Anahtar kelimeler: Terhis Malulen Askere Seramikçi Aşde Rahatsızlığından Askerliğe Emekliliğe Gittiğini Ayrıldığı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.1989-01.03.1991 tarihleri arasında ... ... A.Ş.'de seramikçi olarak çalıştığını, işten ayrıldığı tarihten sonra askere gittiğini, 23.10.1991 tarihinde rahatsızlığından dolayı askerliğe elverişli olmadığı gerekçesiyle terhis edildiğini, 23.10.2009 tarihinde malulen emekliliğe müracaatı üzerine emekliliğe hak kazandığı kabul edilmesine rağmen, müvekkilinin talebinin reddedildiğini, ... Şirketi'nin 06.08.2010 tarihinde verdiği B.13.2.SGK.4.34 10.29 / 108- 18908074-445.FFA sayılı yazısı ile de müvekkilinin talebinin reddedildiğini beyanla, davalının bu belirtilen sayılı kararının kaldırılarak davacının malulen emekliliğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;davacının 5510 sayılı Kanun'un 25.maddesinin 1.fıkrasına göre çalışma gücünün %60'ını kaybettiği anlaşılmış ise de davacının ilk defa çalışmaya başladığı işyerine maluliyetini gerektiren bu hastalık veya arıza ilk girdiği tespit edildiğinden söz konusu maddenin 2.fıkrasına göre malullük aylığından yararlanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Kurumu ... Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü ... İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğünün B.13.1.SSK.4.34.10.00/IX-18908074.11454.FAA sayılı malullüğe ilişkin 16.03.2010 tarihli kararın kaldırılmasına, davacının işe giriş tarihi olan 06.03.1989 tarihinde maluliyetini gerektiren arıza olmadığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının ilk defa çalışmaya başladığı işyerini maluliyetini gerektiren bir belge temininin Kurum tarafından bilinmesinin veya tespiti mümkün olmadığını kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti talebine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Kanunun 297. maddesinin (2). Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. 3.Davaya konu olayda; davacının talebinin 06.08.2010 tarih ve B.13.2.SGK.4.34 10.29 / 108- 18908074-445.FFA sayılı Kurum işleminin iptali ile tarafına maluliyet aylığının bağlanması istemine ilişkin olduğu ne var ki Mahkemece davacı tarafın bu talebi karşılanmadığı gibi aylık bağlama koşullarının değerlendirilmediği, her iki talep yönünden yargılama yapılıp yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.