Anahtar kelimeler: Sıf İnşaata Balıkesir Güçlüğü Müteahhit Öğrenilmesi Mah Düştüğünün Firmanın Akdedildiğini
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf)
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 17.08.2016 tarihinde arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, taşınmazların bu sözleşme kapsamında davalı şirkete devredildiğini, müteahhit firmanın 30 aylık inşaat süresinde inşaata başlamaması, hiçbir faaliyette bulunmaması ve ödeme güçlüğü içine düştüğünün öğrenilmesi üzerine taraflar arasındaki arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi geçmişe yönelik feshedilerek taşınmazlar geri alındığını, tapuda yapılan işlem sırasında müteahhit firmanın kendisine ait olmayan bu taşınmazları, davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak gösterdiği ve bu taşınmazlara ipotek konulduğunun anlaşıldığını, davalı banka tarafından konan ipoteğin, taşınmazın devrinden yaklaşık 45 gün sonra konulduğunu, müteahhitlik yapan bir firmanın bankadan daha önce çektiği veya çekeceği kredi için teminat oluşturması için taşınmaz satın almayacağının basit bir araştırmayla anlaşılabilecek durumda olduğunu, tacir sıfatını taşıyan davalı bankanın hiçbir araştırma yapmaması yada yapılan araştırmaya rağmen müvekkilinin iznini almadan taşınmaza ipotek koymasının müvekkilini bağlamadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, mahkemenin görev ve yetkisine itiraz ettiklerini, davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından ipotek ile yüklü olarak taşınmazın satın alındığını, davacı tarafın açmış olduğu dava haksız ve hukuka aykırı olup, ortada davacıya ipotek terkini ile ilgili verilmiş bir taahhüt veya bir vaad bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususlardan kaynaklı olarak bir zararı mevcut ise muhatabı ipotek eski malik olduğunu, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararlarından müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli olarak, üzerinde hiçbir kayıt, şerh yada takyidat bulunmayan dava konusu taşınmaz üzerınde tapu siciline itimat ederek, kredinin temınatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiğini, karşı tarafça düzenlendiği iddia edilen arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin adi yazılı şekilde yazılmış olup geçerli olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi müvekkili bankanın tapu sicilinde herhangi bir şerh bulunmamasına itimat ederek üzerinde hiçbir kayıt yada takyidat bulunmayan dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek neticesinde iyiniyetli 3. kişi sıfatı ile hak sahibi olduğunu, gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilmediğini, tapuya şerh edilmeyen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili taşınmazlar üzerinde tapuda herhangi bir şerh bulunmamakta ise de, sözleşmenin imzalanmasından sonra henüz teslim süresi dolmadan yüklenicinin iş bedeli olarak kararlaştırılan arsa payına hak etmediği bir aşamada arsa üzerinde arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı açıkça belli veya küçük bir araştırma ile belirlenebilir olduğu halde dava konusu taşınmaz üzerine konan ipotek şerhlerinden dolayı davalının iyi niyetli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, eserin hukuken tesliminden önce yükleniciye, onun da üçüncü kişilere tapu kaydı vermesinin bir bakıma avans niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı ile önceki malik ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 17.08.2016 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlenmiş olması, dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava konusu taşınmazların yeniden davacıya satış akdi ile temlik edilmiş olması ve davalı banka tarafından kullanılan krediler uyarınca ipoteğin taşınmaz kaydına tesis edildiğinde taşınmaz üzerinde arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğuna dair herhangi bir şerhin bulunmayışı, davalı Bankanın TMK'nın 1023. maddesi uyarınca tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanan 3. kişi konumunda olduğundan ayni hakkının korunması gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı bankanın bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bankadan kredi alan müteahhitin kat karşılığı inşaat işleri yaptığının bilinmemesinin mümkün olmadığını, taşınmazı birkaç gün önce almış olan müteahhidin ipotek vererek kredi çekmesi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, dosya içinde bulunan tüm belgelerin ve dosya kapsamının davalı bankanın kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!