Anahtar kelimeler: İkramlarında Uçuşlarda Davaitirazın Sıcak Kılındığını Satımdan Çay Hiz Satım Akdedilen

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2021KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin █████/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Hiz. San. ve Tic. A.Ş.’nin, davalı ... ... A.Ş. ile aralarında akdedilen Ürün Alım – Satım Sözleşmesi kapsamında uçuşlarda yolcu ikramlarında kullanılmak üzere sıcak çay ürünleri sattığını, bu ürünlerin faturalarının düzenlenip davalıya gönderildiğini, davalının bu faturaları kabul etmesine rağmen ürün bedellerini ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin cari hesap alacağının oluştuğunu, sözleşmede ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri’nin yetkili kılındığını, bu yetki uyarınca .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itirazın mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalının katılmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, icra takibine konu alacağın ticari defterler, faturalar ve sözleşmeyle sabit olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının delillerini usulüne uygun sunmadığını ve dava dilekçesi ekinde kendilerine tebliğ edilmediğini, HMK m.121 uyarınca delillerin dava dilekçesiyle birlikte taraf sayısından bir fazla sunulmasının zorunlu olduğunu, bu eksiklik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki bulunmadığını ve müvekkilinin davacıdan herhangi bir mal veya hizmet almadığını, faturaların hukuken sonuç doğurabilmesi için taraflar arasında bir borç ilişkisinin mevcut olması gerektiğini, bu nedenle faturaların tek başına borç doğurmadığını, faturaların TTK ve VUK hükümlerine uygun düzenlenmediğini, düzenlendiği iddia edilen faturaların müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, fatura tebliğinin PTT, e-tebligat, kargo veya noter aracılığıyla yapılmadığını, faturaların teslim edildiği ve kabul edildiğine ilişkin herhangi bir ispatın bulunmadığını, faturalara dayanılarak yapılan icra takibinin de bu sebeple geçersiz olduğunu, davacının sunduğu iddiaların somut delillerle desteklenmediğini ve işin gerçekten yapıldığının da ispatlanamadığını, bu nedenlerle davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:- .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,- Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacı ile davalı ararsında akdedilen ürün alım satım sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı görülmüştür..... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m.67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ... marifetiyle hazırlanan █████/2021 tarihli bilirkişi raporun özetle; "...1. Davacı tarafın 2017-2018-2019-2020 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 08.07.2021 tarihli defter inceleme günü gelmediğinden ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği cari hesap ekstresine ait 2017-2018-2019 yılında 64 adet ve 281.933,58 TL tutarlı faturanın olduğu, İş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği,YIL ,2017, 2018, 2019 TOPLAM = 281.933,58 TL, Faturaların açıklama kısmına mal hizmet kodu, mal hizmet adı, miktar ve birim fiyatlarının yazıldığı, e-fatura olduğu ve üzerinde teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, Faturalara davalı tarafa itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak yada belgeye rastlanılmadığı, Davacı tarafın davalı tarafa 2017-2018-2019 yılında toplam 64 adet fatura düzenlediği, tarafların BS-BA formu ile 60 adet faturayı KDV hariç 252.142,00 TL tutar üzerinden birbirini karşılıklı olarak teyit edecek şekilde beyan ettiği kalan 4 adet faturanın 2018 yılında, 1 adedinin 2019 yılında olmak üzere ilgili oldukları dönemlerde BS-BA formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilmediği-edilemediği, Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2017 yılı; Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 21.11.2017 tarihli 1.054,43 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2017 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 30.513,02 TL alacaklı olduğu, 2018 yılı; 01.01.2018 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 30.513,02 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 25.185,16 TL alacaklı olduğu, 2019 yılı; 01.01.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 25.185,16 TL alacaklı olduğu, 15.11.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 75.095,27 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı; 01.01.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 75.095,27 TL alacaklı olduğu, 13.01.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 65,909,76 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin olmadığı, dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 65.909,76 TL alacağını talep edebileceği, takip tarihinden itibaren 65.909,76 TL alacağına yıllık 44 15,00 ticari temerrüt faizi talep edebileceği..." Şeklinde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunun hazırlanış aşamasında davalı hakkında iflas kararı verildiği görüldüğünden taraf teşkilinin sağlanması beklenilmiş; bilirkişi raporu 2.Alacaklılar toplantısından sonra belirlenen masa vekiline tebliğ edilmiş; davacı beyan dilekçesi sunmuş, davalı taraf ise ek rapor talebinde bulunmuşsa da mahkememizce ek rapora gerek görülmeyerek talebi reddedilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı ile davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı; iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin incelendiğini, lehe delil niteliği bulunduğunu, davalının ödeme yaptığı veya faturalara itiraz ettiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, neticeten davacının davalıdan takipteki miktar kadar alacaklı olduğu yönünde tespit ve görüşte bulunmuştur.Davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının asıl alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, bilirkişi raporuna da itiraz edilmediği anlaşıldığından davacının asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.Tüm dosya kapsamından; davacının davaya konu edilen faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ticari defterleri ile ispat ettiği anlaşılmakla usul ve esasa uygun bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının asıl alacak yönüyle kabulüne dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 65.909,76 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına,2-Hükmolunan alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 4.502,30 TL harçtan peşin alınan 796,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.706,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yapılan 59,30TL başvurma harcı, 796,05 TL peşin harç, 900,00 TL Bilirkişi ücreti, 110,00 TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 1.865,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır