Anahtar kelimeler: Noteri Kartal Hissedarı Memurunun Huzurunda Murisi Limited İmzaladığını Hisse Hissesini

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtirazİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerin murisi ...'ın 01.07.2010 yılında davalı şirketin %20 hissesini 3.000,00 TL bedel karşılığında ...'den limited şirket hisse devri sözleşmesi ile satın aldığını, Tarafların limited hisse devir sözleşmesini Kartal ... Noteri huzurunda imzaladığını, davalı şirket hissedarı ...'ın 29.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, Müteveffanın mirasçıları olarak eşi ..., oğlu ... ile kızları ... ve ... geriye kaldıklarını, müteveffanın mirasçılarının davalı şirketin diğer ortakları ile müteveffanın şirket hissesinin devri için görüşmelerde bulunmuş olmasına rağmen olumlu sonuç alamadıklarını, Bakırköy ... Noterliği 04.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müteveffa adına kayıtlı olan şirket hissesinin miras payları oranında kendi adlarına ticaret sicil müdürlüğünde tescil edilmesi için bildirimde bulunduklarını, davalı şirket yetkililerinin ihtarnameye cevap vermedikleri gibi tescil işlemleri hususunda da gerekli iş ve işlemleri gerçekleştirmediklerini, davacıların 17.04.2023 tarihli dilekçe ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne sicil işlemlerinin gerçekleştirilmesi için başvuruda bulunduklarını ancak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 04.05.2023 tarih ve ... sayılı cevabi yazısında tescil işlemlerinin Ticaret Sicili Yönetmeliği ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında yapılacağını, bu kapsamda taleplerine istinaden davalı şirket hisse ortağı müteveffa ...'ın vefatına ilişkin Türk Ticaret Kanununun 33. Maddesi gereğince ihtar yazasının gönderilmiş olduğu hususunun taraflarına bildirildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 596. Maddesi gereğince esas sermaye payı miras hükümleri gereğince geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurul onayı olmaksızın esas sermaye payının mirasçılara geçeceğinin düzenlendiğini, Yine kanunun 2 fıkrasında iktisabın öğrenilmesinden itibaren onaylamayı 3 ay içerisinde reddedebileceği düzenlemesinin mevcut olduğunu, davalı şirket yetkililerinin iktisabı öğrenmesinden itibaren herhangi bir işlem yapmadığını, 04.01.2023 tarihinde müteveffanın mirasçıları, davalı şirkete ihtar çekerek gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmesine rağmen herhangi bir işlem gerçekleştirilmediğini daha sonra davacıların yine İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunarak tescil işlemlerinin yapılmasını istediğini ancak müdürlük cevabı yazısında Ticaret Sicil Yönetmeliği ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında ihtaren bildirimde bulunulmuş olup, tescil hususunda herhangi bir netice elde edilmediğini beyan ederek davanın kabulüne, müteveffa adına kayıtlı olan şirket hissesinin davacıların miras payları oranında adlarına ticaret sicil müdürlüğünde tescil edilmesine karar verilmesini taleple dava ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; TTK'nın 34.maddesindeki düzenleme gereğince davanın ikamesi için ticaret sicil memuru kararının davacılar tarafına tebliğinden itibaren 8 gün içinde mahkemeye başvurulmuş olması gerektiğini, itirazın 8 gün içinde yapılması gerekliliğinin usul kuralı olup 8 gün içinde başvurulmamış olması halinde davanın usulden reddedileceğini, somut olay bakımından davacıların bu hususla ilgili başvurularının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 04.05.2023 tarihli yazıyla cevaplandığını ancak kararın hangi tarihte davacılar tarafına tebliğ edilmiş olduğu taraflarınca bilinmediğini, davaya konu kararın hangi tarihte davacılar tarafına tebliğ olduğu, karara karşı kaç gün içerisinde işbu davanın ikame edildiği, davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davanın süresi içerisinde ikame edilmediği anlaşıldığında usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin bir aile şirketi olduğunu, müteveffa ...'ın müvekkili aile şirketine destek olmak amacıyla bir kısım hisse devraldığını, söz konusu şirketin aile şirketi olması dolayısıyla müteveffanın vefatından önce diğer müvekkil şirket ortakları tarafından müteveffaya hisselerinin gerçek değer karşılığının ödenmesinin ardından şirket ortaklığından ayrılması teklif edildiğini, müteveffa ...'ın bu teklifi kabul ettiği ve şirket ortağı ve yetkilisi ... ile hisselerin devri konusunda anlaştığını anlaşmanın ardından ... devir bedelinin bir kısmını müteveffaya ödemiş geri kalan kısmını da yakın bir zamanda ödeyeceğini belirttiğini, müteveffa tarafından bu husus da kabul edilmiş ve geri kalan kısmın ödenmesinin ardından hisselerin devrinin yapılacağının beyan edildiğini, ... taraflarca anlaşılan bedelin tamamını ödemiş akabinde çok kısa bir süre içerisinde hissenin ...e devri gerçekleşemeden müteveffa ...'ın vefat ettiğini, müteveffa ...'