Anahtar kelimeler: Mahnin Usdnin Atm Usd Aşnin Merkezi Değeri Birleşen San Islah

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████ BİRLEŞEN DAVA BİLGİLERİ: ....ASLİYE TİC. MAH.'NİN ... E. - 2021/... K. (... ATM ... SAYILI BİRLEŞEN) SAYILI DOSYASIASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA : AlacakASIL DAVA TARİHİ : █████/2001ASIL DAVADA DAVA DEĞERİ : 325.150,00 USD (Karşılığı 1 USD 1,24 TL olmakla 403.186 TL) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 17.10.2001BİRLEŞEN DAVA DAVA DEĞERİ : 325.150 USD (10.000 USD'nin dava tarihi itibariyle TL karşılığı Karşılığı 16.370 TL; ıslah edilen 320.150 USD'nin ıslah tarihi itibariyle TL karşılığı 498.089,37 TL olmakla toplam değer 514.459,37 TL)ISLAH TARİHİ : █████/2009ISLAH DEĞERİ : 320.150 USD (TL karşılığı 1 USD 1,5558 TL olmakla 498.089,37 TL)KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; merkezi ...'... bulunan ... ... ... San. A.Ş.'nin çoğunluk hisselerinin davalı tarafça devralınması kapsamında ortaklar ile davalı arasında imzalanan 29.06.1999 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkillerinin dava dışı şirketteki hisselerinin davalıya devredildiğini ve sözleşmenin 3.4.maddesinde hisse bedelinin kapanış tarihi itibariyle ayarlanmasının, diğer bir deyişle şirketin bir yıl önceki kapanış bilançosu esas alınmak suretiyle saplanmış bulunan hisse devrinin şirketin kapanış tarihindeki mali durumu dikkate alınarak yeniden belirlenmesi ve böylece saplanacak hisse alım bedeli bakiyesinin tesis edilmiş bulunan yeddiemin hesaptan satıcılara faizi ile birlikte ödenmesinin düzenleme altına alındığını, bu kapsamda kapamış tarihi olan 02.07.1999 tarihi itibariyle bedel ayarlanmasına esas alınacak bilançonun Price waterhouse ... tarafından düzenlendiğini ve ayarlanmış devir bedelinin 14.311.000 ABD Doları, satıcılara ödenmesi gereken yeddiemin hesabındaki bakiye bedelin ise 1.191.000 ABD Doları olarak hatalı olarak belirlendiğini ve taraflarınca itiraz edildiğini bilahare yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirketin mensubu bulunduğu başka bir şirket aracılığı ile 24.02.2000 tarihinden başlamak üzere müvekkili dışındaki tüm şirket ortaklarına alım bedeli bakiyesini 2.455.000 ABD Doları olarak belirlemek suretiyle ödemede bulunduğunu, kendilerine ise sözleşmenin 10.10. Maddesi gerekçe göstererek sözleşmeye aykırı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında müvekkillerinden ... ile ... aleyhine dava dışı ... ve Ticaret A.Ş. üzerinden devir konusu ... ... ... San. A.Ş.'ye rekabet ettiklerinden bahisle dava ikame edildiğini, taraflar arasında ihtilafsız olan 1.191.000.000 ABD Doları devir bedeli bakiyesinden müvekkillerinin payına düşen payın ödenmediğini belirterek 44.540 ABD Doları'nın davacı ...'na 61.275 ABD Doları'nın davacı Serpil ...'a, 61.275 ABD Dolarının davacı ... Savur'a, 157.860 ABD Doları'nın davacılardan ...'a ait olmak üzere toplam 325.150 ABD Doları'nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İngiltere'de mukim olduğunu, dava dışı ... ... ... San. A.Ş.'nin tüm hisselerinin müvekkili şirket tarafından devralındığını, müvekkili şirketin ... ... ... San. A.Ş hisselerinin tamamını sözleşmenin 10.6 (b) maddesine dayanarak şirket grup içi politikaları gereği tamamı kendisine ait ve alt kuruluş olan Hollanda'... mukim ... ... (...) B.V.'ye 18.08.1999 tarihinde devrettiğini, sözleşmenin 2.3.maddesi gereğince şirket hisselerinin farazi değerinin 16.400.000 ABD Doları olarak tespiti ile bu miktarın %80'ine tekabül eden 13.120.000 ABD Doları'nın şirket ortaklarına ödendiğini, sözleşmenin 3.4.maddesi uyarınca ortaklara devrettikleri hisseler için kabul edilen farazi değerde herhangi bir uyarlama yapılıp yapılmayacağı ve yapılacak ise miktarı konuları ...'ın 31.12.1998 tarihli bilançosu ile kapanış bilançosunda ortaya çıkarılan net işletme varlıkları ve net borçlarının miktarlarına göre belirlendiğini, söz konusu bilançonun PVC tarafından hazırlandığını, buna göre toplam ödenecek hisse net bedelinin 14.311.000 ABD Doları, dolayısı ile ödenmesi gereken bakiye bedelin 1.191.000 ABD Doları olarak belirlendiğini, dava dışı ... ... B.V. Şirketi ile şirket ortakları adına hareket eden ... ve ... ... arasında görüşmeler yapıldığını ve uzlaşma sağlanamadığını, görüşmeler devam ederken ... ve ...'nun sözleşmenin 10.10. maddesindeki taahhütlerine aykırı olarak ... ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet içinde bulunduklarına dair duyumlar alındığını, akabinde rekabet etmemek taahhüdünün hiçbir şekilde ihlal edilmediğine ve rekabet etmeme süresini uzatılmasına dair yazının verilmesi halinde 1.191.000ABD Dolarının ödenebileceğinin müvekkilince bildirildiğini, davacılar dışındaki diğer ortakların bu kapsamda tüm ödemelerinin yapıldığını, davacıların iddia ettiği gibi hisse değerlemesi bakiye bedelinin 2.455.000 ABD Doları olmayın 1.191.000 ABD Doları olduğunu, ayrıca davacıların ...'a yönelik rekabet etmeme yasağının ihlali nedeniyle haklarında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ... hisselerinin grup şirketi ... S. ....'ye devredilmiş olması nedeniyle husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının olmadığını, sözleşmenin 3.4.maddesindeki işlemlerin yapılmasının gerektiğini, davacılardan herhangi bir teklif gelmediğini, davacıların sözlemeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca ... Smith .... şirketinin davacıların sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle BK 81. ve 118. maddeleri gereğince ödemezlik definde bulunabileceğini ve ödemekten kaçınma hakkının olduğunu, Sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkilinin 400.000ABD Doları cezai şart oluştuğunu ve buna ilişkin davanın ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest bulunduğunu, bu nedenle ödeme talebinde bulunamayacaklarını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas (iş bu dosya ... ATM nin ████████-3 sayılı kararı ile asıl dava olan ... ATM nin ... esas sayılı davası iken bahsi geçen iş bu dosya ile birleştikten sonra ... ATM nin ... esasına kayıt edilmiş ve sonrasında yeniden birleştirme kararı verilerek ... esas sayılı dosyası içerisine alındığı anlaşılmaktadır ) sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasında, davacıların davalı ... ... (...) ... aleyhine açtığı asıl davada , ... ... ... A.Ş.' deki █████/1999 tarihinde, tüm hissedarların hisselerini ... ...ye devredildiğinden bahisle husumet itirazında bulunulduğu belirtilerek , bu defa aynı sebeplerle hisse devir edildiği iddia edilen ... ... B.V.'ye iş bu davayı yönelterek, ... ... ... A.Ş.' deki tüm hissedarların hisselerini █████/1999 tarihinde devir etmiş olmaları nedeniyle, belirlenen toplam 18.500.000,00 USD hisse devir bedelini hisse alım satım sözlemesinin 3.4 maddesi gereğince kapanış tarihi itibarı ile ayarlanması ve buna göre şirketin bir yıl önceki bilançosu esas alınmak üzere saptanacak tüm hisse değerini ... ... ... A.Ş.' nin kapanış tarihindeki mali durumu dikkate alınarak hisse alım bedeli bakiyesinin tespit edilerek ödeneceğine ilişkin düzenleme dikkate alınarak bilançoda bulanan 2.100.000,00 USD lik borç düşüldükten sonra tüm hisse bedeli 16.400.000,00 USD farz olunarak bu tutarın %80 ini oluşturan █████/1999 tarihli hisse rehin sözleşmesi ile ödenmiş olan 3.000.000,00 USD tenzil edildikten sonra kalan miktarın asıl davada şirket tarafından hisse devir eden ... ... ... A.Ş.' nin ortaklarına ve davacıya ödendiği sözleşmenin 3*4 maddesine göre hisse bedelinin ''kapanış bilançosu esas alınarak belirleneceğinden kapanış tarihi olan █████/1999 tarihi itibarı ile davalının işe alım sürecinde danışmanlığını yapan ... ... firması tarafından düzenlenen bu süreçte danışmanlığını yapan hukuk bürosunun █████/1999 tarihli ayarlanmış devir bedelini 14.311.000,00 USD olarak belirlendiğini, esasen 16.400.000,00 USD borç düşüldükten sonra kalan devir bedelinin %80 i olan 13.120.000,00 USD nin ödendiğini, esasen kalan alacağın 2.348.000,00USD+işlemiş faiz olması gerekirken davalı yanın danışman firmasının ödenmesi gerekin miktarın 1.191.000,00 USD olarak bildirdiğini hisse satınalan şirket ayni gruba mensup asıl davadaki davalı şirket aracılığı ile █████/2000 tarihinden başlamak üzere davacılar dışındaki ... ... ... A.Ş.'den hisse devreden ortaklara alım bedeli bakiyesi olarak 2.455.000,00 USD üzerinden hisselerine göre ödemelerini yaptığını davacıların 2.348.000,00 USD üzerinden ödeme yapılmasını istemelerine rağmen hukuki gerekçe bulunmadan davalı yan █████/1999 tarihli hisse satış sözleşmesinin 10.10 maddesine aykırı davranarak ödeme yapmadığını esasen davacılar ...nun 44.540,00 USD, ... ve ... ... un 61.375,00 'er USD ve ... 'un 157.860,00 USD olmak üzere toplam 325.150,00 USD alacağının bulunduğunu ancak şimdilik kapanış bilançosuna göre 3.4 bu bedelden ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1400 USD, ... için 1.800 USD, ... ... için 1.800 USD ve ... için 5.000 USD olmak üzere toplam 10.000 USD nin fiili ödeme tarihindeki karşılığı üzerinden kanuni faiz ve temerrüt faizlerine ilişkin 3095 sayılı kanunun 4/a bendi uyarınca bankaların USD ye uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... Smith B.V vekili; asıl davaya yönelik cevap dilekçesi kapsamında ileri sürdüğü gerekçelere istinaden davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılmış bulunan asıl dava, ... ATM nin ... Esas Sayılı dosyası iken, iş bu dosya ile ... ATM nin ... sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği, bu dosyanın ... ATM nin ...-... sayılı dosyası olarak yeni esas alındıktan sonra tarafların davacının asıl davanın davacıları ve davalının ise ... ... (...) ... olduğu ve asıl davadaki aynı taleplerin bu defa iş bu davalıdan talep edildiği dava dosyası ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tek hakimli ticaret mahkemesine dönüşmesi nedeniyle öncelikle ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aktarılarak 2011/6 esasını almış, akabinde ise ticaret mahkemelerinin heyet mahkemesine dönüşmesi ve ....ATM'nin kapatılarak mahkememizle birleştirilmesi nedeniyle mahkememizin (İstanbul 16 ATM ) ... esasını alarak yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Asıl ve birleşen dava; dava dışı Copikas hisselerinin davalı yana devrine ilişkin 29.06.1999 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında farazi olarak belirlenen hisse değerinin blanço kapanış tarihi itibarıyle ayarlanması ve saptanacak hisse değeri bakiyesinin hissedarlara ödenmesine yönelik 3.4 maddesi kapsamında tespit edilen 2.455.000 USD hisse değerinden davacılara düşen bakiyenin 325.150 USD olduğu iddiası ile işbu miktarın davalı ... ... (...) ...'den tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında; mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya müdderacatından edinilen vicdani kanaat doğrultusunda davanın asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile; 44.540 USD'nin davacı ...'na, 61.375 USD'nin davacı ...'a, 61.375 USD'nin davacı ... ...'a ve 157.860 USD'nin davacı ...'a ait olmak üzere toplam 325.150 USD'nin ihtarname de nazar alındığında alacağın tamamı için temerrüt oluştuğundan ve talep nazara alınarak dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a mad. gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkememiz kararı hükmü birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamıyla;"Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümde yer alan 2. bentteki “davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibarelerinin “davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine” şeklinde anlaşılacak olmasına göre asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının birleşen davada davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.Asıl dava; anonim şirket hisse devir sözleşmesine istinaden bakiye kalan alacak istemine ilişkin olup; birleşen dava asıl davadaki iddialara dayalı olarak asıl davada davalıdan hisseleri devralana yöneltilmiştir. Davacılar vekili, hisse satım sözleşmesi kapsamında satım bedelinin bakiye kısmının ödenmesini talep etmiş, diğer hissedarlara yapılan ödeme miktarından hareketle fiilen kabul edilmiş olan bedel üzerinden aynı esaslar dairesinde davacılara ... ödeme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı yan ise diğer hissedarlara yapılan ödemenin bir kısmının sözleşme kapsamında değil, ayrı bir sözleşme niteliğinde olan rekabet etmeme taahhüdü karşılığında yapıldığını, davacıların ek rekabet etmeme taahhüdünde bulunmadıklarını, dahası sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı için 400.000 ABD Doları cezai şartın tahsili talepli dava açıldığını savunmuştur.Hisse alım anlaşmasının “satın alma fiyatının ödenmesi başlıklı 2.3. maddesinde “(a) Satın alma fiyatının %80'inden peşin ödemenin çıkartılması sonucu elde edilen miktar, satıcılar tarafından ayrıntıları kapanış tarihinden en az üç iş günü öncesinden yazılı olarak bildirilecek olan satıcıların hesabına kapanış tarihinde derhal ulaşılabilir ABD$ fonları üzerinden havale edilecektir. Peşin ödeme, kapanışın gerçekleşmesi üzerine işbu (a) bendi uyarınca satın alma fiyatı'nın %80'inin ödenmesi karşılığında yapılacaktır veya kapanış 5 Temmuz 1999 tarihine kadar gerçekleşmezse hisse senedi rehin anlaşması uyarınca alıcıya geri ödenecektir. Satıcılar arasında satın alma fiyatının pay edilmesi satıcıların münhasır sorumluluğu olacaktır. (b) Satın alma fiyatının %20'si alıcı tarafından muhafaza edilecek ve satıcıların madde V'te belirtilen garanti ve taahhütleri ile ilgili yükümlülüklerine karşılık teminat olarak yeddiemin hesabına yatırılacaktır. Alıcı, satıcıların garanti ve taahhütlerini esaslı şekilde ihlal etmelerine rağmen kapanıştan sonra 90 gün içerisinde herhangi bir talepte bulunmazsa, madde 3.4'te tanımlanan satın alma fiyatındaki değişikliklere uygun olarak yapılacak hesaplamaların sonucuna göre değiştirilecek olan yeddiemin hesabında tutulan muhafaza edilen miktar, her iki tarafa muhafaza edilen miktar üzerinde kapanış tarihinden sonra kapanışın 90 ıncı gününde fiilen yapılan ödeme gününe kadar tahakkuk eden faiz ile birlikte her bir tarafa payları oranında dağıtılacaktır.” hükmü düzenlenmiş; “satın alma fiyatındaki değişiklikler” başlıklı 3.4. maddesinde ise “(a) Kapanış tarihinde alıcı, şirketin hesap tarihi ve kapanış tarihi itibariyle ABD Doları üzerinden ve IAS 29 ("Tamamlama Hesapları") dahil Uluslararası Muhasebe Standartlarına ("IAS") uygun olarak hazırlanacak IAS enflasyon standartlarına göre uyarlanmış şirket bilançolarının hazırlanmasına başlayacaktır. Tamamlama Hesapları alıcı tarafından tayin edilen uluslararası bir denetleme şirketi tarafından denetlenecek ve kapanış tarihinden itibaren 45 gün içerisinde satıcılara gönderilecektir. Satıcıların tamamlama hesaplarını incelemek ve itirazlarını bildirmek için 14 günlük bir süresi olacaktır. Tamamlama Hesaplarının satıcılar tarafından incelenmesi üzerine, taraflar arasında bu hesaplar hakkında bir anlaşmazlık çıkması durumunda ve bu anlaşmazlığın bir 14 günlük süre sonunda daha çözümlenememesi durumunda anlaşmazlığı 10 gün içerisinde çözmek üzere taraflarca 7 gün içerisinde atanacak bir uluslararası denetleme firmasına bağlı olarak çalışan bir serbest muhasebeciler firmasına başvurulacaktır. Tarafların 7 gün içerisinde böyle bir firmayı seçememesi durumunda Türkiye Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası böyle bir firmayı atayacaktır. Bu muhasebeciler hakem olarak değil, bilirkişi olarak atanmalarını takiben 10 gün içerisinde konuyu tespit edeceklerdir. Muhasebecilerin tespiti taraflar için kesin ve bağlayıcı olacaktır...” hükmüne yer verilmiştir.Dosyaya ibraz edilen davacılar dışındaki bir kısım ortaklara ait olduğu anlaşılan rekabet etmeme taahhütleri ile kabul, feragat ve ibraname belgeleri ve ekleri incelendiğinde, şirket ortaklarının 29 Haziran 1999 tarihli hisse alım anlaşması gereği ... ... (...) ... ("...'') tarafından ödenmesi gereken hisse satım bedellerine ilişkin bakiye 1.191.000 ABD Dolarının bugüne kadar işlemiş faizi ile beraber hisselerine tekabül eden kısmı tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini, ayrıca ...'in hisse satım bedellerinden ayrı biçimde iyi niyet belirtisi olarak önerdiği toplam 1.200.000 ABD Dolarının eski hisselerine tekabül eden kısmını ... tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini bildirdikleri anlaşılmaktadır. Böylece davalı tarafça yaptırılan tamamlama hesapları ve tespit edilen bilanço üzerinden belirlenen bakiye 1.191.000 ABD Dolarından hisselerini devreden ortakların hisselerine tekabül eden kısımların bakiye hisse devri bedeli olarak ödendiği, yapılan diğer ek ödemelerin ise rekabet etmeme taahhütlerine istinaden iyi niyet göstergesi olarak önerilerek ödendiği sonucuna ulaşılmıştır. Davacılar ek rekabet etmeme taahhüdünde bulunmadığına, dahası Dairemizce onan mahkeme ilamıyla belirlendiği üzere haksız rekabette bulundukları ve cezai şart ödemeye mahkum edildiklerine göre, ayrıca ... sözleşmenin 3.4. maddesindeki düzenlemede yer alan firmaların belirlenerek, onlara inceleme yaptırılmadığı anlaşıldığından davacılar bakiye 1.191.000 ABD Doları olarak belirlenen miktar üzerinden hisselerine isabet eden kısmın tahsilini isteyebilirler. Bu suretle yanılgılı değerlendirmeyle yeddi emin hesabı üzerinden diğer hissedarlara yapılan ödemenin 2.455.000 ABD Doları üzerinden yapıldığı belirtilerek davacılara ... bu miktardan hisselerine düşen kısmın ödenmesine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın birleşen davada davalı yararına bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile bozulmuş ve bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamına karşı birleşen davada davalı vekili ve asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından karar düzeltilme yoluna başvurulmuş, vaki başvuru üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████████ esas, █████████ karar sayılı karar düzeltme ilamıyla;"(1) Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada edimler silsilesi, cezai şart alacağının tahsili için ayrıca dava açılmış olması, o dava sonucuna etki eder mahiyette bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm karar düzeltme istemlerinin; asıl ve birleşen davada ise davacılar vekilinin husumete ve dava dışı diğer hissedarlara rekabet etmeme taahhütlerine istinaden yapılan ek ödemeye ilişkin sair karar düzeltme istemlerinin HUMK 440. maddesi gereğince reddi gerekmiştir. (2) Asıl dava; anonim şirket hisse devir sözleşmesine istinaden bakiye kalan alacak istemine ilişkin olup; birleşen dava asıl davadaki iddialara dayalı olarak asıl davada davalıdan hisseleri devralana yöneltilmiştir. Davacılar vekili, hisse satım sözleşmesi kapsamında satım bedelinin bakiye kısmının ödenmesini talep etmiş, diğer hissedarlara yapılan ödeme miktarından hareketle fiilen kabul edilmiş olan bedel üzerinden aynı esaslar dairesinde davacılara ... ödeme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı yan ise diğer hissedarlara yapılan ödemenin bir kısmının sözleşme kapsamında değil, ayrı bir sözleşme niteliğinde olan rekabet etmeme taahhüdü karşılığında yapıldığını, davacıların ek rekabet etmeme taahhüdünde bulunmadıklarını, dahası sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı için 400.000 ABD Doları cezai şartın tahsili talepli dava açıldığını savunmuştur.Hisse alım anlaşmasının “satın alma fiyatının ödenmesi başlıklı 2.3. maddesinde “(a) Satın alma fiyatının %80'inden peşin ödemenin çıkartılması sonucu elde edilen miktar, satıcılar tarafından ayrıntıları kapanış tarihinden en az üç iş günü öncesinden yazılı olarak bildirilecek olan satıcıların hesabına kapanış tarihinde derhal ulaşılabilir ABD$ fonları üzerinden havale edilecektir. Peşin ödeme, kapanışın gerçekleşmesi üzerine işbu (a) bendi uyarınca satın alma fiyatı'nın %80'inin ödenmesi karşılığında yapılacaktır veya kapanış 5 Temmuz 1999 tarihine kadar gerçekleşmezse hisse senedi rehin anlaşması uyarınca alıcıya geri ödenecektir. Satıcılar arasında satın alma fiyatının pay edilmesi satıcıların münhasır sorumluluğu olacaktır. (b) Satın alma fiyatının %20'si alıcı tarafından muhafaza edilecek ve satıcıların madde V'te belirtilen garanti ve taahhütleri ile ilgili yükümlülüklerine karşılık teminat olarak yeddiemin hesabına yatırılacaktır. Alıcı, satıcıların garanti ve taahhütlerini esaslı şekilde ihlal etmelerine rağmen kapanıştan sonra 90 gün içerisinde herhangi bir talepte bulunmazsa, madde 3.4'te tanımlanan satın alma fiyatındaki değişikliklere uygun olarak yapılacak hesaplamaların sonucuna göre değiştirilecek olan yeddiemin hesabında tutulan muhafaza edilen miktar, her iki tarafa muhafaza edilen miktar üzerinde kapanış tarihinden sonra kapanışın 90 ıncı gününde fiilen yapılan ödeme gününe kadar tahakkuk eden faiz ile birlikte her bir tarafa payları oranında dağıtılacaktır.” hükmü düzenlenmiş; “satın alma fiyatındaki değişiklikler” başlıklı 3.4. maddesinde ise “(a) Kapanış tarihinde alıcı, şirketin hesap tarihi ve kapanış tarihi itibariyle ABD Doları üzerinden ve IAS 29 ("Tamamlama Hesapları") dahil Uluslararası Muhasebe Standartlarına ("IAS") uygun olarak hazırlanacak IAS enflasyon standartlarına göre uyarlanmış şirket bilançolarının hazırlanmasına başlayacaktır. Tamamlama Hesapları alıcı tarafından tayin edilen uluslararası bir denetleme şirketi tarafından denetlenecek ve kapanış tarihinden itibaren 45 gün içerisinde satıcılara gönderilecektir. Satıcıların tamamlama hesaplarını incelemek ve itirazlarını bildirmek için 14 günlük bir süresi olacaktır. Tamamlama Hesaplarının satıcılar tarafından incelenmesi üzerine, taraflar arasında bu hesaplar hakkında bir anlaşmazlık çıkması durumunda ve bu anlaşmazlığın bir 14 günlük süre sonunda daha çözümlenememesi durumunda anlaşmazlığı 10 gün içerisinde çözmek üzere taraflarca 7 gün içerisinde atanacak bir uluslararası denetleme firmasına bağlı olarak çalışan bir serbest muhasebeciler firmasına başvurulacaktır. Tarafların 7 gün içerisinde böyle bir firmayı seçememesi durumunda Türkiye Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası böyle bir firmayı atayacaktır. Bu muhasebeciler hakem olarak değil, bilirkişi olarak atanmalarını takiben 10 gün içerisinde konuyu tespit edeceklerdir. Muhasebecilerin tespiti taraflar için kesin ve bağlayıcı olacaktır...” hükmüne yer verilmiştir.Dosyaya ibraz edilen davacılar dışındaki bir kısım ortaklara ait olduğu anlaşılan rekabet etmeme taahhütleri ile kabul, feragat ve ibraname belgeleri ve ekleri incelendiğinde, şirket ortaklarının 29 Haziran 1999 tarihli hisse alım anlaşması gereği ... ... (...) ... ("OSS'') tarafından ödenmesi gereken hisse satım bedellerine ilişkin bakiye 1.191.000 ABD Dolarının bugüne kadar işlemiş faizi ile beraber hisselerine tekabül eden kısmı tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini, ayrıca ...'in hisse satım bedellerinden ayrı biçimde iyi niyet belirtisi olarak önerdiği toplam 1.200.000 ABD Dolarının eski hisselerine tekabül eden kısmını ... tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini bildirdikleri anlaşılmaktadır. Böylece davalı tarafça yaptırılan tamamlama hesapları ve tespit edilen bilanço üzerinden belirlenen bakiye 1.191.000 ABD Dolarından hisselerini devreden ortakların hisselerine tekabül eden kısımların bakiye hisse bedeli olarak ödendiği, yapılan diğer ek ödemelerin ise rekabet etmeme taahhütlerine istinaden iyi niyet göstergesi olarak önerilerek ödendiği sabittir. Ancak, hisselere terettüp eden 1.191.000 ABD Doları konusunda ... taraflar arasında uyuşmazlık bulunmakta olup, sözleşmenin 3.4. maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin saptanıp, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri belirlenip bu tutar esas alınmak sureti ile tahsil hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.10.2016 günlü ████████ Esas █████████ Karar sayılı bozma ilamının (1) numaralı bendinde yer alan ''davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, birleşen davada davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının'' ibaresinin kaldırılarak, yerine ''birleşen davada davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine'' ibaresinin eklenmesine, yine bozma ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesine istinaden bozularak dosya mahkememize aktarılmıştır. Mahkememizce yargılamaya ... Esas...Karar sayılı █████/2019 tarihli kararı ile; "1-Mahkememizin bozma ilamına konu 14.04.2015 gün ... Esas ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla önceki hükümde direnilmesine, "1-Asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, a)Asıl davada alınması gerekli 27,70 TL harcın davacının peşin yatırdığı 2.476,00 TL harçtan mahsubu ile artan 2.448,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Asıl davada davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... (...) ...'ye verilmesine, c)Asıl davada davacı tarafça yapılan mahkeme masraflarının üzerinde bırakılmasına, 2-Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile; 44.540 USD'nin davacı ...'na, 61.375 USD'nin davacı ...'a, 61.375 USD'nin davacı ... ...'a ve 157.860 USD'nin davacı ...'a ait olmak üzere toplam 325.150 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a mad. gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,a)Birleşen davada alınması gerekli 68.294,17 TL harçtan davacının peşin yatırdığı 220,40 TL harç ve 6.640,00 TL ıslah harcı toplamı olan 6.860,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 61.433,77 TL harcın davalı ... ... (...) ...'den alınarak Hazine'ye irat kaydına, b)Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 53.391,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... (...) ...'den davacıya verilmesine, c)Birleşen davada davacının yapmış olduğu 98,50 TL posta tebligat gideri ve 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 2.848,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " " şeklinde karar verilmiş olup, Davalı ... ... (...) B.V. vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-729 Esas █████████ Karar sayılı 06.12.2023 tarihli ilamı ile;"A. Katılma yoluyla asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede16. Hemen belirtilmelidir ki, 1 Ekim 2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş; anılan Kanun'un 450 nci maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yasa koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için, 6100 sayılı Kanun'a geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir. 17. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” Aynı Kanun’un 2. fıkrasına göre ise “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce (Değişik ibare: 6723 - 1.7.2016 / m.34) "verilen" kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ (Değişik ibare: 7251 - 22.7.2020 / m.47) “444” üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (Ek cümle: 6723 - 1.7.2016 / m.34) "Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez”. 18. Yukarıdaki madde metninden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK'nın 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı anlaşılmaktadır.19. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432 nci maddesinde temyiz süresinin on beş gün olduğu ve bu sürenin tebliğ ile başlayacağı belirtilmiştir. HUMK’nın 431 inci maddesine göre de temyiz istemi dilekçe vermek suretiyle yapılır. Temyiz dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ... HUMK’nın 435 inci maddesinde belirtilmiştir. Temyiz dilekçesi verildiği anda mahkemece temyiz defterine kaydedilir.20. Temyiz isteminin hangi tarihte yapılmış sayılacağı hususu HUMK’nın 434 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre “Temyiz isteği, harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır”. Bununla birlikte temyiz eden, harcını ödemiş olduğu temyiz dilekçesini, daha sonraki bir tarihte mahkemeye verirse, temyiz talebi, temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği (temyiz defterine kaydedildiği) tarihte yapılmış sayılır (Kuru, B: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:V, İstanbul 2001, s. 4601-4602).21. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 433/2 inci fıkrasında ...; "Karşı taraf, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesini, hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebilir. Cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir." hükmüne yer verilmiş olup, anılan hüküm uyarınca bir taraf süresinde temyiz isteğinde bulunmamış olsa bile, karşı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren on günlük süre içerisinde karşı temyiz isteğinde bulunması mümkündür. Buna katılma yoluyla temyiz denir. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK'nın 433/2 nci maddesi gereğince, karşı taraf (cevap veren) hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını içeren temyiz isteğinde bulunabilmesi için, öncelikle diğer tarafın usulüne uygun ve hukuken geçerli bir şekilde temyiz dilekçesinin varlığı şarttır (Kuru s. 4605-4612). Nitekim aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 09.02.2021 tarihli ve ███████-2217 Esas, ███████ Karar sayılı kararında ... vurgulanmıştır.22. Somut olayda, direnme kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekiline 03.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davacılar vekili tarafından kararın katılma yoluyla temyiz edildiği belirtilerek 15.03.2022 havale tarihli temyiz dilekçesi sunulmuş ve aynı tarihte temyiz karar ve ilâm harcı yatırılmıştır. 23. Temyiz istemi dilekçenin verildiği tarihte yapılmış sayılacağından, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekiline gerekçeli kararın tebliğ tarihinin 03.02.2022 olduğu ve temyiz dilekçesinin 15.03.2022 tarihinde verildiğinin anlaşılmasına göre on beş günlük temyiz süresi geçmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince; katılma yoluyla temyiz hakkının salt yasa metnine bağlı kalınarak ancak temyize cevapla birlikte kullanılabilineceği, direnme kararının birleşen davada davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilerek temyiz dilekçesinin asıl ve birleşen davalarda davacılar vekiline 01.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacılar vekilince 15.03.2022 tarihinde katılma yoluyla temyiz dilekçesinin sunulduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin eldeki davada uygulanması gereken HUMK'nın 433/2 nci maddesinde belirtilen on gün süre içerisinde temyiz dilekçesini sunmamış olduğu gözetildiğinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddi gerekir.24. Bu itibarla kanuni süresinden sonra yapılan katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.B. Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede25. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili hukuki kavramların açıklanmasında yarar vardır.26. Anonim ortaklıkta anonimlik kavramının ve ortaklığın sermayesinin paylara bölünmüş olmasının sonucu olarak payların devredilebilirliği ilkesi hakimdir. Senede bağlanmış olsun veya olmasın temel ilke olarak paylar devredilebilir (Tekinalp, Ü.: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku - Tek Kişi Ortaklığı, Anonim ve Limited Ortaklıklar, Ortaklıklar Topluluğu, Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme, İstanbul 2015, s. 149). 27. Pay sahipliğinin kazanılması aslen iktisap veya devren iktisap yollarından biri ile mümkün olabilmektedir. Buna göre devren iktisap; anonim ortaklık kurulup tüzel kişilik kazandıktan sonra, payın veya pay senedinin öncesinde zaten pay sahibi olan bir kişiden devir kurallarına göre iktisap edilmesi anlamına gelmektedir (Pulaşlı, H.: Şirketler Hukuku Şerhi, C. II, Ankara 2015, s. 1385).28. Payın aslen iktisabı ise, payın doğrudan doğruya iktisap edilmesidir. Bu iktisap, kuruluşta veya esas sermaye artırımında payın taahhüdü veya kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim ortaklıkta yönetim kurulunca çıkarılan pay senetlerinin satın alınması hâllerinde gerçekleşir.29. Önemle vurgulamak gerekir ki; anonim şirket hisse devir sözleşmeleri, menkul satımı niteliğindedir. Akdin nisbiliği ilkesi gereği ancak tarafları hakkında hüküm ve sonuç doğurur.30. Payın serbestçe devredilebilirliği ilkesi anonim ortaklıkta, pay sahibinin ortaklıktan çıkma hakkının olmamasının bir sonucu olmakla, pay sahibinin menfaatinin korunması açısından büyük öneme sahiptir. Zira daha önce de ifade edildiği gibi şahıs şirketlerinde ortağın, ayrılma akçesini de alarak ortaklıktan çıkması mümkünken, anonim ortaklıklarda sermayenin korunması ilkesinin bir uzantısı olarak ortaklıktan çıkma müessesesi düzenlenmemiştir.31. Bu ilke sayesinde aynı zamanda pay sahibi anonim ortaklıktan çıkma iradesini hayata geçirebilir. Ayrıca pay sahibi payı devredebilme hakkını haiz olduğu için payını değerlendiği zaman kar elde etmek için yahut değerler düşüşe geçtiğinde zarara ortak olmamak için elden çıkarmak suretiyle ekonomik olarak değerlendirebilmektedir (Tekinalp, s. 149). 32. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; asıl dava; anonim şirket hisse devir sözleşmesine istinaden bakiye kalan alacak istemine ilişkin olup; birleşen dava asıl davadaki iddialara dayalı olarak asıl davada davalıdan hisseleri devralan şirkete yöneltilmiştir. Davacılar vekili, hisse satım sözleşmesi kapsamında satım bedelinin bakiye kısmının ödenmesini talep etmiş, diğer hissedarlara yapılan ödeme miktarından hareketle fiilen kabul edilmiş olan bedel üzerinden aynı esaslar dairesinde davacılara ... ödeme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise diğer hissedarlara yapılan ödemenin bir kısmının sözleşme kapsamında değil, ayrı bir sözleşme niteliğinde olan rekabet etmeme taahhüdü karşılığında yapıldığını, davacıların ek rekabet etmeme taahhüdünde bulunmadıklarını, sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı için 400.000 ABD Doları cezai şartın tahsili talepli dava açıldığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.33. Toplam hisse değeri üzerinden, 1.191.000 ABD Doları seviyesindeki bir ödemenin satım bedeli adı altında ödenmesi gerektiği hususunda hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Hem davacı ve hem de davalı taraf açısından en az bu bedel üzerinden bir ek ödeme yapılması gerektiği hususunda başta dava ve cevap dilekçelerinden anlaşıldığı üzere mutabakat bulunmaktadır. Davalı tarafın dosyaya ibraz ettiği ve diğer hissedarlar ile imzaladığını ileri sürdüğü ek beyanların tamamında ..., sözleşmenin 3 üncü maddesi kapsamında ödenmesi gereken ek satım bedeli miktarının 1.191.000 ABD Doları olduğu hususu yer almaktadır. Taraflar arasında ihtilaflı olan kısım ise söz konusu bu bedelin üzerindeki miktardır. Ayrıca sözleşme kapsamında hisseleri satın alan davalı taraf, dava dışı ... ... ... San. A.Ş. hissedarlarından 91'ine ödemede bulunmuş ve bu ödemeyi de hisselerin tamamı nazara alındığında 2.455.000 ABD Doları üzerinden yaptığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.34. Hisse alım anlaşmasının "Satın alma fiyatının ödenmesi" başlıklı 2.3 üncü maddesinde “(a) Satın alma fiyatının %80'inden peşin ödemenin çıkartılması sonucu elde edilen miktar, satıcılar tarafından ayrıntıları kapanış tarihinden en az üç iş günü öncesinden yazılı olarak bildirilecek olan satıcıların hesabına kapanış tarihinde derhal ulaşılabilir ABD$ fonları üzerinden havale edilecektir. Peşin ödeme, kapanışın gerçekleşmesi üzerine işbu (a) bendi uyarınca satın alma fiyatı'nın %80'inin ödenmesi karşılığında yapılacaktır veya kapanış 5 Temmuz 1999 tarihine kadar gerçekleşmezse hisse senedi rehin anlaşması uyarınca alıcıya geri ödenecektir. Satıcılar arasında satın alma fiyatının pay edilmesi satıcıların münhasır sorumluluğu olacaktır. (b) Satın alma fiyatının %20'si alıcı tarafından muhafaza edilecek ve satıcıların madde V'te belirtilen garanti ve taahhütleri ile ilgili yükümlülüklerine karşılık teminat olarak yeddiemin hesabına yatırılacaktır. Alıcı, satıcıların garanti ve taahhütlerini esaslı şekilde ihlal etmelerine rağmen kapanıştan sonra 90 gün içerisinde herhangi bir talepte bulunmazsa, madde 3.4'te tanımlanan satın alma fiyatındaki değişikliklere uygun olarak yapılacak hesaplamaların sonucuna göre değiştirilecek olan yeddiemin hesabında tutulan muhafaza edilen miktar, her iki tarafa muhafaza edilen miktar üzerinde kapanış tarihinden sonra kapanışın 90 ıncı gününde fiilen yapılan ödeme gününe kadar tahakkuk eden faiz ile birlikte her bir tarafa payları oranında dağıtılacaktır” hükmü düzenlenmiştir.35. “Satın alma fiyatındaki değişiklikler” başlıklı 3.4 üncü maddesinde ise “(a) Kapanış tarihinde alıcı, şirketin hesap tarihi ve kapanış tarihi itibariyle ABD Doları üzerinden ve IAS 29 ("Tamamlama Hesapları") dahil Uluslararası Muhasebe Standartlarına ("IAS") uygun olarak hazırlanacak IAS enflasyon standartlarına göre uyarlanmış şirket bilançolarının hazırlanmasına başlayacaktır. Tamamlama Hesapları alıcı tarafından tayin edilen uluslararası bir denetleme şirketi tarafından denetlenecek ve kapanış tarihinden itibaren 45 gün içerisinde satıcılara gönderilecektir. Satıcıların tamamlama hesaplarını incelemek ve itirazlarını bildirmek için 14 günlük bir süresi olacaktır. Tamamlama Hesaplarının satıcılar tarafından incelenmesi üzerine, taraflar arasında bu hesaplar hakkında bir anlaşmazlık çıkması durumunda ve bu anlaşmazlığın bir 14 günlük süre sonunda daha çözümlenememesi durumunda anlaşmazlığı 10 gün içerisinde çözmek üzere taraflarca 7 gün içerisinde atanacak bir uluslararası denetleme firmasına bağlı olarak çalışan bir serbest muhasebeciler firmasına başvurulacaktır. Tarafların 7 gün içerisinde böyle bir firmayı seçememesi durumunda Türkiye Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası böyle bir firmayı atayacaktır. Bu muhasebeciler hakem olarak değil, bilirkişi olarak atanmalarını takiben 10 gün içerisinde konuyu tespit edeceklerdir. Muhasebecilerin tespiti taraflar için kesin ve bağlayıcı olacaktır,...” hükmü yer almaktadır.36. Mahkemece, sözleşmenin 3.4 üncü maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin belirlenip, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri saptanarak bu tutar esas alınmak sureti ile tahsil hükmü kurulması gerekir.37. Hâl böyle olunca, direnme kararının yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar verilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.Dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ████████ Esas 'ına kaydı yapılmış, yargılamaya işbu dosya üzerinden devam edilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli tensip tutanağı ara kararı ile; Hukuk Genel Kurul kararı dikkate alınarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 günlü ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı, karar düzeltme yoluyla verilen bozma kararının kapsamı ve özellikle sözleşmenin 3.4. Maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin saptanıp, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri belirlenmesi Yargıtay kararları ve Hukuk Genel Kurulu kararları ile sözleşmedeki hükümler ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar düzeltme yolu ile yapılan █████/2019 günlü bozma kararının 2. bendi doğrultusunda asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin taraflar arasında tartışmasız olarak belirlenmiş 1.191.000 USD üzerinde hisselerin bir değerinin bulunup bulunmadığı, yapılan tüm ödemeler dikkate alınarak işbu davada talep edilebilecek miktar var ise ne miktarda olduğu, dava tarihleri itibariyle belirlendikten sonra, yapılan ödemeler ile davaların(asıl ve birleşen) konusuz hale gelmiş ise ne miktarının konusuz hale geldiği ve ne miktar yönünden halen hisse değeri talep edilebileceğinin tespit ve her bir dava yönünden ayrı ayrı gösterilmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına dair karar verilmiş olup, mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiştir. Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ..., ... ile Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan raporda özetle; "1. Hisselerin gerçek değerinin saptanıp, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri belirlenmesiDava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler kapsamında yapılan değerlendirmelerimiz sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri esas alınarak ... hisselerinin Satın Alma Bedeli 14.311.000 ABD doları olarak hesaplanmıştır.Satın Alma Bedelinin 13.120.000 ABD dolarlık kısmı ön ödeme olarak yapılmıştır.Böylece, davacılara (satıcılara) ödenmesi gereken geri kalan ödeme 1.191.000 ABD dolarıdır.Hisse alım sözleşmesinin imzalanması sırasında farazi olarak esas alınan değer üzerinden ön ödeme düşüldükten sonra kalan kısım (3.280.000 ABD doları) yed-i emin hesaba yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu tutardan, davacılara (satıcılara) ödenmesi gereken 1.191.000 ABD doları düşüldükten sonra kalan 2.089.000 ABD dolarının davalılara (alıcılara) geri verilmesi gerekecektir.2. Yargıtay kararları ve Hukuk Genel Kurulu kararları ile sözleşmedeki hükümler ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar düzeltme yolu ile yapılan █████/2019 günlü bozma kararının 2. bendi doğrultusunda asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin taraflar arasında tartışmasız olarak belirlenmiş 1.190.000 USD üzerinde hisselerin bir değerinin bulunup bulunmadığıYargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarihli bozma kararının 2. Bendi aşağıda yer almaktadır:“2) Asıl dava; anonim şirket hisse devir sözleşmesine istinaden bakiye kalan alacak istemine ilişkin olup; birleşen dava asıl davadaki iddialara dayalı olarak asıl davada davalıdan hisseleri devralana yöneltilmiştir. Davacılar vekili, hisse satım sözleşmesi kapsamında satım bedelinin bakiye kısmının ödenmesini talep etmiş, diğer hissedarlara yapılan ödeme miktarından hareketle fiilen kabul edilmiş olan bedel üzerinden aynı esaslar dairesinde davacılara ... ödeme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı yan ise diğer hissedarlara yapılan ödemenin bir kısmının sözleşme kapsamında değil, ayrı bir sözleşme niteliğinde olan rekabet etmeme taahhüdü karşılığında yapıldığını, davacıların ek rekabet etmeme taahhüdünde bulunmadıklarını, dahası sözleşmedeki rekabet etmeme yasağına aykırı davranıldığı için 400.000 ABD Doları cezai şartın tahsili talepli dava açıldığını savunmuştur.Dosyaya ibraz edilen davacılar dışındaki bir kısım ortaklara ait olduğu anlaşılan rekabet etmeme taahhütleri ile kabul, feragat ve ibraname belgeleri ve ekleri incelendiğinde, şirket ortaklarının 29 Haziran 1999 tarihli hisse alım anlaşması gereği ... ... (...) ... (*...") tarafından ödenmesi gereken hisse satım bedellerine ilişkin bakiye 1.191.000 ABD Dolarının bugüne kadar işlemiş faizi ile beraber hisselerine tekabül eden kısmı tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini, ayrıca ...'in hisse satım bedellerinden ayrı biçimde iyi niyet belirtisi olarak önerdiği toplam 1.200.000 ABD Dolarının eski hisselerine tekabül eden kısmını ... tamamen ve eksiksiz olarak nakden ve peşinen tahsil ettiklerini bildirdikleri anlaşılmaktadır.Böylece davalı tarafça yaptırılan tamamlama hesapları ve tespit edilen bilanço üzerinden belirlenen bakiye 1.191.000 ABD Dolarından hisselerini devreden ortakların hisselerine tekabül eden kısımların bakiye hisse bedeli olarak ödendiği, yapılan diğer ek ödemelerin ise rekabet etmeme taahhütlerine istinaden iyi niyet göstergesi olarak önerilerek ödendiği sabittir.Ancak, hisselere terettüp eden 1.191.000 ABD Doları konusunda ... taraflar arasında uyuşmazlık bulunmakta olup, sözleşmenin 3.4. maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin saptanıp, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri belirlenip bu tutar esas alınmak sureti ile tahsil hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.10.2016 günlü ████████ Esas █████████ Karar sayılı bozma ilamının (1) numaralı bendinde yer alan "davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, birleşen davada davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının" ibaresinin kaldırılarak, yerine "birleşen davada davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine" ibaresinin eklenmesine, yine bozma ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.“(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.10.2016 günlü ████████ Esas █████████ Karar sayılı bozma ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA”Bilirkişi Raporunun yukarıdaki bölümlerinde belirtildiği üzere, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler kapsamında yapılan değerlendirmelerimiz. sonucunda davalıların (alıcılar) davacılara ödemesi gereken kalan tutarın 1.191.000 ABD doları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, söz konusu tutarın üzerinde bir hisse değeri bulunmamaktadır.3. Yapılan tüm ödemeler dikkate alınarak işbu davada talep edilebilecek miktar var ise ne miktarda olduğu4. Dava tarihleri itibariyle belirlendikten sonra, yapılan ödemeler ile davaların (asıl ve birleşen) konusuz hale gelmiş ise ne miktarının konusuz hale geldi yönünden halen hisse değeri talep edilebileceğinin tespit ve her bir dava yönünden ayrı ayrı gösterilmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasıTaraflar arasındaki hisse satış sözleşmesi sonucunda kalan tutar 1.191.000 ABD dolarıdır.Davacı dilekçesinde bu bakiye üzerinden davacıların payına düşen kısımlar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir. Kalan Tutar... 76.581... 29.775... ... 29.775... 21.438Ancak, rekabet etmeme yasağının ihlali nedeniyle ... ve ... aleyhine kesinleşmiş ve her birinin 50.000 USD Doları cezai şart ödemesi gerektiğine dair Mahkeme ilamı bulunmaktadır.Böylece, söz konusu cezai şart tutarları dikkate alınarak tarafların talep edebilecekleri tutar aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır. Kalan tutar Cezai şart Ödenecek net tutar... 76.581 50.000 26.581... 29.775 29.775... ... 29.775 29.775... 21.438 50.000 -28.562 " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan bozmadan sonraki yargılamada;Mahkememizde açılmış bulunan asıl davada davacılar, █████/1999 tarihli hisse devir sözleşmesine konu dava dışı ... ... ... ... A.Ş.nin hisselerinin davalı ... ... (...) ... (İngiltere'de merkezi bulunan) isimli yabancı şirkete devir edildiği, sözleşmenin 3.4 maddesinde hisse bedelinin kapanış tarihi itibarı ile ayarlanmasını diğer bir deyiş ile şirketin bir yıl önceki kapanış bilançosu esas alınmak suretiyle saptanmış bulanan hisse devrinin şirketin kapanış tarihindeki mali durumu dikkate alınarak değerinin yeniden belirlenmesi böylece saptanacak hisse alım bedeli bakiyesinin tesis edilmiş bulunan yedieminin hesaptan satıcılara faizi ile birlikte ödenmesini düzenlendiğini bu düzenlemeye uygun olarak davalı şirketin █████/2000 tarihinden başlamak üzere davacılar dışındaki tüm şirket ortaklarına alım bedeli bakiyesinin 2.455.000,00 USD olarak belirlendiği ve ödendiği , davacılar ise sözleşmenin █████ maddesi dikkate alınarak her hangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek davacılar ... ve ... 'un aleyhine dava dışı ... Kağıt ... A.Ş.'nin rekabet ettiklerinden bahisle dava ikame edildiği belirtilerek dava dilekçesinde belirtilen miktarların davalı hisse devir alanlardan tahsilini talep etmiş olduğu, Asıl dava ... davalı vekili tarafından, davalı ... ... (...) ... 