Anahtar kelimeler: Satışdağıtıcılık Monitör Dizüstü Optik Satımdan Şirketçe Bilgisayar Satışının Usulden Ürünlerinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2021NUMARASI: ████████ E. - ████████DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti ile davalı arasında 2005 yılında yapılan satış/dağıtıcılık sözleşmesi gereği ...'nin dizüstü bilgisayar, monitör ve optik ürünlerinin Türkiye'de satışının davalı şirketçe yürütüldüğünü, 2005-2007 tarihleri arasında davalının, dava dışı ... şirketin satın aldığı ürünler bedellerini düzenli ödemesine rağmen 2007 yılından itibaren geç ödemeye veya ödememeye başlanmış olduğunu, davalı şirkete dava dışı ... şirketi tarafından ihtarname keşide edilerek 13.201.975,40 Amerikan doları toplam borcun ödenmesi talep edildiğini, davalı şirketin dava dışı ... e olan toplam 13.201.975,40 Amerikan doları borcuna mahsuben gecikmeli kısmi ödemelerle 6.560.314,40 USD ödeme yaptığını, davalı şirketin kalan ödemelerden sonra ödemediği borcunun toplam 5.257.099,00 USD borcu bulunduğunu, devam eden süreçte dava dışı ... Şti'nin davalıdan toplam alacağını davacı şirkete devir ve temlik ettiğini, █████/2009 tarihli devir ve temlik sözleşmesine göre, davacı şirketçe dava dışı ... Şti'nin davalıdan tahsil edemediği ve davacı şirkete sigorta ettirilen toplam 5.257.099,00 USD alacağı ödediğini, bu temlik sonrası █████/2010 tarihinde iade taahhütlü şekilde posta ve temlik alınan alacağın 7 gün içinde 5.257.099USD cinsinden ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarın davalı şirkete █████/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu ihtara karşılık █████/2010 tarihli antetli kağıdıyla cevabını bildirdiğini ve 2.500.000,00 TL'lik indirim talep ettiğini, söz konusu indirim talebinin davacı şirkete iletildiğini, davacı şirketin indirimi kabul etmediği hususunda cevabın davalıya iletilerek 5.257.099,00USD alacağa ilişkin ödeme planı sunulmasının istenildiğini, davalı borçlunun davacısı olduğu, davalısının ... Elektronik ... olduğu İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında davacının alacağının varlığı ve alacak tutarının 5.257.099USD olduğunun davalı tarafça ikrar edildiğini, davacı şirketin davalıdan olan 5.257.099USD cinsinden alacağının ... Elektronik ... tarafından borçlu Boğaziçi Bilgisayar AŞ'ne 13.201.975 USD'nin ödenmesi ihtarının çekildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili amacıyla davacı tarafından açılan davanın İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas █████████ karar sayılı dosyasında birleştirildiğini, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında yapılan inceleme ile davacının davalıdan 5.257.099 USD alacaklı olduğunun ortaya çıkarıldığını ve işbu dosyadan alınan bilirkişi raporunda davacı sigorta firmasının davalı ...'dan 5.257.099 USD alacağı olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasından verilen kararın İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini ve bu dosyadaki alacağın TL cinsinden USD cinsine çevrilmek suretiyle 5.257.099 USD alacak ve faizinden mahsup edildikten sonra geriye kalan bakiye kur farkı 3.227.444,51 USD alacağın ticari avans faiziyle tahsiline yönelik yapılan icra takibinin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacağa tabi zaman aşımı süresi içinde takip yapmak zorunluluğu olduğunu, davalının söz konusu takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas █████████ karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, kesinleşme ihtimali durumunda kur farkı nedeniyle oluşan alacağa ilişkin davanın kabulü ile, anılan dosyadaki alacak mahsup edildikten sonra geriye kalan bakiye kur farkı 3.227.444,51 USD alacağın ticari avans faiziyle tahsiline yönelik yapılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketten alacaklı oldukları iddiası ile davacı tarafça İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ile 5.257.099USD tutarlı alacak iddiası ile kur farkı olduğu iddia edilen 3.227.444,51USDnin TL karşılığı olan 22.076.930,10 TL talebinin hukuk dışı olduğunu, davalı şirketin, davacı tarafa iddia edildiği gibi veya herhangi bir ad altında hiçbir borcu bulunmadığını, alacaklının daha önce 5.257.099USD tutarlı alacak iddiası ile İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas █████████ karar ve █████/2019 tarihli ilamı ile İstanbul Anadolu 4.