Anahtar kelimeler: Düşecek Murisi Bursa Tesliminden Yüklenici Sahibinin Arsa Payı Tasarrufuna Kesinlik
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalıların murisi arasında 18.11.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 05.12.2011 tarihli ek sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca 4 adet daire dışındaki yükleniciye düşecek dairelerin arsa sahibinin dairelerinin tesliminden önce yüklenici tasarrufuna bırakılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre arsa sahibinin taşınmazı boş ve kusursuz şekilde teslim etmesi gerektiğini, davalılardan ...’nin murise karşı açtığı dava nedeniyle sözleşme konusu parsele tedbir konulduğunu, inşaata devam edilemediğini, bu esnada murisin vefat ettiğini, davalı ... dışındaki mirasçıların kendisine sözleşmeye göre yükleniciye düşecek dairelere ilişkin olarak tasarrufta bulunabilmesi için vekaletname vermesine rağmen davalı ...’in vekaletname vermediğini, davalı ...’in sırf daha fazla menfaat elde edebilmek için kötü niyetli olarak açtığı davalar ve yaptığı itirazlar ile süreci uzattığını, sonuç olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme uyarınca taşınmazın üzerine tedbir konulması, üzerinde kaçak yapı bulunması nedeniyle kendilerine boş ve kusursuz olarak teslim edilemediğini, sözleşmeden doğan edimlerin ifası için gereken yetki ve vekaletnamenin tüm mirasçılar tarafından verilmediğini, bu nedenlerle davacının kendi uhdesinde kalan/kalacak olan bağımsız bölümleri zamanında satıp paraya çeviremediğini, 3.kişiler ile yaptığı bir kısım satış sözleşmelerinin iptal olduğunu, bir kısmının tapunun devredilememesi nedeniyle satış bedelinde indirim yapılmak suretiyle satıldığını, davacı şirket yetkilisinin kendisine ve eşine ait taşınmazlar ile aracını değerinin çok altında satıldığını, değişik tarihlerde kredi kullandığını ve faiz ödediğini, müşterilerine mahcup olduğunu, ticari itibarının zedelendiğini, iş yapamaz hale geldiğini, neredeyse iflas edecek durumda kaldığını, inşaatlara zamanında başlayamadığını, teslim edemediğini, sürecin bu şekilde uzaması nedeniyle inşaat maliyetlerinde artış olduğunu, bu yönden de zarar ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 300.000,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı ..., .... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... parsel üzerinde yapılması gereken inşaatın yapılarak davalıların miras bırakanı ...'e 05.06.2012 tarihinde teslim edildiğini, teslim alınan taşınmazların murisin taksimi gereğince davalılar tarafından kullanıldığını, ... parseldeki 5 nolu dairenin davalı ... tarafından teslim alınarak satıldığını, ... parseldeki B Bloğun tamamlandığını, B Blokta bulunan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalılara düşecek 5 adet dairede davalı ...'in uzlaşmaz tavrı nedeniyle davacı şirketten teslim alınamadığını, A blok inşaatına ise davalı ...'in kullanmadığı halde boşaltmadığı evin teslimi gerçekleştirilemediğinden başlanılamadığını, dava konusu arsa üzerinde bulunan 3 adet taşınmazdan davalılar tarafından kullanılan 2 tanesini yani tek katlı kerpiç ev ile 2 katlı kargir evi yıktıklarını, diğer yıkılmayan 3 katlı kargir ev ise davalı ... tarafından kullanılmadığı halde boşaltmaması nedeniyle yıkılamadığını, davalıların, davacı şirkete A Blok inşaatının yapılacak olduğu arsanın boş ve kusursuz olarak teslimi amacıyla her türlü desteği verdiğini, davalıların yüklenici davacı şirketi maddi ve manevi zarar uğratmış olduğu herhangi bir iş, işlem ve eylemi olmadığını, maddi ve manevi zararın meydana gelmesinde kusuru ve sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Davalı ... vekili dilekçesinde; yüklenicinin sözleşmeye göre alması gereken ruhsatı geç aldığını, teslimi gereken tarihte taşınmazı teslim etmediğini, sorumluluktan kaçmak için ...’in açtığı davayı bahane ettiğini, 09.05.2014 tarihinde ... parselin yapının yıkılarak yükleniciye teslim edildiğini, kendilerinin