'nin, 29.06.1999 tarihli hisse devir sözleşmesinin tarafı ise de , adı geçen işbu şirketin hisselerinin tamamını sözleşmenin 10.6/b maddesine dayanarak şirket içi grup politikaları gereği , devir aldığı hisselerin tamamını kendisine ait alt kuruluş olan Hollanda'... mukim ... ... (...) ...'ye 18.08.1999 tarihinde devrettiğini, sözleşmenin 2.3 maddesi uyarınca şirketin devir alınan hisselerinin farazi değerinin 16.400.000,00 USD tespit edilerek, bu miktarın % 80'ine tekabül eden 13.120.000,00 USD'nin hisse devir eden şirket ortaklarına ödendiğini, sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davacı ortakların devrettikleri hisseler için kabul edilen farazi değerle herhangi bir uyarlama yapılıp yapılmayacağı, yapılacak ise miktarının 31.12.1998 tarihli bilanço ile kapanış bilançosundaki ortaya çıkacak net işletme varlıkları ve net borçların miktarlarına göre değerleme yapılacağının ... firması tarafından hazırlanan bilançoya göre davacı ve diğer hisse devreden ortaklara toplam 14.311.000 USD ödeneceğinin belirlendiğini, bu miktardan yapılan 13.120.000 USDlik ödeme çıkarıldığında, 1.191.000 USD'nin bakiye ödenmesi gereken hisse bedeli olarak ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, ancak davalı şirketin devir aldığı hisseleri grup şirket ... ... (...) ...'ye devretmesi nedeni ile kendisine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını , aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, bir kısım davacılar aleyhine 400.000 USD rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıkları için cezai şartın tahsilinin talep edildiğini, bu konu ile takas definde bulunduğu belirtilerek davanın reddini talep etmesi üzerine, asıl davada davacılar tarafından bu defa , hisse devri sözleşmesinin tarafı olan ... ... (...) ...'nin dava konusu hisseleri devir aldıktan sonra 18.08.1999 tarihinde grup şirketine devrettiği belirtilerek işbu grup şirketi ... ... (...) ... taraf gösterilmek suretiyle mahkememiz iş bu davası ile birleşen ... ATM nin ... sayılı dava dosyasında açılan davada ; yerel mahkemece verilen kararın bozulması ve sonrasında , mahkememizce bozma kararına karşı direnilmiş ve direnme kararı temyiz edilmiştir.Mahkememizce verilen ████████ -█████████ sayılı ve █████/2019 tarihli direnme kararı , Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-729, █████████ sayılı ve █████/2023 günlü bozma kararı ile;"Birleşen davada davalı ... ... (...) ... temyiz itirazları doğrultusunda iş bu davalı yararına mahkememizin direnme kararının bozulduğu, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin katılma yolu ile temyiz istemine süre yönünden reddedildiği, asıl davanın husumet yönünden reddine ilişkin kararın kesinleştiği mahkememizce tespit edilerek, davalı yanın temyizi doğrultusunda verilen bozma kararına göre, davalı yönünden usulü kazanmış hak kuralları dikkate alınarak mahkememizce, bozma kararının kapsamı ve özellikle sözleşmenin 3.4. Maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin saptanıp, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve rapor alınmıştır. Mahkememizde bozma sonrasında alınan bilirkişi raporu ve dosya içerisine gelen davalı yanın takas ve mahsup taleplerinin bulunduğu dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda ;Mahkememizde açılmış bulunan iş bu davada davacılar, kendilerininde ortakları olduğu dava dışı ... ... A.Ş. 'nin tüm hisselerini ... ... (...) ... █████/1999 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 18.500.000,00 USD ye satıldığı ve yaklaşık borç miktarı 2.100.000,00 USD düşülerek 16.400.000,00 USD hisse devir bedeli kabul edilerek sözleşme hükümlerine göre bu bedelin %80 'ine isabet eden 13.120.000,00 USD nin ödendiği, kalan miktarın emanet hesabına aktarıldığı, bu aşamada hisseleri devir alan ... ... (...) ...'nin dava konusu ... ... A.Ş'nin devir aldığı hisselerine ... ... (...) ...'ye 18.08.1999 tarihinde devredildiği ve külli halef olarak sözleşme hükümlerine göre birleşen davanın işbu davalı şirkete yönlendirildiği, devir edilen hisse bedellerinden bu şirketin sorumlu olduğu mahkememizce benimsenerek , sözleşme hükümlerine göre hisselerin devir edilen ... ... A.Ş. █████/1998 tarihli bilançosu ve kapanış bilançosunda ortaya çıkan net işletme varlıkları ve net borç miktarları belirlendikten sonra sözleşmenin 3.4 maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak suretiyle hisselerin gerçek değerinin saptanıp davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra, bakiye ne miktarda talepte bulunabileceklerini belirlenip bu tutarın esas alınmak suretiyle, belirlenecek hisselerin gerçek değeri esas alınarak davacıların taleplerinin karara bağlanması gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının mahkememizi bağladığı esas alınarak, mahkememizce bilirkişi kurulundan rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Mahkememizce bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda, davacıların taraf beyan ve kabullerine göre, davacı hissedarları davacıların diğer hissedarları ile birlikte devir edilen hissenin , sözleşme koşullarına göre satınalma bedelini 14.311.000,00 USD olduğunu , 13.120.000,00 USD sinin peşin olarak ödendiğini, 14.311.000,00 USD -13.120.000,00 USD = 1.191.000,00 USD bedelin birleşen davada hisse devir alanın sorumlu olduğu ödenmeyen hisse bedelinin olduğunu esasen, farazi olarak 16.400.000,00 USD üzerinden yapılan hesaba göre sözleşme gereği %80 ödeme yapılarak kalan 3.280.000,00 USD nin emanet hesabına yatırıldığını ancak bu miktarın 1.191.000,00 USD sinin hisse devir edenler tarafından talep edilebileceğinin kalan 2.089.000,00 USD nin davalı alıcı hissedara iadesi gerektiğini rapor etmiş ve davacıların talep edebilecekleri alacak miktarını bilirkişilerimiz tanzim edilen █████/2025 günlü raporda davacılar yönünden ;''Böylece, söz konusu cezai şart tutarları dikkate alınarak tarafların talep edebilecekleri tutar aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır. Kalan tutar Cezai şart Ödenecek net tutar... 76.581 50.000 26.581... 29.775 29.775... ... 29.775 29.775... 21.438 50.000 -28.562 " rapor edilmiş olup, mahkememizce bu hesaplamanın dosya kapsamındaki veriler ile davacıların devir ettikleri hisse oranları ve sözleşme kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı yanın 1.191.000,00 USD kalan ödenmeyen hisse bedeli üzerinde hisse bedeli talep etmesine ilişin iddialarını ispat edemediği, bilirkişilerinde bu miktarı aşan davacı yanan talep edebileceği bir alacağın varlığını sözleşmenin 3.4 maddesine göre tespit edemediği anlaşılmaktadır;Kaldı ki mahkememizin ████████ - 1187 sayılı kararı ile, birleşen davada davacılar lehine verilen kararda , davacılar dışındaki ortaklara 2.455.000,00 USD üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de , Hukuk Genel Kurulu kararında ... isabetli belirlendiği gibi dosya içerisinde sunulan bilgilere göre, davalı yanın dava konusu hisseleri devredilen şirketi %91'ine tamamı dikkate alındığında, ek ödemenin 2.455.000 USD üzerinden yapıldığı sabit ise de, davalı tarafın , davacılar dışındaki hissedarlara yaptığı ödemenin dava konusu işbu sözleşme hükümleri gereğince değil, ayrı bir sözleşme niteliğinde olan rekabet etmeme taahhüdü karşılığında yapıldığı, davacıların ayrı bir rekabet etmeme taahhüdünde bulunduklarını gösteren bir delil dosyaya sunmadıkları, bu nedenle davalının tamamen insiyatifinde diğer hissedarlara 2.455.000 USD üzerinden 1.200.000 USD ek ödeme yapmış olmasının davacılar yönünden herhangi bir hak doğurmayacağı mahkememizce benimsenmiştir.Mahkememizce Hukuk Genel Kurulunca yapılan bozma ilamına göre taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinni 3.4 maddesindeki hükümler kapsamında ;"“Satın alma fiyatındaki değişiklikler” başlıklı 3.4 üncü maddesinde ise “(a) Kapanış tarihinde alıcı, şirketin hesap tarihi ve kapanış tarihi itibariyle ABD Doları üzerinden ve IAS 29 ("Tamamlama Hesapları") dahil Uluslararası Muhasebe Standartlarına ("IAS") uygun olarak hazırlanacak IAS enflasyon standartlarına göre uyarlanmış şirket bilançolarının hazırlanmasına başlayacaktır. Tamamlama Hesapları alıcı tarafından tayin edilen uluslararası bir denetleme şirketi tarafından denetlenecek ve kapanış tarihinden itibaren 45 gün içerisinde satıcılara gönderilecektir. Satıcıların tamamlama hesaplarını incelemek ve itirazlarını bildirmek için 14 günlük bir süresi olacaktır. Tamamlama Hesaplarının satıcılar tarafından incelenmesi üzerine, taraflar arasında bu hesaplar hakkında bir anlaşmazlık çıkması durumunda ve bu anlaşmazlığın bir 14 günlük süre sonunda daha çözümlenememesi durumunda anlaşmazlığı 10 gün içerisinde çözmek üzere taraflarca 7 gün içerisinde atanacak bir uluslararası denetleme firmasına bağlı olarak çalışan bir serbest muhasebeciler firmasına başvurulacaktır. Tarafların 7 gün içerisinde böyle bir firmayı seçememesi durumunda Türkiye Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası böyle bir firmayı atayacaktır. Bu muhasebeciler hakem olarak değil, bilirkişi olarak atanmalarını takiben 10 gün içerisinde konuyu tespit