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibini ikame ettiğini, işbu davaya dayanak olan icra takibi ile bir ilam için iki farklı icra takibinin ikame edildiğini, bir alacak iddiası ile iki farklı icra takibi ikame edildiğini, bu durumun mükerrer bir işlem olmanın yanında derdestlik olduğunu, öncelikle derdestlik itirazında bulunduklarını, aynı alacak iddiasının daha önce İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirildiğini ve sonucunda █████/2019 tarihinde █████████ sayılı kararın tesis edildiğini ve alacaklı tarafça bu ilamın icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, dosyanın istinaf incelemesinde bulunduğunu, daha önceki icra takibinde asıl alacak için ciddi bir faiz tutarı hesap edildiğini, aynı alacak için kur farkı iddiası ile bir kez daha icra takibi ve devamında da işbu dava ile mükerrer bir iddia ve talepte bulunulduğunu, bunu kabul etmediklerini, davacı tarafça var olduğu iddia edilen kur farkı alacağının zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça iddia edilen kur farkı alacağının asıl kaynağı olduğu iddia edilen alacak ile alakalı ihtarnamenin █████/2008 tarihli olduğunu, davalı ile dava dışı üçüncü kişi ... arasındaki ticari alacak borç ilişkisinin kaynağının fatura olduğunu, zaten davacı tarafın iddia ettiği alacağın asıl kaynağının da bu faturalara dayanarak düzenlendiği iddia edilen alacağın devir ve temlik sözleşmesi olduğunu, kur farkı alacağının zaman aşımına uğradığını, davalı şirketin iyi niyetli olduğunu, davacının kötü niyetli ve kusurlu olduğunu savunarak, derdestlik, zaman aşımı itirazlarının kabulü ile, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... HMK m. 114 uyarınca aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (ı bendi); aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarındandır. Bu anlamda aynı davadan bahsedebilmek için davanın taraflarının, konularının ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Davalı tarafından İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının konusu, dava sebepleri ve netice-i talebinin aynı olduğu ileri sürülerek derdestlik, kesin hüküm-kesin delil itirazında bulunulmuş olup, anılan dosya ile mahkememiz dosyasının incelenmesinde, her iki dosyanın da konusunun ve dava sebeplerinin aynı olduğu, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın mahkememizdeki davadan daha önce açılmış olduğu ve buna yönelik asıl davada karar verildiğinden, ancak henüz karar kesinleşmediğinden, sonradan aynı iddialarla mahkememizde açılan davanın derdestlik oluşturduğu, derdestliğin HMK.114 maddesi uyarınca dava şartı olduğu anlaşıldığından, HMKnun 114/ı mad uyarınca derdestlik ön şartı nedeniyle ..." gerekçesiyle davanın HMK 114/ı maddesi uyarınca derdestlik ön şartı nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 5.257.099,00 USD alacağın tahsili için açılan davada İstanbul 15 ATM'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında Türk Lirası üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, TL karşılığı USD ederinin mahsubu sonrasında geriye kalan bakiye kur farkı 3.227.444,51 USD alacağın ticari avans faizi ile tahsiline yönelik yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça icra takibine karşı itiraz edildiğini, dava şartı olan derdestlik yönünden itirazları kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağını davalı şirkete ödeme ihtarının çekildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili amacı ile açtıkları davanın İstanbul 15. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, İstanbul 15. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında birleştirilerek hüküm altına alınmış olsa da verilen hükümde müvekkili tarafından açılan davanın kabulü ile 5.257.099,00 USD karşılığı 10.702.402,14 TL'nin 31.12.2008 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiğini, dava konusu alacak bakımından davayı karşılayan bir karar verilmediğini, bu nedenle icra takibine girişildiğini, İstanbul 15. ATM'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı dosyasındaki alacakları mahsup edildikten sonra geriye kalan bakiye kur alacağının faizi ile birlikte tahsili talebinde derdestlik hukuki durumunun mevcut olmadığını, HMK 114/1-ı- maddesi gereğince, aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması derdestlik hususlarını ifade ettiğini, derdestlik itirazı varlığından bahsedebilmek için bulunması gereken hususların bir arada olması gerektiğini, dava dilekçesindeki taleplerinin açık olduğunu, usul ekonomisine aykırı olarak davalı şirketin ve dava dışı ... Elektronik ... açtığı davanın 2008 tarihli dava olduğunu, bu davaya müteakip açılan davalarla birlikte alacak davasının yaklaşık 16 senedir neticelendirilmediğini, BK 99.maddesindeki seçimlik haklarının saklı tutulmasına ilişkin haklara bağlı olarak dava içerisinde USD cinsinden karar verilmesi talep edilmesine