yaklaşık 5 sene sonra 22.11.2019 tarihinde yaptırdıkları tespit ile A blokta dükkanların %58, 1 ve 2. kattaki dairelerin %73, B bloktaki dairelerin %97 oranında tamamlandığı, anahtar teslimin yapılmadığı, bu hali ile iskan alınamayacağı hususlarının tespit edildiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmeden dönmeyi tercih etmediğini beyan ettiğini, sözleşmeden dönmeyerek kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini, davacının basiretli bir tacir olarak inşaatı tamamlaması gerektiğini, inşaatı tamamlamak için kullandığı finansal kaynakların kendi tasarrufu olduğunu, davalının sorumlu tutulamayacağını, kullanılan kredinin dava konusu inşaat faaliyetleri için kullanıldığının muallak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    3.Davalı ... cevap dilekçesinde; yüklenicinin edimini zamanında ifa etmediğini, mağdur olanın kendileri olduğunu beyan etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz üzerine mahkemenin 26.11.2012 tarihli tensip zaptının 2 nolu ara kararı ile devir temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulduğu, yine mahkemenin 05.08.2013 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, ihtiyati tedbir nedeniyle davacı yüklenicinin sözleşme gereğince kendisine ait olan bağımsız bölümleri satamaması yine davalı ...'in sözleşme kapsamındaki iş, işlem ve devirleri yapabilmesi amacıyla davacı yükleniciye vekalet vermemesi, yüklenicinin bu nedenle dava açması, gerek tedbir gerekse devam eden yargılamalar süresince davacı yüklenicinin sözleşme gereğince kendisine ait olan bağımsız bölümleri tamamlayarak devredememesi nedeniyle zararının oluşacağı, her ne kadar davacının meydana gelen zararının nedeni davalı ...'in açtığı davalar ve sözleşme kapsamındaki iş, işlem ve devirleri yapabilmesi amacıyla davacı yükleniciye vekalet vermemesinden kaynaklanıyor ise de, davalıların gerek sözleşmenin 7/2 fıkrası gerekse 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesine göre sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu ve meydana gelen zarardan birlikte sorumlu olacakları, davacı yüklenicinin maddi zararının dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun olduğu değerlendirilen 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 126.863,00 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 126.863,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların davacı ile aralarındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı tereke gereği birlikte sorumluluklarının bulunduğu, davalı arsa sahiplerinden kaynaklanan nedenlerle davacı yüklenicinin işin yapımında gecikme yaşadığı ve bu nedenle bilirkişi kurulu tarafından hesaplanan zararın dosya kapsamına uygun olduğu, davacının tapuda resmi senetle henüz satışını yapmadığı kendisine kalan bağımsız bölümler nedeniyle rayiç bedelin artmasından elde ettiği kazanç ile inşaat maliyetlerinin artmasından dolayı uğradığı maliyet artışının mahsubundan ibaret zarardan davalıların birlikte sorumlu oldukları, öte yandan davacının manevi zararının ispatlanamadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
    a. İstinaf başvuru nedenlerinin reddine dair açıklamaların gerekçelendirilmediğini,
    b. Davacının gerçek zararının tespitine yönelik bir inceleme yapılmadığını, dolayısıyla tüm zararlarının karşılanmadığını, davacının gerçek zararının tespit edilip bu zarar uyarınca tazminata hükmedilmemiş olması nedeni ile gerek yerel mahkeme kararı gerekse de istinaf mahkemesi kararının hatalı olduğunu,
    c. Bölge Adliye Mahkemesinin kararında her ne kadar 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu belirtilse de bu hususun doğru olmadığını, hükme esas alınan rapor yetersiz olup, hüküm kurmak için elverişli olmadığını, ayrıca bu rapora da uygun karar verilmediğini,
    d. Manevi tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık nedeniyle doğan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!