ın müvekkil şirket ortaklığından ayrılma aşamasında vefat etmiş olup henüz devir gerçekleştirilmeye fırsat bulunamasa da ... ile aralarında bir anlaşma söz konusu olduğunu, müteveffanın işbu nedenle müvekkili şirkette hisseleri veya alacağı bulunmadığını bu nedenle söz konusu davanın müvekkili şirket ortağı ve yetkilisi ...' e ihbar edilmesi taleplerinin bulunduğunu, davanın ...'e ihbarının ardından kendisinin beyanlarıyla da müteveffayla aralarında bulunan hisse devri anlaşmasının izaha kavuşacağını, müteveffa ...ın müvekkili şirkette hissesi bulunmadığından mirasçıları olan davacıların da müvekkili şirkette hisselerin intikalini istemelerinin hukuka aykırı olacağını bu nedenle müvekkili şirket tarafından mirasçıların hisselerinin intikal işleminin gerçekleştirilmediğini beyan ederek davanın reddine, davanın şirket ortaklarından ...'e ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar tarafına bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptali değil, şirkete karşı açılmış pay defterinin veraset ilamına göre düzeltilmesine ilişkin olup, somut olayda, davacıların, şirket ortağı murisin vefatı sebebiyle yeniden hisse dağılıma ilişkin tescil talebinin ticaret sicil müdürlüğünce verilmiş bir red kararı olmadığından ve buna karşı itirazda bulunmadığından görev itirazı yerinde görülmemiştir. Davacıların murisi ...'ın şirket yönetim kurul kayıtlarında ortak olarak göründüğü, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanlarda da pay devralmak suretiyle ortak sıfatı edindiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacılar murisinin hissesinin haricen satın alındığı ancak devir işlemi yapılmadan vefatın gerçekleştiği bildirilmektedir. Limited şirket pay devrinin devir işlemi, noter onaylı devir sözleşmesi şirket ortaklar kurulunun onayı ile mümkün olup, davalının bu yönde bir belge sunmadığı, dolayısıyla devrin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Davacıların murisinin ortak sıfatının devam ettiği, aksine bir yargı kararı da bulunmadığından, davacılar murisinin ortak sıfatının miras hukuku ilkelerine göre davacılara intikal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne, ... adına kayıtlı olan ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'deki hissesinin mirasçıların miras payı oranında davacılar ... (625) Hisse ... (625) Hisse ... (625) Hisse ... (625) Hisse adına Ticaret Siciline kayıt ve tesciline," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde ikame edilmediği anlaşıldığında usulden reddedilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesinin usuli itirazlarını dikkate almadan dosyada karar verdiğini, müteveffa ...'ın davalı şirket ortaklığından ayrılma aşamasında vefat ettiğini, henüz devir gerçekleştirilmeye fırsat bulunmasa da ... ile aralarında bir anlaşma söz konusu olduğunu, müteveffanın bu nedenle davalı şirkette hisseleri veya alacağı bulunmadığını, söz konusu davanın davalı şirket ortağı ve yetkilisi ...' e ihbar edilmesinin talep edildiğini, ancak bu talebin dikkate alınmadığını, davacılar tarafının dava dilekçesindeki iddialarının gerçeklikle ilgisi bulunmadığını, müteveffa ...'ın davalı şirkette hissesi bulunmadığından mirasçıları olan davacıların da davalı şirkette hisselerin intikalini istemelerinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davalı şirket tarafından mirasçıların hisselerinin intikal işleminin gerçekleştirilmediğini, ancak buna rağmen ilk derece mahkemesinin hiçbir itirazı ve talebi göz önüne almadan karar verdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava, limited şirket paylarının miras yolu ile intikal etmesi nedeniyle payların mirasçılar adına tescili istemene ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Esas sermaye payının Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra yoluyla geçiş hallerini düzenleyen TTK nın 596. Maddesi (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır. (4) Şirket, üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır. Düzenlemesini içermektedir. Davacılar murisleri ... adına kayıtlı hisselerin adlarına intikal ve tescili için davalı şirkete Bakırköy ... Noterliğinini 4 Ocak 2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarın gönderildiği, davalı şirkete █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin ayrıca Ticaret Sicili Müdürlüğünce TTK 33 maddesi gereği █████/2023 tarihli ihtarı ile tescile davet edildiği, bu haliyle █████/2023 tarihi itibarıyla durumdan haberdar olup 3 ay içinde tescil talebinin reddine ilişkin bir karar verilmediğinden TT 596/4 hükmü gereği onay vermiş sayılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlanmıştır. Davalı süresince cevap dilekçesi sunmamış olmakla HMK 128 hükmü gereği davacının dayandığı vakıaların tümünü inkar etmiştir. Davalı taraf beyan dilekçesi ile murisin paylarını şirket ortağına devrettiğini bedelini tahsil ettiğini ileri sürmüş ise de bu konuda TTK 595 anlamında yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanmış bir belge sunmadığı gibi başkaca hiçbir delil ve delil başlangıcı da sunmamıştır. Yine eldeki dava TTK 34 maddesi kasamında ticaret sicili kararına itiraz davası olmayıp doğrudan şirkete yönelik payların adlarına intikal ettirilip tesciline ilişkin olmakla davalının tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025