rağmen bilirkişi tarafından yanlış yorumla tüm tarafların TL cinsinden talepte bulunduğu iddiası ile Türk Lirası değerinin hüküm ve ifadelerinin asla kabulü anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar söz konusu dava dilekçesinde harca esas değer için yazılmış olan kur ve tevzi tarihi değeri Türk Lirası değer gösterilmiş ise de seçimlik haklarının saklı tutularak döviz karşılığı olan Amerikan Dolarının fiili ödeme tarihindeki meblağın talep edildiğini, yaklaşık üç yıldır artan enflasyon ve son dönemde karamsar bir ekonomik tablo ile karşı karşıya kalındığının aşikar olunduğunu, niyet okumasına gidilmeden asıl olan 5.257.099,00 USD alacağın tahsili hususunun değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, distrbitörlük sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsiline dair daha önce açılan davada mahkemece Türk lirası üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, hükmedilen Türk lirası karşılığı USD tutarının mahsubu sonrasında geriye kalan kur farkı alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının birleştirilmiş olduğu, ████████ Esas sayılı dosyada davacının davalı Boğaziçi Bilgisayar ... AŞ davalının alacağı temlik eden dava dışı ... Elektronik .... olduğu, ayrıca söz konusu dosyada davalı ve karşı davacının yer aldığı, birleşen dosyada ise davacının iş bu dava dosyadaki davacı şirket, davalıların ise davalı Boğaziçi ... AŞ ile dava dışı ... AŞ, .... AŞ ve ... Ltd Şirketi olduğu, söz konusu dava dosyasında 5.257.099,00 USD talep edildiği, mahkemenin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında 19.12.2019 tarihli kararı ile davacının 5.257.099,00 USD alacağı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak dava tarihindeki Türk lirası karşılığı olan 10.702.402,14 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın taraf vekillerince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar ve 06.05.2024 tarihli kararı ile asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karşı davada istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, hükmün kaldırılmasının eksik incelemeye ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından iş bu davanın 24.11.2020 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararı sonrasında ancak istinaf incelemesi aşamasında açtığı; dilekçede, istinaf konusu yapılan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyanın incelenmesi yönünden asıl alacak ile tahsilde tekerrüre mahal vermemek üzere istinaf incelenmesinde hükmün 5.257.099,00 USD üzerinden düzeltilmesi ihtimaline binaen dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasınını ve kesinleşmesi ihtimali durumunda ise kur farkı nedeniyle oluşan alacaklarına dair alacağın mahsubu sonrasında geriye kalan kur farkı 3.227.444,51 USD alacağın tahsili amacı ile İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. HMK'nın 114/1-ı maddesinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması" dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda somut olayda, derdestlik hâlinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Emsal nitelikteki Yargıtay HGK'nun ███████-1015 Esas - ███████ Karar sayılı dosyasında derdestlik hususu değerlendirilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukuki korunma sürecini başlatmış olduğundan, artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukuki yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usuli itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik, yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49). Görüldüğü gibi bir davanın derdestliğinden söz edebilmek için öncelikle, her iki davanın taraflarının aynı olması gerekmektedir. Eldeki davada her iki davanın tarafları aynı olup bu koşul mevcuttur. İkinci olarak, her iki davanın konularının aynı olması gerekir. Somut olayda, eldeki davanın konusu, daha önce açılmış ve hâlen derdest olan ilk davada yanlış olarak hükmedildiği ve bu nedenle döviz cinsi talepten dolayı aradaki fark olarak oluştuğu iddia edilen alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın iptali istemidir. :u durumda, her iki davanın konuları da aynı olup bu koşul da mevcuttur. Dava değerinin ve niteliğinin değişmiş olması, somut olayın özelliği itibariyle sonuca etkili olmayacaktır. Davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar derdest davada verilen hükmün istinaf aşamasında da ileri sürülmüştür. Ayrı bir davayı açmakta davacının hukuken korunmaya değer güncel bir yararı mevcut değildir. Bu nedenlerle mahkemece davanın derdestlik dava şartı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.