasında hasara uğratıldığını, müvekkil tarafından haksız fiili gerçekleştiren davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderildiğini, davalıdan hasar bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından bugüne kadar müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilin hak ettiği yasal alacaklarının ödenmesi konusunda davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalmış ve bu kapsamda davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde hasar tarihi olan █████/2020 tarihinde itibaren 1.217,67 TL müvekkil şirket alacağının T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkil idareye herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceğini, dava konusu hasarlı olayda idarenin sorumluluğu bulmadığından işbu davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' ilamı ile “Somut olayda, maddi tazminatı gerektiren haksız eylemin davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunması ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğu dikkate alındığında davalı ... genel müdürlüğü aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi zorunludur” denildiğini, huzurdaki davaya konu olayda davacı tarafından müvekkil idareye yükletilen haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin davacı tarafından belirtilen tarih ve adreslerde haksız fiilin kurucu unsuru olan herhangi bir fiil yahut davranışta bulunmadığını, davacı tarafın altyapı hatlarında herhangi bir zarara sebebiyet vermediğini, bu nedenle davaya konu zarar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın yüklenici firma tarafından verilmiş olması halinde de müvekkil idare elemanlarınca değil, yüklenici firma çalışanları tarafından çalışma yapılmış olması nedeniyle yine müvekkiline kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anahtar teslim sözleşmelerinin özelliği gereği iş bitirilip iş sahibine teslim edilinceye kadar meydana gelebilecek zararlardan müteahhidin sorumlu olacağının kuşkusuz olduğunu, davalı idarenin kamu görevi yürütmekte olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan ... Belediyesi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından ...'ye karşı tazminat davası açıldığını, alınan bilirkişi raporu sonucunda taraflarına dava ihbar olunduğunu, bu ihbar kabul etmediklerini olup ihbarın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda hasar tarihi itibariyle yağmur suyu kazı çalışmasının ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığının anlaşıldığını, bu nedenle husumetin ...'ye yönetilemeyeceğini, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü göstermediğinden yüklenici şirketçe hasara sebebiyet verildiğinin anlaşıldığını, oluşan hasarın 1.217,67 TL olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, belediyelerince ... mahellesi 56 Sk. - 56/A Sk. Ve 74/3 Sokaklarda 216068 numaralı ruhsat ile █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında yağmursuyu kanalı çalışması yapıldığı görüldüğünü, █████/2020 tarihinde başlanılan bir çalışmadan dolayı, █████/2020 tarihinde oluşan bir hasardan belediyemizin sorumlu olması mümkün olmadığını, bu nedenle belediyelerine yöneltilen sorumluluk atfına itiraz ettiklerini, bu durum hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bilirkişi tarafından yer altı kablo güzergahının tekniğine ve yönetmelik hükümlerine göre olması gerekenden daha yüzeyde olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı değerlendirilmesinde bulunduğunu, bu tespit tamamen hatalı olduğunu, davacı tarafça sunulan ve dosya kapsamında bulunan fotoğraflarda kabloların direk parke taşının altında olduğu görüldüğünü, parke taşının hemen altında, yüzeye bu kadar yakın şekilde kablo döşenmesi mümkün olmadığını, bilirkişinin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayda davacının ağır kusuru olduğu açık olduğunu, bu şekilde bir kablo döşenmesi davacı şirketin tabi olduğu mevzuata aykırı olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, bilirkişilerce oluşan hasarın 1.217,67 TL olduğu değerlendirildiğini, bu değerlemenin fahiş olduğunu, değerlemede gereken usul ve yasaya uyulmadığını, bu nedenlerle itiraz ettiklerini, dava konusu olayda haksiz fiilin unsurlarının oluşmadığını, belediyemizin herhangi bir kusur veya sorumluluğu bulunmadığını, Faiz hesabında dava tarihinin esas alınması gerektiğini, bunun yanında davacı tarafça talep edilen avans faiz talebinin haksız olduğunu, dava konusu olayda yasal faiz uygulanması gerekmekte olup bu taleplerin de reddi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Bilirkişiler Elektrik Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "... Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü Müdürlüğü'nce Mahkemenize gönderilen bila tarihli yazı içeriğinden, hasar tarihi itibariyee yağmur suyu kazı çalışmasının ... Belediyesi tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sunulan fotoğraf içeriklerinde çalışmaların davalı ... tarafından yapıldığına ilişkin tabela vb görsele rastlanmamıştır. Açıklanan nedenle davanın ...'ye yöneltilemeyeceğine kanaat getirilmiştir. Kazı ruhsatı, ... Belediyesi tarafından hasar tarihinden 1 gün sonra alınmıştır. ... Belediyesi tarafından çalışma yapılan yağmur suyu hat derinliği, davacının yer altı kablo güzergâhından daha fazladır. Davacıya ait yer altı kablo güzergahının tekniğine ve yönetmelik hükümlerine göre olması gerekenden daha yüzeyde olduğuna ilişkin yeter delil bulunmadığından, tutanağa davalı tarafça herhangi bir şerh düşülmediğinden davacı taraf bakımından müterafik kusur şartlarının oluşmadığına kanaat getirilmiştir. Hasar içeriğinin; hasara uğrayan kabloların (... optik) ve yer altı boru hattının hasara en yakın 2 menhol arasında yenilenmesi içerikli olduğu, hasarın onarımı için kullanılan emtiaların (kablo, boru, ek malzemesi vb.) kullanılması gerekli malzemeler oldukları ve hasar onarım bedelinin haddi layığında olduğu kanaatine varılmıştır. Hasarın BAFEN firmasına yaptırılmış olduğu anlaşılmakla davacı tarafça işçilik — montaj bedellerinin talep edilebileceği değerlendirilmiş, Davacı tarafın 1.024,00 TL. (malzeme * işçilik) * 7,93 TL (dava tarihine kadar işlemiş faiz) > 1.031,93 TL. * KDV — 1.217,67 TL. talebi uygun görülmüştür. Görüş ve kanaatimizi belirtir raporumuz, sayın Mahkemeniz takdirlerine saygı ile arz olunur...." şeklinde heyet görüşünde bulunmuşlardır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında Davacı tanığı ...'ın tanık beyanında;".... Ben, 2008 yılından beri davacı firmada çalışırım, 2020 yılında da şebeke biriminde görev alıyordum, hala da görevim devam etmektedir, bana sorduğunuz olayı üzerinden uzunca bir süre geçtiği için şuan direk hatırlayamadım, ancak mahkemece bana gösterilen dava dilekçesi ekindeki tutanak ve fotoğraflara bakınca olayı anımsadım, bizim görevimiz aksaklık olduğunda ihbar üzerine arızanın giderilmesidir, o gün biz olay yerine gittiğimizde sokakta yapılan bir çalışma dolayısıyla davacı şirkete ait ... kablolara zarar verildiğini ve arızının bundan kaynaklandığını anladık, o alanda çalışmayı yapan kepçe özel bir firmaya aitti, üzerinde ufak bir ... bandrolü vardı, ... bu kazı çalışmalarında bu şekilde taşeron firmaları kullanır, bu nedenle kazıyı yapanın ... olduğunu düşünüyorum, söz konusu kepçe operatörü çalışmayı kimin adına yaptığına dair bir bilgi vermedi, ancak ısrarla bu kazıyı kendisinin yapmadığını ve hasara kendisinin sebebiyet vermediğini söyledi ..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Mahkememizden verilen █████/2022 tarih ve ... sayılı kararı Davacı vekili istinaf dilekçesi ile İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve ████████Esas-████████ Karar sayılı ilamıyla ; ".....DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı ... Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda ... Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın █████/1983 gün ve ███████-2721; ████████ ile █████/1995 gün ve ███████-647; █████████ sayılı kararları).
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yolu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak esas hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur....." şeklinde kaldırılmakla dava mahkememizin ████████ Esasına kaydedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TAHKİKAT VE GEREKÇE :
Mahkememizde görülmekte olan dava; haksız eylem iddiasına dayalı doğan zarardan kaynaklı tazminat isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; █████/2020 tarihinde, ... Mh. 56. Sk ve 56-A Sk. Kesişimi ... İstanbul adresinde su ve kanalizasyon arızası dolayısıyla yapılan kazı çalışmaları sırasında davalı tarafından davacının kablolarına zarar verilip verilmediği, davalının illiyet bağı kapsamında sorumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği zararı var ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler elektrik elektronik mühendisi ... ve inşaat mühendisi ... tarafından hazırlanan kök ve ek raporlar dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına ...'ye müzekkere yazıldığı, cevabi yazı uyarınca kazı tarihi olan █████/2020 itibariyle hasarın meydana geldiği bölgede kazı ve ruhsat izni verilmediği, dava konusu adreste █████/2020 ve █████/2020 tarihleri arasında ... Belediyesi tarafından kazı yapıldığı bilgisi verilmiştir.
Taraflara tanık dinletme hususunda süre verilmiş ve █████/2024 tarihli duruşmada davacı tanığı ... dinlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 50. maddesi gereğince ise zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Yapılan açıklamalar ışığında; davalının söz konusu bölgede çalışma yapmadığına ilişkin savunması, ... tarafından söz konusu bölgede olay tarihinde kazı izni verilmemiş olması, davacı tarafından hasarın davalı tarafından meydana getirildiğine ilişkin tutulan tutanağın tanık anlatımından da anlaşıldığı üzere tek taraflı ve usulüne uygun tanzim edilmediği, davacı tarafça tutulan tutanak dışında fotoğraflar sunulduğu o fotoğraflar da kazının davalı tarafından gerçekleştirildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanığı beyanında " bana sorduğunuz olayı üzerinden uzunca bir süre geçtiği için şuan direk hatırlayamadım, ancak mahkemece bana gösterilen dava dilekçesi ekindeki tutanak ve fotoğraflara bakınca olayı anımsadım, o alanda çalışmayı yapan kepçe özel bir firmaya aitti, üzerinde ufak bir ... bandrolü vardı, ... bu kazı çalışmalarında bu şekilde taşeron firmaları kullanır, bu nedenle kazıyı yapanın ... olduğunu düşünüyorum, söz konusu kepçe operatörü çalışmayı kimin adına yaptığına dair bir bilgi vermedi, ancak ısrarla bu kazıyı kendisinin yapmadığını ve hasara kendisinin sebebiyet vermediğini söyledi " şeklinde olayı aydınlatacak nitelikte bilgi vermediği ve davacı yanca başkaca delil sunulmamış olması ile hasardan biir gün önce dava konusu alanda ... Belediyesi'nin kazı çalışmalarında bulunduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde söz konusu hasarın davalı tarafından meydana getirildiği davacı tarafça ispatlanmamış olup illiyet bağı kurulamaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ( Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD. ████████ E. █████████ K)
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭534,7‬0-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 1.217,67-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalının yapmış olduğu 39,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve ihbar olunan ... Belediyesi vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!