edeceklerdir. Muhasebecilerin tespiti taraflar için kesin ve bağlayıcı olacaktır,...” hükmü yer almaktadır.Mahkemece, sözleşmenin 3.4 üncü maddesinde öngörülen yöntem esas alınmak sureti ile hisselerin gerçek değerinin belirlenip, davacılara yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye ne miktarda talepte bulunabilecekleri saptanarak bu tutar esas alınmak sureti ile tahsil hükmü kurulması gerekir. Hâl böyle olunca, direnme kararının yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir." şeklindeki bozma ilamı dikkate alınarak, bilirkişi kurulundan 29.06.1999 tarihli sözleşme hükümlerine göre davacıların talep etmesi gereken miktarın belirlenmesi istenmiş ve bilirkişi kurulu tarafından , Yargıtay bozma ilamı kapsamında yapılan incelemede Yargıtay kararında ... bahsi geçtiği şekli ile şirket hisselerini devir eden tüm ortakları için ödenmesi gereken hisse bedelinin 1.191.000,00 USD olduğu tespit edilmiş ve mahkememizce alınmış bilirkişilerce bu miktar üzerinde bir talebin söz konusu olamayacağı ancak davacıların tespit edilen alacaklarından İstanbul ( Kapatılan) ... ATM nin ... sayılı kararında davamızın davalısı ... ... (...) ... tarafından davalılar ... ve ... adına açılan haksız rekabetin tespit ve cezai şart alacağın tespitine ilişkin, ... ATM 'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2000 tarihinde açılan ve bozma sonrasında ... ATM 'nin ... sayılı ilamı ile yeniden karara bağlanan █████/2014 günlü karar ile haksız rekabetin tespiti ve davalılardan 50.000,00 ' er USD cezai şart tazminatının 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte karar verildiği kararın yargıtayca onama sürecini tamamlayarak tahsis kararının talebinin reddi ile █████/2019 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce tespit edilmiş olup, iş bu miktarın bilirkişi raporunda gösterildiği gibi takas ve mahsup işleminin talep edilen faiz miktarları ... dikkate alınarak icra müdürlüğünce infazla TBK 139 ve 143 maddeleri gereğince yapılması gerektiği mahkememizce benimsenmiştir. Özellikle belirtmek gerekir ki, mahkememizce Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı kapsamı dikkate alınarak; diğer ortaklar için yapılan ödemenin esas alındığı 2.455.000 USD üzerinden yapılan ödemelere davacı ortakların dayandığı, hisse devir sözleşmesi kapsamında değil, bu sözleşmeden farklı rekabet etmeme yasağı kapsamında iyi niyetli davranışlara karşılık yapıldığı, bu nedenle 1.200.000 USD lik ek ödeme yapılan ortaklar yönünden esas alınan bu ödeme miktarının davacı ortaklara yapılacak ödemeye esas alınamayacağı , mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen 1.191.000 USD dışında ek ödeme yapılması talebinin yerinde olmadığı , sözleşmenin 3.4 maddesine uygun başvuruların yapılmamış olması nedeni ile temerrüdün sözleşme hükümlerine göre değil, davanın açıldığı tarih esas alınmak suretiyle gerçekleştiği benimsenerek 1.191.000 USD üzerinden davacılar hissesine düşen payın belirlenmesi gerektiği mahkememizce tespit edilmiştir.Sonuç olarak, dava konusu edilen davacıları dava dışı ... ... A.Ş 'nin birleşen davada hisse devir alandan hisseleri devir alan ... ... (...) ... davalıya, █████/1999 tarihinde yapılmış olan hisse devir sözleşmesi nedeniyle davacıların, hisse devir bedelini sözleşme koşullarına göre satın alma bedelini 14.311.000,00 USD olduğunu , 13.120.000,00 USD sinin peşin olarak ödendiğini, 14.311.000,00 USD -13.120.000,00 USD = 1.191.000,00 USD bedelin birleşen davada hisse devir alanın sorumlu olduğunun ödenmeyen hisse bedeli üzerinden mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacıların her birinin talep edebileceği kalan hisse devir bedelini, sözleşmenin 3.4 maddesine göre 1.191.000,00 USD üzerinden yapılan hesap gereğince, ... 76.581 USD ,... 29.775 USD, ... ... 29.775 USD , ... 21.438 USD, olduğu, böylece toplam davacıların davasının 157.569,00 USD üzerinden, birleşen davanın 10.000,00 USD üzerinden açılmış ise de daha sonra █████/2009 tarihinde ıslah ile talep edilen miktarın 325.150,00 USD olarak ıslah edildiği anlaşılmakla , davanın 157.569,00 USD üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği ve takas ve mahsup definin infazla yukarıda açıklandığı gibi dikkate alınacağı, davanın açıldığı tarih itibarı ile iş bu tutarlar üzerinde haklı olduğu birleşen davanın toplam 325.150,00 USD üzerinden açıldığı dikkate alınarak, fazlaya ilişkin istemin reddine ve yapılan maddi hataların gerek birleşen davada, gerekse davalı ismi yönünden yapılan maddi hatanın ve faiz uygulanması yönünden karışıklığı sebep verebileceğinden yasal metne göre yapılan yargılama yazılımın , uygulamaya uygun olarak düzeltilerek, usulü kazanmış kuralları ... dikkate alınarak asıl davanın pasif husumet yönünden reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizde ..., ..., ... ..., ... tarafından ... ... (...) ... aleyhine açılan asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, a)Asıl dava yönünden; Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.476,00 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın düşümü sonucu başkaca HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,Kalan 1.860,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, b) Asıl dava yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile DAVALIYA ÖDENMESİNE,2-Mahkememizin işbu dosyası ile .... ATM 'nin ... sayılı dosyası iken ... ATM nin ...-... sayılı dosyası olarak yeni esas alındıktan sonra mahkememizin asıl dava dosyası ile ( Eski ... ATM nin ... Esas ) birleşen davacıları asıl davanın davacıları olan ..., ..., ... ..., ... ve davalının ise ... ... (...) ... aleyhine açılan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ İLE; a) 76.581 USD ... b) 29.775 USD ... c) 29.775 USD ... ... d) 21.438 USD ... 'na ait olmak üzere toplam 157.569 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a mad. gereğince Devlet Bankalarının usd ye uyguladığı açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalı ... ... (...) ... den tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, e-Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 16.745,91 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 220,40 TL peşin harç ve 6.640,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.860,40 TL harcın düşümü kalan 9.885,51 harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, f-Birleşen dava yönünden; Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 220,40 TL peşin harç ve 6.640,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.860,40 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, g- Birleşen dava yönünden;Davacılar taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 39.223,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp DAVACILARA ÖDENMESİNE,h- Birleşen dava yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 43.090,16 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile DAVALIYA ÖDENMESİNE,3-Davalı yanın takas mahsup isteminin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası iken bozma sonrası ve yeni mahkemelerin kuruluşu ile birlikte ... ATM nin ... sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleştiği dikkate alınarak; davacı ... ve ... yönünden haksız rekabet nedeni ile davacı ... ... ve ...'ndan, davalının 50.000 şer USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla, işbu miktarın mahkememiz kararının infazında icra müdürlüğünce takas ve mahsubuna (TBK 139, 143 md.)4-Yargılama gideri yönünden ; a-Asıl davada davanın reddine karar verildiğinden davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, b-Birleşen davada davacılar tarafından yapılan 51.560,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre yapılan hesaplama sonucunda hesaplanan 24.568,34 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-Birleşen davada davalı tarafından yapılan 4.200,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre yapılan hesaplama sonucunda hesaplanan 2.198,7 TL'nin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'... temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır